1930
AĞRI İSYANI’NA GİDEN SÜREÇ…




Olaylar, yerler ve kişiler…



Türkiye’yi, ‘Ağrı
isyanları’
adıyla bilinen olaylar ne tek başına bir isyandır,
ne de tek başına eşkıyaya karşı düzenmiş bir askeri harekattır. İçinde, hem
ayaklanmayı hem de eşkıyalığı barındıran bir seri asayiş olayları zinciridir.



Ağrı Dağı, İran sınırına
çok yakındır
. Büyük Ağrı Türkiye sınırında kalırken, Küçük Ağrı
Dağı İran’la müşterektir, sınır hemen hemen zirvesinden geçer. Bölgenin İran
tarafı nispeten az engebeli ama Türk topraklarında kalan kısımları oldukça
yüksek, sarp, kayalık, dolayısıyla gizlenmeye oldukça elverişlidir.



Bu bölgede
gerçekleştirilecek bir askeri harekatta, hedef olan eşkıya ve asiler kolayca
İran’a kaçabilir, bölgede saklanabilir, buna elverişli çok uygun geçiş
patikaları ve gizlenecek arazi vardır.




Dolayısıyla Ağrı
bölgesinde çıkarılacak bir isyanı bastırmak, elde mevcut kuvvet çok olsa da,
düşünüldüğü kadar kolay olmayacaktır…


Şimdi Ağrı’da Ermeni ayaklanması sürecine yakından bakalım; İsyan Öncesi…



1927 yılında Lübnan’da,
Şeyh Said isyanından kaçanlar Ermeni Taşnak örgütü ile bir ittifak kurdular.




Bu ittifakın adına HOYBUN dediler…



Amaçları; Doğu
Anadolu’da yaşayan Kürt kökenleri insanlarımızı bu Ermeni ittifakına çekerek
bir güç oluşturmak ve bu gücü Türk Milleti’ne karşı kullanarak bu toprakları
ele geçirmek ve bir Ermeni Devleti kurmak idi…



Kürtler sadece bir aracı
idi, Ermeni emellerine ulaşabilmek için bir araç…




Ama Ermeni İttifak Örgütü Hoybun’un Başkanı Celadet Bedirhan’ın kardeşi Süreyya
öyle demiyor aksine Kürdistan’tan bahsediyordu, şöyle ki;

’28 Ekim 1927’de, Hoybun
Kurd Ava tarafından Kürdistan’ın bağımsızlığını ilan edildi. Kürdistan’ın
geçici başkenti Ağrı Dağı kabul edildi.
Kürtler ve Türkler
arasındaki savaş ediyor ve Kürtler hedeflerine ulaşana kadar devam edecek.’



Molla Mustafa
Barzani’nin Oramar piyade bölüğüne saldırıp Hakkari’de isyan çıkartarak
desteklediği Hoybun’un planlanmış bu eylemi, 1930’da Ağrı’da ortaya
çıkacaktı…


1930 Ağrı isyanı
öncesinde Türkiye’nin karşısında bu kez Hatay meselesi vardı.




20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşması ile Suriye sınırları içinde
bırakılan İskenderun Sancağına özel bir idare şekli tanınmıştı. Türk parası
burada resmi niteliği haiz olacak ve Sancak halkı milli kültürlerinin
korunmasında her türlü kolaylıktan yararlanacaktı.



1924 yılında,
Suriye’deki Fransız manda yönetimince, 12 üyeli bir Sancak Meclisi
oluşturulmuş;
1925 yılında da, Fransızca ve Arapça’nın yanı
sıra Türkçe resmi dil olarak kabul edilmişti. Halep Valiliği’ne bağlı olan bu
Sancak, bu yönetim şekliyle doğrudan Suriye Hükümeti’ne bağlanıyordu. 



30 Mayıs 1926’da,
Türkiye ile Fransa arasında Ankara’da bir ‘Dostluk ve İyi Komşuluk İlişkileri’
sözleşmesi imzalanmasıyla Türkiye-Suriye ilişkileri düzenlenirken
,
sınır çizgisi de belirlenmiş, ayrıca Sancak için ön görülmüş olan özel yönetimi
de karşılıklı mutabakatla teyit edilmişti.



Ancak imzalanan bu
sözleşmeye rağmen Türkiye Suriye sınırını hala belirsizliği koruyordu;

Hatay üzerinde Suriye’nin de hak talepleri vardı.

Ağrı isyanları Hoybun
tarafından hazırlanırken, Türkiye işte böylesi bir dış meseleyle de karşı
karşıya idi…




BİRİNCİ AĞRI HAREKATI



Uğur Mumcu, ‘1925’ten sonra ‘Raçkotan ve Rama Tedip Harekatı’ başlamış,
harekatın 12 Ağustos’ta tamamlanmasından sonra Siirt ve çevresinde ‘Sason
Ayaklanmaları’ ortaya çıkmıştı’ diyor ve Ağrı İsyanı’na giden süreci şöyle
özetliyor…



1925-37 yılları
arasında bu ayaklanmaları bastırmak üzere Tümgeneral Osman Tufan komutasında,

birbirini izleyen beş ayrı harekat düzenlendi. Bu ayaklanmaların bastırılması
ile uğraşılırken Ağrı ayaklanmaları başladı.



16 Mayıs 1926 günü,
Beyazıt’ın Muson ilçesine bağlı Kalecik köyünde Yusuf Taşo tarafından
başlatılan ayaklanma kısa sürede büyüdü. Ayaklanmacılar, 28’nci Alayı kısa
sürede bozguna uğrattılar. Bu bozgun üzerine yöreye ek birlikler gönderildi.



7 Ekim günü 1926,
Dersim’de Koçuşağı ayaklanması başladı. Albay Mustafa Muğlalı komutasındaki
birlikler, bu ayaklanmayı 1 Aralık günü bastırdılar.



26 Mayıs 1927 günü,
Sason ayaklanmasında ele geçirilemeyen elebaşlarından M. Ali Yunus
liderliğindeki ‘Mutki Ayaklanması’ patlak verdi. Bu ayaklanmayı, ‘Alikan
Aşireti’ reisi Halil Semi’nin ayaklanması izledi. Ayaklanmacılar bir binbaşıyı
öldürdüler. Ayaklanmacıların bir kısmı öldürüldü, bir kısmı tutuklandı, bir
kısmı da İran’a kaçmayı başardı.

Harekat 25 Ağustos’ta
tamamlandı.


 

İKİNCİ AĞRI HAREKATI



25 Ağustos 1927 günü, 3’ncü
Ordu Müfettişi General Kazım Orbay, Genelkurmay Başkanlığı’na başvurup
hükümetin İran hükümeti ile görüşerek gereken önlemleri almasını istedi. Alınan
bilgilere göre Ağrı Dağı’nda 800 silahlı adam dolaşmaktaydı .

İkinci Ağrı harekatı 14 Eylül sabahı başladı. İki tümen askerle yapılan harekat
kesin başarı sağlayamadı.



7 Ekim 1927 günü, Şeyh
Sait Ayaklanması’ndan kaçanları yakalamak üzere Silvan, Lice, Genç, Bicar,
Çapakçur ve çevresinde ‘Bicar Tenkil Harekatı’ başlatıldı.


Harekat ilk aşamada
başarısızlıkla sonuçlandı.




Genelkurmay,
bu bozgun üzerine bölgeye 7’nci Kolordu Komutanı Korgeneral Salim Solok ile
Elazığ ve Havalisi Komutanı Albay Mustafa Muğlalı’yı gönderdi. Yepyeni bir
harekat planı yapıldı. Bu planda, Hasenalı Şeyh Selim Efendi ve yöre halkından
oluşan milislere de görev verildi.

Harekat 17 Kasım’da tamamlandı.

 

ÜÇÜNCÜ AĞRI HAREKATI



1’nci Umum Müfettişi İbrahim Tali Bey, Ağrı Dağı’nda Kürtlerin Ermenilerle
işbirliği yaptıklarına dair haber almış, bu istihbaratı Genelkurmay
Başkanlığı’na bildirmişti. Ayaklanmacılar ele geçirilemiyordu. Doğa koşulları da
elverişsizdi…



1 Kasım 1928’de bir
komando birliği oluşturuldu. Bu birliğin adı ‘Karaköse Takip Komutanlığı’ydı.
Bu birliğin çalışmaları da sonuç vermedi.


22 Mayıs 1929 günü,
‘Asi Resul Ayaklanması’ başladı. Eruh’un Lodi bucağı Tilmişar köyünde, Jiyan aşireti
reisi Resul tarafından başlatılan ayaklanma kısa sürrede Midyat ve Eruh
çevresine yayılarak büyüdü.



Ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen 7’nci Kolordu’ya bağlı 2’nci Tümen
Komutanlığı hükümete bağlı Kürt milislerini de görevlendiren bir plan yaptı.
Asi Resul ele geçirilemedi ancak ayaklanma bastırılmıştı.

3 Ağustos 1929 günü
harekata son verildi.




DÖRDÜNCÜ AĞRI HAREKATI



14 Eylül 1929 günü yeni
bir harekat başladı
. Harekatın hedefi, İranlı aşiret reisi Şeyh
Abdulkadir’di. Şeyh Abdulkadir ‘Koptan’ ve ‘Sekan’ aşiretleriyle geçinemiyordu.

Genelkurmay bu aşiretlerden de yararlanmayı düşündü. Şeyh Abdulkadir’in
yakalanması görevi ‘Karaköse Takip Komutanlığı’ ve 2’nci Seyyar Jandarma
Alayı’na verildi. Ancak şeyh Abdulkadir, yakalanmadan İran’a geçmeyi başardı.

27 Eylül günü de
harekatın bittiği bildirildi.




BEŞİNCİ AĞRI HAREKATI



Mayıs 1930’da ‘Savur
Tenkil Harekatı’ başladı. Bu harekat 9 Haziran günü sonuçlandı.


20 Haziran 1930’da, Çaldıran-Beyazıt
telgraf tellerini kesen Hayderan aşiretinden Kör Hüseyin ve Emin Paşa oğulları
Memo ve Nadir Zeylan, bucak merkezini bastılar. Ayaklanmacılar daha sonra Erciş
ilçesini kuşattılar. Patnos da ayaklanmacıların denetimine geçti. Daha önce
yakalanamayan asi Resul da ayaklanmacılara katıldı.



Ayaklanmayı İhsan Nuri
Paşa(Paşa ünvanını Hoybun örgütü vermişti), Bro Hüseyin Telli, Şeyh Tahir ve
Şeyh Abdulkadir yönetiyordu. Kör Hüseyin Paşa’nın amcazadeleri ve birkaç
ayaklanmacı dışındaki ele geçirilemedi.


10 Ağustos günü harekata
son verildi.
Sürgünde bulunan ve gizlice Suriye’ye kaçan
Hayderanlı aşiret reisi Kör Hüseyin Paşa, Barzaniler’den yardım istedi.



16 Ağustos 1930’da,
Barzani şeyhi Ahmet liderliğindeki ‘Oramar/DAĞLICA Ayaklanması’ başlamıştı.


 21 Temmuz günü
kışlaya saldırı başlamış, Oramar sınır bölüğü ayaklanmacılarca kuşatılmıştı.
Sınır bölgesindeki Herki ve Cırgi aşiretleri de Barzani’ye katıldılar.



Ahmet Barzani’nin Oramar
saldırısını, kardeşi Mustafa Barzani’nin Ferhat Ağa’yı cezalandırmak için
Oramar’a düzenlediği saldırı izledi.
Hükümet kuvvetleri ile yerel
milisler karşısında fazla dayanamayan Barzani kuvvetleri, İran topraklarına
kaçtılar. Ayaklanmaya katılan Kürt liderleri de hükümetten af dilediler.

10 Ekim 1930’da, harekat
tamamlanmıştı.’        




Büyük Ağrı Ermeni
isyanına giden süreç buydu…


Cumhuriyet Ağrı’da
Ermeni İttifak Örgütü HOYBUN’la karşı karşıya idi ve Ermeniler büyük bir
ayaklanmaya hazırlanıyordu…


BİLGETÜRK


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet