20.12.2019 02:00


Akçay, Sevr Antlaşması’nın hazırlık
aşamasındaki görüşmeleri araştırdı, çarpıcı ayrıntıları makalesinde kaleme
aldı. Sevr görüşmeleri sırasında 1915 olaylarına başka başlıklar altında kısa
olarak değinildiğini belirten Akçay, Ermeni temsilcilerin de önemli bir
anlatımının olmadığına dikkat çekti


Av. Dr. Deniz Akçay’ın, Türkiye Barolar
Birliği Yayınları tarafından yayınlanan ‘Sevr Antlaşması Hazırlık
Görüşmelerinde 1915 Olayları Konusu ve Bugünkü Uluslararası Yargı Kararlarına
Göre Değerlendirilmesi’ başlıklı yazısında dikkat çekici noktalar yer aldı.
Sevr Antlaşması’nın hazırlık görüşmelerinde bile 1915 olaylarının ayrı başlık
altında incelenmediği belirtilen yazıda “Ermeni temsilcileri de olaylar
hakkında ayrıntılı bir anlatımda bulunmadılar. Hele hele ‘soykırım’ olarak
algılanabilecek herhangi bir ifade, kimse tarafından kullanılmadı” denildi.


Sözde ‘Ermeni Soykırımı’ yalanına ilişkin
önemli saptamalarda bulunan Dr. Deniz Akçay’ın yazısından bazı paragraflar
sunuyoruz:


AYRI
BAŞLIK ALTINDA İNCELENMEDİ


Görüşmelere ilişkin tutanakların
incelenmesinden, Müttefik Devletlerin 1915 olaylarını ayrı bir başlık altında
incelemeye gerek görmedikleri anlaşılmaktadır. Bu olaylara yapılan genel
nitelikli kısa göndermeler çok az olduğu gibi olayların anlatılması, belirli
sayıların ortaya konulması, sorumlulukların tahlil edilmesi gibi bir çabanın
sarf edilmesine de gerek görülmediği söylenebilir. 1915 olayları toplantılarda
arada bir ek haklılık argümanı olarak kullanılmış olmakla birlikte bu konuda
hiçbir zaman olayların cereyan şeklini ve boyutlarını belirleme ve
derinleştirme ya da araştırılması konuları gündeme gelmemiştir.


ERMENİ
TEMSİLCİLER OLAY ANLATMADILAR


Konferans toplantılarına katılmış olan
Ermeni temsilcileri Avetis Aharonyan ve Boğos Nubar Paşa’nın da 1915 olayları
hakkında ayrıntılı bir anlatımda bulunmamaları, bu konuda belirli ve daha
önemlisi günümüzde ileri sürülen sayıları andıracak herhangi bir mağdur sayısı
iddiasında bulunmamaları da en azından ilginç olgulardır. Üzerinde önemle
durulması gereken husus, görüşmelere aktif ve iddialı biçimde katılmış olan
Ermeni temsilcilerin, başka konularda doğruluğu kesin olmamakla birlikte
çeşitli sayılar ileri sürmüş oldukları halde 1915 olayları ile ilgili olarak
günümüzde ileri sürülen sayılara uzaktan yakından yaklaşacak bir sayıdan söz
etmedikleridir.


ANLAŞMADA
DA YOK


Sevr Antlaşması’nın gerek giriş bölümünde,
gerek Ermenistan sınırı ile ilgili maddelerinde 1915 olaylarına herhangi bir
atıfta bulunulmamıştır. Sevr Antlaşması sürecinde, 1915 olaylarının gerek
Antlaşma metnindeki hükümler düzeyinde, gerek Müttefik Devletlerin görüşmeler
sürecindeki ifadelerinin yansıttığı sübjektif algıları açısından soykırım
olarak değerlendirildiğini ortaya koyacak unsurlardan yoksun olduğu açıktır.


SOYKIRIMIN
‘S’Sİ YOK


Türkiye temsilcisinin davet edilmediği
hazırlık konferanslarında ve sonuçta ortaya çıkan antlaşma metninde, soykırım
suçunu, diğer savaş suçlarından ve insanlık aleyhindeki suçlardan ayıran
özelliği olan ‘Ulusal, etnik, ırksal veya dinsel’ olarak tanımlanabilecek bir
grubun tamamen veya kısmen yok edilmesi kastına ilişkin herhangi bir somut,
maddi, hatta teorik bir ipucuna rastlanmamaktadır. Kaldı ki, Sevr
Antlaşması’ndan üç yıl sonra Türkiye ile Müttefik Devletler arasında aktolunan
Lozan Antlaşması’nda 1915 olaylarıyla bağlantılı olabilecek herhangi bir hükme
rastlanmadığı gibi, daha geniş anlamında da yaptırım başlıklı herhangi bir
düzenlemeye de yer verilmemiştir.


‘SOYKIRIM’
ALGILAMASINI İMKÂNSIZLAŞTIRIYOR


Başlıca Müttefik Devletler tarafından bile
onaylanmamış olan Sevr Antlaşması’nın hazırlık görüşmelerinin, devletler hukuku
bakımından herhangi bir bağlayıcılığı ve hatta hukuki değeri bulunmadığı
açıktır. Ancak Müttefik Devletlerin başkan, başbakan ya da bakan düzeyinde
temsil edilmiş oldukları bir toplantı dizisinde yapılan açıklamaların,
kullanılan argümanların, hatta sıradan ifadelerin tarihsel önemi azımsanamaz.
Görüşmeler sırasında Müttefik Devletlerin başka başlıklar altında 1915
olaylarına yaptıkları genel, çok kısa ve ‘arızi’ olarak nitelendirilebilecek
atıflarla yetinildiği ve ayrıca bu olayların hazırlanmakta olan Sevr
Antlaşması’na da yansıtılmamış olduğu da dikkate alınarak, söz konusu olayların
bugünkü anlamıyla ‘Soykırım’ olarak algılanmasını imkânsızlaştırmaktadır. 1915
olayları, 1920’de Müttefik Devletlerin Türkiye’nin doğusunu yeniden
şekillendirmek projeleri çerçevesinde bir hukuksal argüman yoğunluğunu
taşımayan oportünist bir ‘Atıf’ olarak kullanılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet