Değerli Yurtseverler,


Kamuoyu Bilgilendirme Projemiz son hız devam ediyor. Bu
çalışmalarımız yeni değil, 2001 yılından bu yana aktif olarak vatandaşımıza,
devletimize çıkarsız, karşılıksız hizmet ediyoruz. Hiçbir takdir, teşekkür
beklentisi içinde olmadan, bıkmadan, usanmadan, bir çok engel çıkmasına
(yada çıkarılmasına) rağmen insanımızı her konuda, ücretsiz olarak, ve herhangi
bir abonelik bedeli ödetmeden
(ağaya beleş misali) aydınlatıyoruz. Bu
çabamızdan hiçbir menfaatimiz yok ! Web sitemiz, bloglarımız ve mail
gruplarımız
KAMUYA AÇIK durumda. İsteyen, dileyen her vatandaş ücretsiz bir şekilde takip
edip üye olabilir. Hiçbir üyemiz hakkında
NEDEN ÜYE OLDU diye bir araştırma da yapmıyoruz yada bir ön şart
sunmuyoruz. Aramıza katılan her yurttaşı
YURTSEVER olarak görüyoruz ve
bugüne kadar da öyle davrandık. İhbar hattımıza gelen çok sayıda bilgi ile
devletimizin huzur ve güvenliğine katkı sunuyoruz. Sunmaya da devam edeceğiz. Devlet
yetkililerimizden takdir veya teşekkür beklentimiz de yok. Çünkü bize göre
YURTSEVERLİK bunu gerektirir. Atatürk’ümüzün dediği gibi “Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır”.


MUSTAFA KEMAL’in askerleri olarak bunu GÖREV ADDEDİYOR ve hergeçen gün yeni ihbar notları ile resmi kurumlarımızın
yetki ve sorumluluk alanına, kurumsal çalışma bölgesine girmeden bu görevi
layıkıyla yapıyoruz, ve yapacağız. Biz terör örgütleri çökertildiğinde, uyuşturucu
torbacıları yakalandığında, mafya örgütü mensupları tutuklandığında teşekkür ve
takdirimizi yeterince almış oluyoruz. Fazlasına ihtiyacımız yok.


Grup Sözcümüz Erkut bey 1991 yılından bu yana istihbari
hizmetleri ile
YURTSEVER olarak görevini en iyi biçimde yapmaya çalıştı. 2002
yılında internetin yaygınlaşması ile yurtsever faaliyetlerinin daha geniş
kitlelere ulaşması için önce mail grubunu ardından blogları ve web sitesini
hizmete soktu. Fakat faaliyetleri o dönem muhterem hoca olarak adlandırılan
FETULLAH GÜLEN ve örgütünün tepkisini ve öfkesini çekti. Çünkü FETÖ ÖRGÜTÜ’nün Türkiye ve
bölgesel planlarına zarar verecek çalışmalardı ve engellenmesi gerekiyordu.


Bu konuları daha önce de paylaşmıştım ama yazdıklarımıza
yönelik üyelerden çok sayıda soru geldiği için tekrar hatırlatmakta fayda
gördüm.


Erkut bey, önce CIA güdümündeki Fetöcü İstihbaratçılar tarafından 2001 yılında kaçırılarak işkence edildi ve tetikçi yapılmaya
çalışıldı. Erkut bey işkenceye direnerek dediklerini yapmadı. Uzun süre hassas
takip prosedüründe attığı her adım aldığı her nefes takip edildi.
Öldürülmesinden vaz geçilerek
TERÖR ÖRGÜTÜ YÖNETİCİSİ yaftası konularak PASİFİZE etmeye karar verilince
2008 yılnda
(7 yıllık hassas
takibin ardından)
ERGENEKON DAVASI’nda ÖRGÜT YÖNETİCİSİ olduğu iddiasıyla tutuklandı. Suçu ORTA KADEME YÖNETİCİ idi.


Ancak FETÖCÜ SAVCI ve HAKİMLER iddianameyi hazırlarken ellerinde ÖRGÜT YÖNETİCİLİĞİ’ne yetecek delillendirme olmadığını farkedince tenzili rütbe
ile
ÜYELİK suçuna karar verdiler. Bunda Erkut beyin 2001 yılında
işkence edilişinden sonra
HASSAS TAKİP PROSEDÜRÜ uygulandığını tanıdığı bir FETÖCÜ Emniyet Amirinden
öğrenmesinin ve buna göre faaliyetlerini reorganize etmesinin önemli bir payı
vardır. O Emniyet Amiri’de FETÖCÜ idi. Erkut bey ismi bizde saklı Emniyet Amirinden
HASSAS TAKİP prosedürüne sokulacağını öğrendiğinde önce ortadan kaldırılacağını
düşündü. Bu uzun süre olmayınca tutuklanma ihtimali üzerine önlem almak
amacıyla
DEVLET HASTANESİ’nden PSİKİYATRİK
RAHATSIZLIĞI
olduğuna dair bir RAPOR ayarladı. (Aldığı bu ilk rapor
daha sonraları Erkut beye çamur atmak, karalamak isteyenlerin de ellerinde malzeme oldu. ADLİ TIP
KURUMU’ndan psikolojik olarak SAĞLAM olduğuna dair 2 adet raporu olduğu halde
bugün Erkut beye çamur atmak isteyenler bu ilk raporu kullanıyorlar. Allah onlara
akıl fikir versin)
Böylece alacağı rapor
ile verilecek muhtemel cezada üst sınırdan değil alt sınırdan ceza verilmesini
sağlayacaktı.


Planı da tuttu. Çünkü FETÖCÜ istihbaratçıların örgüt
davası kapsamında yaptıkları delillendirmek maksadıyla yapılan telefon
dinlemelerinde ÖRGÜT YÖNETİCİLİĞİ’ni destekleyici hiçbir telefon
görüşmesi yada yazışma olmayınca FETÖCÜ istihbaratçıların kurduğu tezgahta
böylece
ALENİLEŞMİŞ VE
BELİRGİNLEŞMİŞ OLDU.


Erkut beyi iddianamede örgütün istihbaratçısı olarak
suçladılar ve suçlamalarına dayanak olarak
Kuvayı Milliye Derneği Başkanı Emekli Kurbay Albay Fikri Karadağ ile yaptığı toplam 12
görüşmeyi öne sürdüler. Komik ama gerçek. Erkut bey top topu 12 görüşme ile
istihbarat vermiş üstüne, yani Fikri Karadağ’a. Yani bu şu anlama geliyor. Erkut bey ERGENEKON ÖRGÜTÜ’ndeki istihbarat görevini bu kadar yıllar içinde sadece 12 adet görüşme ile tamamlamış. Bu bir DÜNYA REKORU sanırım. Böyle bir örgütün tüm istihbaratı toplam süresi (Toplam 12 görüşme) 1 saati bile bulmayan telefon görüşmlerinde yapılmış. Bunu bırakın bir hukuk adamına,
normal bir vatandaşa söyleseniz güler. 12 görüşme dışında üstü denilen,
istihbarat hizmeti verdiği öne sürülen Emekli Albay ile başka hiçbir görüşmesi
yok. Tüm Ergenekon sanıkları ile de toplamda 35-40 civarı görüşme var. İşte
Ergenekon tiyatrosu budur. İnanmayanlar olursa 1. ERGENEKON İDDİANAMESİ ve
DELİL KLASÖRLERİ’ni indirip Erkut bey le ilgili bölüme bakabilirler.

Biz bu konuyu neden gündeme getirdik onu açıklayayım.
Daha önce de Erkut beyin uğradığı adalet faciası hakkında yazmıştım ve benzer şeyleri
de iletmiştim. Ancak bazı üyeler bana mail atıp Erkut beyin Ergenekon Davasında
tutuklanacağını bilemeyeceğini, bu davanın gizli olarak Sözde Savcı
Zekeriya Öz
tarafından yürütüldüğünü söyleyerek iddiamızı destekleyecek kanıt olup
olmadığını ve varsa sitede yayınlamamızı istediler. Biz de olur dedik. Aşağıdaki
telefon görüşmesini üşenmeden başından sonuna kadar dinleyin.


Görüşmede Erkut bey
çok net ve açık bir şekilde telefonunun DİNLEMEDE olduğunu ifade etmeye
çalışıyor görüştüğü şahsa.


Bu da Erkut beyin soruşturmanın başladığından haberdar
olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.


Bu görüşmeyi hakkındaki bir söylenti ve karalamanın
daha çürütülmesi adına Erkut beyden izin alarak yayınlamaya karar verdim.


Aşağıdaki linkte Fetöcü Savcı Zekeriya Öz’ün talimatı
ile İstanbul
TERÖR ŞUBESİNCE kaydedilen Erkut beyin yukarıda bahsettiğimiz telefon
görüşmesi bulunuyor. Bu görüşme 2007 yılında Emniyet tarafından dinlenip
kaydedilmiş. Ben herhangi bir yorum yapmıyorum. Eğer yetersiz bulunursa lütfen
yazın başka görüşmeleri de yayınlarız. Bu görüşmeler dönemin ERGENEKON DAVASINA
bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesinin Erkut beye vermiş olduğu RESMİ CD içinde bulunuyor.
Basın mensupları dilerse Ergenekon Davasına bakan İstanbul 4. A.C.M.’nden temin
edebilir.




FETÖCÜ İSTİHBARATÇILAR TARAFINDAN DİNLENİP KAYDEDİLEN
TELEFON GÖRÜŞMESİ (ERKUT ERSOY) :
https://vocaroo.com/i/s0NgErsGDrqe


Bu dinleme kaydını isteyenler yada Basın Mensupları
ERGENEKON DAVASI’na bakan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinden
111601866 kayıt numarası ile talep edebilirler.


Son sözüm şudur,


İşte yurtseverlik budur arkadaşlar. Erkut bey
tutuklanacağını, kumpasa maruz kalacağını bile bile fırsatı olduğu halde
kaçmadı. Alnının teri ve cesareti ile kurulan tezgahı FETÖCÜ’lerin başlarına
geçirdi. Şimdi Erkut bey dışarıda, onlar içeride. Zaman içinde kurulan tezgahın
büyüklüğü ve FETÖ’nün verdiği zarar daha iyi anlaşılacaktır.


Saygılarımla,


Yuısuf Özbek


ÖZEL BÜRO GRUBU & Yönetici