Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

MUSTAFA DÖNMEZ : ZİR
VADİSİNDE BULUNDUĞU İDDİA EDİLEN MÜHİMMATI GÖSTEREN KROKİYİ KİMİN ÇİZDİĞİ
KESİNKES BELLİDİR…

Adli Tıp Kurumunun 04 Haziran 2012 tarihli raporu; ‘Zir
Vadisinde bulunan mühimmatın yerini gösteren kroki Mustafa Dönmez ‘in el ürünü
olduğu kanaatine varılmıştır” şeklindedir…

Bu rapor ile Türkiye’de masum insanlara polis eliyle nasıl
tuzak kurulduğu, insanların yaşamları devlet terörü ile nasıl karartıldığı bir
kez daha ortaya çıkmaktadır.

BİR GÜN ÖNCEKİ GAZETE

Öncelikle, böyle bir krokinin şahsım tarafından çizilmiş
olması madden mümkün değildir. Şöyle ki; 12 Ocak 2009 tarihinde Zir Vadisinde
bulunduğu iddia edilen mühimmat, 11 Ocak 2009 tarihli gazeteye sarılı
bulunmuştur. Oysa krokinin çizildiği iddia edilen defter, 07 Ocak 2009 tarihinde
evden alınmıştır…

Deftere çizili kroki de mühimmat ile ilgili bir bilgi
bulunmamaktadır. Ayrıca kroki, arazi de mühimmatın konulduğu yerle uyumlu
değildir… Mühimmatı koyanlar ile krokiyi çizenler farklı polisler olduğu
anlaşılmakta, krokiye göre söz konusu arazi de mühimmatın bulunması asla mümkün
olamayacak iken arama başladığından itibaren 7 dakika içinde mühimmat bulunması
dikkat çekicidir…

MÜHİMMAT ÇIKMADAN SEVİNEN POLİSLER

Arazi de birçok define çukuru mevcutken krokiye göre çok
ters olan bir çukurda mühimmatın bulunması ve bu çukurluğun aramadan kısa bir
zaman öncesinde Gökhan isimli baş komiserin eliyle arama yapan diğer polislere
göstermesi, arama sırasında kamera gerisinden mühimmat çıkmadan 3-5 sn.
öncesinde ‘hah hah tamam’ şeklinde sevinmelerin bulunması kamera çekimlerinden
tespit edilmiştir.

HER KAZIDA AYNI MÜHİMMAT

Ayrıca burada bulunan (Zir Vadisi) mühimmatların aynısının
önceden başka yerlerden de çıkmış olması (Gölbaşı) ve bu konu da polis ‘in 400
gün sonra ‘sehven’ itirafının bulunması ile sözde Ergenekon terör örgütü
mühimmatlarının Polis tarafından komplo kurulmak maksadıyla masum insanlara suç
atılmakta kullanıldığıyla ilgili geride en ufak bir tereddüt bırakmamaktadır…
(Burada belirtilen konular dışında söylemi teyitli yen, 18 adet başka nesnel
bulguların varlığını ve bunları 14 Şubat 2011 tarihinde verilen ön savunmada
ispatlanmış olmasını da hatırlatmak isterim…)

Bir kısım polis ‘in delil ürettiği iddiası; Ergenekon,
Balyoz ve Poyraz köy olarak isimlendirilen davalarda yargılanan birçok sanık
tarafından da ileri sürülmekte ve bu yönde elde edilen somut veriler
mahkemelere sunulmaktaydı. Şimdi ise Zir Vadisi’nde bulunduğu bildirilen
mühimmatın polisler tarafından konulduğu, söz konusu mühimmatların yerini
gösteren krokinin de polisler tarafından çizilmiş olduğu ile ilgili somut bir
kanıt ortaya çıkmıştır. Söz konusu bu kanıt, ‘Olay yeri’ kamera çekimlerinde
kayıtlıdır… Söz konusu bu kamera kaydında dürüst bir polis, Zir Vadisi’nde
oynanan ‘Mühimmat Bulma’ adlı tiyatroyu, “Nasıl olsa kazık” şeklinde
nitelendirmektedir. Beyanının hemen arkasında ise tertibin içinde olduğu
anlaşılan, ‘Turgut’ isimli polis, paniğe kapılmakta ve çekim yapan kişilere
‘Sesleri kapatın, Sesi kesin, Bunları daha sonra kesiyorsunuz değil mi?’ gibi
talimatları peş peşe verdiği görülmektedir…

ISRARLA YAZI ÖRNEĞİMİ ALMIYORLAR

Konuyla ilgili başka bir önemli konu ise, şahsıma ait
olduğu iddia edilen krokinin çizildiği defterin şahsıma ait olup olmadığı da
belli değildir. (CMK.120-121-122) Üstelik Polis Kriminal ve Adli Tıp Kurumunda
mukayesesi yapıldığı bildirilen yazı ve rakam örneklerinin de şahsımdan alınmış
örnekler değildir. Şimdiye kadar ısrarla talep etmeme rağmen 250 maddeyle
yetkili bir mahkeme veya savcı tarafından şahsımın el yazı örnekleri alınmamıştır…

Üstelik evim aranırken bizlere haber verilmediği gibi yasa
da belirtildiği gibi bir yakınımızın veya bir komşumuzun, avukatımızın
bulunmasına müsaade edilmemiştir. Bu nedenle yapılan arama hukuka aykırı
sürdürülmüştür… Hukuka aykırı bir şekilde yapılan aramalarda elde edildiği
iddia edilen bir delilin de, CMK 206 ve 217. Md. göre hukuki bir geçerliliği
bulunmamaktadır.

TANYERİ’YE YAPILAN AYNI OPERASYONA

Kaldı ki, TSK personeline itibarsızlaştırma operasyonu
yapanların, benzer bir operasyonu Balyoz sanıklarından Süha Tanyeri’ye de
yapmışlığı ortaya çıkmıştır. Süha Tanyeri; 11 ve 17 No’lu CD üzerine yazılan
harfleri kendisinin yazmadığı, teknoloji kullanılarak nasıl üretilebildiğini
Mahkeme’de uygulamalı olarak ispatlamıştır. Bu duruma göre harf ve rakamlar bir
yerden başka bir yere kolayca taşınabilmekte, istenilen yere monte
edilebilmektedir. Ne tesadüftür ki, şahsımdan alınan yüzlerce defter arasında,
sayfaları istenildiği zaman tek tek defterden sökülüp takılabilecek şekilde
klipsli olan tek defter vardır ve söz konusu kroki bu deftere çizilmiştir. Naip
hakim H. Çalmuk bu tespiti, 11.01.2011 tarihli raporuyla mahkemeye sunmuştur.

SAVCILAR GERÇEK SUÇLUYU ARAMIYOR

Sonuç olarak; Söz konusu defter ile mukayesesi yapılan
yazı örneklerinin şahsıma ait olup olmadığı bile belli değilken yaklaşık 4 sene
sonra krokinin sanki şahsım tarafından çizilmiş gibi mahkeme ve kamuoyunda hava
yaratılması ve teknik olarak gerçeği yansıtması mümkün olamayacak böylesi bir
raporun, bir kısım basın tarafından ilk sayfada, manşetten yayınlanmış olması
dikkat çekicidir…

Savcılar soruşturma sırasında, Hâkimler ise kovuşturma
safhasında konunun üzerine giderek gerçek suçluları ortaya çıkaramamıştır.

Beşiktaş Savcılığı ve Silivri’ de devam eden yargılamalar;
Adli Tıp Kurumunun, 04 Haziran 2012 tarihli raporu gibi akıl almaz hayali ve
hukuk dışı verilerle oluşturulmakta ve sürdürülmektedir…

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.










































Mustafa Dönmez

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış