SON DAKİKA

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

BÜROKRASİ & DEVLET KURUMLARI & EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ & BAŞKANLIK & TBMMM

EMNİYET GM DOSYASI /// BARIŞ PEHLİVAN : Polis Akademisi’nden ezber bozan uyarılar

BÜROKRASİ & DEVLET KURUMLARI & EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ & BAŞKANLIK & TBMMM
Bu haber 11 Ağustos 2020 - 0:00 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş


BARIŞ PEHLİVAN :
Polis Akademisi’nden ezber bozan uyarılar


Barış Pehlivan Silivri Hapishanesinden yazdı


Gazeteci
şaşırmaktan vazgeçmeyendir. Alışırsa refleksi kaybolur, habere körleşir.


Ya okur? Şu
cümle ürpertmiyor mu sizi:


“Örgüt
tarafından, 2000-2013 yılları arasında KPSS, ÖSS, ALES, Askeri Liseler, YDS
gibi ÖSYM koordinatörlüğünde yapılan tüm sınav soruları çalınmıştır.”


Dert edinene
kadar tekrar tekrar okuyun.


13 yıl boyunca
Türkiye’de milyonlarca insanın girdiği tüm sınavlarda soruların çalındığını,
kelime kelime Polis Akademisi’nin raporundan aktardım.


Ne mi o rapor?


Polis
Akademisi, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ hakkında bir çalıştay
düzenledi. Moderatörlüğünü Polis Akademisi Başkanı Yılmaz Çolak’ın yaptığı
çalıştayın katılımcıları oldukça genişti. Savcılardan akademisyenlere,
Cumhurbaşkanlığı çalışanlarından hakimlere kadar 21 kritik isim bir yol
haritası çizdi. Ve bu çalıştay sonucunda Polis Akademisi Ekim 2017’de “Yeni
Nesil Terör: FETÖ’nün Analizi” adlı bir rapor hazırladı.


VERGİ AFFI
FETÖ’YÜ KURTARDI


Geçen hafta…


Mali Suçları
Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Osman Dereli resmen görevden alındı. “Resmen”
vurgusu yapıyorum zira, aslında geçen yıl o koltuktan indirilmişti ancak
niyeyse Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tasfiyenin imzasını yeni attı. Tesadüf mü;
geçen ay MASAK’ın 115 eski personeli gözaltına alındı. Suçlama; Erdoğan’ın TC
kimlik numarası ile sistemde para hareketlerini sorguladıklarıydı.


Tam da burada
Polis Akademisi’nin raporundaki uyarılar önem kazanıyordu. Bakın, 2017’de hangi
çarpıcı tespit kayda geçilmişti:


“Örgütün ekonomik işlerini yürüten alt kademelerdeki kişilerle mücadele
edilmekle birlikte, üst yapının faaliyetlerine devam ettiği görülmektedir.
Bürokrasi klasik yöntemlerle bu mücadeleyi sürdürdüğü için, FETÖ’ye bağlı
şirketlerde yapılan incelemelerden fazla bir şey elde edilememektedir. Örneğin,
Koza İpek ile ilgili MASAK ve Maliye Bakanlığı’nın incelemelerinde hiçbir şey
elde edilememiştir. Ayrıca, 15 Temmuz yaşandıktan bir ay sonra çıkan vergi affı
ile FETÖ şirketlerinin geçmişe dönük 5 yıllık faaliyetlerinin üstü
kapatılmıştır. Darbe girişimi olduktan sonra vergi affı, ‘vergi barışı’ olarak
çıkarıldı ve tam tespitler yapılmadan sicil affı ile FETÖ kuruluşlarının hepsi
vergilerinden kurtulmuş oldu. Şu anda geriye dönük FETÖ yapılanması ile ilgili
hiçbir şirket ile ilgili vergi incelemesi yapılamamaktadır. Ekonomik anlamda
bir ceza verme olanağı ortadan kalkmış oldu. Adli anlamda ceza verebilmek için
de yargılama sürecinin başlaması gerekmektedir.


Tüm bu örneklere karşın, MASAK’ın raporlarında FETÖ ile ilgili
şirketlerin işlemleri hukuki görünse bile arka planda vergi kaçakçılığı, örgüte
finans ve kara para aklama olduğu ortaya çıkmıştır. Bu yüzden de
bürokraside, güvenlik teşkilatında ve hukuki alanda uzmanlaşmaya önem
verilmelidir. Geçmişte mahkemelere gönderilen yanlış bilgi ve belgelerin
örgütle mücadeleyi zaafa uğrattığı bilinmektedir.”


“MASAK MALİYE
BAKANLIĞI’NDAN AYRILSIN”


Peki, çözüm
neydi?


Polis
Akademisi raporu radikal bir öneride bulunuyordu:


“MASAK’ın,
Maliye Bakanlığı bünyesinden çıkarılması bir seçenek olarak
değerlendirilmelidir. Zira bu kompozisyon içerisinde kendisinden beklenen
katkının uzağında kalmaktadır. MASAK’ta çalışan kişiler vergi müfettişleri
oldukları için mali suçlar konusunda arzulanan başarıyı yakalayamamakta ve
mesleki kapasiteleri yetersiz kalabilmektedir. MASAK’ın inceleme kriterleri,
meselenin ruhunu tespit etme konusunda yeterli olamamaktadır.”


“BAŞKA DİNİ
GRUPLARA GÖZ YUMULMASIN”


Barış Terkoğlu
ile birlikte yazdığımız Metastaz’da, 15 Temmuz’dan kısa bir süre önce çekilen
bazı fotoğraflara yer vermiştik. Polis Akademisi’nde mescit olarak
kullanılan yerde, Menzil Cemaati’ne bağlı polis adayları zikir çekiyordu.


İşte…


Polis
Akademisi’nin raporunda, kendi içinde çekilen o fotoğrafları da ilgilendiren
tarihi satırlar vardı.


Raporun “FETÖ’nün
Dini Anlayışı” başlıklı bölümünde, “Bu yapının ısrarla ve bilinçli olarak
özellikle dini boyutuna değinilmeden, sadece terör örgütü boyutuna indirgeme
eğilimi belirmektedir” deniyordu.


Ve gelecekteki
olası tehlikelere karşı şu uyarılar rapora geçiyordu:


“Dini
örgütlenmelerin dini sahada tutularak, bunların bürokraside yapılanmalarının
önüne geçilmelidir. Bürokraside FETÖ’den boşalan yerlere göz diken ve devlet
içerisinde örgütlenme gayretinde olan başka gruplara da kesinlikle göz
yumulmamalıdır.”


Böylece…


Diyanet’in
tarikatlar raporunun dışında başka bir devlet kurumunun raporunda daha, “devlette
tarikatlar/cemaatler örgütlenmesin” ikazının yapıldığını öğreniyorduk.


KRİPTOLARIN
AHLAKSIZ İŞLERİ


“Yüzünden
lekesiz bir çiçek ol,


İçinden
zehirli bir yılan…”


İkiyüzlülüğü
böyle betimliyordu Shakespeare. Ve bugün “kripto”dediklerimize ne güzel
uyuyordu.


Keza…


Polis
Akademisi’nin raporu da “aman dikkat” diyordu:


“FETÖ’ye karşı
yürütülen mücadelenin hukuki çerçevede yürütülmesine dikkat edilmelidir.
Soruşturmaları sulandırmaya çalışanlara, suiistimal edenlere ve mücadele
edenleri hedef seçenlere de dikkat edilmelidir.


FETÖ’nün
kripto elemanlarının bilinçli ve organize şekilde soruşturmaları sulandırmaya
çalıştıkları ve böylelikle de kamuoyu desteğinin kaybolmasını amaçladıkları da
görülmektedir.


FETÖ’nün
geçmişteki eylemlerine bakıldığında, örgütün görünürde hukuki ancak perde
arkasında hukuksuz ve ahlaksız iş ve işlemler yaptığı bilinmektedir.”


Sahi…


Rapordaki bu
uyarılar aklınıza kimleri getirdi?


Neyse!


Aslında önemli
olan şu:


Çarpıcı
bölümlerini aktardığım 47 sayfalık resmi rapor, bundan 3 yıl önce hazırlandı.
Ama maalesef ki uyarılar da, tespitler de halen güncelliğini koruyordu.


“FETÖ ile
birkaç nesil sürecek bir savaş içerisindeyiz” diyordu Polis Akademisi’nin
raporu.


Örgütle
mücadeleyi gözaltına aldığı insan sayısı ile ölçen devleti yönetenler, işte bu
cümlenin ne anlama geldiği üzerine kafa yormalıydı.


Barış Pehlivan


9 No’lu
Silivri Kapalı Cezaevi C3/20


Odatv.com

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER