Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


RUSLARA ŞAŞIRDIM


Rusya’nın
başında yıllardır bir istihbarat görevlisi/Putin‘in olması tesadüf
değil.

Son 200 yıllık dünya istihbarat tarihi Ruslar olmadan yazılamaz. ÇEKA, GRU,
GPU, OGPU, NKUD/NKGB/KGB gibi kurumlarla Sovyetler Birliği istihbarat alanında
dünyanın en başarılı ülkesi oldu. Korkunç İvan’ın “Opriçnik”i; Büyük
Petro’nun “Özel Büro”su; I. Nikola’nın “Üçüncü Şube”sinden
edindiği tecrübeyle dünyanın en güçlü istihbarat örgütü oldu; KGB.

Şimdi de FSB-SVR görev başında.

Bir örnek vereyim:

1941 yılından itibaren Nazilerin en tepesindeki generallerden biri KGB
casusuydu. Kod adı, Werther idi. Direkt Stalin‘le haberleşiyordu;
zaten mesajların başında “yalnızca Stalin’e” notu düşüyordu! Hitler’in
karargahlarından tam 2 bin 300 mesaj gönderdi. Kim olduğu hâlâ bilinmiyor; Hitler’in
sadık Nazi Partisi Sekreteri Martin Bormann olduğundan kuşku duyuluyor!

MI6 ve CIA’nın “iki numaraları” bile KGB ajanı çıktı!

Yani şunu demek istiyorum:

İstihbarat/casusluk, Rusya dış siyasetinin hayati araçlarından biridir!

O halde…

Büyükelçiliğiniz önünde protesto yapılıyor.

Konsolosluğunuz önünde eylem yapılıyor.

Sosyal medya, yandaşlar diplomatlarınızı hedef gösteriyor.

Böylesine sert siyasi atmosferde Ruslar büyükelçilerini neden korumadı?

Böylesine gergin bir ortamda Ruslar nasıl gaflete düştü?

Rusya için, dünyada en sıkı korunması gereken üç diplomatları olsa, biri
kesinlikle Ankara Büyükelçisi Karlov olmaz mı?

Bilinir ki, Sovyetler Birliği döneminde hiçbir Rus diplomat ne öldürülmüş ne
de yaralanmıştır.


O halde bu aymazlık niye?

Bu tedbirsizlik niye?


İki yıl sonra


Rusya
cephesinde tedbirsizlik var.

Peki ya Türkiye cephesi? Çuvaldızını kendimize batırmamız gerekiyor.

Bakınız…

Büyükelçi Karlov‘un Ankara’da katıldığı son sanat etkinliğinin tarihi;
18 Şubat 2014.
Büyük Rus yazarı Çehov’un oyunlarının Ankara tiyatrolarında
oynanması nedeniyle yapılan resepsiyona katılıp konuşma yaptı.

Bir de…

12 Aralık 2014 tarihinde Ankara Hamamönü’nde St.Petersburg Meydanı’nın
açılış törenine katılıp konuşma yapması var.

Rusya Ankara Büyükelçiliği kronolojisinde Karlov’un bu tarihten sonra halk
içine çıktığı
başka bir etkinliği yok.

Yani Karlov, iki yıl sonra 19 Aralık 2016 tarihinde bir etkinliğe
katıldı.

Şuraya varmak istiyorum:

Rus uçağı düşürülünce iki ülke ilişkileri krize girdi. Zor toparlandı.

Halep düşünce Rusya’ya karşı gösteriler düzenlendi. Kimi cihatçı politik
gruplar eylemler düzenleyerek Rusları tehdit etmeye başladı.

Böylesine gergin politik süreçte Rusya büyükelçisi nasıl korunmaz?

Karlov’un güvenliği nasıl sağlanmaz?

Soruyu sadece istihbarat eksikliği veya güvenlik politikaları zayıflığı
gibi sebeplerle açıklayamayız.

Daha derinde başka nedenler yatıyor. Asıl büyük sıkıntı bu; AKP
iktidarı ve polis, “alnı secdeye değen” çevrelerin şiddet taraftarı olmadığını
sanıyor!

Evet sanıyorlar ki, “alnı secdeye değen” kişi suikast düzenlemez.

Evet sanıyorlar ki, “alnı secdeye değen” kişi cinayet işlemez.

Ne demişlerdi; İmam Hatip’ten terörist çıkmaz!

Yıllar önce rahmetli Demirel’in dediğini biraz değiştirirsek, “bana,
alnı secdeye değmişler suç işlemiş dedirtemezsiniz” anlayışındalar.

İşte bu nedenle…

Karlov’un güvenliğini sağlamayı düşünmüyorlar!

Tersini varsayın; solcular, Rusya büyükelçiliği ile konsolosluğu önünde
eylem yapsalar ve sosyal medyada-gazetelerinde tehditler savursalar, Karlov’un
güvenliği sağlanır mıydı sağlanmaz mıydı? Kuşkusuz bin polis yığarlardı oraya.

İşte geldiğimiz yer burasıdır…


Teşkilat yapısı


Karlov
cinayetinden başka dersler de çıkarmalıyız. Örneğin, polis teşkilatı yapısını
irdelemeliyiz. Şöyle…

İngiltere ile Kuzey İrlanda; Katolikler ile Protestanlar arasındaki kanlı
çatışmaları bitiren “Good Friday” anlaşmasını 1998 yılında imzaladı.
Üzerinde durdukları konulardan biri neydi biliyor musunuz; Protestan ağırlıklı
Kraliyet Polis Gücü
‘nün Katoliklere düşman gibi davranmasıydı!

Türkiye’de farklı mı?..

Bizim polis, Türkiye’deki her Kürt’ü, her Alevi’yi
terörist sanıyor!

Bizim polis, Türkiye’deki her Yahudi‘yi, her Ermeni‘yi,
her Rum‘u casus sanıyor!

Burada kaç kez yazdım.

Polis teşkilatının tarafsız olması; ve kendi iç denetimini sağlaması için demokratik
standart
getirilmelidir. Yani, polis kadrolarında etnik-mezhep ayrımı
yapılmamalı; her etnik yapıdan kişi polis teşkilatında yer almalıdır.

Atatürk’ün koruması polis Ahmet Rasih Tayşi Nakşibendi idi.

Samuel İzisel adında Yahudi komiserimiz vardı. Yıllarca Ankara Polis
Enstitüsü’nde öğretmen olarak da hizmet verdi. Çünkü, o Türkiye Cumhuriyeti
laik devletti.

Bugün de hedef çağdaş uygarlık ise…

Polis teşkilatını tek boyutlu inançtan-kültürden çıkarmak zorundasınız.

Polis teşkilatını demokratik yapıya kavuşturmak zorundasınız.

Sadece bu yetmez…

Birçok ülkede sivil gözetim kurulu ya da komisyonları var.

Polis Ombudsmanlığı var.

Biz de niye yok?

Polis, “cezalandırıcı” olmaktan “önleyici” anlayışa böyle geçirilir.

Eğitimsiz, yoksul ailelerinin iş kapısıdır polislik; ve fakat salt silah
eğitimiyle polislik yapılamaz!

Bir ülkenin polis sisteminin karakteri, o ülkenin demokrasi/özgürlük düzeyini
belirler.

Evet. Güvenlik anlayışınızı demokratikleştirmek zorundasınız.

Karlov suikastı bunun ne kadar elzem olduğunu yine ortaya koydu.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış