Suriye Nur Derneği Başkanı Mheidi Daoud  : ‘Esed rejiminin 18 istihbarat teşkilatı var’ 

Syria : Intelligence Agencies




Idarat al-Amn al-‘Amm


General Intelligence Directorate


***


Idarat al-Amn al-Siyasi


Political Security Directorate


***


Shu’bat al-Mukhabarat al-‘Askariyya


Military Intelligence Service


***


Idarat al-Mukhabarat al-Jawiyya


Air Force Intelligence Directorate


***


Suriye Nur Derneği Başkanı
Mheidi Daoud, Esed rejiminin uyguladığı baskı ve zulmü anlattı.







Göç,
Mültecilik ve İnsanlık ana temasıyla düzenlenen Kartepe Zirvesi’nde
“Ortadoğu’da Göç ve Arap Dünyası” panel oturumu gerçekleştirildi. Suriye iç
savaşı öncesi Suriye’deki hayatı anlatan Suriye Nur Derneği Başkanı Mheidi
Daoud, Esed rejiminin uyguladığı baskı ve zulmü anlattı. 


REJİMDEN
BASKI GÖRDÜK


Türkiye’de tıp okuduğunu belirten Suriye Nur Derneği Başkanı Mheidi Daoud,
Suriye’de savaş öncesi hayatı anlattı. Suriye’nin Sosyalist Sistemle
yönetildiğini fakat devletin vatandaşlara eşit davranmadığını ifade etti. Esed
rejimine yakın grupların ayrıcalıklara tabii olduğunu söyleyen Daoud, rejime
yakın olmayanların gözaltı ve baskılarla sindirildiğini ifade etti. Suriye’de
faaliyette bulunan 18 istihbarat teşkilatı olduğunu söyleyen Daoud, Dera
ayaklanmasında yaşanan olayların fitilinin de bölgedeki istihbarat başkanının
sözleri ve davranışıyla ateşlendiğini söyledi. 


REJİM 8
YILDIR İNSANLIK SUÇU İŞLİYOR 


Suriye Nur Derneği Başkanı Mheidi Daoud, “Suriye; halkının değil Esed rejiminin
Suriye’siydi. Rejim 8 yıldır insanlık suçu işliyor. Uluslararası kuruluşlar bu
yapılanları görmemezlikten geldi. Suriyelilerin Türkiye’ye gelmesinde coğrafi
olarak bir engel yok. Suriyeliler ile Türklerin adet ve örfleri de sosyal
hayatında kültürel açıdan birbirlerine çok benzer. Esed rejimi kapalı ve bencil
bir toplum oluşturdu. Suriyelilerin Türkiye’de adaptasyon süresinin uzaması da
bu sebepten” dedi. 


“AYRIMCILIĞIN
TEMELİNDE SİYASET VAR”


Medipol Üniversitesinden Prof. Dr. Berat Özipek, sığınmacı haklarını savunmak
konusunda sunum yaptı. 100 yıl öncede Balkanlar ve Kafkaslardan İstanbul’a
göçler olduğunu hatırlatan Özipek, sığınmacılara karşı ayrımcı bakış açısının
yüz yıl öncede olduğunu belirtti. “Ayrımcı bakış açısının yanında sığınmacılara
kol kanat geren insanlar da vardı. Sığınmacılık bir haktır. Sığınmacıları kabul
etmek bir lütuf değil bir ödevdir. Sığınmacıların haklarını savunabileceği bir
ahlaki ve hukuki yapı oluşturulmalıdır. Sığınmacı dostu politikalar güden bir
ülkenin dünyadaki saygınlığı artar ve orasını bir cazibe merkezi haline
getirir” dedi. Sığınmacıların geldikleri ülkeye çok fazla şey kattıklarını dile
getiren Özipek, göçmenlerin ekonomiye katkılarının da olduğunu belirtti.
Göçmenlerin işsizliği arttırdığı inancının yanlış olduğunu ifade eden Özipek,
sığınmacılara karşı ayrımcı önyargının temelinde siyasi sebeplerinde olduğunu
belirtti. 


“SURİYELİLER
BİZ EVİMİZİ KAYBETTİK DİYE DÜŞÜNÜYOR”


The Harry Truman Araştırma Merkezi’nden Dr. Amira Halperin, göçmenlerin bir
ülkeye gitmeden önce o ülke ile alakalı bilgi almak için sosyal medyadan araştırma
yaptıklarını belirtti. ‘’Cep telefonunun yiyecekten önemli olduğunu kabul
etmeliyiz’’ diyen Dr. Amira Halperin, Filistinli mültecilerle yaptığı
görüşmelerde mültecilerin sosyal medyayı seslerini dünyaya duyurmak için
kullandıklarını söylediklerini ifade etti. Kanada göçmenlerin ülkesidir diyen
Halperin, Kanada Başkanı Justin Trudea‘nun politikalarının göçmenlere kucak
açmak ve onlara iskan sağlayarak onları yeni bir hayata geçirdiğini ifade
etti. 


PANELİSTLER

Ortadoğu’da Göç ve Arap Dünyası panel oturumu Ankara Sosyal Bilimler
Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ejder Okumuş’un moderatörlüğünde Medipol
Üniversitesinden Prof. Dr. Berat Özipek, Suriye Nur Derneği Başkanı Mheidi
Daoud, The Harry Truman Araştırma Merkezi’nden Dr. Amira Halperin, İstinye
Üniversitesinden İdris Karataş’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi.