Fatih ERTÜRK : Hani
senin bir simit hesabın vardı ya…!

Tarih 2002 Eylül. AKP genel seçimlere hazırlanıyor. Recep Tayyip
Erdoğan bir bardak simit ve çayla halkın karşısına çıkıyor ve aynen şöyle
diyor; “5 kişilik bir aile günde üç öğün simit yiyip çay içse bile aylık
masrafı 180 lira oluyor.Asgari ücret ise 184 lira. Sizin Allah’tan korkunuz yok
mu, vicdanınız, insafınız yok mu….!”

Sene 2014 aylardan Aralık. Asgari
ücret 890 lira. Bir bardak çay 1,5 lira, simit 1 lira. 5 kişilik bir aile üç öğün
simit yiyip çay içse bir ayda toplam ailenin ödeyeceği para bin 165 lira.

Sene 2017 Kasım ayı. Bir bardak
çay en iyi fiyatla 2,5 lira (kahvelerde bile çay 3 liradan aşağı gelmiyor) .
Simit 1,5 lira. 5 kişilik bir aile üç öğün simit çay ile karnını doyursa günde
60 lira. Aylık bin 860 lira. Asgari ücret bin 400 lira. Yoksulluk sınırı 5 bin
30 lira, açlık sınırı bin 500 lira. “

Soruyorum;

“Sayın
Cumhurbaşkanım sizin sözlerinizle sorguluyorum; bunu kim yapıyorsa sizin
Allah’tan korkunuz yok mu. Vicdanınız, insafınız yok mu…!”

Devam edelim;

“Hatırlayacaksınız 2002’de bir
adet Cumhuriyet Altını 86 liraydı. Ve 184 lira tutarındaki net asgari ücretle
2,1 adet Cumhuriyet Altını alınabiliyordu. Şimdi bin 400 liralık net asgari
ücret ile bin 70 lira olan Cumhuriyet altınından ancak 1,3 Cumhuriyet Altını
tane alınabiliyor.”

Soruyorum;

“Her kim bunu
yapıyorsa; kapitalizmin tutsakları, Asrı Sadetten bihaber sapkınlar, millet
düşmanları;  Allah’tan korkunuz yok mu. Vicdanınız, insafınız yok mu…!”

Devam edelim;

“2002’de Türkiye’deki hanelerin
yüzde 8’i devlet yardımıyla geçiniyordu. 2012 yılında  bireylerin yüzde
18,4’ü yardımlarla geçinirken 2013’te bu rakam yüzde 19,7 oldu. 2016’da ise 15
buçuk milyon insan hayatını sosyal yardımlarla idame ettirmeye çalıştı. 
Bu rakam toplam nüfusun yaklaşık 5’te birine tekabül ediyor. Yani 16 milyon aç,
32 milyon yoksulumuz ve toplamda 48 milyon yetersiz gelir elde etmekten dolayı
muhtaç hale gelmiş vatandaşımız var. “

Soruyorum;

“Sizi gidi faiz
lobicileri rantiyeciler sizi, sizi gidi Batı düşkünü işbirlikçiler sizi; her
kimseniz sizin Allah’tan korkunuz yok mu. Vicdanınız, insafınız yok mu…!”

Devam edelim;

“ 2002’de Türkiye’nin borçlu
nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 48. 2014 yılı itibarıyla borçlu nüfusun
toplam nüfusa oranı yüzde 66. Borcu olmadığını ya da zar zor geçindiğini
söyleyenleri oranı yüzde 34. Halkın yüzde 78,5’u evden bir hafta uzakta tatil
geçiremediğini söylüyor. TÜİK’in araştırmasına göre; Türkiye’deki hane
gelirlerinin başında maaş geliyor ikinci sırada yevmiye ve ne yazık ki üçüncü
sırada ise sadece “Yardım” var.Peki 2016 yılı derseniz ; AKP’nin iktidar olduğu
2002 yılından 2017 yılı Şubat ayına kadar bankalara olan kredi ve kredi kartı
borcu 64 kat artarak 6.6 milyar liradan yaklaşık 426 milyar liraya yükseldi.
Bugün rakam 440 milyar lira civarında. “

Sizin sözlerinizle
soruyorum; “Bunu kim yaptıysa;  sizin Allah’tan korkunuz yok mu.
Vicdanınız, insafınız yok mu…!”

Devam edelim;

“2002 yılında Türkiye’de en zengin
yüzde 10 servetin yüzde 67’sini elinde tutarken 2014 yılı itibarıyla en zengin
yüzde 10 servetin yüzde 78’ini elinde tutuyor (Credit Suisse-Küresel refah
raporu). 2017 yılında en zengin yüzde servetin yüzde 84’ini elinde
tutuyor.  Türkiye dünyada 14 yılda hızla yükselen en yüksek servet
adaletsizliği sırasında Mısır (yüzde 22,3), Hong Kong’un ardından  (yüzde
21,9)  Yüzde 21 ile üçüncü sırada yer alıyor. En zenginler 2002 yılından
bu yana servetini 4 kat artırırken, en yoksul kesimin gelir kaybı 6 kata
ulaştı. 2002’de 2 milyon yeşil kartlı varken (Fak-fuk fona bağımlı) 2014’te 9
milyon yeşil kartlı vardı. Bugün devletin resmi rakamlarına göre 16 milyon aç
var. Son 4 yılda yoksul sayısı tam 2 milyon 451 bin kişi artmış durumda. Peki
2017 derseniz. Sadece ilk 9 ayda 13 bin dolar milyoneri daha eklendi. En zenginler
sırasında ikinci sıraya yandaş ve yalaka televizyon patronu oturdu. Devletten 8
büyük ihale 40 milyar lira götüren ve milletin “orasına” koyacağını ilan eden
inşaat şirketi sahibi vergi listelerinde ve servet sıralamalarında yok. Peki bu
paralar nerede. “

Sizin sözlerinizle soruyorum;
“Ayıptır, yazıktır, günahtır” diyenler adına soruyorum.








































“Arkadaş siz ne
yaptınız farkında mısınız,  sizin Allah’tan korkunuz yok mu. Vicdanınız,
insafınız yok mu…!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet