Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


MURAT MURATOĞLU : ÜNLÜ EKONOMİST : ÜLKEDE BİR ŞEYLERİN
BÜYÜDÜĞÜ KESİN DE …




Türkiye ekonomisi bu yılın ilk çeyreğinde
TL’deki sert değer kaybı ve finansal koşullardaki sıkılaşmanın etkisiyle
yatırım ve özel tüketimdeki daralma sonucu %2.6 küçüldü.


Ekonomi 2018’in son çeyreğinde de daralmıştı.
Türkiye son iki çeyrektir daralıyor. Yani Türkiye son 6 aydır çeyreksel olarak
büyüme performansı gösteremiyor.


Murat Muratoğlu büyüme rakamlarına ilişkin
“Buradan pay biçin ülkenin aslında ne kadar fakirleştiğine. Vatandaşın
gerçekte ne hale geldiğine… Tüketim yıllık yüzde 4.71 azalmış. “
ifadelerini kullandı.


İŞTE MURATOĞLU’NUN YAZISI


Bakalım açıklanan bu rakamlardan sonra nasıl
süslü püslü açıklamalar yapacaklar. Eksi mi büyüdük? Artı mı daraldık? Yoksa
pozitif mi küçüldük? “Yaz kızım; Türkiye ilk çeyrekte eksi 2.6 büyüdü… Küçüldü
demeyelim genelde akılda kalır son kelime”…


Ağız birliği etmişçesine “Daraldı” diyorlar bir
de… O zaman büyüme değil genişleme deyiver. Büyümenin zıttı küçülmedir. Daralma
deyince acısı hafiflemiyor ki!


★★★


Türkiye’de açıklanan büyüme rakamlarının fazla
ciddiye alınacak tarafı yoktur. Nedeni basit; gerçeklerden kopuktur! Zira ülke
ekonomisinin durumunu görmek için çarşıya pazara gitmek daha gerçekçi olur.


Kalkınma yaratmayan büyüme mi istiyorsun? Al bir
arazi… Kondur bir apartman… Ruhsatsız olduğu anlaşılsın belediye gelsin yıksın.
Elde ne kaldı? Yine boş bir arazi!Lakin ekonomik açıdan büyüme gerçekleşti.


★★★


Açıklanan rakamlarda büyüme falan da yok.
Türkiye yine küçülmüş. Küçülme hızı azalmış. Gayri safi hasıla 784 milyar
dolardan 748 milyar dolara düşmüş. Türkiye 36 milyar dolar daha fakirleşmiş
para uçmuş gitmiş.


Oysa o kadar da büyüme yöntemini değiştirmişti.
Demek yeterli gelmedi! Türkiye yerinde otursa bile büyüyordu. Nasıl ufaldıysak
hesaplamalar bile kurtarmadı küçülmeyi durduramadı.


★★★


Ülkenin 82 milyon nüfusunun üzerine 5 milyon
mülteciyi de katın. Onlar da yaşamak için çalışıyor yiyor içiyor giyiniyor
barınıyor. Bu harcamaların hepsi büyüme rakamlarına yansıyor.


Toplam 87 milyon kişinin ürettiğini büyüme
rakamlarına katıyoruz kişi başı milli geliri hesaplarken onları yok sayıyoruz.
Toplam sayıyı 82 milyon kişiye bölüp kendimizi olduğumuzdan zengin
gösteriyoruz. “Aslında çok da kötü değilmişiz” diyoruz. Bariz kandırılıyoruz!


★★★


Buradan pay biçin ülkenin aslında ne kadar
fakirleştiğine. Vatandaşın gerçekte ne hale geldiğine… Tüketim yıllık yüzde
4.71 azalmış. Nüfus artıyor toplam harcama düşüyor! Bu durum katmerli
fakirleştiğimiz anlamına geliyor.


Bizim yerimize kamu harcamış. Kamu hangi parayı
dağıtmış? Bizden topladığı vergileri… Az buz da değil; harcaması yıllık yüzde
7.22 arttı. Seçim için kesenin ağzı açıldı. Kime dağıtmışlarsa artık sanki
babalarının paraları!


★★★


Belki küçülme az görünüyor ama iktidar fesat
odaklarına ders veriyor. “Yüzde 10 büyüdük” deseler bile sakın itiraz etme!
Sonuçta beka meselesi milli mücadele…


Millet halinden memnun şikayet etmiyorlarsa bana
ne? Ben hiç rahatsızlık vermeyeyim uyusun da büyüsün Türkiye! Ülkede bir
şeylerin büyüdüğü kesin de… Acaba büyüyen ne?


https://www.ulusalpost.com/unlu-ekonomist-ulkede-bir-seylerin-buyudugu-kesin-de-183840h.htm


================================


DÜNYACA ÜNLÜ İKTİSATÇIDAN TÜRKİYE’YE UYARI: EN
KÖTÜ KISIM DAHA BAŞLAMADI!


Ekonomideki kötü gidişatı değerlendiren MIT
Profesörü Daron Acemoğlu “Büyük ihtimalle henüz en kötü kısmı
başlamadı” ifadelerini kullandı.


01 Haziran 2019 Cumartesi 11:14


Dünyaca ünlü iktisatçıdan Türkiye’ye uyarı: En
kötü kısım daha başlamadı!


Dünyada en çok alıntı yapılan 10 ekonomist
arasında gösterilen MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) İktisat Profesörü
Daron Acemoğlu yüzde 15’e yaklaşan işsizlik oranı yüzde 20’lerde gezen
enflasyon ve 6 lirayı geçen dolar kuruna sahip Türkiye ekonomisinin gidişatına
ilişkin değerlendirmesinde “Büyük ihtimalle henüz en kötü kısmı başlamadı”
yorumunda bulundu.


“Kamu maliyesinin durumu kamu kuruluşları
aracılığıyla verilen örtük garantiler nedeniyle göründüğünden bile kötü
olabilir. Her şey sağlıksız ve çok riskli görünüyor” ifadelerini kullanan
Acemoğlu “Orta ölçekli bir sorunla yabancı sermaye girişleriyle baş
edilebilirdi. Fakat şimdi Türkiye siyasetine ve ekonomisine yönelik güven dibe
vurmuşken bu ihtimal çok düşük” diye konuştu.


Prof. Acemoğlu’nun Agos’tan Yetvart Danzikyan’ın
sorularına verdiği yanıtların bir kısmı şöyle:


Dolar/TL’nin yükselmesi ekonomi yönetimini de
zorluyor. Önceki hafta Türkiye bankaları uluslararası piyasalarda 4 5 milyar
ABD Doları sattı. Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin hızla eridiği
belirtiliyor bütçe de açık veriyor. 2018 ve 2019’un ilk dört ayı
karşılaştırıldığında toplam giderlerin yüzde 29 arttığı görülüyor. Bu sağlıklı
bir gidişat mı?


Türkiye’de neredeyse beş yıldır bir “aşırı sıcak
seçim ekonomisi” söz konusuydu. Bu devlet harcamalarında ve kredilerde
ekonominin ihtiyacının ötesinde bir genişleme anlamına geliyordu. Cari işlem
açığı ve liranın değerinin düşmesi bunun sonuçları. Kamu maliyesinin durumu
daha da sorunlu; orada durum kamu kuruluşları aracılığıyla verilen örtük
garantiler nedeniyle göründüğünden bile kötü olabilir. Her şey sağlıksız ve çok
riskli görünüyor.


Türkiye’nin bir krize doğru sürüklendiği
söylenebilir mi?


Vaziyet pek iyi görünmüyor. Büyük ihtimalle
henüz en kötü kısmı başlamadı. Yerel seçimler yaklaşırken hükümet çok harcama
yaptı ve devlet bankaları kredileri genişletti – o kadar ki özel bankaların
uyguladığı sıkı politika devlet bankalarının kredilerindeki artış nedeniyle
reel sektörü etkilemedi. Fakat bu geçici bir durum. Kredi genişlemesi
durduğunda –ki eninde sonunda bu olacak– özellikle inşaat sektöründeki birçok
şirketin bilançosundaki sorunların ne kadar derin olduğu ortaya çıkacak. O
noktada Türkiye’nin orta ölçekli mi yoksa büyük bir sorunla mı karşı karşıya
olduğu daha kolay görülebilecek (sorunun küçük olması ihtimalinin sıfıra yakın
olduğunu varsayabiliriz).


Orta ölçekli bir sorunla yabancı sermaye
girişleriyle baş edilebilirdi. Fakat şimdi Türkiye siyasetine ve ekonomisine
yönelik güven dibe vurmuşken bu ihtimal çok düşük. ABD ile Çin arasındaki
ekonomik gerilim yükseliyor ABD-İran ilişkileri de gerilmiş durumda. Bu iki
gerilim global ekonomiyi ve bu çerçevede Türkiye’yi nasıl etkiler?


Türkiye birçok başka gelişmekte olan ülke gibi
şu anda çapraz ateş altında. Hem siyasi hem de iktisadi açıdan bir belirsizlik
döneminden geçiyoruz.


Birçok konuda berbat bir performans sergileyen
Trump yönetiminin Ortadoğu’ya özellikle İran’a yönelik politikaları da çok
sorunlu. İzlediği saldırgan politikalar uluslararası küresel ve finansal sistemde
riskler ve tehditler oluşturuyor. Bununla birlikte ABD-Çin ilişkilerinde
Trump’ı da aşan sorunlar var. Trump o tipik abartılı –ve bilgi eksikliğiyle
malul– üslubuyla ticaret açığına odaklansa da asıl mesele o değil. Asıl mesele
fikrî mülkiyet haklarının korunması ve teknoloji hırsızlığının engellenmesi.
Neredeyse 20 yıldır süren bu meselenin üstüne gitmediği için ABD’nin önceki
yönetimi de kabahatli. Çin’le yaşanan bütün gerginliğe rağmen Trump da açık bir
şekilde uğraşmıyor bu konuyla. Çin’in teknoloji hırsızlığı yani ABD ve Avrupa
teknolojisini çalması ise Çin’den kaynaklanıyor; müzakerelerin merkezinde de bu
mesele yer almalı. Fakat Çin’in tutumunu değiştirmeye yanaşmadığı tek konu bu.
Çünkü söz konusu olan Çin için varoluşsal bir mesele. Hakkında coşkulu –ve yine
genellikle bilgi eksikliğiyle malul– yorumlar yapılmasına ve
araştırma-geliştirme ve benzer faaliyetlere yüz milyarlarca dolar akıtıyor
olmasına rağmen inovasyon ve teknoloji yaratma konusunda başarısız olan Çin bu
açığını uluslararası şirketlerin fikrî mülkiyet haklarını ihlal ederek ve
teknolojilerini çalarak kapatıyor. Bu konuda geri adım atmak Çin’de bir krize
yol açabilir. Geri adım atmamak ise ABD-Çin ilişkilerini çetrefilleştirecektir.


Trump yönetiminin meseleleri net olarak
kavramakta zorluk çektiği göz önünde bulundurulursa müzakerelerin sonucu fikrî
mülkiyet hakları ve teknoloji hırsızlığı meselelerine el atılmadan ABD-Çin
ticaret açığını kapamaya dönük birtakım yetersiz önlemler alınması olabilir.
Fakat daha büyük bir ihtimalle bu müzakereler Türkiye ve birçok diğer
gelişmekte olan pazarı çok belirsiz bir konuma sokacak olan artan gerilimlerle
sonuçlanacak. Belirsizliklerle dolu zamanlardan geçiyoruz.




LİNK : http://www.yurtgazetesi.com.tr/ekonomi/dunyaca-unlu-iktisatcidan-turkiye-ye-uyari-en-kotu-kisim-h130048.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış