EKONOMİ & FİNANS & KALKINMA & DIŞ TİCARET & KRİPTO PARA (BITCOIN) & ÖZELLEŞTİRME


Mithat IŞIK : ABD’nin Türkiye’ye Uyguladığı Ambargolar


Ambargo
uluslararası ilişiklerde siyasi, stratejik ya da ekonomik amaçlarla bir kısım
malların bazı ülkelerce satışının ya da naklinin devlet gücü kullanarak
yasaklanmasıdır. Ambargo uluslararası ilişkilerde bir yaptırım aracı olarak
kullanılır. Ambargolar savaş durumlarında daha çok önem kazanmaktadır.
Ambargonun amacına ulaşabilmesi için hedef olarak seçilen ülkenin malı
alabileceği alternatif pazarlar olmaması gerekir. Ambargo genişletilerek her
türlü ihtiyaç maddesini kapsadığı zaman ablukaya dönüşür.


Kıbrıs’ta
Makaryosun teşviki ile Rumların, Yunanlıların Türkleri katletmeye başlaması ile
birlikte 25 Aralık 1963 tarihinden itibaren ABD ile Türkiye arasında kriz
başlamıştır. Türkiye Kıbrıs’ta Türklere yapılan zulüm ve ölümleri önlemek için
garantör ülkeler olan İngiltere ve Yunanistan ile işbirliği yapmak istemiştir.
Ancak her iki ülkeden’de beklediği ilgi ve desteği alamamıştır. Ada’da şiddet
hareketleri arttıkça Türkiye bu durumun önlenmesi için ABD’yi bilgilendirmiş ve
Yunanistan üzerindeki etkisini kullanmasını istemiştir. Ayrıca Birleşmiş
Milletlerinde devreye girmesini istemiştir. ABD Türkiye’ye bu meselenin tarafı
olmadığı cevabını vermiştir. Aynı şekilde BM’de gerekli önlemleri almamıştır.
Türkler yaşamakta oldukları 237 yerleşim yerinden 103’ünü terk ederek daha
büyük ve nispeten güvenli olan yerleşim yerlerine sığınmışlardır. ENOSİS amaçlı
Rum saldırılarına tüm ada sathında direnmek ve kendilerini korumak durumunda
kalmışlardır.


21-25 Aralık
1963’te kanlı noel olarak anılan Rum saldırıları olmuş; kadın, çocuk, yaşlı,
genç birçok Türk katledilmiştir. Bunun üzerine Türkiye tekrar İngiltere ve
Yunanistan ile konuyu görürmüş bu durumun önlenmesi için ABD ve BM nezdinde
girişimlerde bulunmuş fakat gerekli desteği alamamıştır. Bunun üzerine Türkiye
gerekirse garantör ülke olarak Londra antlaşmasının kendisine verdiği yetkiye
dayanarak Ada’ya müdahale edeceğini ilan etmiştir. Saldırıların artması üzerine
Türkiye 8 Ağustos 1964 günü toplam 64 uçakla adaya operasyon başlatmıştır. Bu
operasyonda uçağı düşürülen Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel yaralı olarak Rumlara
esir düşmüş ve işkence edilerek şehit edilmiştir. Cenazesi 14 Ağustos’ta
Türklere teslim edilmiştir.


Türkiye’nin
Ada’ya müdahalede kararlı olduğunu anlayan dönemin ABD Başkanı Lyndon B.
Johnson Türkiye’nin müdahalesini engellemek için dönemin Türkiye Cumhuriyeti
Başbakanı İsmet İnönü’ye mektup yazdı. Johnson mektubunda Türkiye’nin Ada’ya
müdahale etmesinin ABD tarafından kabul edilemez olduğunu ve bunun bir takım
bedellerinin olacağını yazıyordu. Bunun üzerine İsmet İnönü’de Türkiye’nin haklı
olduğunu belirten ve mektubundaki üsluba uygun bir lisanla Johnson’a cevap
mektubu yazdı. Türkiye-ABD arasındaki ilk kriz böyle başladı.


ABD Türkiye
ile stratejik ortak olmasına rağmen Türkiye’nin haklı davasında yanında olmadı
ve Türkiye-ABD ilişkileri gerildi. Bu olay tarihe Johnson mektubu olarak geçti.
Nihayet 20 Temmuz 1974 tarihinde Türkiye Garantörlük Antlaşmasının kendisine
verdiği yetkiye dayanarak Ada’ya müdahale ederek KIBRIS BARIŞ HAREKÂTINI İCRA
ETTİ. BUNU ÜZERİNE ABD TÜRKİYE’YE 5 ŞUBAT 1975 yılında silah ambargosu
uyguladı.


Üç yıl süren
bu ambargonun nedenleri.


1- Türkiye’nin Barış Harekâtını icra etmesi ve bu
harekâtta ABD silahlarını kullanması


2- Türkiye’nin haşhaş ekim yasağını kaldırması


3- Türkiye Cumhuriyeti devletine güvenin azalması


4- Watergate skandalı nedeni ile başkan NİXON’ın
istifa etmiş olması


5- ABD’nin Vietnam’da yenilmiş olması


Türkiye ABD
ambargosuna karşı şu yaptırımları uyguladı:


1- 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe devletinin
kurulduğunu açıkladı.


2- 25 Temmuz 1975’te ABD’ye nota vererek 3 Temmuz
1969’da imzalanan Türkiye-ABD savunma işbirliği anlaşmasını yürürlükten
kaldırdı.


3- Türkiye’deki bütün ABD üs ve tesisleri TSK’nın
kontrolü ve denetimi altına alındı.


4- ABD bu karşı yaptırımlara dayanamayarak 26 Mart
1976’da üslerle ilgili yeni bir savunma işbirliği anlaşması imzalamak zorunda
kaldı.


5- Bu anlaşmanın yürürlüğü girmesi ise ambargonun
kaldırılması şartına bağlandı.


6- 26 Eylül 1978’de Jimmy CARTER döneminde ABD
ambargosu kaldırıldı.


F-35 Uçaklarının Satışını Durduran Süreç Nasıl Gelişti


1- ABD Kongresinin bazı üyelerinin Türkiye’de
demokrasi kötüye gidiyor demesi


2- Bazı ABD vatandaşlarının Türkiye’de tutuklu olması.


3- Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma
sistemlerini almak için anlaşması


4- ABD savunma harcamalarının düzeyini ve fonların
kullanımının denetimine dair politikalar belirleyen 716 milyar dolarlık ulusal
savunma yetkilendirme yasası (NDAA)


5- NDAA tasarısının nihai versiyonunda Türkiye’ye F-35
uçağının teslimatının geçici olarak durdurulması öngörülüyordu.


6- ABD Başkanı Donald Trump 13 Ağustos 2018 tarihinde
F-35 uçaklarının teslimatını geçici olarak durduran yasa tasarısını imzaladı.


7- Trump’ın imzalaması ile belge yasalaştı. Türkiye’ye
verilecek F-35 uçaklarının teslimatı geçici olarak durduruldu. Bunun üzerine
ABD savunma bakanlığının 90 gün içerisinde Türkiye-ABD ilişkilerinin durumuna
yönelik bir rapor hazırlaması istendi. Bu rapor hazırlanıp kongreye sunulacak
ve karar verilecek.


Savunma Bakanlığının Hazırlayacağı Raporun Şu
Başlıklardan Oluşması Değerlendiriliyor


1- Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi
almasının askeri ilişkilere etkisi.


2- Türkiye’nin F-35 projesinden tamamen çıkarılmasının
ABD sanayisi için yaratacağı etkilerin değerlendirilmesi.


3- NATO’nun güney kanadında oluşabilecek olası
zafiyetler.


4- Türkiye-NATO ilişkilerine etkisi.


Savunma Bakanı
Mattis Türkiye’nin F-35 programının dışına çıkarılmasına karşı çıkmıştı.
F-35’lerin üretim sürecinde Türkiye olmazsa programın yürütülmesinin iki yıl
gecikeceğini söylemişti. Çünkü Türk firması AYESAŞ F-35’lerin önemli iki ana
unsurunun tek tedarikçisi durumunda. Amerikan ordusunun EUCOM Avrupa gücü
komutanlığı Türkiye’nin yanında ve Türkiye’nin NATO için önemine vurgu
yapıyorlar.


Suriye’de YPG
ile ortak çalışan CENTCOM’un generalleri ise Türkiye’ye karşı olan tavırlarını
sürdürüyorlar.


F-35’lerle
ilgili şu anki durum:


1- Lockheed Martin firması Türk pilotlarına eğitim
verecek uçakların teslimatını 21 Haziran’da gerçekleştirdi.


2- Bu uçaklar şuan ABD’de ve orada bulunan Türk
pilotlara eğitim veriliyor. Ancak uçaklar ABD dışına çıkarılamıyor.


3- ilk F-35 uçağının 2019 yılında Türkiye’ye
getirilmesi ve 2020 yılında faaliyete geçmesi planlanıyor.


4- Türkiye ABD’nin F-35’lerle ilgili raporunu sert bir
dille eleştiriyor.


Türkiye’ye
uygulanan ABD ambargolarını incelediğimiz zaman ABD kendi çıkarını ve
menfaatlerini daima ön planda tutuyor. Türkiye kendi, ulusal güvenliği için
oluşan tehditleri önlemek ve bertaraf etmek adına tedbirler almaya ve
uygulamaya başladığı zaman ABD ile ters düşüyor. Çünkü ABD her zaman ve her
durumda “önce ben” diyor. ABD’nin müttefik Türkiye’ye yönelik beka tehditlerini
anlaması ve görmesinin zamanı gelmiştir.


06.09.2018


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir