EKONOMİ & FİNANS & KALKINMA & DIŞ TİCARET

FINANCIAL TIMES :
AKILLI BİR OTOKRAT NEYİ KONTROL EDEMEYECEĞİNİ BİLİR

İngiliz Financial Times gazetesi dolar kurunun lira
karşısında rekor kırmasını ‘Liradaki düşüş Türkiye’yi faiz artırımına zorladı’
başlığıyla sürmanşetinden verdi ve konuyla ilgili hem bir haber/analiz hem de
başyazı yayımladı.

Financial Times (FT) “Akıllı bir otokrat neyi kontrol edemeyeceğini
bilir” başlıklı başyazısında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın piyasaların faiz
artırım talebine karşılık vererek doğrusunu yaptığını belirtti ve şu ifadelere
yer verdi:

“Erdoğan küresel finansın seyrinin ne derse ona göre
hareket etmeyeceğini öğreniyor. Akıllı bir yönetici politikalarını da
değiştirmeyi bilmelidir. Faizlerin yükseltilmesi doğru bir karardı. Başka
benzer adımlar atmak durumunda da kalabilir. ”

BBC Türkçe’nin aktardığına göre FT başyazısında liradaki
düşüşün önlenememesi halinde 2001 yılındaki kriz öncesi görülen “eski kötü
günlerin” yeniden yaşanabileceği uyarısında bulunarak şu ifadelere yer
verdi:

Söylemeye dahi gerek yok Erdoğan’ın otokratik yönetimi
altında Merkez Bankası’nın bağımsızlığı düşüncesi de çok uzun bir zamandır
geçerliliğini kaybediyor. Hassas konularda karar verme gücü yalnızca
kendisinde.

Uzun bir zamandır para birimindeki değer kaybına verilecek
en bariz yanıt olan sert bir faiz artırımı seçeneğini hayata geçirmekten
kaçınıyordu.

Bu direnç kısmen ideolojik nedenlerden kaynaklanıyor.
Erdoğan faizi ‘tüm kötülüklerin anası ve babası’ olarak tanımlıyor.

Ancak bu direncin siyasi nedenleri de var. Gücünü
pekiştirme planlarının başarıya ulaşması Kasım 2019’da olması gerekirken 24
Haziran 2018 tarihine çektiği cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin her
ikisini birden kazanabilmesine bağlı.

Bu siyasi kumar liradaki düşüşün hızlanmasıyla birlikte
giderek riskli bir hal alıyor.

‘ESAS SORU ARTIRIMIN YETERLİ OLUP OLMAYACAĞI’

FT yazıda Türkiye’deki yüksek enflasyon cari açığın
finansmanı için yabancı sermaye girişine duyulan ihtiyaç ve kurdaki yükselişin
döviz borcu olan şirketler üzerine yarattığı baskılar gibi ekonomiye yönelik
bir dizi ciddi riskin sürdüğüne dikkat çekti:

Tüm bu risklerin ışığında harekete geçilmesi şarttı. Esas
soru Merkez Bankası’nın ‘geç likidite penceresinde’ yaptığı 300 baz puanlık
faiz artımının yeterli olup olmayacağı.

Bunun alternatifleri döviz rezervlerini kullanmak ve
sermaye kontrollerine başvurmak olur. Sermaye kontrollerine başvurmak ülkeye
fon girişini azaltır.

Türkiye’nin döviz rezervleri Nisan ayı sonu itibariyle 85
milyar dolar olduğundan dolayı ilk seçeneğe başvurmak mümkün görünüyor. Ancak
Ağustos 2016’dan bu yana rezervler 17 milyar dolar azaldı. Rezerv kullanımının
da bir sınırı var.

Para biriminin zayıflığı Erdoğan’ın Türkiye’nin finans
piyasalarının güvenini kaybetmesine neden olan alışılmadık görüşleri ve
dengesiz politikalarına yönelik yüksek sesli bir uyarı oldu.

Finans piyasaları hapse attığı bahtsız gazeteciler gibi
değildir. Beğensin ya da beğenmesin piyasaların olumlu düşünmesine ihtiyacı
var. Bunu geri kazanabilmesinin yolu da gerçekçi ve aklı başında politika
yapmaktan geçiyor.

BİR TÜRK YETKİLİ: ERDOĞAN’IN DANIŞMANLARI BİR GRUP
GERİZEKALI VE DALKAVUK

FT başyazısının yanı sıra liradaki değer kaybıyla ilgili
“Döviz krizi Erdoğan’ın kuşatma altında olduğu düşüncesini
derinleştiriyor” başlıklı bir de haber/analize sayfalarında yer verdi.

Gazetenin Ankara muhabiri Laura Pitel imzasıyla yayımlanan
yazıda Erdoğan’ın ekonomi kurmayları arasında “az sayıda kalan piyasa
dostu” isimlerin liradaki düşüş karşısında dikkat çekici derecede sessiz
kaldıkları belirtildi.

Haberde Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın liradaki düşüşün
“yurt dışı kaynaklı bir operasyon” olduğuna dair sözlerine yer
verildi ve şöyle devam edildi:

Albayrak’ın son yıllarda cumhurbaşkanının en yakın
kurmaylarından birine dönüşmesi cumhurbaşkanlığı sarayındaki kuşatılma hissinin
giderek arttığının da bir sembolü oldu.

Analistler ve yetkililer Türk siyasetine ağırlığını
koyduğu 15 yıllık süre boyunca karşı karşıya geldiği hem gerçek hem de hayali
tehditlerin Erdoğan’ı kendisine yalnızca duymak istediklerini söyleyen kapalı
bir grup insanın içine çekilmek zorunda bıraktığını söylüyor.

Türk bir yetkili ‘Danışmanları bir grup gerizekalı ve
dalkavuktan oluşuyor’ dedi ve ‘Artık aklıbaşında tavsiyeleri dinlemez oldu’
diye ekledi.

‘MEHMET ŞİMŞEK’İN SESİ YİĞİT BULUT GİBİ ‘EKSANTRİK’
KİŞİLER TARAFINDAN BASTIRILDI’

Haberde “hükümetin en kıdemli ekonomi yetkilisi”
olarak tanımlanan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in liradaki sert düşüşün
ardından yalnızca sağduyulu politikaların galip geleceğini “umduğunu ve
buna inandığını” söylediği İngilizce bir Twitter mesajı attığı ve bundan
sonra da Merkez Bankası devreye girene kadar “hayvan videosu ve
Galatasaray’ı tebrik eden bir mesaj haricinde lira hakkında tek kelime dahi
etmediği” ifade edildi.

Haberde Şimşek’in sesinin “cumhurbaşkanının ekonomi
ekibinin içindeki daha eksantrik kişiler” tarafından bastırıldığı
belirtildi. Bu isimlerden birinin Yiğit Bulut olduğu vurgulandı.

Yazıda şu ifadelere yer verildi:

Piyasalar erken seçim ilan edilmesinin ardından 24
Haziran’daki seçimlerin siyasi belirsizliği bitireceği ve çok ihtiyaç duyulan
reformların hayata geçirilmesini sağlayacağı beklentisiyle yükselişe geçti.

Ancak Erdoğan bu ay içerisinde Londra’ya yaptığı bir
ziyaret sırasında faiz oranlarının yükseltilmesinin zararları hakkında
yatırımcılara nutuk çekti ve ekonomi politikalarını daha fazla kontrol
edeceğini söyledi.

Londra merkezli bir danışmanlık şirketinden bir analist
‘Bu gerçek bir dönüm noktası oldu… Yatırımcılar uzun yıllardır bu hükümetin iş
dünyası yanlısı olduğuna inanıyordu. Ama şimdi bana (Erdoğan’ın) bu
söylediklerine gerçekten inanıp inanmadığını sormaya başladılar’ dedi.

Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz cumhurbaşkanının
seçimlerde oylarını artırmak için ulusal bir kriz varmış duygusu yaratmak adına
bilinçli bir şekilde liradaki değer kaybına izin verdiğini öne sürdü.

Nedeni ne olursa olsun ekonomistler cumhurbaşkanının
ülkeyi resesyonun eşiğine sürüklediğini düşünüyorlar.


































































LİNK : http://haber.sol.org.tr/turkiye/ft-akilli-bir-otokrat-neyi-kontrol-edemeyecegini-bilir-238291 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir