Tüm milletin parasıyla kurulmuş bir fabrika düşünün.

Bu fabrika yıllarca çalışmasına rağmen üretmesi
gereken bütün ürünlerin bozuk veya yararsız olduğu ortaya çıkıyor.

Ancak fabrikanın başına geçen tüm müdürler sürekli
basın toplantısı düzenleyerek ne kadar başarılı olduklarını ve yeni projelerini
ballandıra ballandıra anlatıyorlar.

Bu fabrikanın ismi Milli Eğitimdir. Üretmesi gereken
ürünlerde bilgili,kaliteli ve ahlaklı insandır. Hadi bir bakalım..ne kadar
başarılı..

Uzun yıllar boyunca milyar dolarlar harcayarak
öğrencilere öğretmeye çalıştığımız bazı temel derslerin ülkemizde gözlemlediğim
sonuçları şunlardır.

Türkçe Dersi : Türkçe konuşamayan,ne
dediği anlaşılmayan ve okuduğunu anlamayan insanlar çoğunlukta. Kitap,dergi ve
gazete okuma alışkanlığı yok gibi. Bir sayfadan uzun yazıyı kimse okumuyor.
Okumak ve yazmak yerine genelde komik ve heyecanlı videolar izleniyor.

Matematik: Hesap makinesi olmadan dört
işlemi bile beceremeyen ve matematiksel mantıklı düşüncenin yaşamlarında mumla
arandığı insanlar buradan geliyor.

Fen Bilimleri : Hala dünyanın düz
olduğuna inanan ve bunu hırsla anlatan insanları kendi gözümle gördüm ve
kulağımla duydum dersem bu alandaki başarımızı anlatmak için yeterli olacaktır.

Yabancı Dil : Örnek olarak İngilizceyi
alırsak bu dili ( anlayıp konuşamayan) – (anlamayıp konuşan) – (hem anlamayan
hem de konuşamayan) ve genel olarak yabancı dil öğrenmenin tamamen gereksiz
olduğunu düşünen insanlar buradan gelmektedir.

Din Kültürü : Hala namaz, oruç, zekat ve
hac gibi ibadetlerin nasıl yapılması gerektiğini saatlerce televizyon ve
diyanet işlerini soru yağmuruna tutarak öğrenmeye çalışan ve türlü kötü niyetli
sahte şeyhlerin uydurduğu her türlü yalana hemen inanan insanlarımız da bu
bölgeden selamlıyorlar. Tabi başka din ve inançlar konusundaki bilgide
“gavur işte hepsi” aşamasından öteye geçmemiştir.

Müzik: Hiç bir müzik aleti çalamayan, kaliteli
müzik dinlemeyi bilmeyen, klasik müziği sadece çağrı merkezlerini aradığı zaman
dinlediği bir şeyler olduğunu sanan ve müzik kültürü ortalama olarak
“Pelinsu Eceler Yansın Geceler” temelinde gelişmiş yurttaşlarımız da
bu derslerin ürünüdür.

Beden Eğitimi : Sporseverlik olarak maç
ve at yarışı izleyen, okul ve askerlik dışında hayatında tek mekik bile
çekmeden yaşayan çoğunluk kardeşimiz de bu dersin spordan soğuttuğu insanlardır
İkinci spordan soğuma askerde gerçekleşir.

Dersler genelde beden eğitimi
öğretmeninin öğrencilere bir iki top verip ortadan kaybolmasıyla işlenir.

Felsefe : O ne ki..gavur işi bişiydir
insan dinden falan çıkar.

Kısacası ben eğitimimizi son derece başarılı
buluyorum. Büyüklerimiz de çok başarılı olduğunu söylüyorlar ve ben
büyüklerimizin her dediğine hiç sorgulamadan inanırım çünkü ben de bu sistemde
eğitim görmüş yurttaşlardan biriyim (üretim hatasıyım yalnız)

Aşırı düşünmeyelim bu işleri.. Eğitim falan çok da
önemli değildir. Zaten bir insanın ihtiyacı olan tüm bilgiler televizyondaki
tartışma programları, diziler ve Internet haber sitelerinden öğrenilebilir.

Hadi bakalım davulcubaşı


Ver Onuncu Yıl Marşını

Ver Mehteri


































































Aydın Serdar Kuru

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet