03.07.2020




Fatih Bilişim Projesinde etkili eğitime
başlamadan önce çocuklarımızın beraberlerinde getirecekleri öz verileri dikkate
alınarak ve tespit edilecek eksiklik ve yanlışları onarılarak genel eğitime başlamaları
bu güncelde artık daha fazla önem kazanmıştır.


Bu eksikler veya tam olması gereken bilgiler
esas itibariyle:


1- Örf, adet ve gelenekleri
içeren bütün milli ve ulusal kimliğin ana fundament olması ki bu özgüvenli bir
vatandaşlık profilinin olmazsa olmazıdır.


2- Genel eğitime geçme aşamasında
yaş, sosyal durum ve çevreden elde edilmiş yeti ve kazanımlar doğrultusunda
Fen, Edebiyat, Güzel Sanatlar vs. gibi alanlara ön geçiş için çocuklarımızın
yeterlilik oranlarının hatasız olarak tespit edilmesidir. Bunda alınacak esas,
çocukların ne olmak istediğinden önce, neye yatkın olduklarının ortaya
çıkarılmasıdır. Çünkü bu tespit sadece çocuklarımızın değil milli
müktesebatımızın geleceğinin de bireysel yeterlilik ve liyakat bileşkesinde bir
güvencesidir.


3- Yapılan tespitler sonucu elde
edilen bütün değerler, bundan sonra da hayatlarında yol gösterici olarak bir
amentü gibi yazılıp çocuklarımıza rapor halinde verilmelidir. Bu belge belki de
genetik kontrolleri kendi ellerinde olmayan çocuklarımızın hayatlarında
alacakları ilk diplomaları olacaktır.


4- Uygulama geçmeden önce de
itinayla seçilmiş eğitim personelinin, kendi milli ve ulusal verilerinin
yerinde olup olmadığı kontrol edilip gerekli önlemler alındıktan sonra öğretmen
kadrosu göreve atanmalıdır. Ve bu kadronun liyakat esaslarında, en hakça ve
adil şartlarda seçilmesi ve tamamen siyasi olgulardan, bağlantılardan
temizlenmiş olması mutlak sağlanmalıdır.


Çünkü eğitim siyasaya göre değil,
tamamıyla milli, ulusal varlık, menfaat ve müktesebata yönelik olması gereken
bir Devlet hizmetidir. Kullanılacak programlar ne kadar kullanıcı dostu olursa
o kadar kolay, güvenli ve amaca yönelik çalışma sağlayacaklar ve çocuklarımızın
başarı oranını yükselteceklerdir.


5- Ne ve kimler tarafından
yönetildiği bilinmeyen bir Siyasi Parti veya İktidarın denetimine, Milli eğitim
gibi en hayati bir meselemiz asla bırakılamaz. Çünkü bilgi güçtür, lakin bütün
milli datamız başkalarının elindeyse kendi bilgimiz başkalarının gücü haline
gelmiştir artık. İşte milli eğitim de bu doğru bilinçle yapılırsa kendi milli
gücümüz olur. Neticede BT sadece bilgiye sahip olmak için kullanacağımız bir
araçtır, amaç değil.


6- BT manipülasyona da çok müsait
olduğu için milli siber güvenliği de Genel Eğitim Projemizin ayrılmaz ana
prensibini teşkil edecektir. Manipülasyon derken de esas alınması gereken
husus; verilmesi gereken bilginin bir ters algı operasyonu haline getirilmiş
olmasıdır aslında. Fatih Eğitim Projesi de acilen, bir oldubitti Projesi olarak
emperyalist ivmeyle başarılı olabilecek çocuklarımızın emperyalist Batıya
peşkeş çekileceği bir emperyalist olta Proje olma konumundan kurtarılmalıdır.


7- Yüksek düzeyli bir dijital
eğitim Projesi her şeyden önce yüksek düzeyli bilgi ve tecrübeye sahip BT
Organizatörü ve Analist-Programcı kadrosu gerektirir. Çünkü iyi bilinmelidir ki
birçok hatalı projeyi bile aslında tek bir yüksek düzeyli Programcının
kurtardığı çok görülmüştür. Bunu 40 yıllık ve yarısı yurt dışında geçmiş meslek
tecrübeme dayanarak söylüyorum. Yani BT Projelerinde doğru analiz ve kaliteli
Programcı her şeydir.


8- Projede milli ve Açık kaynak
kodlu Linux (Pardus) tabanlı işletim sistemi ve yazılım seçilmesi olumludur. Ne
ki bu milli sistem her seviyede siber saldırılara dayanıklı ve bilhassa da data
manipülasyonlarına çok duyarlı bir milli güvenlik sistemiyle de azami koruma
altında tutulmalıdır.


9- Çocuklarımızın etkileşimli
derslerde, diğer paylaşımcılardan gizli kendi müsvedde alanlarında sorulara
açık cevaplar vermeden önce hesaplamalarını da yapabilmeleri gerekir ki az hata
oranıyla yüksek güven yüzdesine sahip olabilsinler. Bütün bu işlemler için de
klavye ve fare kullanabilir olmaları gerekir.


10-  Etkileşimli tahtalar çok daha verimli hale
üst düzey Programcılar tarafından getirilmelidir. Ki bu cihazlar sadece uzak
eğitimler için değil okullarda aktif eğitimde de olmazsa olmaz araçlar
olmuşlardır artık.


11-  Sadece klavyeli ve fareli PC tabletlerle uzak
eğitim yapılabilir. Çünkü etkileşimli eğitim ancak bu araçlarla sağlanabilir.
Çocuklara tablet verilmesi çok yanlıştır. Fatih Projesi raporunda bu hatanın
kendileri tarafından da görüldüğünü okumak, 9 yıl gecikmeli de olsa en az bir
aferin gerektirir hani.


12-  Fatih Uzak Eğitim Projesi bir rant İktidarı
tarafından sahneye konup ve sadece rant ağırlıklı (Hardware) tarafı dikkate
alındığı için, oysa düşünce (Software) tarafı ilk önce analiz nedeni yapılması
gerekiyorken, neyi, neyle, nasıl yapacağı belli olmayan böyle bir Proje,
kuşkusuz havada asılı kalmış ve konu da şimdilik zararla kapanmıştır. Bu
elbette hazin bir durumdur, 18 yıldır böyle birçok sahte rant Projelerinin
kefaletini ödemek zorunda kalan ülkemiz ve onun mağdur vatandaşları için.




Görüldüğü üzere, işte ancak bu kadar ön
araştırma ve çalışma yapıldıktan, üstüne de bütün fizibilite çalışmaları
yapılıp yetkili onaylar alındıktan sonra ancak Fatih veya adı her ne olacaksa
yeni ve amacı salt milli menfaat olan bir Genel Eğitim Projesine başlamak, daha
amaca yönelik ve ulusal desteğe de hak kazanır olacaktır.




Sosyal, ekonomik, jeopolitik, stratejik, örf,
adet, gelenek, milli uygarlık tarihi, ulusal kimlik, Cumhuriyetin kurucu
ilkelerinin ve Atatürk Devrimlerinin bileşkesinde bir milli eğitimin evrensel
anlamda da ne kadar bilimsel olduğunu ve yarınlarda da olacağını, bilmem
tartışma konusu bile yapmaya gerek var mı?




Büyük Atatürk’ün, şayet yaşıyor olsaydı
vereceği ilk öğüt; ‘her şeyden önce kendi Bilgi İşlem Sisteminizi kurup yabancı
kaynaklardan tamamen bağımsız bir milli sistem ile kendi milli eğitiminizi
kendi kontrolünüzde sağlamalısınız. Ayrıca bütün Bilgi İşlem araçlarınızı da
kendiniz imal etmelisiniz’ olurdu kuşkusuz…




Sosyal Medya aslında bir sosyal aynadır.
Bilhassa da her gün o sosyal sahnede yer alan her seviyedeki popülist İktidar
yöneticileri, kanun koyucuları ve yürütücüleri bağlamında. Ne yanlışın varsa o
aynayı hemen tutarlar yani suratına.




Aslında Erdoğan’ın, kadın olduğu için
kardeşlerin de en akıllısı ve duyarlısı olması gereken kızına da söylemek
gerekir ki; en ufak bir günahı olmayan, üstelikte yeni doğum yapmış bir
siyasetçi kızı, şayet haksız ve acımasızca halka açık mesajlarla hakarete
uğruyorsa, bunun asıl günahı, aslında evladı ve/veya hayat arkadaşı olduğu
siyasilerdedir. Yani babası yüzünden hırsızlık yapmış bir evladın bakir
günahsız lığıdır, onunkisi de.




O halde bu genç Bayan da mağduriyetine sebep
olanlara diyebilmelidir ki; ‘yasal konumlarınız gereği size açıkça içlerini
boşaltamayanlar bunu bizlere yaparak sizlerden intikam alıyorlar. Şayet
günahsız bizlerin hakarete uğramaması için, önce siz kendinize ve güvenilmez
ikircikli siyasalarınıza ayar çekmelisiniz ki evlat ve eşleriniz de güvende
olabilsinler. Ve çözüm asla ceza değil, aksine sosyal toplumun itimadını
kazanmaktır diyebilmelidir…
 

Kaynakça: Milli Eğitim Sisteminde Teknoloji
Entegrasyonu – (Onursal Adıgüzel).




Serendip Altındal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet