İLAHİYATÇI CEMİL KILIÇ
: MÜFREDAT LAİK DEVLETE KARŞI

Okullarımızda şu adlarla dini dersler veriliyor.

• Temel Dini Bilgiler
İlköğretim 1- 2

• Temel Dini Bilgiler
(İmam Hatip Ortaokulu)

• Temel Dini Bilgiler
Ortaöğretim ( 1- 2 )

• Peygamberimizin
Hayatı (İlköğretim)

• Peygamberimizin
Hayatı (Ortaöğretim)

• Kur’an – ı Kerim
(İlköğretim ve Ortaöğretim)

• Din Kültürü ve Ahlak
Bilgisi ( İlköğretim ve Ortaöğretim )

Bunlardan sadece biri zorunlu diğerleri ise seçmelidir.
Zorunlu olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleridir. Öncelikle şunu
belirteyim; Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin yeni müfredatı henüz yok. Taslak
müfredat, HENÜZ kesin müfredat olarak açıklanmış değil. Okulların açılmasına
birkaç gün kala kesin müfredatın açıklanması sürpriz olmaz. Lakin açıklanmazsa
bu sene okutulacak olan müfredat geçen yılki müfredat olacaktır. O müfredat da
zaten AİHM tarafından mahkum edilmiş bir müfredattır. Bu konuda 2014 yılı AİHM
kararına başvurulabilir. Kararda özetle; Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
derslerinin Türkiye’deki inançsal çeşitliliği yansıtmadığı ve bu nedenle de
zorunlu olamayacağı vurgulanıyor. AİHM tarafından insan haklarına aykırı olduğu
hükmü verilmiş olan bir müfredat yaklaşık 2 yıldır uygulanmaya devam ediyor.
Diğer bir ifadeyle karar fiilen tanınmamış haldedir.

Kur’an – ı Kerim ders müfredatı ile ilgili de herhangi bir
açıklama yapılmış değil. Bakanlıkça verilen müfredatla ilgili bağlantılarda hem
Kur’an – ı Kerim derslerinin hem de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin
öğretim programları yer almıyor.

Ben bu vesiyleyle başta eğitim sendikaları olmak üzere,
demokratik kitle örgütlerini / sivil toplum kuruluşlarını müfredata karşı dava
açmaya çağırıyorum.

“Temel Dini Bilgiler”,”Peygamberimizin
Hayatı” İmam Hatip Liselerinde okutulan “Akaid ve Kelam” adlı
derslerle ilgili olarak şu konular esas alınmak suretiyle dava açılabilir:

1. Ders müfredatları,
yalnızca bir mezhebin bakış açısına göre hazırlanmıştır.

2. Ders müfredatları,
Türkiye’deki inançsal ve mezhepsel çeşitliliği yansıtmamaktadır.

3. Ders müfredatları,
devletin laiklik ilkesine aykırı unsurlar barındırmaktadır.

a. Cihad kavramının
müfredatta yer alması ve bu kavram işlenirken silah kullanma yetkisinden
bahsedilmesi laikliğe aykırıdır. (Cihad kavramının öğretilmesinden vazgeçildiği
yönündeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır.)

b. “Ateist, Deist,
Mürted ve Müşriklerle evlenilmez!” ifadelerinin yer aldığı Peygamberimizin
Hayatı adlı ders, din ve inanç özgürlüğü bağlamında temel bir insan hakkı
ihlalini içermekte ve büyük bir suç unsuru teşkil etmektedir.

c. Ders müfredatında
kullanılan dil ve terminoloji indokrine edici olup “Din Öğretimi”
kavramının dışına taşmakta ve belli bir din ve mezhebin empoze edilmesini
amaçlamaktadır. Böylece Milli Eğitim Temel Kanununa pek açok açıdan aykırılık
teşkil etmektedir. Malumunuz Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde “Din
Öğretimi Genel Müdürlüğü” mevcut ama din eğitimi ile ilgili bir müdürlük
söz konusu değildir. Zira böylesi bir müdürlük, laiklik ilkesine aykırıdır.

d. Ders müfredatlarında
Atatürk, Cumhuriyet ve Laiklikle ilgili hçbir ünite ve konu bulunmamakta, bu da
açıkça laiklik ilkesinin çiğnenmesi anlamına gelmektedir.

e. Derslerin seçmeli
olması demek, yukarıda ifade edilen esas ve ilkelere karşı muafiyet sahibi
olması anlamına gelemez.

Gelen tepkiler üzerine dini derslerin müfredatından had
cezası, ukubat ve muamelat gibi başlıkların çıkarıldığı anlaşılıyor. Ancak;
“İslam ve Toplum”, “İslam ve Ekonomi”, “İslam ve
Hukuk” gibi ünitelerin içeriğinde ümmet toplumu ve şeriat yasaları
propagandasının halen yapılmakta olduğu görülüyor.

Özellikle Peygamberimizin Hayatı adlı dersin 10. Sınıf
müfredatında yer alan “Medine İslam Devleti” başlığı altında laik
devlet düşüncesine karşı İslam Devleti ideolojisinin propagandası
yapılmaktadır.

Bütün dini derslerin müfredatlarında ve konu
anlatımlarında; “İslam Devleti”, “İslam Toplumu”,
“İslam Hukuku” gibi ifadeler ümmet ideolojisini esas alan bir söylemi
işaret etmektedir.

İmam Hatip Liselerinin ders müfredatında yer alan
“Akaid ve Kelam” dersinde Sekülerizm ve dünyevileşmenin (laikliğin)
bir inanç problemi ve ahlakî yozlaşma sebebi olarak gösterilmesi anayasanın;
din, inanç ve vicdan özgürlüğü ile ilgili maddelerine yönelik alenen aykırılık
içermektedir.

Anlaşılan o ki, Milli Eğitim Bakanlığı yoluyla Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin Laiklik ilkesi aşındırılmak ve nihayetinde bu ilkenin
içi tümüyle boşaltılmak isteniyor.

Buna yönelik itirazların sonuç alamaması durumunda kısa ve
orta vadede Türkiye’nin SOFT BİR DİN DEVLETİNE DÖNÜŞMESİ kaçınılmazdır.

Cemil Kılıç

Odatv.com


























































LİNK : http://odatv.com/egitim-sendikalari-ve-sivil-toplum-kuruluslari-mufredata-dava-acin-0909171200.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet