Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Tayyip Erdoğan’ın diploması hakkında karar

HKP’nin başvurusuna, YSK’dan yanıt geldi. YSK, HKP’nin
başvurusuna “ret” yanıtıyla döndü.

Türkiye Noterler
Birliği, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmak için sunduğu diplomasının fotokopisini,
aslını görmeden aslı gibidir şeklinde onaylayan noter katibine soruşturma
açmayan notere dün uyarma cezası vermişti.


Halkın Kurtuluş
Partisi (HKP) ise, konuyla ilgili olarak Yüksek Seçim Kurulu’na
(YSK) başvurarak dikkat çeken bir adım atmıştı.


HKP, YSK’ya
yaptığı başvuruda, Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun ilgili
maddelerinden; “Seçilme
Yeterliği”
ne sahip bulunmadığını, bu yüzden de
Cumhurbaşkanlığı mazbatısının iptalini ve Cumhurbaşkanlığı’nın
düşürülmesine karar verilmesini istemişti.


YSK REDDETTİ


HKP’nin başvurusuna,
YSK’dan yanıt geldi. YSK, HKP’nin başvurusuna “ret” yanıtıyla döndü.


YSK, HKP’ye
verdiği yanıtta, daha önceki başvuruları hatırlatarak, önceki kararların kesin
olduğunu hatırlatarak, Erdoğan’ın diplomasının yeniden incelenmesinin olanağı
bulunmadığını belirtti.


YSK oy birliğiyle verdiği kararında, şu ifadeleri kullandı:


“Anayasanın 79. Maddesi ile 298 sayılı kanunun 111/2 ve
132/4. Maddelerine göre, Yüksek Seçim Kurulu’nun verdiği kararlar kesindir.


Yasalar, Yüksek Seçim Kurulu kararlarının yeniden inceleme yoluyla
ele alınmasına olanak tanımamaktadır.


Kurulumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; konu hakkında daha
önce yapılan itiraz üzerine kurulumuzca 23.05.2018 tarihli, 2018/547 sayı ile
karar verilmiş olduğundan, yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar
verilmesi gerekmiştir.”


HKP’DEN AÇIKLAMA


Konuyla ilgili
olarak HKP’den de bir açıklama geldi. HKP, yaptığı açıklamada, “Bu
durumda, Tayyip Erdoğan kendisi çıkıp ‘ben sahte diploma fotokopisi
sundum’ diye ikrar etse, YSK bu yorum yöntemiyle ‘ama biz bu konuda bir
karar verdik, yeniden karar veremeyiz’ diyecektir. Hukuku böyle izah
edebilir miyiz”
diye sordu.


İşte YSK’nın o kararı:





“YSK ÜYELERİ GÖREVİ İHMAL SUÇU İŞLİYOR”


HKP’nin açıklaması şu şekilde:


“Bilindiği
gibi Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylık başvurusunda ibraz
ettiği belgeler arasında bulunan diploma örneğinin bulunmaması, bunun yerine
bir düplikat sunulduğu, sunulan düplikatın ise ASLI İBRAZ EDİLMEDEN,
dolayısıyla Noter tarafından aslı görülmeden bir nüshasının onaylandığı
anlaşılmış, bunun üzerine onay işlemini diploma aslını görmeden yapan notere
Türkiye Noterler Birliği’nce ceza verildiği ortaya çıkmıştı.


Parti
avukatlarımız, bir anayasal meslek kuruluşu olan Türkiye Noterler Birliği’nin
adı geçen kararı çerçevesinde ve bu kararı da sunarak YSK’ya yaptıkları
başvuruda, Tayyip Erdoğan’ın halen Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için anayasada
düzenlenen dört yıllık üniversite mezunu olma şartını yerine getiremediği ve bu
TAM KANUNSUZLUK hali sebebiyle Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı mazbatasının
iptal edilmesi gerektiği yönünde, YSK’nın henüz almış olduğu EMSAL kararlar
çerçevesinde başvuruda bulunmuştu.


YSK Başkanlığı 24
Haziran 2019 tarihinde tebellüğ ettiğimiz kararında, partimizin 2018 yılı
Cumhurbaşkanlığı seçimleri esnasında aynı yönde yaptığı başvuruyu reddetmiş
olmalarını gerekçe göstererek, ve yasanın “YSK’nın verdiği kararlar kesindir”
lafzına atıf yaparak “DAHA ÖNCE VERDİĞİMİZ KARARLARI YENİDEN ELE ALMAMIZA
OLANAK YOKTUR” gerekçesiyle yeni başvurumuzu diploma sorununa hiç
değinmeden reddettiği anlaşılmıştır.


TANE TANE ve En Sade Biçimde ANLATALIM:


1- “Yetkide
Paralellik” İlkesi gereğince, bir yasal kurulun, kendi kararını gözden
geçirmesi, yeniden incelemesi her zaman mümkündür. YSK’nın buna dair onlarca
karar örneği vardır.


YSK, bir hukuk garabeti yarattığı son İstanbul yerel seçimlerine
dair verdiği kararla YÜZDE YÜZ ÇELİŞEREK, aynı konuda bazı seçim bölgeleri için
sandık kurulu başkan ya da üyelerinin kamu görevlisi olmamaları sebebiyle
yapılan itirazları reddedebilmiştir. Dolayısıyla YSK için tek bir hukuksal
karar yoktur. İktidarın
pozisyonuna göre şekillenen,
birbiriyle çelişen pek çok karar
vardır.


Yine de mevzuata da değinmek gerekmektedir.


Anayasanın 79. Maddesine göre “seçim süresince ve seçimden
sonra
seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları,
şikayet
ve itirazları inceleme
ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçim
tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur.”


Keza 298 sayılı yasanın “Yüksek Seçim Kurulunun İşlem ve
Eylemlerine Karşı Şikayet” başlıklı 131. Maddesi uyarınca da “bu kanunda başka
bir merciye şikayet veya başvurma yolu gösterilmemiş ve fakat alt kurulların
görevleri sınırlarını aşmış olan veya bu mahiyette bulunan, kanuna aykırı
hareketlerden dolayı 110’uncu maddede gösterilenler tarafından, yazılı olarak,
doğrudan doğruya, Yüksek Seçim Kuruluna şikayet olunabilir.” Dolayısıyla, madem
YSK önceki kararına atıf yapmıştır, daha önce adaylık sürecinde yaptığımız
itiraz üzerine verilen karara karşı bu kere yeni delil ve tam kanunsuzluk
halinin ortaya çıkmasıyla yaptığımız yeni şikayeti inceleyecek olan 131. Madde
uyarınca kimdir?


YSK’dır!


2- Yasanın
“kesin karar” hükmü dışında, örneğin “mühürsüz oy pusulası” ve “mühürsüz oy
zarfı”nın kesin geçersiz olduğuna dair de emredici hükmü vardır. Buna rağmen
İktidar partisi temsilcisinin bir dilekçesiyle bu açık ve “emredici hüküm”
dediğimiz yasal kuralın dışına çıkan mutlak yasa dışı bir kararla, ülkenin
siyasal/hukuksal rejiminin değişmesine imkan veren bir referandum sonucu
açıklayan da aynı YSK’dır.


3- YSK kararında atıf
yapılan 298 sayılı kanunun
İtiraz
başlığını düzenleyen 112. Maddesinde “İtirazlarda, delillerin
hangi resmi makamlarda bulunduğunun bildirilmesi delil yerine geçer ve bu
delili seçim kurulu temin eder.” düzenlemesi mevcuttur. Biz önceki itiraz
başvurumuzda gerek Marmara Üniversitesinde, gerekse noterde bu belgenin bulunup
bulunmadığının sorulmasını istemiştik ve sunulan fotokopilerdeki gözle fark
edilebilen sahtecilikler sebebiyle savcılığa suç duyurusunda bulunulmasını
istemiştik YSK’dan. Bunları yapmış mıydı YSK?


Hayır!


Bu seferki
başvurumuzda Türkiye Noterler Birliği’nin kararını sunmamıza rağmen Türkiye
Noterler Birliği’nden ilgili dosyayı ve diğer evrakları istedi mi YSK?


Hayır!


Kendisine yapılan cumhurbaşkanlığı adaylık başvurusunda,
başvuruyla birlikte sunulan ve adaylık koşullarından olan diploma aslını
görmeyen YSK’nın, sunulan noter onaylı örneğinin de Noter tarafından aslı
görülmeden yapıldığı ortaya çıkınca, Anayasanın 79. Maddesi uyarınca bu yeni
şikayeti/itirazı incelemeye açıkça yetkili Anayasal organ olmasına rağmen, bu
incelemesinde –anayasa yolsuzluk inceleme yetki ve görevi de verdiğinden – Ceza
Muhakemesi hukukunu resen uygulaması gerekmez mi?


Bu durumda, bir başka Anayasal Kamu Kurumu olan Türkiye Noterler
Birliğinin ihdas ettiği idari işlem açıkça bir yeni delil değil midir?


Bu nedenle Ceza Muhakemesi Kanununun 172. Maddesi uyarınca yeniden
bir soruşturma yürütülmesi gerekmez mi?


Bu kişi Tayyip Erdoğan ise, YSK bütün bu sorulara “Hayır” cevabı
vermektedir. YSK, “padişahımıza karşı hukuk, kanun, anayasa, haşâ”, demektedir
adeta.


Aynı sandık
kurulunun gözetiminde kullanılan ve aynı zarftan çıkan dört oyun; sandık kurulu
“usulsüzlüğü” sebebiyle ve buna rağmen yalnızca birini geçersiz sayan,
diğerlerini geçerli kabul eden YSK’nın hukuk algısına daha fazla hukuksal
açıklamaya gerek görmüyoruz.


Çok açık ki, bu
majestelerinin YSK’sıdır.


Ancak bizlerin
Hak, Hukuk, Adalet mücadelesine, majestelerinin emriyle mani olunamaz.
Halkımız, bunca hukuksuzluğa, haksızlığa dur demeyi öğrenmektedir. Bu nedenle
hukuksuzlukta direnenlerin, “direnenlerin hukuku”yla karşılaşma günü
yakındır…”


Odatv.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış