Çözemediğimiz
Ulusal Sorun; Eğitim !..

Önümde bir liste duruyor, ‘En Etkili Eğitim
Sistemleri ve PİSA Sıralaması’.   Sözüm
ona en başarılı ilk 20 ekonomi sıralamasında yer alması ile övündüğümüz
ülkemizin adı listenin ilk onu arasında dahi yok.   Yadırgamıyorum, zira PİSA sıralamasında
40’lı basamaklar içerisinde olduğumuzu hemen her dönemde üzüntü ile zaten
izliyoruz.

Gelişmemiş ve hatta gelişmekte olan ülkelerin en
başarısız oldukları konudur eğitim sistemleri. 
Bizim ülkemizde de durum farklı değildir.  Orta çağın son müjdesi olan Rönesans dönemini
yok sayan Osmanlı Devleti, ilerleyen yüzyıllarda da bilimsel gelişmelerden
nasibini alamamıştır.  Osmanlı’nın gerek
devlet anlayışı ve gerekse eğitim düzeni olarak baş tacı ettiği medrese
sistemi, pozitif bilimleri ve sanatsal uygarlığı bir türlü anlayamamış ve
bünyesine uyduramamıştır.  Sonuç olarak
gelişmiş ülkeler arasında yerini alamamış ve geri kalmışlık kisvesini üzerinden
sıyıramamıştır.

Cumhuriyet dönemi, bu gerçeği anladığımız ve
eğitim ile öğretim sistemimize çeki düzen vermeye çalıştığımız bir devrimin
müjdecisi olmuştur.   Ancak gerek
içimizden çıkan feodal kalıntıların baskısına direnemeyen yöneticilerimiz ve
sonrasında da emperyalist ülkelerin, özellikle ABD’nin karşımıza çıkardığı ince
hesapları çözümleyemeyen devlet erki, bizleri bu çağdaşlığa yürüyüşten ala koymuş
oldu.  Üstelik adına NATO denen askeri
düzenin bizi kendisine bekçilik ile ödüllendirmesini çağdaşlık ve uygarlık
sanan dönemin devlet adamları, Cumhuriyetin birçok kazanımı yanında eğitim
seferberliğimizi de akim bıraktı.   İşte
geldiğimiz noktanın yakın tarihimizdeki izdüşümü budur!

Halen yöneticilerimizce iyi anlaşılamadığını
izlediğim konu, çağdaş uygarlık kavramını içselleştirememeleri ve muasır
medeniyet olarak önümüze hedef olarak konan dar boğazı aşamamış
olmalarıdır.  Kanımca aşmak için de özel
ve etkin çaba göstermek niyetinde görünmüyorlar.   Tek değer yargılarının dolarla ve borsa ile
başladığını ve beton yapılaşma ile devam ettiğini esefle izliyorum.   Herhalde demokrasi kavramını amaç değil araç
kabul edenlerin başka türlü davranış sergilemesini de beklemek doğru olamazdı,
diye düşünüyorum.

Bazı okurlarım beni yanıltıcı olmakla
suçlayabilirler ve altımızda son model otomobiller, elimizde yeni telefonlar,
önümüzde bilgisayarlar, bilmem kaç kanallı televizyonlar varken bu yorumun
doğru olamaz diyebilirler.  Böyle
düşünenlere uygar ve teknolojisi gelişmiş ülkelerin mallarının en birinciye
varan müşterisi olmamızın gelişmişlik olmadığını, hatta uygar dünyanın sadece
müşterisi olmamızın bizim gelişmişlik kıstasımız sayılamayacağını anımsatmak isterim.  Bizler teknoloji üreten uygar toplumların mal
sattıkları pazarın artık bir kölesi sayılabiliriz bence!

O halde daha da gecikmeden eğitim denen ulusal
sorunumuzu çağdaş zeminle uyumlu hale getirmek zorundayız.  Eğitim konusuna yıllarını vermiş bir
eğitimcimiz Sayın Şermin Külahoğlu, eğitim sözcüğünü “gelişim süreci” olarak
tanımlıyor.  Öğretmeni “geliştiren” ve
öğrenciyi ise “gelişen” olarak ele almamızı öneriyor.  Bu kavramlar içerisinde eğitimin durağan ve
belirli sezonlarla sınırlı olmayan, öğrenciyi tüm yönleri ile ele alarak yaşam
boyu sürecek bir gelişim çizgisine taşıyabilen dinamik yapılanma olduğunu
anlıyoruz.

Eğitim ve öğretim kavramı iyi bir okur-yazar
yetiştirmekten öteye insanın bedensel, bilişsel, duygusal, sosyal, cinsel ve
ahlaki olarak gelişmesi sürecidir.   Bu
süreç ise sadece adına okul denen bir çatı ve öğretmen kabul edilen kişi ile
yönlendirilemez.  Eğitim çok iyi
yetiştirilmiş öğretmenler yanında rehberlik hizmeti verebilen psikolojik
danışmanların, sosyal hizmet uzmanlarının, gereken hallerde devreye girecek
özel eğitim uzmanlarının birlikte çalışabilecekleri bir özverili grubun çabası
ile gelişebilir.

Ülkemizin bir üst yetkilisinin bir sabah kalkarak
TEOG sistemini beğenmiyorum yorumunu irdeleyecek ve bu talebin nerede haklı ve
nerede haksız olduğuna karar verebilmek iradesine sahip olarak sistemin
yürütülmesini sağlayacak yetkin kişilerin yer alacağı bir dünyadır eğitim
sistemi.   Aksine, halen görevde olan
Talim Terbiye Kurulu Başkanı gibi,  Evrim
Teorisi neden yok sorusuna tornavida, çekiç, kerpeten benzetmeleri ile komedi
türü cevap vermek gibi müfredat kavramından bihaber olduğu anlaşılan yetersiz
kadroları işe koşmakla, gerek eğitimin sınav sorununu ve gerekse TEOG
problemini çözebilmek olası değildir. 

Dünya düzeyinde başarılı olan Finlandiya ve Güney
Kore örnekleri ortadadır.   Bu iki
devlet, eğitim sorununa “yönlendiren okullar” kavramı kazandırmışlardır.  Öğrencinin öncelikle işbirliği kültürü ve
insanlık adına sevgi ve güven iklimi ile yetişmesini öne çıkarmışlardır.  Her iki devlet bu amaçlar için farklı
yöntemler tesis etmiş olmakla birlikte, ortak yanları öğretmen kalitesini ve
saygınlığını özenle dikkate almalarında birleşmiştir.   Böylece modern dünyada çocuklar nasıl
öğrenmeli, nasıl çalışmalı ve başarısız olmaları halinde bile nasıl yoluna
yeniden devam edebilmiş olmalıdır yöntemi ortaya çıkarılmıştır.   Amaç çok bilen ezberci ayaklı kütüphane
üretmek değil, kişilikleri gelişmiş nitelikli insanlar yetiştirmektir.

Bizim ülkemizin halen aşamadığı eğitim engeli ise
belirli bir sezon sonrası çoklukla sıralanmış şıkları işaretlemekle sonuç
vereceğine inanılan sınav belgesinin yeterli çıtaya ulaşabilmesinden
geçmektedir.   Bu geçerli puana yazı –
tura hesabı ile ulaşabilenleri bile başarılı kabul etmek yanlışı devam
etmektedir.   Kaldı ki, kişisel kanaatim
odur ki, bizi yönetenler; sorgulayan, aklını kullanmayı öğrenen, araştıran ve
haklı olduğunda da itiraz edebilen insanları yetiştirmek için değil, daha çok
biat kültürüne bağımlı yetiştirilmiş ezberci öğrenciler elde etmeyi özellikle
tercih etmektedirler.  Kimine göre de
bunun nedeni iktidar erkinin devamına katkı sağlayacak bir arka bahçe üretmek
tercihi imiş.   Eğer böyle düşünülüyor
ise, hem ülkemize ve hem de yarınımızı emanet edeceğimiz geleceğin yetkin
kuşaklarına ihanet ediliyordur demek isterim!.. 

Kıssadan hisse: “İhanetin nedeni olmaz, bedeli
olur.  O bedel ise bir gün ödettirilir!”

(Mustafa Kemal Atatürk).


















































Erdal Akalın (05.11.2017)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet