MÜYESSER YILDIZ : İşgal
Altında Olmayan Ayasofya Kurtarıldı… İşgal Altındaki Adalarımızı Kim Kurtaracak
????


Eşek Adası başta olmak üzere,
Yunanistan’ın 16 adamızı işgal etmesi egemenlik haklarımızın ve
bağımsızlığımızın ihlali değil midir?


E-POSTA : konuk_yazar@sunsavunma.net


15 Temmuz 2020


Müyesser Yıldız, Sincan Kadın Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu,
G4 Blok 


Haziran başında
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini savaş sebebi sayacaklarını
açıklayan Yunanistan Savunma Bakanı Panagiotopoulos, “Her
türlü senaryoya hazırlanıyoruz. Elbette bu olasılıklar arasında askeri müdahale
de var. Bunu yapmak istemiyoruz, ancak egemenlik haklarımızı azami derecede
korumak için mümkün olan her şeyi yapacağımızın anlaşılmasını sağlamak
istiyoruz”
dedi.



Erdoğan ona şu karşılığı verdi:



“Yunanistan boş durmuyor, kuru sıkı atıyor. Türkiye’ye laf
atılır mı? Haddini bil! Bilmezsen Türkiye’nin yapacağı şey bellidir.”




Gerilimin yükseldiği bugünlerde iktidar yazarlarından birisi, Türkiye’yi
çevreleme planının Irak, Suriye, Libya ve Akdeniz’de nasıl püskürtüldüğünü
anlatırken, Yunanistan’a da şu uyarılarda bulundu:



“Eğer Yunanistan İsrail’in, AB’nin, Mısır’ın gazına gelip
Türkiye ile boy ölçüşmeye kalkışırsa, bu ülkelerin kendisini bir terör
örgütüne, bir araca, bir malzemeye dönüştürdüklerini görecektir. Eğer Atina, bu
ülkelerin gazına gelip adalar üzerinden Türkiye’yi sıkıştırmaya kalkışırsa çok
geçmeden On İki Ada meselesi Atina’nın aleyhine şekilde masaya sürülecektir.
İşte o zaman bu ülkelerin verdikleri ‘gaz’ kadar Atina için yapacakları çok
şeyleri olmayacağı görülecektir. [Türkiye’nin] Ege’de attığı adımlar çok ciddi
jeopolitik akıl içeriyor. Atacağı adımlar da öyle olacaktır.”




O bunları yaparken Ankara’nın yeniden peşinden koşmaya başladığı Avrupa Birliği
Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Joseph Borell, Yunanistan
Dışişleri Bakanı Nikos Dendias’la Türkiye-Yunanistan sınırındaki Kestanelik
Geçiş Noktası’na gelip Ege ve Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerimizle ilgili, “Avrupa Birliği’nin dış sınırlarını korumakta kararlı olduğumuz çok
nettir. Yunanistan’ın egemenliğini güçlü bir şekilde destekliyoruz.”

diye meydan okuyordu.


Ankara’nın
“Uzlaşmacı” Tavrı




Sonra ne oldu?



İçeride eski Başbakan Çipras, dışarıda Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un
“Erdoğan’la görüş” tavsiyesi üzerine, Yunanistan Başbakanı Miçotakis 26
Haziran’da Erdoğan’ı telefonla aradı. İki taraftan da, “iki liderin,
iletişim kanallarının açık tutulması hususunda mutabık kaldığı”

açıklaması yapıldı. Ayrıca koronavirüsle mücadele, sınırların açılması ve
turizm konularını da ele aldıkları bildirildi.



Daha sonraki günlerde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da Türk-Yunan askeri
heyetinin 4. toplantısının Ankara’da yapılmasını beklediklerini duyurdu.



Yunanistan ne yaparsa yapsın, hangi tehdidi savurursa savunsun Ankara’nın
böylesine “uzlaşmacı” bir tavır sergilemesine hayranım!.. Keşke şu anlayış ve
sabrın %1’ini avukatlar başta olmak üzere AKP’li olmayanlara da
gösterebilseler!..



Erdoğan – Miçotakis görüşmesinin ardından iktidar yazarlarından bir diğeri de, “Atina Türkiye’ye karşı yelkenleri indiriyor mu? Tehdit dilinin
yerini müzakere dili almaya başladı denebilir mi? Son günlerde yapılan
açıklamalara ve bir takım gelişmelere bakılacak olursa evet öyle görünüyor….
Bir görüşme ne sağlayabilir diye ayrıca üzerinden düşünmek gerekir tabi ama en
azından böyle bir temas, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz nedeniyle Türkiye’ye karşı
aldığı sert tutumunu (taktik icabı bile olsa) değiştirmek zorunda kaldığını
göstermesi bakımından önem taşıyor… Bakalım bu işlerin arkası nasıl gelecek?”

ifadelerini kullandı.


Eşek
Adası’nın Sahibi Belli


Bu işlerin arkası şöyle
geldi:



29 Haziran’da Yunanistan’ın çiçeği burnunda cumhurbaşkanı Katerina
Sakellaropulu, adeta meydan okurcasına, Aydın ilimize bağlı Eşek Adası’na
çıkarma yapıp “Helenizm” nutukları attı. Yunanistan bu adamızda açtığı okulu,
hapishaneyi, sözde belediye başkanlığını ziyaret etti. Yine adada
konuşlandırılmış Yunan askerlerini, “Türk kıyılarından gelen
zulmü kuşattıkları”
için kutladı.



Bazı muhalif gazeteler ve yazarlar ile Milli Savunma Bakanlığı’nın eski Genel
Sekreteri Ümit Yalın ve CHP’li Onur Öymen dışında bu rezaletle ilgileneni
görmedim. Sadece Yunanistan Cumhurbaşkanı orada iken 2 Türk jetinin 24 bin feet
yükseklikte üçüş yaptığı duyuruldu. Bunu duyuran da Yunanistan Genelkurmayı
oldu.



Hakkını yemeyelim, iktidarın gazetesi Yeni Şafak da “Yunan
tahriki”
başlığıyla bu ziyareti aktardı. Haberde “Eşek
Adası’nın 16 yıldır Yunanistan işgali altında olduğu”
vurgulandı.



Yetkililerimizden bir ses çıktı mı?



Sadece Milli Savunma Bakanı Akar, Libya ziyaretinde, “Yunanistan’ın
uluslararası anlaşmalara aykırı olarak 23 adadan 16’sını silahlandırmasının ve
askeri statü kazandırmasının Lozan’ın ihlali”
olduğunu belirtip şunları
söyledi:



“Dünyanın hiçbir yerinde karasuları 6 mil hava sahası 10 mil
olan bir ada yoktur. EGEAYDAK’ta [egemenliği anlaşmalarla Yunanistan’a
devredilmemiş ada, adacık ve kayalıklar] hiçbir şekilde mutabakat
sağlanmamışken ‘Hepsi benim’ diyorsunuz. Bazı Yunan akademisyenler, siyasiler,
emekli askerler de bizim dediğimiz yönde yorumlar yapmaya başladı. Yunanlı
dostlarımızdan aklıselimle yapılan bu değerlendirmeleri dikkate almalarını
bekliyoruz.”




Eşek Adası’nın sahibi belli: Türkiye. NOKTA!..



Akar, işte bu sözlerinin hemen ardından da Türk-Yunan askeri heyetinin
toplantısının Ankara’da yapılmasını beklediklerini kaydetti.



Ankara’da sadece bu kadarcık ses çıktığı sırada Yunanistan Dışişleri Bakanı
Nikos Dendias, Türkiye’yi “uluslararası hukuka uymamak ve tüm
bölgeye istikrarsızlık yaymak”
ile suçlayıp, “Türkiye,
Yunanistan’ı Türk gölünde veya denizindeki bir adaya dönüştürmek istiyorsa bunu
unutsun.”
diyordu.



Yunanistan Genelkurmay Başkanı Konstantinos Floras ise Türkiye’nin Ege ve Doğu
Akdeniz’deki faaliyetlerinin bu bölgede “herhangi bir kaza
yaşanma riskini yükselttiği, Türkiye ile askeri açıdan bir kaza yaşama riskinin
oldukça ciddi sonuçları olabileceği”
tehdidini savuruyordu.



Şuraya geleceğim; Erdoğan Ayasofya’nın ibadete açılması kararı öncesinde ve
sonrasında, ısrarla ve haklı olarak bunun ülkemizin egemenlik hakları ile
ilgili olduğunu vurgulayıp, “bu konuda her türlü tavrın ve
ifadenin, bağımsızlığımızın ihlali kabul edileceğini”
açıkladı.


Şu
Olayları Hatırlıyorsunuz, Değil Mi?


Birkaç gün önce Milli
Savunma Bakanı Hulusi Akar da ziyaret ettiği Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü
sonuna kadar destekleyeceklerini vurgulayıp, “Türkiye olarak
Kırım’ın ilhakını tanımadık, tanımayacağız.”
dedi.



Şimdi soruyorum; Eşek Adası başta olmak üzere, Yunanistan’ın 16 adamızı işgal
etmesi egemenlik haklarımızın ve bağımsızlığımızın ihlali değil midir?



Yunanistan’ın kılını bile kıpırdatmayan kuru, genel geçer, beylik sözler
dışında yapılacak bir şey yok mudur?



Şu olayları hatırlıyorsunuz, değil mi?



Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş, Suriye sınırına gidip
uyarıda bulunmuş ve Suriye, teröristbaşı Öcalan’ı göndermek zorunda kalmıştı.



İktidar Suriye sınırındaki mayınları temizleme işini İsrail’e vermeye
niyetlendiğinde de önce BBP’nin merhum lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve sonra
dönemin CHP lideri Deniz Baykal, yine sınıra gidip bu projeye karşı çıkarak
kamuoyunu alarma geçirmişti.



İşe bu örneklerden hareketle; en önce Milli Savunma Bakanı Akar ve
komutanların, olmadı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel
Başkanı Meral Akşener’in, yanlarına Aydın Belediye Başkanı’nı da alıp bizim
olan Eşek Adası’na giderek, “Bu işgali tanımadık,
tanımayacağız.”
demeleri gerekmiyor mu?



Sincan’dan Silivri’deki Barış Pehlivan’a, Hülya Kılınç’a,
Murat Ağırel’e ve açık cezaevindeki tüm dostlara kucak dolusu sevgiler…