Ahmet TAKAN :
“12 ada Türkiye’ye aittir”…







27 Mayıs 2020


Israrla üzerinde duruyorum!.. Türkiye’nin sıcak
sahalardaki hak ve çıkarları bilinçli bir şekilde gözlerden kaçırılıyor. İktidarın
dış politikası aynı ekonomide olduğu gibi tamamen çökmüş durumda. Yapılan akıl
almaz yanlışlar bizi bugünlere getirdi. COVID-19’un hakkından geliriz. Bu
iktidardan kurtulduğumuzda öyle veya böyle ekonomimizi de toparlarız. Ancak dış
politikada yapılan yanlışların, verilen tavizlerin düzeltilmesi, yaşanan
kayıpların telafisi çok uzun soluklu mücadele ister. Emevi camiinde namaz kılma
hayallerinin faturasını nesiller öder!.. Ege’de, Süleyman Şah’ta terk edilen,
işgale bırakılan Türk topraklarının tekrar kazanılması bedeli ağır olabilecek
bir mücadeleyi gerektirir. Libya’da desteklenen İhvancıları torunlarımızın
torunlarının önüne koyarlar!..


Bayram öncesinde Suriye’de olup bitenlerin son
fotoğrafını çekmiştik. Bugün, Ege meselesini, yarın da Libya’yı ele alacağım.
Ege’de, AKP iktidarı döneminde Yunan  işgaline bırakılan Türk topraklarını
yıllardır belgeleriyle ortaya koyuyoruz. Kamuoyu haklı mücadelemizi bazı ayrık
otlarına rağmen anladı ve büyük destek veriyor. Ancak, yıllardır farkına
varılmayan veya adalarımızı Yunan’a peşkeş çektiren iktidar ve iktidar dışı
zihniyetlerin fark ettirmediği bir gerçek daha var; 12 ada meselesi. Milli
Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım diyor ki;
“12 ada Türkiye’ye aittir”. Ümit Yalım, bunun hukuki gerekçelerini ise şöyle
belgeliyor;


“–Türkiye, Lozan Antlaşması’nın 15’nci maddesi ile
Osmanlı Devleti döneminde 1915’te ilhak edilen 12 ada, Rodos ve Meis olmak
üzere toplam 14 ada üzerindeki haklarından İtalya yararına vazgeçti. Anılan
adalar, Batnoz, Lipso, İleriye, Kelemez, İstanköy, İstanbulya, İncirli, İleki,
Herke, Rodos, Kerpe ve Çoban adaları ile bu adalara bağlı olan adacıklar ve
Meis Adası’dır.


–İkinci Dünya Savaşı sırasında, 12 ada önce
Almanlar, daha sonra da İngilizler tarafından işgal edildi. Türkiye’nin 12
adayı geri alma talebi İngilizler tarafından reddedildi.


–Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na girmediği
için 12 adanın kaderinin belirlendiği Paris Konferansı’na davet edilmedi. Bu
konferans neticesinde 10 Şubat 1947 günü imzalanan Paris Antlaşması ile 12
adanın egemenliği İtalya’dan alınarak Yunanistan’a verildi.


–1945 BM ANTLAŞMASI VE 1969 VİYANA
SÖZLEŞMESİ’NE GÖRE YUNANİSTAN’IN ONİKİ ADA ÜZERİNDE EGEMENLİK HAKKI YOKTUR!…


21 Devlet arasında imzalanan 1947 Paris Antlaşması’nın
14’ncü maddesine göre 12 ada gayri askeri statüde olup Yunanistan, bu adalara
da asayişi sağlayacak miktarda jandarma ve polis dışında asker yerleştiremez.


1947 Paris Antlaşması’na göre gayri askeri statüde
olan adalar 1960’ların ilk yarısından itibaren Yunanistan tarafından
silahlandırılmaya başlandı. Türkiye bu durumu ilk defa 1964’te protesto etti.
Daha sonra Nisan 1975’te Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’ne nota
gönderen Türk Hükümeti, Yunanistan’ın adaları silahlandırmasını protesto etti
ve bu durumun Türkiye’nin güvenliğini tehdit ettiğini bildirdi.


–Yunanistan, 12 ada bölgesinde bulunan gayri
askeri statüdeki adalardan Rodos Adası’na 1 Yunan Mekanize Tümeni; İstanköy
Adası’na 1 Yunan Mekanize Tugayı konuşlandırdı. Batnoz, Lipso, İleriye,
Kelemez, İstanbulya, İncirli, Sömbeki, İleki, Kerpe ve Meis olmak üzere toplam
10 adaya da Tabur- Alay seviyesinde askeri birlik konuşlandırdı. Mevcut durum
itibarıyla 12 ada bölgesinde gayri askeri statüdeki 14 adadan 12’si
silahlandırıldı.


–1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku
Sözleşmesi’ne göre (Madde 39, 9 ve 40), çok taraflı antlaşma hükümlerinin
değiştirilmesinde temel kural, antlaşma hükümlerinin oybirliği ile
değiştirilmesidir. Oybirliği sağlanamazsa antlaşmanın üçte iki oy çokluğu ile
değiştirilebileceği de kabul görmektedir. (1945 Birleşmiş Milletler Antlaşması
Md.108)


Türkiye ile birlikte toplam 8 devletin taraf olduğu
1923 Lozan Antlaşması Boğazlar Sözleşmesi, yine Lozan’a taraf olan toplam 8
devletin katılımı ve oybirliği ile 1936’da değiştirilerek Türk Boğazları Montrö
Sözleşmesi imzalanmıştır. Yapılan değişiklik, Viyana Antlaşmalar Hukuku
Sözleşmesi ve BM Antlaşması’na uygun olarak yapıldığı için uluslararası hukuk
kurallarına göre meşru bir değişikliktir.


Türkiye ile birlikte toplam 8 devletin taraf olduğu
1923 Lozan Antlaşması’nın 15’nci maddesi, Lozan’a taraf olan 5 devletin
(İngiltere, Fransa, Yunanistan, Yugoslavya, İtalya) ve Lozan’a taraf olmayan 16
devletin katılımı ile 1947’de değiştirilerek Paris Antlaşması imzalanmıştır.
Yapılan değişiklik ile 12 adanın egemenliği İtalya’dan alınarak Yunanistan’a
verilmiştir. Yapılan değişiklik, sözleşme ve antlaşmalara aykırı olduğu için
hukuken geçerli değildir ve uluslararası hukuk kurallarına göre Yunanistan’ın
12 ada üzerindeki egemenlik hakları yok hükmündedir.


Türkiye, 1947 Paris Antlaşması’na taraf olmadığı için
üçüncü devlet statüsündedir. Paris Antlaşması’nın Türkiye açısından hiçbir
bağlayıcılığı yoktur.


–1923 Lozan Antlaşması’nın amacı, Türkiye
ile Yunanistan arasında Adalar (Ege) Denizi’nde bir denge sağlamaktır. 1947
Paris Antlaşması ile 12 adanın egemenliği Yunanistan’a devredildiği için Adalar
(Ege) Denizi’ndeki denge Türkiye’nin aleyhine olacak şekilde bozulmuştur.
Böylece Lozan Antlaşması’nın 15’nci maddesi esaslı bir şekilde ihlal
edilmiştir. Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’ne (Madde 60)  göre Lozan
Antlaşması esaslı bir şekilde ihlal edildiği için antlaşmanın 15’nci maddesi sona
ermiş ve geçerliliğini kaybetmiştir. Mevcut durum itibarıyla, 12 ada Türkiye’ye
aittir.


Yunanistan, 12 ada üzerinde bulunan bütün askeri
birliklerini ve vatandaşlarını ana kıtasına çekerek adaları boşaltmalı ve
bölgedeki toplam 14 adayı Türkiye’ye iade etmelidir.”


Ümit Yalım, yine belgeleri konuşturdu. Bakalım,
içimizdeki Yunan muhipleri nasıl feryat edecek!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet