“2004 yılından bu yana işgal edilmeye başlanan 18 ada için
açıklama duyan var mı?”

Sözcü
Ankara temsilcisi Saygı Öztürk, AKP iktidarında Türkiye’nin Muğla açıklarındaki
18 adasının Yunanistan tarafından işgal edildiğini tekrarladı.

Saygı Öztürk’ün yazısı şöyle: 

AKP’li bazı belediye başkanları zorlamaya boyun eğip istifa
ediyorsa, önemli açıkları olduğu ya da örgütsel bağlantıları bulunduğu akla
gelir. O yüzden, istifalar bir yerde pazarlığa dökülmüş durumda… Keşke
belediyelerle ilgili çabanın çok az bir bölümü de AKP iktidarı döneminde
Yunanistan tarafından işgal edilen 18 adamız için gösterilebilse… İzmir, Aydın
ve Muğla il sınırları içinde olan ve bugün işgal altında bulunan adalarımızla
ilgili hükümetin hiç sesi çıkmıyor.

Başka ülkelerde meydana gelen her olayı yakından izleyen, bunun
için sert açıklamalar yapan Cumhurbaşkanı ve Başbakan, ülkemizi ilgilendiren
konuda ise alabildiğine sessiz… CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu da her fırsatta “işgal altındaki adalarımız”diyor ama
her konuda cevap yetiştirenler, adalara gelince derin bir sessizliğe bürünüyor.

ÖZEL GÜNDEM BİLE OLMADI

2004-2013 yılları arasında bu konuda TBMM’de 67 adet yazılı soru
önergesi verildi. Bunların bir kısmına hiç cevap verilmezken, bir kısmı da
şablon içerikte ve geçiştirilerek cevaplandırıldı. 2015’teki sözlü soru
önergesi cevabında, Türkiye’ye ait olduğu ifade edilen Marathi Adası, daha
sonraki soru önergesine konu edildiğinde bu adanın Türkiye’ye ait olmadığı
belirtildi.

2013-2017 arasında adalar konusunda TBMM Başkanlığı’na 8 Meclis
Araştırma önergesi verildi. Bunların hepsi verildiğiyle kaldı. İşgalin
başladığı 2004’ten bu yana TBMM adalarla ilgili özel gündemle hiç toplanmadı.
Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit
Yalım olmasa inanın adalarımızın işgal edildiğini bile öğrenemeyecektik.

CEVAP HEP BÖYLE

Vatandaşlar “Adalarımız işgal edilmiş niçin müdahale
edilmiyor?” diye soruyor. CHP Antalya Milletvekili Dr. Niyazi Nefi Kara da
18 adamızın işgalini sordu. Verilen cevap şöyle:

“Türkiye ile Yunanistan arasında Ege’de birbirleriyle bağlantılı
bir dizi sorun bulunmaktadır. Ege’de bazı adacık ve kayalıkların aidiyeti ve
bununla bağlantılı olarak Türkiye ile Yunanistan arasında geçerli bir
uluslararası anlaşmayla tespit edilmiş deniz sınırlarının bulunmaması da bu
sorunlar arasında yer almaktadır.

Ege Adaları’nın aidiyetine ilişkin temel uluslararası belgeler,
1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları’dır. Bu antlaşmalar, adaların
egemenliği ve silahsızlandırılmaları ile ilgili ayrıntılı hükümler ihtiva
etmektedir Bu itibarla sorun, Lozan ve Paris antlaşmalarının ilgili
maddelerinin yorumuyla alakalı hukuki bir meseledir.

Bilindiği gibi, Ege meseleleri Yunanistan ile aramızda mevcut
diyalog kanalları çerçevesinde tüm yönleriyle ele alınmaktadır. Ülkemiz bu
sorunların tümüne uluslararası hukuk çerçevesinde hakkaniyete uygun ve
ülkemizin temel hak ve menfaatleri gözetilerek diyalog yoluyla çözüm
getirilmesini arzu etmektedir. Ege sorunlarının çözümü konusunda izlenen ve bu
sorunların ortaya çıktığı ilk andan itibaren benimsenen bu politikada herhangi
bir değişiklik yapılmamıştır.

Ülkemizin bu mesele dâhil tüm Ege sorunlarına ve bunların
çözümüne ilişkin görüşleri, bakanlığımızın 1996 yılından bu yana yaptığı
muhtelif açıklamalarla kamuoyumuzla paylaşılmış, bu çerçevede Yunanistan’ın
statüsü tartışmalı coğrafi formasyonlar üzerinde yaratması muhtemel fiili
durumları kabul etmeyeceğimiz ve teşebbüs edilmesi halinde bunların hukuki
açıdan bir sonuç doğurmayacağı duyurulmuştur.”

LOZAN’I DİNLEYEN KİM?

Yunanistan Başbakanı Çipras, 12 Ekim’de F-16 uçağıyla Lozan
Antlaşması’nı hiçe sayıp Limni ve Bozbaba adaları üzerinde uçtu. “Gayri askeri
statü”de olan adalar üzerinden askeri uçaklar uçamaz
ama Çipras Larissa’da konuşlu 110. Hava Üssü’nde Genelkurmay Başkanı
Oramiral Apostolakis ve Hava Kuvvetleri Komutanı
Korgeneral Christodouloutarafından karşılandı. Hava Üssü’ndeki 337.
Filo’dan F-16 Blok 52+ savaş uçağıyla havalanan Çipras Ege Denizi
üzerinde uçtu. Uçuşa iki adet F-16 uçağı da refakat etti.

Çipras, Limni ve Bozbaba adalarının üzerinden askeri uçakla
uçarak Lozan Antlaşması’nı ihlal ettiğini de, kendilerine nota bile
verilemeyeceğini de artık biliyor. Meydan okuyan tavırla bunları bir de
Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı sitesinde yayımlıyorlar.




































Suriye, Irak için “Bir gece ansızın
gelebiliriz” diyoruz. Ancak 2004 yılından bu yana işgal edilmeye başlanan
18 ada için hiç böyle bir açıklama duyanımız var mı? Melih Gökçek’in
istifa edip etmemesinden çok daha önemli konuyu 13 yıldır öteleye öteleye bu
günlere geldik…