ÖZEL BÜRO NOTU : DUYURU : ÖZEL BÜRO OLARAK
AKPARTİ’YE, K.IRAK-SURİYE OPERASYONLARI VE PKK-FETÖ İLE MÜCADELE DE TAM DESTEK
VERİYORUZ
 

ABD itiraf etti “Biz yaptık”

Vize
ambargosunun ABD’nin Türkiye politikalarının çöktüğünün resmi belgesidir. 15
Temmuz kanlı darbe girişiminin FETÖ-CIA ürünü olduğu resmen itiraf edilmiştir.

ABD’ye vize misillemesi!

Eskiden CIA
ajanları, Mossad ajanları, BND ajanları bu ülkeyi arka bahçeleri gibi
kullanırlardı.

Bunlara ilk kez “dur” denildi.

İhtara rağmen durmayanlar enselendi.

17 Aralık sürecinde İsrail’in MİT’e yönelik suikast
mesajlarının sebebi Mossad ajanlarının ayağının Türkiye’den kestirilmesiydi.

Almanya’nın son bir yıldır işi gücü bırakıp Türkiye ile uğraşmasının sebebi
Alman casuslarının yakalanıp, hapsedilmesiydi. Bu Almanlar için o kadar mühim
ve hazmedilemez bir meseleydi ki bu uğurda koca bir seçim dönemini harcayıp,
sonunda sandıklarından kaos çıkmasını bile göze almışlardı.




















Ve son olarak ABD konsolosluğundaki FETÖ casusu
enselendi. Büyük ihtimalle de içerde öttü.

Casusun yakalanmasının yanı sıra FETÖ-CIA ittifakını deşifre eden ifadeler de
verilmiş ki ABD çareyi vize ambargosu koymakta buldu.

Bu kararın Türkçe karşılığı “15 Temmuz’un
arkasındaki güç CIA’dir, FETÖ de CIA’in korumasındadır” demektir. Aslında
bundan kimsenin şüphesi yoktu ama artık ABD aldığı kararla, bu gerçeği resmi
ağızdan itiraf etmiştir.

ABD’nin Türkiye’ye yönelik vize kararının bir
gerekçesi daha var. O da İdlib operasyonu.

Türkiye bir yıldan fazla süredir Suriye politikasını ABD’yi işin içine dahil
etmeden yürütüyor.

Fırat Kalkanı Harekatına ABD şiddetle karşı çıkmıştı. Azez-Cerablus hattının
PYD işgalinden kurtarılmasını bir şekilde telafi ettiler ama üzerine bir de
İdlib operasyonu gelince ABD’nin Suriye’deki terör işgali projesine ağır bir
darbe vuruldu.

İdlib operasyonu deyip geçmemek lazım çünkü bu
operasyonun çerçevesinde Afrin de var. Afrin PYD işgalinde ve ABD Afrin’i kendi
toprağı olarak görüyor. Oraya yönelik Türkiye hamlesinin yapılması ABD’nin
Türkiye’ye yönelik vize ambargosu kararını hızlandırdı diyebiliriz.

Ankara-Moskova arasındaki S-400 mutabakatı, Irak’ın
kuzeyindeki Barzani’nin yasa dışı referandumu sonrası Türkiye’nin sert tavrı,
Türkiye’nin Erbil konusunda İran’la işbirliğine gitmesi, Suriye’de hem Rusya
hem de İran’la ortak hareket etmesi, bu politikalar çerçevesinde son birkaç
haftada gerçekleştirilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İran, Rusya Devlet Başkanı
Putin’in de Türkiye ziyaretleri ve hatta Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun
geride bıraktığımız hafta Türkiye’ye gelmesi de, ABD’nin canını sıkan Türkiye
başlıklarıydı ve tüm bunlar Washington’u  vize kararı almaya iten sebepler
olarak gösterilebilir.

ABD vize kararı açıklamasında bunlardan bahsetmedi
tabi ki, çalışanlarının güvenliğini gerekçe gösterdi. Personelden kasıt da
yakalanan FETÖ casusuydu.

ABD’nin güvenlik gerekçesi komik.

Zira dünyadaki ABD büyükelçiliklerinin belki de en güvenlilerinden biri
Ankara’daki.

Kısaca bir özet geçelim.

1979’da ABD’nin Tahran’daki büyükelçiliği yakılmıştı.

7 Ağustos 1998’de Kenya’nın başkenti Nairobi ve Tanzanya’nın başkenti
Daresselam’daki ABD elçilik binalarında da eş zamanlı patlamalar yaşandı,
yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

2012’de Libya Bingazi’deki konsolosluk binalarına
saldırı düzenlendi, Trablus’taki büyükelçileri o saldırı sırasında Bingazi’deki
konsolosluktaydı ve saldırıda hayatını kaybetti.
















Son birkaç ayda da ABD büyükelçiliklerine yönelik şu
saldırılar meydana geldi.

8 Haziran 2017’de Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki ABD büyükelçiliğine bombalı
saldırı düzenlendi.

25 Ağustos 2017’de Küba’daki büyükelçiliklerine de sonic saldırı düzenlendi.

29 Ağustos 2017’de ise Afganistan’daki büyükelçiliklerinin önünde bombalı
saldırı gerçekleştirildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet