Değerli Yurtseverler, 

Aşağıda yer alan KATALOG suçlar hakkında bize her konuda ihbar gönderebilirsiniz.




· Terör
Örgütleri hakkında,


· Çocuk
Pornografisi hakkında,


·
Organize Suç Örgütleri (Mafya Örgütlenmeleri) hakkında,


·
Uyuşturucu Ticareti (Narkotik) hakkında,


·
Atatürk’e yönelik nefret suçları hakkında,


· Bilişim
Suçları hakkında,


· Hayvan
ve Değerli Eşya Kaçakçılığı, Silah Ticareti, Tarihi Eser Kaçakçılığı hakkında,


· Ya da
bizzat gördüğünüz, şahit olduğunuz suç konusunda her zaman bilgi
verebilirsiniz.
 

İstediğiniz takdirde
kimliğiniz gizli tutulacaktır. Ancak ihbarınızın ASILSIZ
çıkması halinde TÜRK CEZA KANUNU’nun ilgili
maddesince hakkınızda yasal işlem başlatılır.
Bu nedenle ihbar göndermeden önce vereceğiniz bilginin teyid edilmiş olduğuna
ve kesin doğru bilgi içerdiğine emin olunuz ve buna göre bilgi veriniz.


ÖZEL BÜRO
İSTİHBARAT GRUBU’ndan AİLELER İÇİN Narkotik Suçları Dosyası ve Uyuşturucu
Bağımlısı olan aile fertleri için ÖNERİLER




BAĞIMLILIK NEDİR ?


Bağımlılık, kişinin zarar
görmesine rağmen madde kullanımına devam etmesi, kullandığı maddeyi uzun süre
bırakamaması, sürekli madde arayışı içinde olması, kullandığı maddeyi giderek
arttırması ile karakterize edilen bir tablodur (Ögel, Taner ve Yılmazçetin,
2003).




Bağımlılık karar verme
süreçlerine bağlı bir durumdur. Bireyin yaşamındaki ilişkiler, yaşam düzenlemeleri
ve sağlığına ilişkin kararları ve seçimleriyle ilgilidir. Seçimler ve yaşam
biçimi ise bireyin ailesinden başlayarak zamanla içinde bulunduğu çevrelerden
etkilenme yaşantılarına dayanmaktadır.




Madde kullanımının sağlık,
suç, yargı, sosyal refah, eğitim, güvenlik, ulaşım, ülke içinde ve ülkeler
arası ticaret için bir dizi doğurguları vardır. Bu tür maddelerin kullanımı
sadece gençlerin bireysel yaşamını olumsuz etkilemekle kalmaz, toplumu da
etkiler. Cinayetlerin %60’ı, saldırıların %40’ı, tecavüzlerin %33’ü alkol
kullanımı ile ilgilidir. Madde kullanımının fizyolojik etkileri algılamada,
gerçeklik değerlendirmede sorun yaratmaktadır. Çünkü merkezi sinir sistemini ve
diğer organları etkiler (Korkut, 2007).




BAĞIMLILIK YAPICI MADDE
İSE,


Beyin işlevlerini ve tüm
bedensel yapıları etkileyerek, zamanla organ sistemlerinde kalıcı
değişikliklere yol açan, ruhsal ve davranışsal sorunlar oluşturan, yaşam için
gerekli olmayan doğal ya da yapay sahte iyi oluş hali ortaya çıkaran
maddelerdir.




AMATEM’e göre, yasal olan
ya da olmayan, uyarıcı ya da uyuşturucu niteliği olan, bağımlılık yapan
maddelerin tümüne “uyuşturucu madde” denilmektedir.


“Madde
Kullanımı/Bağımlılığı” dendiğinde uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle birlikte
tütün ve alkol ürünleri de kapsanmaktadır. Tütün ürünleri ve alkolün ortalama
düzeyde kullanımı bile ciddi kişisel ve sosyal sonuçlara yol açabilir.




BAĞIMLI BİREY; ÖZGÜRLÜĞÜNÜ
KAYBEDER


İnsan var oluşundan
itibaren hep özgürlüğünü kazanma uğruna mücadeleler vermiştir, hala da
vermektedir. Özgürlük, herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın
düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumudur. Dolayısıyla,
herhangi bir maddeye bağımlı olan insanın özgür olamaz.




KENDİNE OLAN GÜVENİ
ZAYIFLAR


Maddenin neler yaptığını
bağımlı olan kişi çok iyi bildiği için, maddenin yoksunluk anında örneğin kas
sistemlerini kontrol edemeyeceği için tuvaletini tutamaz, tuvaletini tutamayan
bir insanın kendine güvenmesinden de söz edilemez. Ya da madde bulabilmek için
istemediği şeyleri yapmak zorunda kalır; kendi kararlarıyla değil, başkalarının
yönlendirmeleriyle yaşayan kişinin de kendine güveninden söz etmek
olanaksızdır.




KENDİNİ KONTROL ALTINDA
TUTAMAZ


Maddeye karşı gösterilecek
irade kullanmak ya da kullanmamakla ilgilidir. Kullandıktan sonra merkezi sinir
sistemi bozulduğu için insanın sağlıklı hareketlerde bulunması zaten
beklenemez. Maddenin etkisindeyken kendisi dahil, etrafına zararlı bir insan
haline gelebilir.




İDEALLERİNİ KAYBEDER


İnsan; “ HAYATTAN NE
BEKLİYORSUN?” sorusuna birden fazla cevaplar verir. Eğer veremiyorsa sorun var
demektir, bu sorunların en önemlisi de bağımlılıktır. Bağımlı olan kişiler bu
soruya genel olarak; “HİÇ” cevabını vermektedirler. Bu cevap da ideallerin
kalmadığını göstermektedir.




İNSANİ İLKELERİ YOK OLMAYA
BAŞLAR


Bağımlı kişi, maddenin
etkisinde bir yaşam sürdürmeye başladığı ve maddenin denetiminde hareket ettiği
için, yaşamla ilgili sorumluluklarını yerine getiremez.


Maddeyi kullanmak başlı
başına bir suçtur, ayrıca madde beraberinde de diğer suçları getirmektedir.




Bağımlı kişi: Maddeyi
alabilmek için, önce mevcut parasını bitirir. Parasını bitiren kişi yakınlarını
kandırmaya başlar, yani yakınındaki insanları soyar, günü kurtarma adına
hırsızlık yapmaya başlar, parasını maddeye yatırır. Fuhuş yaparak, bu yolla
kazanılan parayı maddeye harcar. Ayrıca insanlar bağımlı yapılarak, madde
karşılığında zorla fuhşa zorlanırlar, ve en önemlisi; Narkotik Atasözü:
“HER İÇİCİ POTANSİYEL BİR SATICI ADAYIDIR!” Bu ne demek? Her içici
para bulma uğruna etrafındaki insanı maddeyle tanıştırır. Maddeyle yeni tanışan
bu insanın başka bir yerden satın alma imkânı yoktur. Böylece uyuşturucu
satıcıları için yeni bir para kaynağı oluşturulmuş olur.


Bağımlılık yapıcı
maddelerden korunma


Önleme çalışmalarında
bireyi madde kullanımına başlamadan bilinçlendirmek öncelikli hedeftir.
Birincil önleme çalışmaları olarak tanımlanan bu yaklaşımda eğitim yolu ile,
madde kullanımının engellenmesine çalışılmaktadır.




En iyi
korunma yolu HİÇ BAŞLAMAMAKTIR…


Bir
şekilde başlanmışsa;


KURTULMAK
MÜMKÜNDÜR !




Madde kullanımı ve
bağımlılığı bir sağlık sorunu olmakla birlikte tedavisi mümkün bir hastalıktır.
Kişi ilgili hastanede tedavisini olup sağlıklı bir birey olarak kendi yaşam
alanına geri dönebilir. Bunun için mutlaka tıbbi yardım ve uzman desteği gerekmektedir.
Tedavi tamamlandıktan sonraki süreç oldukça hassastır. Kişi kendisini madde
kullanımına iten ortamlardan ve arkadaş çevresinden uzaklaşmalı, yaşamında
anlamlı ve önemli olan kişiler, etkinlikler ve yaşantılarla iç içe olmalıdır.
Aksi takdirde tekrar madde kullanım ihtimali oldukça yüksektir.
 

HUKUKİ BOYUT




Madde bağımlılığı
içerisine girmiş insanlar bu bataktan çıkmak için bir fırsat yaratmakta çoğu
zaman zorlanırlar. Bunun en büyük nedeni ise genellikle nereye ve
nasılbaşvurabileceklerini bilmemeleridir. Herhangi bir sağlık kuruluşuna tedavi
amaçlı başvurmaya ya da yetkililerden yardım istemeye, kanunla ters düşüp
cezalandırılma korkusuyla çekinmektedirler. Oysa ki Türk Ceza Kanunu’nda bu
konuyla ilgili olarak Etkin Pişmanlık başlığı altında gerekli düzenlemeler
mevcuttur.




MADDE 192. 

(1) Uyuşturucu veya
uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî
makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu
veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber
verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya
uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya
hükmolunmaz.




(2) Kullanmak için
uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi,
resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne
zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya
uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında
cezaya hükmolunmaz.




(3) Bu suçlar haber
alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç
ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza,
yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
 

(4) Uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma
başlatılmadan önce resmî makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse,
cezaya hükmolunmaz.




Görüldüğü gibi, TCK`nın
192. maddesi özellikle madde kullanıp da bırakmak isteyen bağımlılara önemli
bir adli kolaylık getirmektir.




ANNE ve BABALAR İÇİN




Genç bir nüfus yapısına
sahip olan ülkemizde sigara, alkol ve uyuşturucu maddeleri Madde ile tanışma ve
madde kullanım yaşının giderek düştüğü ve 12-17 yaş arası gençlerin risk
altında olduğu yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Bu bakımdan gençlerin
zararlı alışkanlıklardan korunması ve onlara sağlıklı yaşama bilincinin kazandırılmasında
en büyük görev eğitim kurumlarına düşmekte, bu bağlamda okul, öğretmen, aile ve
toplumun işbirliği daha da önem taşımaktadır.




Yaşamının temellerini
oluşturma sürecinde gençler,




•Güvenli ve mutlu bir
yaşam için gerekli davranışları bilmeli,


•Bütüncül sağlıkları için
gerekliönlemleri alabilmeli,


•Bir sorunla
karşılaştıklarında çözüm üretebilmelidir.
 

Anne ve Babalar;




Uyuşturucu madde kullanan
çocuğu ne kadar erken fark eder, ona yardımcı olunsanız bağımlılıktan kurtulma
şansı o kadar artar.


Erken teşhis için
çocuğunuzda şu ölçütlere dikkat ediniz:



  1. Bitkinlik,
    dalgınlık, halsizlik
  2. Sinirlilik,
    saldırganlık, baş dönmesi
  3. Gözbebeklerinde
    büyüme ve sulanma
  4. Gözlerde
    kızarıklık, donuk bakışlar
  5. Burun
    akıntısı, kanama ve kızarıklık
  6. Kusma,
    iştahsızlık, aşırı kilo kaybı, yüz renginin solması
  7. Ağızda
    kuruma, vücutta kaşıntılar
  8. Canlılık,
    enerji artışı, uzun süre uyumama
  9. Sebepsiz
    gülmeler, ağlamalar
  10. Sık sık
    tuvalet ihtiyacı
  11. Şiddetli
    ağrı ve kramplar
  12. Duygusal
    çöküntü ve mutsuzluk
  13. Aşırı
    para harcama
  14. Suç
    işleme eğilimi ve saldırganlık
  15. Arkadaş
    çevresinin değişmesi
  16. Aile
    içi ilişkilerin zayıflaması
  17. Yalnız
    kalmayı tercih etmesi
  18. Derslere
    olan ilgisinin azalması
  19. Kendisinin
    veya evdeki değerli eşyaların nedensiz kaybolması




Bunların bazılarını
çocuğunuzda gözlemlediyseniz,
 

HEMEN
ENDİŞELENMEYİN !




  1. Çocuğunuz
    ya da bir yakınınız uyuşturucu/uyarıcı madde kullanıyor olabilir.
  2. Ancak,
    özellikle dikkat etmeniz gereken konular şunlardır:
  3. Paniğe
    kapılmadan durumu gözlemleyin
  4. Uzman
    bir hekimin bilgisine başvurun, yönlendirmeleri doğrultusunda hareket edin
  5. Çocuğunuzun
    arkadaş çevresini inceleyip, sorunun kaynağını belirlemeye çalışın
  6. Çocuğunuza
    kesinlikle kötü davranmayın, onu suçlamayın, sabırla dinleyin
  7. Çocuğunuza
    daha fazla zaman ayırın ve sevginizi ona gösterin
  8. Aile
    bağlarını gözden geçirip, sorunları giderip güçlendirmeye çalışın, eğer
    boşanmış çiftlerseniz çocuğunuza destek olmak için bir araya gelin
  9. Sosyal
    ve sportif etkinliklere katılımını teşvik edin
  10. Arkadaş
    seçiminde titiz davranması konusunda yol gösterici olun
  11. Söylediklerini
    ciddiye alın, kastettiği şeyi anladığınızdan emin olun




Uyuşturucu Madde kullanan
Gençler Üzerinde Yapılan Araştırma Sonuçlarına Göre Madde Kullanma Nedeni
Olarak;
 

  1. Merak
  2. Arkadaş
    çevresi
  3. Fiziksel
    ve psikolojik sorunlar
  4. Sevgisizlik
    ve ilgisizlik, parçalanmış aileler
  5. Büyüklerine
    özenti
  6. Ailede
    veya yakın çevrede özdeşleşeceği kimsenin olmaması gibi etkenler
    sayılabilir.




Ayrıca; Uyuşturucu
kullanan gençlerin ailelerindeki benzer bazı özellikler dikkate değerdir;




1-Parçalanmış
boşanmış aileler


2-Anne ve
babadan birinin kaybı


3- Aile
içinde madde bağımlısı bireylerin bulunması


4- Aile içi
iletişim eksikliği


5- Baskıcı
ve ilgisiz aile ortamı


6- Aile
içinde gencin model alabileceği birey/bireylerin bulunmaması




 BAĞIMLILIKTA GENCE
NASIL YAKLAŞMALI?




• Önyargılarınızdan
sıyrılın


• Kişi
maddenin etkisindeyse konuşma girişiminde bulunmayın


•Konuşmaya
hazır ve sakin olduğunuzdakonuyu açın



Etiketlemeler kullanmayın



Kendinizi onun yerine koyun, düşünceve duygularını anlamaya çalışın


• Öğüt
vermeyin




AİLEYE ÖNERİLER: 

1-“Benim
çocuğum asla yapmaz” demeyin.


2-
Çocuğunuzun okulunu, okula giriş çıkış saatlerini, okulla ev arasındaki sürenin
ne kadar olduğunu bilin ve takibini iyi yapın.


3- Özel
eşyalarını özellikle cep telefonunu karıştırmayın, ancak cep telefonu ile
kiminle konuştuğundan ve mesajlaştığından emin olun.


4-Çocuklarınızın
kullandığı kelimelere dikkat edin. Örnek : chat, nick name, dalga dümen vs.


5-Çocuklarınıza
her zaman sarılın ve sevginizi gösterebilen bir ebeveyn olun.


6- Evde
bilgisayar ve internet kullanımının kurallarını en baştan koyun ve bu konuda
kararlı olun. Kuralların uygulanması kuralların iyi anlatılması ile doğru
orantılıdır.


7-
Çocuğunuzun alkol kullanımı konusunda hoşgörülü olmayın. Hoşgörülü olmak demek
madde kullanımı kapısını aralamak demektir.


8-Bağımlı
bir çocuk sahibi olmamak için önce kendi bağımlılıklarınızın farkına varın ve
onları ortadan kaldırmak için elinizden geleni yapın. Örnek : sigarayı bırakın.


9-Aile
ortamınızda bir boşanma söz konusu ise böyle bir durumda sadece eşinizden
boşanın, anne ve babalıktan boşanmayın.


10-Çocuklarınızı
koşulsuz sevgiyle sevdiğinizi hissettirin. Unutmayın ki yarının geleceği olan
çocuklarımız geleceğimizin teminatıdır ve bizim çocuklarımızdır.




BAŞVURU
MERKEZLERİ
 

Tedavi alanında ülkemizde
alkol ve madde bağımlılığı tedavi merkezleri (AMATEM) aşağıdaki tabloda
verilmiştir. Belirtilen telefonlardan randevu alınabilmektedir.




Adana


Adana Dr.Ekrem Tok Ruh
Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi


0 322 324 70 10


Ankara


Ankara Numune Eğitim ve
Araştırma Hastanesi AMATEM Kliniği


0 312 395 95 95


Ankara


Ankara Üniversitesi Tıp
Fakültesi


0 312 310 33 33


Ankara


Gazi Üniversitesi Tıp
Fakültesi


0 312 202 44 44


Antalya


AMBAUM (AKDENİZ
ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ)


0 242 249 62 73


Denizli


Denizli Devlet Hastanesi


0 258 265 34 30


Diyarbakır


Diyarbakır Devlet
Hastanesi


0 412 228 54 30


Elazığ


Elazığ Ruh Sağlığı ve
Hastalıkları Hastanesi


0 424 218 17 05


İstanbul


Bakırköy Prof.Dr.Mazhar
Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ÇEMATEM


0 212 543 65 65


İstanbul


İstanbul Üniversitesi
İstanbul Tıp Fakültesi


0 212 414 20 20


İstanbul


Özel Balıklı Rum Hastanesi


0 212 547 16 00


İstanbul


Maltepe Üniversitesi Tıp
Fakültesi (AMATEM)


0 216 444 06 20


İzmir


Dokuz Eylül Üniversitesi
Tıp Fakültesi


0 232 412 12 12


İzmir


Ege Üniversitesi Tıp
Fakültesi


0 232 444 13 43


İzmir


Egebam(EGE ÜNİVERSİTESİ)


0 232 363 48 99


İzmir


İzmir Atatürk Eğitim ve
Araştırma Hastanesi


0 232 243 32 08


Kayseri


Kayseri Eğitim ve
Araştırma Hastanesi (AMATEM)


0 352 336 88 84


Manisa


Manisa Ruh Sağlığı ve
Hastalıkları Hastanesi


0 236 234 63 63


Samsun Ruh Sağlığı ve
Hastalıkları Hastanesi


0 362 435 60 60