HAKKIMIZDA

Sayın İlgili,

Aşağıda yer alan KATALOG
suçlar hakkında bize yada aşağıda ihbar linkleri bulunan RESMİ GÜVENLİK KURUMLARIMIZA her konuda ihbar
gönderebilirsiniz.




· Terör Örgütleri hakkında,


· Çocuk Pornografisi hakkında,


· Organize Suç Örgütleri (Mafya Örgütlenmeleri)
hakkında,


· Uyuşturucu Ticareti (Narkotik) hakkında,


· Atatürk’e yönelik nefret suçları hakkında,


· Bilişim Suçları hakkında,


· Hayvan ve Değerli Eşya Kaçakçılığı, Silah Ticareti,
Tarihi Eser Kaçakçılığı hakkında,


· Ya da bizzat gördüğünüz, şahit olduğunuz suç konusunda
her zaman bilgi verebilirsiniz.




İhbar e-posta adresi : ozel-buro@mit.ist

İstediğiniz takdirde kimliğiniz gizli
tutulacaktır. Ancak ihbarınızın ASILSIZ
çıkması halinde TÜRK CEZA KANUNU’nun ilgili
maddesince hakkınızda yasal işlem başlatılır.
Bu nedenle ihbar göndermeden önce vereceğiniz bilginin teyid edilmiş olduğuna ve
kesin doğru bilgi içerdiğine emin olunuz ve buna göre bilgi veriniz.




İlgili kurumlara bilgi vermek isterseniz;




EMNİYET İHBAR HATTI LİNK &
İHBAR TELEFONU : 155


Link : https://www.egm.gov.tr/sayfalar/ihbar.aspx
 




JANDARMA İHBAR HATTI LİNK &
İHBAR TELEFONU : 156


Link : https://vatandas.jandarma.gov.tr/156IHBAR/form/frm156GD.aspx
  




MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI
BAŞKANLIĞI LİNK


Link : https://www.mit.gov.tr/katkiniz.html



ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’ndan AİLELER İÇİN Narkotik
Suçları Dosyası ve Uyuşturucu Bağımlısı olan aile fertleri için ÖNERİLER




BAĞIMLILIK NEDİR ?


Bağımlılık, kişinin zarar görmesine rağmen madde
kullanımına devam etmesi, kullandığı maddeyi uzun süre bırakamaması, sürekli
madde arayışı içinde olması, kullandığı maddeyi giderek arttırması ile
karakterize edilen bir tablodur (Ögel, Taner ve Yılmazçetin, 2003).




Bağımlılık karar verme süreçlerine bağlı bir
durumdur. Bireyin yaşamındaki ilişkiler, yaşam düzenlemeleri ve sağlığına
ilişkin kararları ve seçimleriyle ilgilidir. Seçimler ve yaşam biçimi ise
bireyin ailesinden başlayarak zamanla içinde bulunduğu çevrelerden etkilenme
yaşantılarına dayanmaktadır.




Madde kullanımının sağlık, suç, yargı, sosyal
refah, eğitim, güvenlik, ulaşım, ülke içinde ve ülkeler arası ticaret için bir
dizi doğurguları vardır. Bu tür maddelerin kullanımı sadece gençlerin bireysel
yaşamını olumsuz etkilemekle kalmaz, toplumu da etkiler. Cinayetlerin %60’ı,
saldırıların %40’ı, tecavüzlerin %33’ü alkol kullanımı ile ilgilidir. Madde
kullanımının fizyolojik etkileri algılamada, gerçeklik değerlendirmede sorun
yaratmaktadır. Çünkü merkezi sinir sistemini ve diğer organları etkiler
(Korkut, 2007).




BAĞIMLILIK YAPICI MADDE İSE,


Beyin işlevlerini ve tüm bedensel yapıları
etkileyerek, zamanla organ sistemlerinde kalıcı değişikliklere yol açan, ruhsal
ve davranışsal sorunlar oluşturan, yaşam için gerekli olmayan doğal ya da yapay
sahte iyi oluş hali ortaya çıkaran maddelerdir.




AMATEM’e göre, yasal olan ya da olmayan, uyarıcı
ya da uyuşturucu niteliği olan, bağımlılık yapan maddelerin tümüne “uyuşturucu
madde” denilmektedir.


“Madde Kullanımı/Bağımlılığı” dendiğinde
uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle birlikte tütün ve alkol ürünleri de
kapsanmaktadır. Tütün ürünleri ve alkolün ortalama düzeyde kullanımı bile ciddi
kişisel ve sosyal sonuçlara yol açabilir.




BAĞIMLI BİREY; ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KAYBEDER


İnsan var oluşundan itibaren hep özgürlüğünü
kazanma uğruna mücadeleler vermiştir, hala da vermektedir. Özgürlük, herhangi
bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir
şarta bağlı olmama durumudur. Dolayısıyla, herhangi bir maddeye bağımlı olan
insanın özgür olamaz.




KENDİNE OLAN GÜVENİ ZAYIFLAR


Maddenin neler yaptığını bağımlı olan kişi çok
iyi bildiği için, maddenin yoksunluk anında örneğin kas sistemlerini kontrol
edemeyeceği için tuvaletini tutamaz, tuvaletini tutamayan bir insanın kendine
güvenmesinden de söz edilemez. Ya da madde bulabilmek için istemediği şeyleri
yapmak zorunda kalır; kendi kararlarıyla değil, başkalarının yönlendirmeleriyle
yaşayan kişinin de kendine güveninden söz etmek olanaksızdır.




KENDİNİ KONTROL ALTINDA TUTAMAZ


Maddeye karşı gösterilecek irade kullanmak ya da
kullanmamakla ilgilidir. Kullandıktan sonra merkezi sinir sistemi bozulduğu
için insanın sağlıklı hareketlerde bulunması zaten beklenemez. Maddenin
etkisindeyken kendisi dahil, etrafına zararlı bir insan haline gelebilir.




İDEALLERİNİ KAYBEDER


İnsan; “ HAYATTAN NE BEKLİYORSUN?” sorusuna
birden fazla cevaplar verir. Eğer veremiyorsa sorun var demektir, bu sorunların
en önemlisi de bağımlılıktır. Bağımlı olan kişiler bu soruya genel olarak;
“HİÇ” cevabını vermektedirler. Bu cevap da ideallerin kalmadığını
göstermektedir.




İNSANİ İLKELERİ YOK OLMAYA BAŞLAR


Bağımlı kişi, maddenin etkisinde bir yaşam
sürdürmeye başladığı ve maddenin denetiminde hareket ettiği için, yaşamla
ilgili sorumluluklarını yerine getiremez.


Maddeyi kullanmak başlı başına bir suçtur,
ayrıca madde beraberinde de diğer suçları getirmektedir.




Bağımlı kişi: Maddeyi alabilmek için, önce
mevcut parasını bitirir. Parasını bitiren kişi yakınlarını kandırmaya başlar,
yani yakınındaki insanları soyar, günü kurtarma adına hırsızlık yapmaya başlar,
parasını maddeye yatırır. Fuhuş yaparak, bu yolla kazanılan parayı maddeye
harcar. Ayrıca insanlar bağımlı yapılarak, madde karşılığında zorla fuhşa
zorlanırlar, ve en önemlisi; Narkotik Atasözü: “HER İÇİCİ POTANSİYEL BİR
SATICI ADAYIDIR!” Bu ne demek? Her içici para bulma uğruna etrafındaki
insanı maddeyle tanıştırır. Maddeyle yeni tanışan bu insanın başka bir yerden
satın alma imkânı yoktur. Böylece uyuşturucu satıcıları için yeni bir para
kaynağı oluşturulmuş olur.


Bağımlılık yapıcı maddelerden korunma


Önleme çalışmalarında bireyi madde kullanımına
başlamadan bilinçlendirmek öncelikli hedeftir. Birincil önleme çalışmaları
olarak tanımlanan bu yaklaşımda eğitim yolu ile, madde kullanımının
engellenmesine çalışılmaktadır.




En iyi korunma yolu HİÇ BAŞLAMAMAKTIR…


Bir şekilde başlanmışsa;


KURTULMAK MÜMKÜNDÜR !




Madde kullanımı ve bağımlılığı bir sağlık sorunu
olmakla birlikte tedavisi mümkün bir hastalıktır. Kişi ilgili hastanede
tedavisini olup sağlıklı bir birey olarak kendi yaşam alanına geri dönebilir.
Bunun için mutlaka tıbbi yardım ve uzman desteği gerekmektedir. Tedavi
tamamlandıktan sonraki süreç oldukça hassastır. Kişi kendisini madde
kullanımına iten ortamlardan ve arkadaş çevresinden uzaklaşmalı, yaşamında
anlamlı ve önemli olan kişiler, etkinlikler ve yaşantılarla iç içe olmalıdır.
Aksi takdirde tekrar madde kullanım ihtimali oldukça yüksektir.




HUKUKİ BOYUT




Madde bağımlılığı içerisine girmiş insanlar bu
bataktan çıkmak için bir fırsat yaratmakta çoğu zaman zorlanırlar. Bunun en
büyük nedeni ise genellikle nereye ve nasılbaşvurabileceklerini bilmemeleridir.
Herhangi bir sağlık kuruluşuna tedavi amaçlı başvurmaya ya da yetkililerden
yardım istemeye, kanunla ters düşüp cezalandırılma korkusuyla çekinmektedirler.
Oysa ki Türk Ceza Kanunu’nda bu konuyla ilgili olarak Etkin Pişmanlık başlığı
altında gerekli düzenlemeler mevcuttur.




MADDE 192.




(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî makamlar tarafından haber
alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin
suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele
geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.




(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde
satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber
alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine
haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin
ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.




(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü
olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının
yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın
niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.




(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi,
hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek
veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara
başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.




Görüldüğü gibi, TCK`nın 192. maddesi özellikle
madde kullanıp da bırakmak isteyen bağımlılara önemli bir adli kolaylık
getirmektir.
 

ANNE ve BABALAR İÇİN




Genç bir nüfus yapısına sahip olan ülkemizde
sigara, alkol ve uyuşturucu maddeleri Madde ile tanışma ve madde kullanım
yaşının giderek düştüğü ve 12-17 yaş arası gençlerin risk altında olduğu
yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Bu bakımdan gençlerin zararlı
alışkanlıklardan korunması ve onlara sağlıklı yaşama bilincinin
kazandırılmasında en büyük görev eğitim kurumlarına düşmekte, bu bağlamda okul,
öğretmen, aile ve toplumun işbirliği daha da önem taşımaktadır.
 

Yaşamının temellerini oluşturma sürecinde
gençler,




•Güvenli ve mutlu bir yaşam için gerekli
davranışları bilmeli,


•Bütüncül sağlıkları için gerekliönlemleri
alabilmeli,


•Bir sorunla karşılaştıklarında çözüm
üretebilmelidir.




Anne ve Babalar; 

Uyuşturucu madde kullanan çocuğu ne kadar erken
fark eder, ona yardımcı olunsanız bağımlılıktan kurtulma şansı o kadar artar.


Erken teşhis için çocuğunuzda şu ölçütlere
dikkat ediniz:




  1. Bitkinlik, dalgınlık, halsizlik
  2. Sinirlilik, saldırganlık, baş
    dönmesi
  3. Gözbebeklerinde büyüme ve sulanma
  4. Gözlerde kızarıklık, donuk bakışlar
  5. Burun akıntısı, kanama ve
    kızarıklık
  6. Kusma, iştahsızlık, aşırı kilo
    kaybı, yüz renginin solması
  7. Ağızda kuruma, vücutta kaşıntılar
  8. Canlılık, enerji artışı, uzun süre
    uyumama
  9. Sebepsiz gülmeler, ağlamalar
  10. Sık sık tuvalet ihtiyacı
  11. Şiddetli ağrı ve kramplar
  12. Duygusal çöküntü ve mutsuzluk
  13. Aşırı para harcama
  14. Suç işleme eğilimi ve saldırganlık
  15. Arkadaş çevresinin değişmesi
  16. Aile içi ilişkilerin zayıflaması
  17. Yalnız kalmayı tercih etmesi
  18. Derslere olan ilgisinin azalması
  19. Kendisinin veya evdeki değerli
    eşyaların nedensiz kaybolması




Bunların bazılarını çocuğunuzda
gözlemlediyseniz,




HEMEN ENDİŞELENMEYİN !




  1. Çocuğunuz ya da bir yakınınız
    uyuşturucu/uyarıcı madde kullanıyor olabilir.
  2. Ancak, özellikle dikkat etmeniz
    gereken konular şunlardır:
  3. Paniğe kapılmadan durumu
    gözlemleyin
  4. Uzman bir hekimin bilgisine
    başvurun, yönlendirmeleri doğrultusunda hareket edin
  5. Çocuğunuzun arkadaş çevresini
    inceleyip, sorunun kaynağını belirlemeye çalışın
  6. Çocuğunuza kesinlikle kötü
    davranmayın, onu suçlamayın, sabırla dinleyin
  7. Çocuğunuza daha fazla zaman ayırın
    ve sevginizi ona gösterin
  8. Aile bağlarını gözden geçirip,
    sorunları giderip güçlendirmeye çalışın, eğer boşanmış çiftlerseniz
    çocuğunuza destek olmak için bir araya gelin
  9. Sosyal ve sportif etkinliklere
    katılımını teşvik edin
  10. Arkadaş seçiminde titiz davranması
    konusunda yol gösterici olun
  11. Söylediklerini ciddiye alın,
    kastettiği şeyi anladığınızdan emin olun




Uyuşturucu Madde kullanan Gençler Üzerinde Yapılan
Araştırma Sonuçlarına Göre Madde Kullanma Nedeni Olarak;




  1. Merak
  2. Arkadaş çevresi
  3. Fiziksel ve psikolojik sorunlar
  4. Sevgisizlik ve ilgisizlik,
    parçalanmış aileler
  5. Büyüklerine özenti
  6. Ailede veya yakın çevrede
    özdeşleşeceği kimsenin olmaması gibi etkenler sayılabilir.




Ayrıca; Uyuşturucu kullanan gençlerin
ailelerindeki benzer bazı özellikler dikkate değerdir;




1-Parçalanmış boşanmış aileler


2-Anne ve babadan birinin kaybı


3- Aile içinde madde bağımlısı
bireylerin bulunması


4- Aile içi iletişim eksikliği


5- Baskıcı ve ilgisiz aile ortamı


6- Aile içinde gencin model
alabileceği birey/bireylerin bulunmaması
 

 BAĞIMLILIKTA GENCE NASIL YAKLAŞMALI?




• Önyargılarınızdan sıyrılın


• Kişi maddenin etkisindeyse konuşma girişiminde
bulunmayın


•Konuşmaya hazır ve sakin olduğunuzdakonuyu açın


• Etiketlemeler kullanmayın


• Kendinizi onun yerine koyun, düşünceve duygularını
anlamaya çalışın


• Öğüt vermeyin 

AİLEYE ÖNERİLER:




1-“Benim çocuğum asla yapmaz” demeyin.


2- Çocuğunuzun okulunu, okula giriş çıkış saatlerini,
okulla ev arasındaki sürenin ne kadar olduğunu bilin ve takibini iyi yapın.


3- Özel eşyalarını özellikle cep telefonunu
karıştırmayın, ancak cep telefonu ile kiminle konuştuğundan ve mesajlaştığından
emin olun.


4-Çocuklarınızın kullandığı kelimelere dikkat edin.
Örnek : chat, nick name, dalga dümen vs.


5-Çocuklarınıza her zaman sarılın ve sevginizi
gösterebilen bir ebeveyn olun.


6- Evde bilgisayar ve internet kullanımının kurallarını
en baştan koyun ve bu konuda kararlı olun. Kuralların uygulanması kuralların
iyi anlatılması ile doğru orantılıdır.


7- Çocuğunuzun alkol kullanımı konusunda hoşgörülü
olmayın. Hoşgörülü olmak demek madde kullanımı kapısını aralamak demektir.


8-Bağımlı bir çocuk sahibi olmamak için önce kendi
bağımlılıklarınızın farkına varın ve onları ortadan kaldırmak için elinizden
geleni yapın. Örnek : sigarayı bırakın.


9-Aile ortamınızda bir boşanma söz konusu ise böyle bir
durumda sadece eşinizden boşanın, anne ve babalıktan boşanmayın.


10-Çocuklarınızı koşulsuz sevgiyle sevdiğinizi
hissettirin. Unutmayın ki yarının geleceği olan çocuklarımız geleceğimizin
teminatıdır ve bizim çocuklarımızdır.




BAŞVURU MERKEZLERİ




Tedavi alanında ülkemizde alkol ve madde
bağımlılığı tedavi merkezleri (AMATEM) aşağıdaki tabloda verilmiştir.
Belirtilen telefonlardan randevu alınabilmektedir.




Adana


Adana Dr.Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
Hastanesi


0 322 324 70 10


Ankara


Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
AMATEM Kliniği


0 312 395 95 95


Ankara


Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi


0 312 310 33 33


Ankara


Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi


0 312 202 44 44


Antalya


AMBAUM (AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ)


0 242 249 62 73


Denizli


Denizli Devlet Hastanesi


0 258 265 34 30


Diyarbakır


Diyarbakır Devlet Hastanesi


0 412 228 54 30


Elazığ


Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi


0 424 218 17 05


İstanbul


Bakırköy Prof.Dr.Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve
Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ÇEMATEM


0 212 543 65 65


İstanbul


İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi


0 212 414 20 20


İstanbul


Özel Balıklı Rum Hastanesi


0 212 547 16 00


İstanbul


Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (AMATEM)


0 216 444 06 20


İzmir


Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi


0 232 412 12 12


İzmir


Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi


0 232 444 13 43


İzmir


Egebam(EGE ÜNİVERSİTESİ)


0 232 363 48 99


İzmir


İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi


0 232 243 32 08


Kayseri


Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi (AMATEM)


0 352 336 88 84


Manisa


Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi


0 236 234 63 63


Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi


0 362 435 60 60