Değerli Yurtseverler,

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Başkanı Sn. Devlet
Bahçeli
geçtiğimiz günlerde 5,000 ülkücünün KERKÜK’e
gönderileceğini söyledi. Bu haberi basından duyduk. Aşağıdaki haber de Sn.
Bahçeli’nin bu beyanını doğruluyor.

HABER BAŞLIĞI : Bahçeli: “En az 5000 ülkücü
Kerkük’e gitmek için hazır”








HABER LİNKİ : http://medyascope.tv/2017/09/27/bahceli-en-az-5000-ulkucu-kerkuke-gitmek-icin-hazir/

Değerli Yurtseverler,

Ülke savunması önemlidir ve siyasi düşünce farkı gözetmeksizin,
şu parti veya bu parti ayrımı yapmadan, yeri ve zamanı geldiğinde bir nefer
olarak bu ülkenin hizmetine girmek her Türk gencinin asli görevidir. Ancak şu
anda fiili bir savaşta olmadığımıza göre Sn. Bahçeli’nin bu çağrısına yeri ve
zamanı geldiğinde
sadece
fiziki durumu, yaşı ve sağlığı müsait olanlar iştirak edebilecek.

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU olarak bu çağrıya
kayıtsız kalamayız. Çünkü her ne kadar zamanı ve yeri geldiğinde iktidar
partisinin dış politikasını eleştirsek te ve hatalı yönlerini sitemizde yazsak ta
durum artık iktidar partisini aşan bir hal almıştır ve Türk yurtseverleri
olarak bu
DEFACTO duruma
seyirci kalamadık ve bu çağrıya uyacağımızı deklare ettik. Amacımız öncelikle
savaşmak değil sadece bölgedeki Türkmenlerin güvenliğini sağlamak ancak her
duruma ve şarta hazırlıklı olmamız gerekiyor.

KERKÜK’e çağrıldığımızda bizimle gelecek olanların kaydını
şimdiden almaya başladık.
Eğer MHP YÖNETİMİ Kerkük’te
bize de görev verirse canımız, kanımız bu vatana helaldir.

Bizimle Kerkük’e gelmek isteyenler için şartlar şunlar,

1)    
25
yaşından büyük olmak, 45 yaşından küçük olmak,

2)    
Temel Askerlik
hizmetini Piyade yada tercihen Komando taburlarında yapmış olmak,

3)    
Bekar
olmak,

4)    
Herhangi
bir bedensel yada ruhsal hastalığı bulunmamak,

5)    
Seyehate
engel bir durumu olmamak,































Yukarıdaki şartlara sahipseniz ve
çağrıldığımızda Kerkük’e bizimle gelebilecek arzu ve isteği taşıyorsanız lütfen
kayıt işlemleri için ozel-buro@mit.tc
adresimize İSMİNİZİ
SOYADINIZI, E-POSTA ADRESİNİZİ, SABİT İKAMETGAH ADRESİNİZİ
VE TELEFON
NUMARANIZI
gönderiniz.

Değerli Yurtseverler,

Vatanseverlik, en yaygın anlamıyla, vatanını
sevme ve vatanı için her türlü özveride bulunma duygusudur. Vatanseverliğin
bugün daha ziyade ifade ettiği anlam, toprağa, anavatana bağlılıktır. Vatanseverliğin
bir başka görüntüsü de; bir ülkenin kazandığı savaşların ve askeri
kahramanlıkların övülmesi ve diğer ülkelere göre sahip olduğu tarihsel-kültürel
misyonun yüceltilmesidir.

Bu
ülkede yurtsever olmak neredeyse ayıp sayılmaya başlandı! Emperyalizme karşı
olmak “milliyetçilik” diye aşağılanıyor.
 Üstelik bunu söyleyenlerden bazıları eski
solcular. 

Oysa ne
yurtsever olmak ayıp ne de emperyalizme karşı olmak suçtur. 
Dünyanın acımasız ve sorumsuzca talan
edildiği, neo-liberal politikalar nedeniyle gezegenin geleceğinin tehdit
altında olduğu bir dönemde, üstelik bölgemizde ülkeler işgal edilmişken anti-emperyalist olmayı etnik
milliyetçilik diye nitelendirmek ya cehalettir ya da ihanet
.

Çünkü
günümüz dünyasında anti-emperyalist olmadan bırakın solcu olmayı, demokrat bile
olmak mümkün değil.
 Yurtseverliğin bir kavram ve siyasal-felsefi tutum olarak aktüel ya
da ırkçı milliyetçilikle hiçbir ilgisi yok. Yurtseverlik emperyalizme karşı
olmak; ulusal özgürlükleri ve demokrasiyi savunmak; etnik kökeni ne olursa
olsun bu ülkenin halkını severek hakkını ve hukukunu savunmaktır. Bu yanıyla
yurtseverlik etnik değil, felsefi ve siyasal bir tutumdur.

Daha da önemlisi enternasyonal
olmanın, ulusların eşitliği ve kardeşliğini savunmanın önünde engel değil, tam
tersine onun bir gereğidir. Ulusalcılık ise ülkemizde yeni bir kavram…
Emperyalizme karşı olmak, cumhuriyetin değerlerini savunmak, ülkenin
birliğinden ve laiklikten yana olmak anlamında kullanılır. Kendilerini etnik ve
Soğuk Savaş döneminden kalma gerici milliyetçilikten ayırmak isteyenler
tarafından kullanılan bir siyasal sıfat. Bu yanıyla yurtseverliğe yakın anlamda
kullanılan ulusalcılığı, ırkçılık ya da faşizmle eş değer göstermek
ahmaklıktır. Türkiye’deki liberal-gerici operasyonun parçası olmaktır.

Türkiye’de
siyaset yapanlar, gazeteciler, aydınlar, akademisyenler, kanaat önderleri eğer
etnik milliyetçilik ile ulusalcılık arasındaki ayrımı göremiyor, sokaktaki
insanın eğilimini dikkate almıyorlarsa işlerini doğru yapmaları mümkün değil.
 Çünkü bu gerçeklikten kopmak
demektir. Kuşkusuz ulusalcılığın dar yorumu, kendisini Kürt sorununa bakışta
ortaya koyuyor. Zaten ulusalcıları etnik milliyetçilerle aynı kaba koymaya yol
açan da onların Kürt sorunu karşısındaki tutucu tavırları oluyor. Dolayısıyla
ulusalcıların önemli bir kesiminin böyle bir sorununun olduğu ve bu sorunu
aşamadıkları takdirde dar milliyetçilikle aralarına net bir sınır koymakta
zorlanacakları açık.

Ancak,
bütün sorunlarına karşın kendilerini dar milliyetçilerden ayırmak, aydınlanmacı
ve laik olduklarını vurgulamak isteyenlerin “ulusalcı” sıfatını tercih
ettikleri unutulmamalı.

BİZLER HEM YURTSEVER HEM DE ULUSALCI’YIZ.

Bu vatanın bir karış toprağında gözü
olanların en büyük düşmanıyız. Savaşta ve barışta, görev verildiğinde
hizmetimizi sessiz sedasız yaparız. Kimsenin kuşkusu olmasın.
 

Yusuf Özbek




































ÖZEL BÜRO GRUBU YÖNETİCİSİ