DUYURULAR

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN GERÇEK SAHİBİ; ONURLU VE SORUMLU TÜRK
SEÇMENLERİNE
DUYURU VE ÇAĞRI 

Öncelikle, 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı
ve 27. Dönem Parlamento Seçimlerinin, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı-uğurlu
olmasını dileriz.

ANCAK, BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ADINA KAYGILIYIZ

Zira, bu seçimle birlikte tamamlanması öngörülen sözde başkanlık
sistemi süreci, başladığı günden itibaren halkın tepkisine maruz kalmış,
kamuoyunu derinden rahatsız etmiş; Dayatılan süreç ile yapılan uygulamalardan
kamu vicdanı ikna olmamış, dönem içinde vaki teşebbüsler “halkı, bu endişe,
kaygı ve korkularında” haklı çıkartmıştır.

An itibarıyla vatandaşlarımız geleceklerinden güvensiz, endişeli
ve kaygılıdırlar.

ŞÖYLE Kİ;  

Hatırlanacağı üzere; Kadim ve saygın TBMM Başkanlarımızdan
Hüsamettin Cindoruk, 16 Nisan 2017 Referandumunu şöyle tanımlamıştı: “Bu
Referandum bir YIKIM HAREKETİDİR.” Yıkılması söz konusu edilen ATATÜRK’ün
kurduğu Türkiye Cumhuriyeti; Onun yerine geçecek olansa bir başka devlet idi!..

NİTEKİM:

4 Ağustos 2017 gecesi Ayhan Oğan CNN TÜRK’te yeni devleti çok açık
bir şekilde tanımlamıştı:

“Şimdi biz yeni birdevlet kuruyoruz, beğenin beğenmeyin bu yeni
devletin kurucu lideri Tayyip Erdoğan’dır.”, “Yeni bir Türk Silahlı
Kuvvetleri’nin inşasıdır. Biz vesayet düzenini yıktık beyefendi.”, “Sosyal
medyadan vatan kurtaran aciz yaratıklar bize saldırıyor, kimse bizim
vatanseverliğimizi test etmeye kalkışmasın.”, “16 Nisan itibarıyla artık yeni
bir süreç başlamıştır. Bu, devletin yeniden teşkilatlanma, organize olma
sürecidir, yeniden inşa sürecidir.”, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa
Kemal Atatürk, kurucu partisi CHP’dir.”, “İkinci kuruluş, Türkiye’nin tam
bağımsız, halkın devleti olarak dizayn edildiği, kurumsal yapıya kavuştuğu
zeminin lideri de Tayyip Erdoğan ve onun yanında saf tutan siyasi liderlerdir.
Ve o kuruluşun partisi de AK Parti’dir.”

Hüsamettin Cindoruk, tarihi basiret ve tespitinde: “Bu Referandum
bir yıkım hareketidir. TBMM’ne bağlı parlamenter demokrasiyi yıkma hareketidir.
Hangi yaşta olursak olalım, geçmiş Türkiye’de, güzelim Türkiye’de yaşayan
herkes, siyasi parti ayırımı gözetmeden, Cumhuriyet’i savunmak ve Cumhuriyet’i
korumak zorundayız” dedi. (8.4.2017-Anayurt)

Sonuçta: “CUMHURİYETÇİ
DEMOKRATLARIN OYU VE KARARI HAYIR” oldu.

16 Nisan 2017’de HAYIR oyu % 49’da kaldı. Anayasa değişti.
Erdoğan’ın yeni devletine yönelik ilk adım atılmış oldu. Hükümetin üstüne
muazzam bir şaibe sindi.

YSK’ya halkın güveni kalmadı.

24 HAZİRAN’A, HALKIN İTİMAD ETMEDİĞİ BİR YSK İLE
GİDİLİYOR!..

24 Haziran 2018 günü Türk Milleti sandığa gidecek. Cumhurbaşkanı
ve yeni TBMM üyelerini, Adalet, hakkaniyet ve hukuka aykırı biçimde dayatılan
listelerden tercihlerini yapacak. TBMM’nin yapısı nasıl oluşursa oluşsun, eğer
Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilirse YIKIM
HAREKETİ tamamlanmış, ATATÜRK’ün Cumhuriyet’i yıkılmış, olacaktır.

Eğer, Erdoğan birinci turda % 51 ile seçilemez ve seçim sonucu
ikinci tura kalırsa, YIKIM HAREKETİ tamamlanamayacak ve iki hafta sonra bir
daha sandığa gidilecektir.

25 Haziran’da böyle bir tablo ile karşılaşılır ise, ikinci tura
kadar iki hafta boyunca neler olabilir?

Erdoğan İngiltere’de yaptığı açıklamalarda B ve C planlarından
bahsetti.

Yeni bir ‘7 Haziran – 1 Kasım’ sürecini mi kastetti?

Bilemiyorum.

Bildiklerime gelince…

Bayar’ın Kızı
Nilüfer Gürsoy : HAYIR Diyorum

Hüsamettin Cindoruk :
Bu Referandum bir Yıkım Hareketidir

İnönü’nün Torunu,
Gülsün Bilgehan : HAYIR’lı bir iş için Hepimiz Birleştik

T. Barolar Birliği
Başkanı Metin Feyzioğlu : EVET diyen de Bizim, HAYIR diyen de Bizim

AKP (e) Başbakan
Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır : HAYIR’lar Tükenmez

Mehmet Arif Demirer :
ATATÜRK’e Saygılı Cumhuriyetçi Demokratlar HAYIR diyor

***

Görüldüğü gibi, Fethullah Gülen’in, Devletin (Yargının ve Güvenlik
Güçlerinin) içine iyice yerleşmesinin yolunu açan 2010 Referandumundan önce, DP
Genel Başkanı, tüm kadın DP’liler, hepimiz, çok güçlü bir şekilde HAYIR
demiştik. Ben, HAYIR’ın nedenlerinin DP ile AKP arasındaki farklılıklara dayalı
olduğunu savunmuş ve farkların başında iki partinin ATATÜRK anlayışı olduğunu
belirtmiştim.

DP, köklü bir Cumhuriyetçi Demokrat parti idi. AKP ise ATATÜRK ve
O’nun kurduğu Cumhuriyet ile sorunları bulunan bir parti!… Buna şaşmamak
gerek çünkü AKP idarecilerinin önderi Necip Fazıl yazılarında devamlı ATATÜRK
ve Cumhuriyet karşıtlığı üzerinde durmuştu.

Nitekim 2010 Referandumundan 7 yıl sonra gelen 16 Nisan
Referandumu, Cindoruk’un çok açık bir şekilde vurguladığı gibi,ATATÜRK’ün
Cumhuriyetinin YIKIM HAREKETİ idi.

Ancak iki referandum arasında olumlu bir gelişme de
kaydedilmiştir:

HAYIR’lar7 yılda % 42’den % 49’a yükselmiş olup; Bu artış 24
Haziran’da da devam ederse, Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilemez. İlk turda % 40 –
42 arasında kalır.

İkinci turda alacağı sonuç hakkında tahminler ancak karşısında
kimin olacağı belli olduktan sonra yapılabilir.İkinci turda Erdoğan’ın
rakibinin kim olacağı hakkında bakınız aşağıdaki iki anket sonucu:

ANKET SORUSU No: 1) 80 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına: “T.
C.’nin Yüzüncü Yıl’a girerken Cumhurbaşkanı kadın mı olsun, erkek mi?”

Cevap: 40 milyon kadın vatandaşın cevabı, % 90 oranında: Kadın (36
milyon)

40 milyon erkekvatandaşın cevabı, % 80 oranında: Erkek (32 milyon)

SONUÇ: Yüzüncü Yıl’a girerken Cumhurbaşkanı kadın olsun.

ANKET SORUSU No. 2) ATATÜRK, İnönü ve Bayar’a: “Türkiye
Cumhuriyeti Yüzüncü Yılına girerken Cumhurbaşkanı kadın mı olsun, erkek mi?”
CEVAP: KADIN

SONUÇ No: 2) Yüzüncü Yıl’a girerken Cumhurbaşkanı kadın olsun.

Bu tabloya bakarak ikinci turda Erdoğan’ın karşısında Meral Akşener
olursa, Erdoğan kaybeder. Muharrem İnce olursa, Erdoğan’ın B ve C planlarını
görmeden bir şey söylemek zor. Keşke 24 Haziran akşamı bir formül bulunabilse
ve ikinci turda Erdoğan’ın karşısında kadın adayın (Akşener) olması
sağlanabilse…

UNUTMAYIN!..

Necip Fazıl’a (31 Ekim 1949 tarihli BÜYÜKDOĞU Dergisi)
göre,                   

ATATÜRK; Allah ve İslam Dini düşmanı, Cumhuriyet ise Türk
Devletinin çöküşü idi.

CUMHURİYETÇİ DEMOKRATLAR HAREKETİ ADINA












































































































































































Mehmet Arif DEMİRER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir