SİYASET BİLİMİ & DIŞ POLİTİKA & SİYASİ PARTİLER

1970’li yıllarda Türk siyasetçi Bülent Ecevit’e karşı yapılmış
tamamı başarısızlıkla sonuçlanmış suikast girişimleri.

Ecevit, 70’li
yıllarda Milliyetçi Cephe hükümetlerinin kurulmasından itibaren yoğunlaşan
çeşitli saldırılara uğradı. Bunlardan en önemlileri 23 Temmuz 1976’da New
York’ta ve 29 Mayıs 1977’de o yıllarda sivil uçuşların yapıldığı Çiğli
Havaalanında gerçekleşti. 1976’da Kıbrıs Harekâtı sonrasında ABD’ye yapılan bir
gezi sırasındaki saldırı, Ecevit’in korumasını yapan FBI ajanı tarafından önlendi.
Çiğli Havaalanındaki girişimde dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İhvan’ın
kardeşi Mehmet İsvan yaralandı. Suikast de kullanılan silahın Özel Harp
Dairesi’nde bulunduğu iddiaları sonraki yıllarda çeşitli tanıklıklarla
tartışıldı.

Seçim gezileri sırasında
çeşitli illerde yapılan saldırıların bir kısmı kendisine ihbar edilmiş, ancak
Ecevit programlarını değiştirmemiştir.

Olaylar sırasında
polisin müdahale etmediği iddiaları dönemin yayın organlarına da yansımıştır.
Çoğunlukla korumayı partililerin yaptığını anlatılır:

“Anadolu’daki
seçim gezileri sırasında bu tip olaylarla sık sık karşılaşılırdı ve yanındaki
partililer vücutlarını siper ederek kendisini korumaya çalışırlardı. Ecevit
hiçbir zaman korku göstermemiş, ihbarlara önem vermemiş ve daima halkın önünde
konuşmasını yapmıştır. Büyük bir olasılıkla bu ihbarlardan bazıları onu
korkutmak amacı güdüyordu.” Ecevit, bu suikast ve saldırı girişimlerinin
aldığı siyasi risklerin bedeli olduğunu ifade etmiştir.

Isparta, 27 Eylül 1973

Bülent Ecevit
sonraki yıllarda tekrarlanan saldırıların ilkini Eylül 1973’te siyasi rakibi
Süleyman Demirel’in memleketi Isparta’da yaşadı. 14 Ekim’de yapılacak 1973
Türkiye genel seçimlerinin çalışmaları için Isparta’ya giden Ecevit 150-200
kişilik bir grubun saldırısına uğradı. Polis ve askeri birliklerin müdahale
ettiği saldırıda, ara sokaklara giren grup mitinge katılanları taşlamayı
sürdürdü. Olaylarda Cumhuriyet Halk Partisi bayrağı taşıyan arabalar tahrip
edildi. 1 kişi bıçaklandı, 20 kişi taşlarla yaralandı. CHP’liler yaralanan
genci kürsüye çıkardılar. Ecevit “Arkadaşlar, bu arkadaşımızın kanı
Süleyman Demirel’in de yaşatmak için uğraştığı demokrasi için dökülmüştür”
dedi ve kendisine atılan taşı da Demirel’e hediye edeceğini söyledi.

Gerede, 23 Haziran 1975

1975 yılında çeşitli
yerlerde siyasi saldırılar düzenlendi. I. Milliyetçi Cephe hükümetinin
kurulmasından bir süre sonra partisinin düzenlediği bir miting için Gerede’ye
gelen Ecevit’in konvoyuna ilçe girişinde taşlı saldırıda bulunuldu ve
yaralananlar oldu. Alana gelen Ecevit kürsüye çıkarak konuşmaya başladı, ancak
taşlı sopalı saldırı burada da devam etti. Dönemin gazetelerinde, meydan
çevresindeki binalardan ve bir caminin minaresinden kalabalığın üzerine ateş
açıldığı ve silahlarını çeken Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin
Ecevit’i meydandan uzaklaştırarak Hükümet Konağı’na getirdikleri yönünde
haberlere yer verildi. Olaylarda 2 kişi açılan ateş sonucu, 40 kişi de bıçak,
taş ve sopalarla yaralandı, 20 dükkan tahrip edildi.

Elazığ 4 Eylül 1975

Ecevit, Gerede olaylarından
2.5 ay sonra Elazığ’da kürsüde konuşurken benzer bir saldırıya uğradı. Dinleyen
kalabalık taş, sopa ve silahlarla yapılan saldırıdan korunmaya çalışırken
Ecevit konuşmasını sürdürdü. Ecevit ve beraberindekiler ayrıldıktan sonra da
olaylar mahallelerde devam etti. Olaylar sonucunda, arasında polislerin de
bulunduğu 50 kişi yaralandı. 57 kişi gözaltına alındı, CHP İl Merkezi tahrip
edildi, pek çok dükkân yağmalandı. Olaylara Devlet Güvenlik Mahkemesi el koydu.

New York Waldorf Astoria Oteli, Temmuz 1976

Waldorf Astoria Oteli

Stavros
Psihopedrisdes tarafından New York Waldorf Astoria Oteli’nde yapılan silahlı
saldırıdır. Suikastçı otelin lobisinde bulunan Ecevit’e silahı doğrulttuğunda
koruma müdürü Mümtaz Karaduman ve kendisini korumakla görevli FBI Ajanı Bernard
Johnson, saldırganın üzerine atlamış, boğuşma sırasında FBI ajanı elinden
yaralanırken, Ecevit olay yerinden uzaklaştırılmıştır. Ecevit, hayatını
kurtaran FBI ajanını 2002’de Türkiye’ye davet edip bir teşekkür plaketi
vermiştir.

Niksar, 26 Nisan 1977

1977 Türkiye genel
seçimleri öncesinde çeşitli olaylarda üç ayda 133 kişi öldürülmüş, CHP’ye ve
Ecevit’e yapılan saldırılar da artmıştı. Niksar’a giden Ecevit çiftinin
bulunduğu seçim otobüsü ve CHP’liler silahlı saldırıya uğradı. On kişi yaralandı.
Polisin müdahale etmediği olaylar, asker takviyesi ile bastırıldı. Saldırı
nedeniyle, arasında lise müdürlerinin de olduğu 30 kişi gözaltına alındı.
Ecevit, konuyla ilgili olarak “Bu Adalet Partisi’yle MHP’nin birlikte
hazırladıkları bir oyun. Niksar’da beni, sizi kurşunlayan ve taşlayanlar,
iktidardaki haydutların uşaklarıdır” diye açıklama yaptı. Seçim gezisi,
camları kırık otobüsle sürdürüldü.

Şiran, 27 Nisan 1977

26 -27 Nisan gecesi
Gümüşhane’nin Şiran ilçesinde afiş asma ve slogan atma nedeniyle başlayan
tartışmalar ilçede gerginliğe yol açtı. Olaylar sürerken şehre gelen CHP
konvoyuna “Milliyetçi Türkiye”, “Başbuğ Türkeş” sloganları
atan 300 kişi önce silahlı ve taşlı daha sonra silahlı saldırıda bulundu. Sekiz
kişi ağır yaralandı. Erzincan Senatörü Niyazi Ünsal ve Tunceli milletvekili
Nihat Saltık da yaralandı. Ecevit, saldırı sırasında güvenlik güçlerine
seslenerek şöyle dedi: “Bir avuç eşkıyanın kurşun sıkmasını önleyemezseniz
cezasını çekersiniz. Ben buradayım, öldürürlerse beni de öldürsünler”.

Şiran’dan sonra
Erzincan’da yapılması beklenen miting olaylar ve Erzincan’da benzer
hazırlıkların yapıldığı haberleri üzerine iptal edildi. Erzincan’da miting için
bekleyenler saldırıya uğradı.

İzmir Çiğli Havaalanı, Mayıs 1977

Seçim çalışmaları
için İzmir’de yapılacak miting hazırlığı sırasında seçim otobüsüne binmek üzere
olan Ecevit’e 29 Mayıs 1977 günü yaklaşan biri ateş açmış, ancak kurşun
sıyırarak arkada bulunan Mehmet İsvan’a saplanmıştır. Silahın daha önce
bilinmeyen zehirli mermi attığı tespit edilmiştir. Olay sonrası ateş eden Çiğli
karakolunda görevli bir polis memuruydu.

Ateş edilen ve
Türkiye’de 3 tane bulunan silahın ise Özel Harp Dairesine ait olduğu
belirlenmiştir. Silah, ABD yapımı Tengas markadır ve deneme aşamasında olup
özelliği ise zehirli kurşun atmasıdır. Bülent Ecevit’i hedef haline getiren
hadise, 1970’lerin ikinci yarısında Dışişleri Bakanlığı’nda Kıbrıs işlerinden
sorumlu şube müdürü olarak görev yapan Onur Öymen’in de katıldığı Kanada’daki
bir toplantıda sergilenen tehditkâr ve baskıcı tavırdan şifreli telgrafla
haberdar edilmesi üzerine, “Bizi bu kadar zorlamayın, gerekirse duvarın
öteki tarafına geçeriz” açıklamasını yapmış olmasıdır. Soğuk Savaş’ın
alabildiğine tırmandığı ortamda NATO’nun kanat ülkesi olan Türkiye
Başbakanı’nın tavrının ittifakın çekirdeğinde bomba etkisi yaptığından şüphe
edilemez. O noktada kendisinin saf dışı edilmesi için düğmeye basılmış olması
mümkündür.

Dönemin Kara
Kuvvetleri Komutanının, 1977 yılında Kanlı 1 Mayıs olaylarını kontrgerillaya
yaptırdığı ve böylelikle askeri darbe hazırlıkları içerisinde olduğu iddiaları
MİT tarafından rapor edilince, bizzat Başbakan Süleyman Demirel tarafından, 29
Mayıs 1977’de İzmir’de Bülent Ecevit’e yapılan suikasttan 3 gün sonra 1 Haziran
1977 tarihinde, olaylara adı karışan diğer askeri personelle birlikte re’sen
emekliye sevk edilmiştir.

Nevşehir, 17 Haziran 1980

CHP’nin Nevşehir İl
başkanı Mehmet Zeki Tekiner, 17 Haziran 1980’de uğradığı silahlı saldırıda
CHP’nin yönetim kurulu üyesi Yavuz Yükselbaba ile birlikte öldürüldü. Cenazeler
için Nevşehir’e giden Ecevitler ve diğer CHP’liler önce taşlı saldırıya
uğradılar.Cenaze camiye götürülürken patlayan silahlarla, aralarında Muş
milletvekili Burhan Garip Şavlı’nın da bulunduğu dokuz kişi yaralandı. Koruma
altına alınan Ecevit, daha sonra valiliğe giderek dönemin başbakanı Süleyman
Demirel ve Genelkurmay başkanı Kenan Evren’i telefonla aradı, can güvenliğinin
kalmadığını ve emniyet güçlerinin olaylar karşısında yetersiz kaldığını
bildirdi. Ecevit ve beraberindekiler askeri birlikler geldikten sonra şehirden
ayrıldı. Tekiner ve Yükselbaba’yı öldürdükleri gerekçesiyle biri öğretmen üç
kişi tutuklandı. Yargılamalar sırasında saldırı emrinin Abdullah Çatlı’dan
geldiği ortaya çıktı.

Eylül 2002

Ecevit’e suikast
yapılacağı yönündeki bir söylenti, 2012 yılında Ergenekon davasında gündeme
geldi. Ecevit’in koruma amiri Recai Birgün, terörle mücadelede görevli bir
arkadaşından “Cumhurbaşkanına giderken suikast olabilir. Dikkatli ol”
ihbarı aldığını anlattı. Suikast tarihinin Eylül 2002 olarak verildiğini ancak
Ecevit’in bu tarihte bir randevusu olmadığını anlatan Birgün, ”Bir süre sonra
20 Eylül’de Cumhurbaşkanlığı’nda resepsiyon olacağı bildirildi. Aynı tarih
olması, hiç olmayan bir günde randevu çıkması üzerine tedirgin oldum. 2 ayrı
ekip çıkararak o gün Ecevit’i 24 saat basından atlattım” diye ifade verdi.

Ölümüne ilişkin suikast iddiaları

Rahşan Ecevit’in;
Ecevit’in tedavi süreci ve ölümüne ilişkin suikast iddialarının Ergenekon dava
dosyasına girmesi sonucunda tıbbi suikast incelemesi başlatıldı.

Bu yaşanılan
olayları ve Ecevit’i bir kez daha saygıyla anarak anlatmak ve 1980 sonrası
gençliğine, Ülkenin kahramanlarını tanıtabilmek istedim. Umarım bir nebze
okuyan gençliğimize faydamız olmuştur.




























































Kardeşçe sevgi ve
saygılarımla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir