ESKİ BİNBAŞI ÖZDEMİR : “BEN 2. ABDÜLHAMİD’İN HAFİYESİ DEĞİLİM”

Fetullahçı Terör
Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığındaki
eylemlere ilişkin 50’si tutuklu, 12’si firari 86 sanığın yargılanmasına devam
edildi.
Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesince Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumları Yerleşkesindeki 250 kişi kapasiteli salonda yapılan duruşmada,
tutuklu, tutuksuz sanıklar, avukatları ve yakınları hazır bulundu.
Duruşmaya müdahil olarak Başbakanlık avukatları Halit Çokan, Gül
Gülmez, Emre Arık, TBMM avukatı Ömer Burak Barış ile AK Parti Kocaeli İl
Başkanı Şemsettin Ceyhan’ın avukatı Hüseyin Coşkun katıldı.
Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, AK Parti Gölcük İlçe
Başkanı İdris Alp, yönetim kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının
temsilcileriyle bazı vatandaşlar da duruşmayı izledi.
Tutuklu sanık eski Deniz Hava Ana Üs Komutanlığı İstihbarat Şube
Müdürü Binbaşı Mustafa Özdemir, “Tayininin çıkıp, ilişiğinin kesilmesine
karşın üsse geldiği, üsse geldiği sıralarda ulusal medya ve sosyal medyada
darbe girişimi ile ilgili henüz hiçbir haberin bulunmadığı, ülke genelinde
gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişiminin bir parçası olarak hareket eden
Tezcan Kızılelma’nın şüpheli Mustafa Özdemir’i makamına çağırıp, sıkıyönetim
direktifini kendisine vererek, satır satır incelemesini, ne gerekiyorsa
yapmasını, gerekiyorsa Cengiz Topel Sivil Hava Limanını zapt etmek üzere
personel görevlendirmesi yapmasını istediği, bu emrin altında nöbetçi amiri
olarak görev yapan personeli olduğu halde, birlikte görevli olmayan, birlikten
daha önce ilişiği kesilen Mustafa Özdemir’e verildiği” suçlamaları
karşısında savunma yaptı.

Kanun hükmünde kararname
ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilen Özdemir, hain darbe girişimini
lanetlediğini belirterek, halkın üzerine kurşun sıkan, bomba atan FETÖ terör
örgütü ile aynı kefeye konmasının kendisi için zulüm olduğunu savundu.

Deniz Hava Ana Üs
Komutanlığındaki görevinden Çanakkale Boğaz Komutanlığındaki birliğine
tayininin çıktığını anlatan Özdemir, 15 Temmuz günü eşi ve çocuklarıyla yemek
yediğini, daha sonra alışveriş merkezinde gezdikleri sırada Üs komutanı
Tuğamiral Kızılelma’nın emir astsubayının kendisini arayarak, terör saldırısı
ve sabotaj tehdidinin olduğunu, acele birliğe gelmesini söylediğini ifade etti.
İlişiğinin kesilerek, tayinin çıktığını söylediğini aktaran
Özdemir, “Bana durumun ciddi olduğunu ve komutanın derhal üsse gelmemi
emrettiğini aktardı. Normalde tayinim çıktığı için 16 Temmuz’da ayrılacaktım.
Hala birliğin personeli olduğum için ve terör alarmı verilmesi nedeniyle üsse
gittim. Tezcan amiralin odasına girdim. Tabancası vardı. Bana, ‘Terör alarmı
var. Nöbetçi amire yardımcı ol.’ şeklinde emir verdi.

Durumun ciddi olduğunu
anladım. O arada sıkıyönetim mesajının geldiğini duydum ama içeriğini
bilmiyordum. Televizyonlar, köprünün askerlerce kapatıldığını, yurt genelinde
terör saldırısı tehdidinin olduğunu söylüyordu. Gelen mesajın bununla ilgisi
olabileceğini düşündüm. Kesinlikle darbe girişimi olduğunu bilmiyordum.”
diye konuştu.
Üs komutanından, Cengiz Topel Havalimanının işgal edilmesi yönünde
bir emir almadığını ileri süren sanık Özdemir, “Havaalanından birliğe
sivillerin girmemesi yönünde bir önlem alınmış. Devriye çıkarılmış. Ancak
sonradan devriyenin geri çekildiğini duydum. İlerleyen zamanlarda televizyondan
darbe girişimi olduğunu, Deniz Kuvvetleri Komutanının darbenin içinde
olmadıkları yönünde açıklaması olduğunu gördüm. Zaten ben de darbeci değildim
ve darbe yanlısı bir emri uygulamıyordum. O yüzden içim rahattı.” şeklinde
konuştu.
Uzun süre istihbarat şubede oturduğunu, lojmanının Gölcük Donanma
Komutanlığında olduğunu ve oradan silah sesleri gelmesi üzerine eşinin
aradığını belirten Özdemir, şöyle konuştu:
“Eşim ve çocuklarım silah seslerinden korkmuşlar. ‘İşin
bittiyse yanımıza gel’ dediler. Ben birliğimden çıkmak istedim ama kapılara
siviller tarafından iş makinesi ve kamyon yanaştırıldığını duyunca çıkmadım.
Sabaha 08.30 gibi çıkmak istedim bu sefer üs komutanının emriyle çıkışların
kapatıldığını öğrendim. Kendisinden izin almak için makamına gittiğimde,
gözaltına alındığını öğrendim. Bir süre sonra kapılar açıldı. Ben de lojmana
gittim. Zaten daha sonra yeni görev yerim olan Çanakkale’ye gittim.

Benden hiç ifade
alınmadı. 5 ay sonra gözaltına alındım ve tutuklandım.”
Üs komutanı Kızılelma veya başka birinin kendisine sıkıyönetim
mesajını göstermediğini öne süren sanık Özdemir, Tezcan Kızılelma’nın makamında
ana bağlı komutanlarla 15 Temmuz akşamı düzenlediği toplantıya çağrılmadığını
ve katılmadığını ifade etti.
Bugüne kadar FETÖ ile
bir ilgisinin bulunmadığını, ByLock kullanmadığını, dershanelerine ve
okullarına gitmediğini, yurtlarında ve evlerinde kalmadığını, Bankasya’da
hesabının olmadığını ve gazetelerine abone olmadığını savunan Özdemir,
tahliyesini ve beraatini talep etti.
 

“Ben 2.
Abdülhamit’in ajanı değilim”














Çapraz sorgusuna
geçilen Özdemir, cumhuriyet savcısının, “Yüzbaşı Asım Beşli, Tezcan
Kızılelma’nın darbeci olabileceğini düşünmüş ve bunu çevresiyle paylaşmış. Siz
istihbarat şube müdürü olarak böyle bir şeyi düşünemediniz mi?” şeklindeki
sorusuna, “Bizim görevimiz iç güvenlik. Herkes bizi istihbaratçı olduğumuz
için ajanlık yaptığımızı sanıyor. Ben 2. Abdülhamit’in ajanı değilim. Ben üssün
güvenliğinden sorumluyum.” diye cevapladı.
Başbakanlık avukatı Halit Çokan, “Siz birliğimizden
ilişiğinizi kestiğiniz halde neden yetkinizi kullanarak görev yapmaya devam
ettiniz?” sorusunu Özdemir, “Ben birliğimden ayrıldım ama ilişiğim 16
Temmuz’da kesiliyor resmi olarak. Ben terör alarmı verildiği için çağrıldım ve
gittim. Benden başka 4 kişinin de tayini çıkmıştı ve üsse gelmişlerdi. Onlar dışarıda
ben içerideyim.” şeklinde konuştu.
Duruşmada, tutuklu
sanık eski Deniz Hava Ana Üs Komutanlığı Bakım Komutanı Albay Bülent Yakın’ın
savunmasına geçildi.
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet