GULCA KATLİAMI BASIN BİLDİRİSİ

5 Şubat Gulca
katliamının 21.yıldönümünde Çin işgalindeki Doğu Türkistan’da günümüzde
yaşananlar

Saat 13.00 Ankara Çin
Büyükelçiliği önü protesto gösterisi

1.Çin’in Doğu Türkistan halkına yönelik uyguladıkları baskılarına
gün geçtikçe bir yenisi daha eklenerek devam etti. Önce sakalı ardından
başörtüyü yasaklayan Çin diktatörü, hangi camiye girip namaz kılacağımızı
belirliyor ve namaz sonrası amin demeyi dua etmeyi bile yasakladı. Uygur
Müslümanlarına camiye giriş yasağı koyarak giriş kartı dağıttı.

2. Çin’in Doğu Türkistan’da yürürlüğe soktuğu çift dil
eğitim sistemi adı altında asimilasyon siyaseti uygulayarak Doğu Türkistan’ın
geleceği olan Uygur çocukların ana dilini ve değerlerini yok etme adımlarını
hızlandırdı.

3. Çin yönetimi Doğu Türkistan’daki esnaflar ve şahısların
tümüne gündelik yaşamında kullanmakta olduğu makas, çakı, bıçak, satır, balta,
kürek gibi kesici aletlerini, ikamet ettiği bölge polis amirliğine götürüp
kayıt ettirmesini ve edevat sahibi’nin adını, kimlik numarasını ve barkod
koydurma zorunluluğu getirdi.

4. Çin, her taraftan kıskaç altına aldığı Doğu Türkistan’da
terör estirerek Uygur Türklerine yönelik bir tür savaş vaziyetini meydana
getirmeye çalıştı. Uygur Türklerinin dış dünyayla olan ilişkilerini temelle
kesme niyetiyle bölgede yaşayan halkın pasaportlarına el koydular.

Çin’in zulümleri yüzünden Yaşanılmaz hale getirilen öz vatanını
bırakıp sakin bir hayat peşinde yurt dışına çıkan Uygur Türkleri geri gelmeleri
için tehditler savurdu. Dönmeyenlerin malvarlıklarına el konuldu.

5. Çin 100 lerce Camiyi, cemaati yok bahanesiyle yakıp
yıktı. Ve bu eylemine İslam dünyasından ne bir tepki nede bir kınama alan Çin
yönetimi din düşmanlığını uluslararası toplumu kandırmak adına büyük
şehirlerdeki ve cadde üzerindeki camiler hariç 10 bini aşkın camiyi yıkıp yok
etti.

6. Çin, Doğu Türkistan’ın eğitim sahasında bulunan her
bireyin beynini silmeye yönelik yaptırımlar uyguladı. Hatta bu insanlık dışı
eylemini 18 maddeli yazılı buyruk halinde sosyal medyada paylaştı. Böylelikle
Doğu Türkistan halkının düşünce ve fikri, akide, duruş, yeme içme dolayısıyla
bireylerin en ufak bilgileri dahil doğumundan bu yana yaptığı her şeyi bilme ve
kontrol etmek istedi. Ne yazık ki sonucunda işten kovma, tutsak edilme, içeri
atılma ve infazlar gerçekleşti.

7. Hayatında bir kere olsun oruç tutmuş, namaz kılmış,
Tebliğ ve her türlü Dini sohbetlere katılmış, Helal-haram ayrımı yapmış ve en
önemlisi tüm bu eylemlerini yada eylemde bulunan yakınlarını gönüllü halde
engellemeyen ve anında polise rapor etmeyen kişilerin tamamı dinde aşırıcılık
suçlamasıyla hapse atıldı.

8. 1. Başörtüsü yada çarşaf giyen, 2. içki, kumar, sigarayı
bırakıp namaz başlayan, 3. Devlet konutlarında kalmayı veya nakit para
yardımlarını reddeden, 4. Okullarda Uygur çocuklar için dağıtılan besin
yemeğini red edenler, 5. Düğün derneklerinde müzik ve dans yapmayanlar, 6. Başı
buyruk hacca gidenler, 7. Çocuğunu dinde eğitenler, 8. Dini nikahla evlenen
yada şeriat hükmü gereği ayrılanlar olmak üzere bahsi geçen 8 çeşit eylemi
yapan yahut eylemde bulunan yakınlarını gönüllü olarak engellemeyen ve anında
polise ihbar etmeyen kişilerin tamamı gayrı meşru dini faaliyette bulunma
suçuyla hapse atıldı.

9. Uygur asıllı yetkililer Çin yönetiminin denetimi sonucu
görevden alınırken yerine Çin kökenli yöneticiler atandı ve akabinde Bölge
halkının sosyal hayatını değiştirmeye yönelik akıl almaz planlar ve yeni
siyasetler ortaya atıldı.

10. Çin, Doğu Türkistan’daki asker ve güvenlik teşkilatını
harekete geçirerek büyük çapta baskınlar düzenledi. Operasyon kapsamında
tutuklananlar gerici veya asabiyetçi olarak tanımlanıp yargılanmadan hapse
atıldı.

11. Öz topraklarında ötekileştirilen Doğu Türkistan halkı
iş bulmakta zorlanıyorken, yönetim tarafından Doğu Türkistan’a getirilen Çin
kökenli göçmenlerin, barınma ve iş sıkıntısı giderilip yerleştirdi.

12. Çin yönetimi Doğu Türkistan halkının dinine
medeniyetine ve milli değerlerine saldırdı. Bu kapsamda Muhammed, Ömer, Ebu
bekir, Mücahit, Abdullah, Müslime, Saliha gibi nice İslami isimlerin çocuklara
verilmesini yasakladı.

13. Çin, Doğu Türkistan’da “Dini asabiliğe karşı duruşun
Yolu ve usulü” temalı kitaplar yayınladı. Ve hemen ardından binlerce kişiyi
absürt gerekçelerle hapse attı.

14. Çin, yurt dışında eğitim almakta olan Uygur öğrencileri
akrabalarını tutsak etti ve aynı zamanda öğrencilere, Doğu Türkistan’a geri
dönmemesi halinde ailesinin hapiste çürüyeceği hususunda şantaj yaptı. Bunun
üzerine memleketlerine dönen Uygur öğrencilerin hapse atıldığı, ortadan kaybolduğu
ve hatta hapislerde ağır işkence görerek şehit edildiği ortaya çıktı.

15. Çin’in zulmü artınca Uygur Türklerine acıyan başka
milletler devlete karşı çıkan iki yüzlü ilan edilip görevden alındı veya hapse
atıldı.

16. Çin Muhaceret’teki Uygurların sesini kesmeye yönelik
çalışmalar başlattı. Türk dünyasının Uygur Türk’lerini sahiplenmemesinin temini
için Türk toplumlarıyla olan ilişkilerini geliştirerek Uygur Türk’lerine
yapılan zulüm ve ırki katliama seyirci kalabilecek duruma getirdi. Yeryüzünde
sahipsiz ve yetim bırakılan Uygur Türkleri Çin’e iade edilir hale geldi.

17. Çin yönetimi öğrencilere yönelik yazılı buyruk ilan
etti. okul tatillerinde özellikle Ramazan aylarında dinle alakalı her türlü
eylemi yasaklarken her bir aileye birden mahsus polis görevlendirilip oruç
tutanları ve de namaz kılmaları engellendi. Cuma namazlarına giden Çin komunist
parti üyeleri ağır biçimde cezalandı.

18. Çin’in Uygur Türklerine uyguladıkları bastırma siyaseti
uluslararası toplumun tepkisini çekti. Doğu Türkistan’da yapılan zulümlere
karşı Almanya halkı protesto yaptı.

19. Kaşgarlı Büyük dini alim Kaşgar Mescidi imam hatibi,
Vaiz ve eğitimci, cemaat önderi Abdulhamit Damolla tutulduğu Hapishanede
hayatını kaybetti. Türkiye’de bulunan Doğu Türkistan camiası merhumun cenazesi
için gıyabi namaz kıldı.

20. Çin işgal yönetiminin Uygur Türklerine uyguladığı
baskıları Kazak Türklerine de Uygulandı ve bu kapsamda 100 lerce Kazak Türkü
Uygurlarla birlikte ibadet etmeleri sonucu para cezası ve de hapisle
cezalandırıldı.

21. Mısır Al Ezher Üniversitesinde Eğitim Almakta olan 3000
aşkın Uygur Öğrenci, Çin yönetimi tarafından geri çağırıldı. Ve öğrenciler
Mısır Hükümetiyle Çin’in işbirliği sonucu, Terörist ilan edilip yaklaşık 300
Uygur tutuklandı. Ailesiyle tehdit edilen 1500 yakın öğrenci memleketlerine
dönmek zorunda kalırken geri kalan Uygurlar her şeyi Allaha emanet edip
Türkiye’ye sığındı. Türkiyeye gelir gelmez yarım kalan eğitimlerinin devamı
için Satuk Buğrahan İlim Ve Medeniyet Vakfı başta olmak üzere Doğu Türkistan
maarif cemiyeti ve Doğu Türkistan ulemalar birliğinin yardımlarıyla 1000 yakın
öğrenci üniversiteye yerleşti.

22. Türkiye’de faaliyet göstermekte olan Doğu Türkistan
maarif cemiyeti, Satuk Buğrahan İlim Ve Medeniyet Vakfı Doğu Türkistan ulemalar
birliği bir araya gelerek Mısırda Tutuklu bulunan Uygur Öğrenciler için İnsan
hakları teşkilatlarına müracaat ilan etti.

23. Çin, Uygur Dilini Doğu Türkistan’ın Eğitim Sisteminden
temelle silmek için yeni düzenlemeleri ortaya kodu ve bu kapsamda Ana okulu,
Lise ve Üniversitelerde Uygur Dili Kullanmayı yasakladı.

24. Doğu Türkistan’ın Hoten bölgesinde Çin yönetimi tarafından
namazla ilişkin 7 bilgiyi birleştirme planı başlığıyla yazılı buyruk ilan
edildi. Ve bu buyruk esas alınarak namazda okunacak süreler, Cuma tebliği ve
hutbede okunacaklar, Ezan-i Muhammedi’ye kamet ve tesbihatlar da değiştirildi.

25. Doğu Türkistan’daki camilerin duvarlarına yazılan veya
kazılan ayet ve sürelerin tamamını silip Yok etti. Yerineyse kominizim
propagandası içeren afiş ve pankartları yerleştirdi. Bunun dışında İslami
isimler verilen çocukların ve de gençlerin isimlerini değiştirmeye zorladı.

26. Çin Doğu Türkistan’da tesis ettiği Toplama kamplarına
sayısızca insanları topladı ve bu eylemine tepki gösteren uluslararası tupluma
eğitim kampları olarak tanıtıp kandırmaya çalıştı.

27. Çin, Kuran-i kerim ve dini kitapları teröristlerin
ilkeleri olarak tanımladı, Evinde kuran yada dini kitap bulunanlar polise
teslim etmezse ağır cezayla tehdit etti. Bu kapsamda toplanan seccade kuran-i
kerim ve dini içerik taşıyan her şeyi yakıp yok etti.

28. Çin Doğu Türkistan Halkını itirafçı olmaya zorlayıp
Doğu Türkistan’ı Devasa bir hapishaneye dönüştürdü. Geçmişte yasa dışı okuduğu
kuran-i kerim ve dini kitaplar, yasadışı yaptığı haç ve umre, Yurt dışında
irtibat halinde olan akrabalarıyla ilgili bilgileri veya bahsi geçen eylemleri
yapan tanıdıklarının bilgilerini ifşa etmeye zorladı.

29. Çin’in Din düşmanlığı ve zulmü hat safhayı aştı
yolculuk sırasında yol kenarında namaz kılan Doğu Türkistanlılara para cezası
vermenin yanı sıra toplama kamplarına götürdü.

30. Doğu Türkistan’da cenaze namazlarına katılacak
kişilerin sayısı 15 le sınırlandı.

31. Bazı Çinli yetkililer Komunist parti yönetimin sözde
Bölücü, terörist ve asabiyetçi güçleri bahane edip Doğu Türkistan Halkını
ezmekte olduğunu Açığa çıkardı.,

32. Bu yıl itibariyle Doğu Türkistan’ın Hoten vilayetinden 20
bin kişi hapse, Kaşgar İline bağlı Yupurga ilçesinden 20 bin kişinin toplama
kamplarına ve 20 bin kişi daha farklı bölgelerden olmak üzere toplam 60 bin kişi
hapse veya toplama kamplarına atıldı.

33. Çin Yönetimi, Doğu Türkistan’da 12 ile 65 yaş
arasındaki 19 milyon kişiden DNA örneği topladığını açıkladı.

34. Bu yıl İtibariyle Çin disiplin Kurulu 24 bin
soruşturmanın sonuçlandığını açıkladı.

35. Çin Doğu Türkistan’da akrabalaşma haftası adı altında,
Uygur Türkleriyle Çin Kökenli kişileri bir birbiriyle akraba olmaya zorladı. Ve
bu kapsamda her Uygur Türk’ünün evine 1,i Çinli diğeri Uygur olmak üzere 2 şer
memur yerleştirerek bir hafta boyunca aile sakinlerini yakından takibe aldı.

36. Doğu Türkistan’da Gıda ürünlerinde kullanılan helal
sertifikasının kullanımı yasaklandı ve bu kapsamda helal haram ayrımı yapan
şahıslar dinde asabilik suçuyla içeri atıldı.,

37. Dini konularda sorulan sorulara cevap veren dini alimler
gözaltına alındı.

38. Çinin toplama kamplarına kapattığı 100 binlerce doğu
Türkistanlılardan çok sayıda Uygur Türkünün ortadan kaybolduğu ortaya çıktı.

Basınımızın değerli
mensupları bugün 5 Şubat 1997 tarihinde Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde Çin
işgal kuvvetlerinin işlediği katliamın yıldönümünü ve bütün şehitlerimizi anmak
Çin’i lanetlemek için buradayız Saygılarımla . 05.02.2018

Seyit TÜMTÜRK

Genel Başkan

İrtibat : Seyit
TÜMTÜRK

Doğu Türkistan Kültür
Ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı-KAYSERİ

Tel : 0532 402 6492

Abdulhekim SELÇUK

Doğu Türkistan Kültür
Ve Dayanışma Derneği Genel Sekreteri

Tel : 0537 674 31 61

Kaynak: Doğu Türkistan
Kültür Ve Dayanışma Derneği

LİNK : http://www.gokbayrak.com/haberler/——————————————–gulca-katliami-basin-bildirisi-6379

LİNK : http://www.yenidenergenekon.com/952-gulca-katliami-basin-bildirisi/

GULCA KATLİAMI NEDİR? (5 Şubat 1997)

Gulca’da bir Kadir gecesi…

Şubat ayı… Tarihin
tozlanmamış kara sahifelerine şöyle bir göz atıyoruz…

Çok ta uzak değil
1997’de binlerce kilometre uzaktan bir kardeş feryadı yükseliverdi. Belki
mesafe çok uzaktı ama yükselen feryatlar ciğerimizin köşesindendi..O uzaklardan
gelen çığlık benim Müslüman Türk Gardaşım Uygur’un feryadıydı…

Ezelden beri görev başında olan Batıllar ordusunun en kesif savunucularından
Kızıl Çin, Müslüman Doğu Türkistan’da yaptığı zulümlere, katliamlara bir
yenisini 1997 yılının Kadir gecesinde Gulca’da ekliyordu.

4 Şubat 1997 günü Doğu
Türkistan’ın Gulca vilayetinde, Kadir Gecesi ibadet etmek için bir evde
toplanan kadınlar, Çin polisi tarafından yapılan bir baskınla evden dışarı
çıkarılmış ve bu zorbalığa direnen kadınların üzerine katil Çinliler tarafından
ateş açılmış; Doğu Türkistanlı Müslüman bacılarımız orada şehit edilmiştir.

Bu olaylardan sonra
Doğu Türkistan’da çıkan ayaklanmada Çin hükümeti resmen katliam yapmıştır. Kızıl
Çin, Gulca ayaklanması sırasında 400 Doğu Türkistanlı kandaşımızı olay yerinde
şehit etmiş, yüzlerce soydaşımız ağır yaralanmıştır. İlk aşamada 2000 kişiyi
tutuklamıştır. Ölen 400 kişinin 16’sı havaların aşırı soğuk olması nedeniyle
üzerlerine sıkılan tazyikli su etkisiyle donarak ölmüş, 90’ı dövülerek
öldürülmüş ve 160’ı da Çin güvenlik kuvvetlerinin açtığı ateşle şehit
edilmiştir.

Çin yönetimi, Gulca ve
civarındaki bütün doktorlara bir genelge göndererek, ayaklanma sırasında
yaralananların tedavilerini yasaklamış, tedavi edenlerin ağır cezalara
çarptırılacağını duyurmuş ve böylece pek çok Doğu Türkistanlı Türk’ün, gerekli
acil tedavileri göremeden hayatını kaybetmelerine veya sakat kalmalarına
sebebiyet vermiştir.

Bu olaylar sırasında
Çinli’nin kansızlığını gösteren en önemli hadiseyse, 12 Mart 1997 tarihinde
tutuklanan babasının serbest bırakılmasını talep edip Gulca’daki hükümet
binasının önüne gelip buradan ayrılmak istemeyen 8 yaşındaki Fatima adlı bir
kız çocuğuyla, eşinin serbest bırakılmasını talep eden Gülizar adlı hamile bir
genç hanımın Çin güvenlik kuvvetleri tarafından olay yerinde öldürülmeleri
olmuştur.

5 Şubat 1997 ile 31
Aralık 1997 tarihleri arasında bütün Doğu Türkistan’da 100.000’den fazla Doğu
Türkistanlı Türk tutuklanmış, tutuklulara ağır işkenceler uygulanmış ve
uluslararası televizyon kurumu CNN’in 9 Aralık 1997 tarihinde yayınladığı bir
haberinde de teyit edildiği gibi 1.000’den fazla Müslüman Doğu Türkistan Türk’ü
Çin hükümeti tarafından idam edilmiştir.

Böylece, Çin
yönetiminin son üç yılda tutukladığı Doğu Türkistanlıların sayısı 500.000’i aşmıştır.
Şu anda Doğu Türkistan’da her aileden en az 1 ila 3 kişi tutukludur. Bu noktada
sanırım kendimize şu soruları sormamız gerekiyor…

Doğu Türkistan’ı ne
kadar hatırlıyoruz? Tek suçları Müslüman Türk olmak olan kardeşlerimize neden
elimizi uzatmıyoruz? Gayrimüslim olan Haiti’ye bile yardım kampanyaları yapılan
ülkemizde öz ve öz kardeşimiz Uygur Türkleri neden görmezden geliniyor? Yoksa
bebek katili Komünist Çin’le aramız mı bozulur? Ya da korkuyor muyuz ‘Zalimler
için yaşasın cehennem!’ diye haykırmaktan?…Tüm bu sorularla birlikte kendini
Müslüman Türk olarak addeden herkesi, Doğu Türkistan için vicdan muhasebesi
yapmaya davet ediyorum.

Ve bu katliamın
yıldönümünde, Gulca’da Kadir Gecesi Din-i Mübin üzere şehit olan analarımıza
rahmet ve Müslüman Türk Dünyası’na başsağlığı diliyorum…

Yücel TANAY








































































































































LİNK : http://www.yenidenergenekon.com/978-gulca-katliami-nedir-5-subat-1997/