Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Rabia Kadir Kimdir ? Doğu Türkistan Halkını Temsil
Edebilir Mi ?!


Emperyalizm girdiği her ülkede kendi çıkarlarına hizmet edecek odaklar yaratır
ve bu odakları halkın ya da etnik grupların sevip benimseyeceği maskelerle
donatır. Türkiye’de 100 yıldan fazla zamandır, Emperyal odaklara göbekten bağlı
‘Türkçüler’, ‘Solcular’ ve ‘Dinci’ler vardır.



Bunlar GERÇEK Türkçüleri, gerçek solcuları, mütedeyyin dindarları safdışı etmek
için görev başındadır.



‘Türkçüyüm’ diye dolaşan bir grup, kendi ülkesinden çok İran ve Çin’deki
Türklerin durumunu kendine bayrak etti.. ABD’nin o ülkeleri bölmek için
görevlendirdiği bazı isimleri ‘Türk Büyüğü’ olarak tanıtanlar bile oldu.



PKK, El Kaide, İhvan-ı Müslimin gibi örgütler, Amerikan istihbaratının maşa
örgütleridir, ABD, etnik kalkışmayı kaşımak için dünyanın çeşitli bölgelerinde,
Afrika, Asya, Güney Amerika’da, çeşitli örgütler oluşturmuş, kişiler
görevlendirmiştir. İÇTEN YIKMA faaliyeti bu şekilde gerçekleşecektir….



Bu iş için ABD bir fonlama teşkilatı kurmuştur: Milli Demokrasi Vakfı (National
Endowment for Democracy – NED) bunlardan biri ve en önemlisidir.



ABD bu vakfın fonladığı yüzlerce örgütle hedef aldığı ülkeleri zayıflatmaktadır.
ABD hedef aldığı Çin’e karşı geniş çaplı fonladığı Washington D.C. merkezli
Dünya Uygur Kongresini (DUK) kullanmaktadır.



William Engdahl 2009’da Global Research’de bu konuda geniş bir belge yazı
yayınlamıştır. Dünya Uygur Kongresi Uygurları temsil etmemekte, ama onların
‘temsilci’ olarak ‘Uluslararası Camia’nın operasyonlarına zemin
hazırlamaktadır.



Dünya Uygur Kongresi “insan hakları araştırmaları ve savunma projeleri” için
Milli Demokrasi vakfı (NED) den büyük fonlar almaktadır. Birçok yan örgüt,
Uygur adı altında ABD çıkarlarına hizmet ederler. Mesela Uygur Amerikan Derneği
NED’den büyük çapta fonlanmaktadır ve başkanı Rabia Kadir’dir.



ABD ve küresel şirketler, uzun zamandır Çin ve çevre coğrafyayı operasyon
merkezi ilan etmişlerdir. ‘Uygur’ adı verilen operasyon odakları gibi, İran’ın
bölünmesini hedefleyen GAMOH’ teşkilatı da, PKK ve benzer örgütler de ABD
istihbaratı, CIA, NED, IRI, Freedom House gibi ağlar tarafından fonlamakta,
yönlendirilmekte, adam satn alınmakta, istihbari ve medya faaliyeti
yürütülmektedir..



Bu bağlamda kurulan sayısız teşkilat Birleşmiş Milletler, AB ve NATO bağlantılı
çalışma yapmaktadırlar. Bunlardan biri ‘Temsil Edilmeyen Uluslar ve Halklar
Örgütü’ (Unrepresented Nations and Peoples Organisation – UNPO) dür. UNPO’yu
kuran ve geliştiren Erkin Alptekin adlı kişidir.



Amaçları mikro milliyetçilikle hedef ülkelerde etnik ve mezhepsel
kışkırtıcılıktır. Engdahl açıklamıştır:


‘UNPO’nun onursal başkanı ve kurucusu Erkin Alptekin’dir. ABD
Enformasyon Ajansı’nın (USIA) resmi propaganda kurumu olan Hür Avrupa Radyosu/
(Radio Free Europe/Radio Liberty) için Uygur Dairesi Müdürü ve Milliyetler
Bölümü Müdür Yardımcısı olarak çalışırken UNPO’yu kurmakla
görevlendirilmiştir.’



ABD Enformasyon Ajansı ile çalıştığı sırada 1991’de Dünya Uygur Kongresi’ni
örgütlemiştir. ABD Enformasyon Ajansı görev tanımını resmi sitesinde şöyle
belirlemiştir: “ABD ulusal çıkarlarının desteklenmesi için yabancı kamuoyunu
anlamak, bilgilendirmek ve etkilemek ana amacımızdır”.



İşte böylesi bir kurumun emrinde etnik ve mezhepsel konularda ‘uzman’ olan
Alptekin aynı zamanda Dünya uygur Kongresi’nin ilk başkanı ve DUK web sitesine
göre, “Dalai Lama’nın yakın arkadaşı”dır..’




UNPO, Amerikan çıkarlarına göre sınıflandırılmış çeşitli etnik azınlıkları, vakti
gelince sahneye sürmek üzere hazırlamakta, fonlamakta, akademisyenlerini,
tarihçilerini, aktivistlerini eğitmekte ve her grubu ‘kendi kaderini tayin
hakkı’ çerçevesinde ayaklanmak üzere hazırlamaktadır. PKK ve benzer terör
örgütleri de bu ve benzer Amerikan ve AB teşkilatlarının rahleyi tedrisinden
geçmişlerdir.. yol haritalarını emperyalist mercilerden alırlar.



Kosova 1991’de daha Yugoslavya’nın içinde yeralırken UNPO üyesi olmuştur…
Haşim Taci ve benzeri terör örgütü mensupları ABD Dışişleri Bakanı Madelen
Albright’dan, Pentagon generallerine kadar açılan bir yelpazede ilişkiler
kurarak, dolgun fonlama ve silah yardımlarıyla bulundukları yere gelmişlerdir.
Kosova bugün kendini ‘bağımsız’ zanneden bir Amerikan sömürgesidir .



UNPO, Belucistan’dan Irak Türkmenlerine, Kürtlerden Tatarlara, Çerkeslere kadar
tüm etnisitelere el atmakta, ABD çıkarlarına ‘faydalı’ olacak zevat bulunmakta
, Washington’la örümcek ağları kurularak, hedefe yürünmektedir. Birilerinin
‘Türk anası’ olarak zikrettiği rabia Kadir de bu ağın en iç halkalarındaki
zevattan biridir.



Kadir’in Washington’la DERİN ilişkisini ne zaman zikretsek kendine ‘Türkçü’
süsü veren birileri ağzından köpükler saçmaya başlamaktadırlar. Çünkü bu
açıklamalar, ‘derin oyunu’ bozmaktadır. Birileri sahte Türkçülük maskesiyle
Amerikan emperyalizminin goygoycusu olacak, samimi Türkçüleri arkasına takıp
felç edecek, ‘Uygurların, Güney Azerbaycanlıların hakkı derken kendi ülkesinde
yokedilecek, ‘Türküm’ demek yasaklanırken bakacak, yasalardan ‘TÜRK’ sözünün
kaldırılması konuşulurken seyirci kalacak, TÜRKİYE’nin bölünmesi için Anayasa
hazırlanırken eli kolu bağlı kalacak , ama Uygur, Güney AZERBAYCAN diye ayağa
fırlayacak, Türklük ‘gazı’ da bu yolla alınmış olacaktır..



Bir kez daha söyleyelim: Rabia Kadir iyi bir ‘sivil örümcek’ örneğidir: Bir
zamanlar Çin Ulusal Kongresi üyesiydi ve Çin’in en zengin 7. Kişisiydi.



Tutuklanma nedeni ABD’ye ajanlık gerekçesi iledir. Hapishaneden ABD yönetimi
girişimiyle çıkarılmış ve Washington’da görevlendirilmiştir.



Maaşını ABD Kongresinden almaktadır. Amerikan istihbaratının ve Milli Demokrasi
Vakfı’nın milyonlarca dolarla desteklediği kurumların başındadır. 2004’de Uygur
İnsan Hakları Projesini başlatmış ve Emperyal ödüllere layık görülmüştür..



Peki ya Uygurlar. Onlar büyük zulüm altında değiller mi? Diyenlere sözüm şu:
Evet Çin iktidarları Doğu Türkistan’da zulüm yapmış, uygurlara baskı
uygulamıştır. Oradaki soydaşlarımız kanımız canımızdır. Ben Urumçi’de Turfan’da
onların ellerini tutmuş, gözlerine bakmış, dertleşmiş kucaklaşmış binlerce
kilometre ötede TÜRKÇE konuşmuş bu mutluluğu yaşamış biriyim.. Hiçbir şekilde
‘Denize düşenin yılana sarılacağını’ kabul etmeyenlerdenim. Atatürk kurtuluş
için yılana mı sarılmıştı?!



Amerikan istihbaratının maşalarının adları TÜRK kelimesiyle birlikte anılamaz..
Onlar tarihe emperyal oyunda yer alan küçük maşalar olarak geçerler. Milletleri
onları kahırla anar!



Banu AVAR, 28 Ocak 2013

banuavar@superonline.com


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış