MİLLİ SORUNLAR DOSYASI (Ege Adaları, Boğazlar, Kıbrıs, Darbeler, Doğu Türkistan, PONTUS – RUM Faaliyetleri)


Gülperi GÜNGÖR
: UYGURLARIN ZORLA ÇALIŞTIRILDIĞI FABRİKALAR 83 TANINMIŞ MARKA İÇİN ÜRETİM
YAPIYOR
 

Yorum No : 2020 / 13




06.03.2020


Düşünce
kuruluşu Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü’nün (ASPI) hazırladığı
rapor,[1] Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki
Uygurların ve diğer azınlıkların kendi iradelerinin dışında çalıştırıldığını
iddia etmektedir. Raporun kanıtlarını sunduğu üzere, 2017-2019 yılları
arasında, 80.000‘in üzerinde kişinin zorla çalıştırıldığı fabrikalar,
aralarında batılı tanınmış markaların da bulunduğu firmaların tedarik
zincirinde yer almaktadır.


Çin’deki Uygur
ve diğer azınlıkların “yeniden eğitim” kamplarında zorunlu olarak
çalıştırıldıklarının ve bu kamplarda üretilen ürünlerin ihraç edildiğinin bir
süredir haberleri yapılmaktaydı.[2] ASPI’nin bu raporu ise teknoloji,
tekstil, tüketim malları, otomotiv ve diğer sektörlerde zorla çalıştırmanın
işgücü tedarik zincirini kapsamlı olarak ortaya koymaktadır.  Rapora göre,
zorla çalıştırma vakaları devlet destekli işçi gönderme programının suiistimali
ile ya da azınlıkların “yeniden eğitim” kamplarındaki “eğitimleri” kapsamında
ve sonrasında gerçekleşmektedir.


Raporda sunulan
örneklerin, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün cebri veya mecburi çalıştırma
tanımına uyduğu görülmektedir.  Bu örneklerde, kişilerin keyfi gözaltı
tehdidi gibi yıldırma ve tehditlere maruz kaldıkları, fabrikaların askeri
tarzda bir yönetimi olduğu, işçilerin güvenlik personeli ve dijital gözetim
araçları tarafından izlendikleri, fabrikaların çitle çevrildiği, hareket
özgürlüğünün kısıtlandığı, iş sonrası zorunlu Çince dersleri ve siyasi telkin
oturumlarının gerçekleştiği belirtilmektedir.


Çin devlet
medyası devlet destekli işçi gönderme programına katılımın gönüllü olduğunu
iddia etmekte, bu programın emek fazlası ile ve yoksullukla mücadele amacı
taşıdığını belirtmektedir.  Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden özellikle
Çin’in gelişmiş doğu bölgelerine işçiler gönderilmektedir.  Yetkililer bu
programla etnik gruplar arasında kaynaşma hedeflendiğini de ifade etmektedir.
Rapor, işçi gönderimlerinin tamamının zorla olduğunun doğrulanamadığını, ancak
Uygurların bu şekilde gönderilmeyi reddetmesinin “keyfi tutuklama”
tehdidi ile “aşırı derecede zor” olduğunu,  bazı vakaların
“son derece rahatsız edici zorlayıcı emek uygulamaları” belirtileri
gösterdiğini ifade etmektedir.  Mağdurlarla yapılan görüşmelere göre
işçilere asgari ücretin çok altında ödeme yapılmaktadır.  Uygur
işçilerinin çalışma yerlerine gönderilmeleri  kendilerine ayrılmış özel
trenlerle gerçekleşmektedir. Sonrasında işçiler fabrika müdürleri ve
yetkililerin yoğun gözetimi altında çalışmaktadırlar.


Rapor,
yetkililerin ve özel simsarların göndermeyi sağladıkları her Uygur işçi için
nakit teşvik aldıklarını belirtmektedir. Bir simsarın verdiği ilanda şu
ifadeler yer almaktadır:


Sincan işçilerinin avantajları: yarı
askeri disiplinde çalışır, sıkıntıya dayanabilir, personel kaybı olmaz… Asgari
sipariş 100 işçi! Fabrika müdürleri, Sincan polisinin günde 24 saat
fabrikalarında bulundurulması için başvurabilir…


“Bu işgücü
transferlerinin amacı politiktir,” diyen raporun baş yazarı Vicky Xiuzhong
Xu,  bu transferlerin öncelikle Uygurları kültür ve kimliklerinden
arındırmayı hedeflediğini belirtmektedir. İşçilerin mesai sonrasında zorunlu
olarak Çince derslerine ve siyasi telkin oturumlarına katıldıkları da raporda
belirtilmektedir.


Zorunlu
çalıştırmanın en çarpıcı örneği ise azınlıkların “yeniden eğitimleri”
kapsamında çalıştırılmalarıdır. Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde 2017’den
beri  bir milyondan fazla Uygur ve diğer azınlıklar mahkemeye
çıkarılmadan, yeniden eğitim kamplarında tutuklanmaktadır. Yetkililer bu
uygulamanın önce meslek kazandırma ve dil öğretme amacı taşıdığını ifade
etmişler ancak daha sonra bunun dini aşırılık ile mücadele amacı taşıdığını
belirtmişlerdir.  Tibet’teki azınlıkların ve Falun Gong takipçilerinin de
yeniden eğitim kapsamında tutuklamaları gerçekleşmektedir.  Yetkililer,
Türkiye ve Kazakistan gibi Müslüman nüfusun çoğunlukta oldukları ülkelere
seyahatlerini, telefonlarına Whatsapp uygulaması yüklemelerini  Uygur ve
diğer Müslüman azınlıkları aşırıcılığa sürükleyebilecek sebepler olarak ileri
sürmektedir.  Bu yüzden azınlıkların partiye bağlılıklarını sağlamak
amacıyla “yeniden eğitimleri”nin gerçekleştirilmesi gerekliliğini kamplarda
tutuklama nedeni olarak göstermektedir.  Raporda ele alındığı üzere, 
“yeniden eğitim”den “mezun olan” tutuklular Çin’in farklı bölgelerindeki
fabrikalara çalışmak üzere gönderilmektedirler.


Uygur
işçilerinin zorunlu çalıştırılmasından doğrudan veya dolaylı olarak
yararlandığı tespit edilen şirketler şunlardır:


Abercrombie
& Fitch, Acer, Adidas, Alstom, Amazon, Apple, ASUS, BAIC Motor, BMW,
Bombardier, Bosch, BYD, Calvin Klein, Candy, Carter’s, Cerruti 1881, Changan
Automobile, Cisco, CRRC, Dell, Electrolux, Fila, Founder Group, GAC Group
(automobiles), Gap, Geely Auto, General Electric, General Motors, Google,
H&M, Haier, Hart Schaffner Marx, Hisense, Hitachi, HP, HTC, Huawei,
iFlyTek, Jack & Jones, Jaguar, Japan Display Inc., L.L.Bean, Lacoste, Land
Rover, Lenovo, LG, Li-Ning, Mayor, Meizu, Mercedes-Benz, MG, Microsoft,
Mitsubishi, Mitsumi, Nike, Nintendo, Nokia, The North Face, Oculus, Oppo,
Panasonic, Polo Ralph Lauren, Puma, Roewe, SAIC Motor, Samsung, SGMW, Sharp,
Siemens, Skechers, Sony, TDK, Tommy Hilfiger, Toshiba, Tsinghua Tongfang,
Uniqlo, Victoria’s Secret, Vivo, Volkswagen, Xiaomi, Zara, Zegna, ZTE.


Rapor son
olarak Çin hükümetine, yabancı devletlere, tüketicilere ve sivil toplum
kuruluşlarına yukarıda sayılan şirketlerin Çin’deki iş yerlerinde sosyal
hakların ve insan hakları uygulamalarının güçlü ve bağımsız bir şekilde
denetlenmesi için çağrıda bulunmaktadır.


Fotoğraf: WashingtonPost.com


[1] Vicky Xiuzhong Xu, Danielle Cave, Dr James Leibold,
Kelsey Munro, Nathan Ruser , “Uyghurs For Sale: ‘Re-education’, Forced Labour
and Surveillance Beyond Xinjiang”, Australian
Strategic Policy Institute
, 1 Mart 2020, https://www.aspi.org.au/report/uyghurs-sale


[2] Emily Feng, “Forced Labour Being Used in China’s
‘Re-Education’ Camps”, Financial
Times
, 16 Aralık 2018, https://www.ft.com/content/eb2239aa-fc4f-11e8-aebf-99e208d3e521 ;
Chirs Buckley,  Austin Ramzy “China’s Detention Camps for Muslims Turn to
Forced Labor”, The New York
Times,
16 Aralık 2018,  https://www.nytimes.com/2018/12/16/world/asia/xinjiang-china-forced-labor-camps-uighurs.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir