MONTRÖ ÖNEMSİZ DEMEK KENDİ AYAĞIMIZA SIKMAKTIR




Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Montrö’de
bize tanınan bir hak yok’ ifadesini emekli Büyükelçi Uluç Özülker ve Onur
Öymen’e sorduk. Özülker ve Öymen Montrö’nün Türkiye için en önemli ve en
başarılı anlaşmalardan biri olduğunu belirterek Montrö’nün mutlak suretle
korunması gerektiğini vurguladılar.


Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan
Kanal İstanbul Projesi’ni anlatırken 20 Temmuz 1936’da imzalanan Montrö
Boğazlar Sözleşmesi ile ilgili “Montrö’de bize tanınan bir hak yok. İstedikleri
gibi gelip geçiyorlar. Düşünün sizin boğazınızı kullanıyorlar ama hiçbir şey
elde edemiyorsunuz. Ama Kanal İstanbul’da böyle değil” dedi. Erdoğan’nın Montrö
açıklamasını emekli büyükelçiler Uluç Özülker ve Onur Öymen’e sorduk.


MONTRÖ İLE TESCİLLEDİK


Özülker Türkiye’nin iki kurucu
anlaşmasından birinin Montrö olduğuna dikkat çekti: “Türkiye’nin iki tane
kurucu anlaşması vardır. Bunlardan biri Lozan Antlaşması diğeri Montrö Boğazlar
Sözleşmesidir. Lozan’da boğazlar bölümü bütün çevresiyle birlikte uluslararası
bir komisyonun emrine verilmişti. Yani buralar Türkiye’nin toprağıydı ama
Türkiye’nin emrinde değildi. Boğazlar Montrö’den sonra


doğrudan doğruya Türkiye’nin
emri altına sokuldu ve onun bir parçası olduğu tescil edildi. ”


‘HİÇ BİR DEVLET MONTRÖ’YE
DOKUNMADI’


“Montrö 16 devletin imzasıyla
yapıldı. Bu 16 ülkenin bazısı şimdi yok. Yine aynı şekilde bu ülkelerin
bazıları savaş galibi bazıları savaşların malubu durumunda bazılarıysa savaşa
dahil bile değil ve Karadeniz’e kıyısı yok. Burada 16 ülkenin imzaladığı
anlaşma tüm dünyayı bağlayacak bir anlaşma haline getirilmiştir. Montrö 20
yıllık olarak hazırlandı. 1956’da anlaşmanın süresi bitti. Önceden yazılı
olarak müracaat edilmesi halinde revizyona tabi tutulabilir. Fakat bu
yapılmamıştır. Çünkü herhangi bir şekilde buna dokunulursa altından büyük bir
çapanoğlu çıkar. Ne imzacılar ne de imzası olmayan ülkeler Montrö’ye dokunmadı.


‘ABD KARADENİZ’DE GÜÇ OLMAYA
ÇALIŞIYOR’


Özülker Montrö’nün esası
itibariyle Karadeniz ülkelerinin lehine olduğunu belirtti. “Karadeniz ülkeleri
savaş gemilerini istedikleri gibi boğazlardan aşağı indirebilirler. Buna karşı
Karadeniz’e giren savaş gemileri sınırlandırmalara tabidir” diyen Özülker şu
ifadeleri kullandı: “Siz Kanal İstanbul gibi bir proje yapıp Karadeniz
ülkelerinin haklarından vazgeçmesini bekleyemezsiniz. Akdeniz’de yapılan tüm
tatbikatları Karadeniz ile birlikte düşünmelisiniz. NATO Dışişleri Bakanları
toplantısında alınan kararlarda Karadeniz’e farklı bir şekilde bakılmasının önü
açıldı. Alınan kararlarda Karadeniz’in güneyine -burası netice itibariyele
Türkiye oluyor- elektronik harp sistemlerinin konuşlandırılması vardır. Başka
bir deyişle ABD burada Rusya konusunu gündeme getirerek Karadeniz’de de bir güç
haline gelmenin peşindedir. Türkiye burada Montrö’yü konuşarak ABD’nin
düşüncelerine hizmet etme konumuna gelmiş oluyoruz. ”


‘ANLAŞMA BİTERSE SİZDE
BİTERSİNİZ’


İsmet İnönü’nün “Boğazlara çok
dikkat edin orada Türkiye’nin her türlü hakkı hukuku vardır. Bunun
kaybedilmemesi için her türlü mücadeleyi verdik. Bundan sonra da teyakkuz
halinde olmak gerekir” sözünü hatırlatan Özülker “Bugüne kadar verilen
mücadelelerle boğazları kendi toprağımız olarak idame ettirdik. Montrö
Sözleşmesi Atatürk’ün emriyle 1933 yılında ortaya atılan bir Türk talebinin
sonucudur. O zamanlarda Hitler güçlendi Stalin daha tehlikeli hale geldi. Bütün
bu koşullar altında Atatürk ‘Bu topraklar uluslararası statüden çıkarılıp Türk
toprağı haline getirilmelidir’ dedi. Bunun gereği yapılsın diye Milletler
Cemiyeti’ne gidildi. Tüm anlaşma devletleri ile görüşüldü. Çok büyük
mücadeleler verildi. Savaş arifesinde de olunduğu için ülkeler bize daha
müzahir davranmak zorunda kalmışlardır. Bugün aynı sonucu almak çok zordur.
Şunu da aklımızdan çıkarmamak gerekir ki; ABD Montrö’de imzacı değildir ama
zımmen en büyük baskı ondan gelmektedir. Kimseye ‘boğazlardan serbest geçiş
bitmiştir. Bundan sonra para vererek geçeceksiniz’ diyemezsiniz. Bu anlaşma
ihlali olur. Anlaşma biterse siz de bitersiniz. ”


‘MONTRÖ ÖNEMSİZ DEMEK KENDİ
AYAĞIMIZA SIKMAKTIR’


Emekli Büyükelçi Onur Öymen
Montrö ile ilgili yapılan açıklamaların “doğru dürüst incelenmeden uzmanlarla
konuşmadan” yapıldığını belirterek “Açın Lozan’ın Boğazlar Sözleşmesini ve
Montrö Boğazlar Sözleşmesini yan yana koyun ne kazandığımızı görürsünüz” dedi.


Öymen şöyle devam etti:
“Lozan’dan önce boğazlar işgal kuvvertlerinin elinde. Lozan’da bir çok şey
kurtardık ama boğazlar bir komisyona teslim ediliyor. Montrö ile bu komisyon
kaldırıldı Boğazlar tekrar askeri statüye açık hale geldi. Bunlar başlı başına
güvenlik alanında mükemmel şeyler. Halka farklı bir düşünce yansıtılmak
istenirse söylenebilir bunlar. Lozan içinde buna benzer ifadeler kullanıldı.
Şimdi de Montrö’yü beğenmiyorlar. Montrö’süz bir yönetimin daha iyi olacağını
düşünüyorlar. Halbuki bu dehşet verici bir senaryodur. Yeni bir anlaşmaya kadar
Montrö geçerlidir. İkinci olarak Montrö dönemindeki uluslararası koşullar
olmadığı için Türkiye’nin isteklerini kabul ettirme ihtimali sıfıra yakın.
Montrö’nün öneminin olmadığını söylemek kendi ayağımıza ateş etmek gibi bir
şey. 36’dan beri titizlikle korumaya çalıştığımız bir anlaşma bu. ”


‘MONTRÖ’NÜN ORTADAN KALKMASI
ABD’YE YARAR’


“Montrö’nün ortadan kalması
durumunda ortaya çıkaccak tabloya bir bakın. Bu en çok ABD’ye yarar. Çünkü
kayıtsız bir şekilde giremedikleri tek deniz Karadeniz. Kanal İstanbul devreye
girer girmez bu tartışma çıkacaktır. Montrö boğazlar için hazırlanmış bir
anlaşma. Karadeniz’e giren bir gemi Kanal’ı kullandığı zaman kendini Montrö’ye
bağlı sayacak mı? Saymayacak. Savaş gemilerinin durumu ne olacak? Kaza
durumunda ne olacak? Savaş durumunda ne olacak? Siyasetçilerin bunu hiç gündeme
bile getirmemesi ve yabancıların oyununu bozması gerekir. ”




LİNK : https://www.turkishnews.com/tr/content/2019/12/25/montro-onemsiz-demek-kendi-ayagimiza-sikmaktir/