HÜSNÜ MAHALLİ : GERÇEKTEN BU İŞTE BİR İŞ VAR 

HÜSNÜ MAHALLİ AKP İKTİDARININ
LİBYA POLİTİKASINA DAİR BİR YAZI KALEME ALDI.




Korkusuz yazarı Hüsnü Mahalli
“AKP’nin neyi nasıl ve neden yaptığını görmek çok kolay ama yanlışlarını
bir tek kendisi görmüyor. ” dedi.


Mahalli’nin Libya politikasına
ilişkin kaleme aldığı yazıda “AKP’nin Suriye ve Libya’da yaptığı her şey
ideolojiktir yani Müslüman Kardeşler eksenlidir. ” ifadesi kullanıldı.


İŞTE O YAZI


1 Eylül 1969’da darbe yaptığında;
Muammer Kaddafi 29 yaşında genç bir yarbay idi.


Genç bir delikanlının ABD’nin ABD
dışında en büyük üssünü bir gecede kapatıp kovması affedilecek gibi değildi.


Washington bunu hiçbir zaman
unutmadı affetmedi ve Kaddafi’den kurtulmak için her yola başvurdu.


Hava saldırıları ekonomik ambargo
ve yaptırımlar darbe girişimleri ve bildik bilmedik bir sürü açık ve gizli
saldırı ve kumpas.


Sonunda yani 2011’de muradına
erdi ve Arap Baharı tezgahıyla Kaddafi devrildi feci bir şekilde öldürüldü ve
ülkesi darmadağın edildi.


ABD ve İngiltere Libya’nın çok
kaliteli petrol ve gazını istiyor.


Fransa ülkenin çok zengin yeraltı
su kaynaklarının peşinde.


Almanya temiz enerji için
Libya’nın güneş ve rüzgarını ele geçirmenin planlarını yapıyor.


İtalya bu ülkeden kovulmanın
intikamını almak istiyor.


Başka ülkeler de Akdeniz’e iki
bin kilometrekare sahili ve 1.8 milyon metrekare yüzölçümü olan Libya’nın başka
yeraltı ve yerüstü kaynaklarının peşinde.


Örneğin kaplumbağalar.


Üç gün önce okuduğumda çok
şaşırmıştım.


Suriyeli mültecileri Ege’nin
soğuk sularına taşıyan çeteler gibi Libya’nın kaplumbağalarını çalıp başka
ülkelere pazarlayan çeteler acayip para kazanıyormuş.


Meğer ABD’de yaşayan Çin ve Japon
kökenli zengin aileler Libya kaplumbağalarının etleri için çok büyük paralar
ödüyormuş.


Elbette Irak Suriye Yemen ve
Libya’dan çalının tarihi eserlere ödenen paralar kadar değildir ama vahşeti
önemli.


Ben boşuna 2011’de Arap Baharı
için ‘kanlı’ dememiştim.


Milyonlarca insan öldürülecek
sakat bırakılacak kadınlar dul ve çocuklar yetim olacak altyapılar yerle bir
edilecek tarih hafızalardan silinecek ülkelerin yer altı ve yer üstü
zenginlikleri talan edilecek ve ülkelerin ekolojik ve doğa dengesi allak bullak
olacak.


Buna da BOP demişlerdi.


Hepsi oldu mu?


Oldu.


Fazlası olacak mı?


AKP böyle devam ederse
fazlasıyla.


Yani ne kaldıysa.


Buyurun Libya hikayesine dönelim.


Herkes malı götürürken AKP
Libya’da milyarlarca dolar kazanan Türk firmalarıyla 20 bin kadar işçiyi
kaçırmakla övünüyordu.


Biraz Süleyman Şah Türbesi’nin
kaçırılma olayına benziyor.


Aynı AKP şimdi Libya’ya dönme
hazırlıkları yapıyor.


Suriye’ye benzer planlarla ama
durum farklı.


AKP; Suriye’ye müdahale ettiğinde
Irak Lübnan ve Cezayir hariç tüm Arap ülkeleri Ankara’dan yanaydı.


Şimdi ise yalnızca Katar var.


AKP; Suriye’ye müdahale ettiğinde
‘Alevi Esad’ söylemiyle yola çakmış Müslüman Kardeşleri sahiplenmiş ve aynı
Sünni ülkeler Ankara’yı desteklemişti.


Şimdi ise AKP’nin böyle bir
söylem gücü yok Katar hariç Arap ülkeleri Müslüman Kardeşler’i terörist ilan
etmiş ve bu ülkeler her cepheden Ankara’ya saldırıyor.


Medyaya bakılırsa Arap-Türk
savaşı çıktı çakacak!


AKP; Suriye’ye müdahale ettiğinde
bu ülkeye sınır olmanın avantajını kullanıyordu ama Libya’da böyle bir şansı
yok. Üstelik Libya’ya sınır Mısır Ankara’ya karşı Tunus ve Cezayir şimdilik
tarafsız Sudan Suudi Arabistan ve BAE’den alacağı paraya bakar ve Çad İsrail
dostu.


AKP; Suriye’de iktidardaki Esad’a
karşı ayaklananları desteklerken Libya’da iktidarı elinde tutan Sarraj ve
müttefiği Müslüman Kardeşler’e yardım ediyor.


Özetle AKP’nin Suriye ve Libya’da
yaptığı her şey ideolojiktir yani Müslüman Kardeşler eksenlidir.


Bu coğrafyanın her şeyini bilen
biri olarak söylüyorum:


‘Bu politikanın başarı şansı
sıfırdır maliyeti çok yüksektir.


AKP’nin neyi nasıl ve neden
yaptığını görmek çok kolay ama yanlışlarını bir tek kendisi görmüyor.


Bütün olup bitenlere rağmen AKP
bu yolda devam etme ısrar ve inadını sürdürüyorsa gerçekten bu işte bir iş var.


Yazılacak o kadar detay var ama
AKP halkın gerçekleri öğrenmesini istemiyor.


Gazetecilere ve son örnek halkın
SÖZCÜ’lerine verilen cezalar bunun içindir.


Net ve eylemsel tavırla görev CHP
ve diğer muhalefet partilerine düşüyor.


Yalanla hiçbir yere varılmaz ve
şimdiye kadar varılmamıştır.


Osmanlı ‘Yalancının mumu yatsıya
kadar yanar’ demiş.


Rus atasözüne göre ‘Yalanlar
bataklığında yalnızca ölü balıklar yüzermiş’.


Yeni yılda herkes için demokrasi
özgürlük barış ve dostluk dileğiyle…


Hüsnü Mahalli: Gerçekten bu işte
bir iş var

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet