Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Furkan Hamit
: Trump’ın Oyalamalarına Karşı Erdoğan’ın Tavrı


19 Ekim 2019


Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan, Amerikan askeri birliklerinin Suriye’ye girmesinden hemen
sonra dönemin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Barack Obama’ya sözde
Kürtleri temsil eden bölücü terör örgütü PKK/YPG/SDG ile arasına mesafe koyması
ve Suriye’de onlara herhangi bir rol vermemesi konusunda sürekli telkinlerde
bulunmuştu. Fakat Obama stratejik ortağı olan Türkiye’yi dikkate almadan
Suriye’de DAEŞ’e karşı mücadele için bütün bu teröristleri (Pakistan medyasının
batı medyasının etkisinde kalmadan PKK ve YPG’yi asi olarak değil terör
örgütleri olarak vermesi gerekir. Çünkü Pakistan hükümeti bu örgütleri terör
örgütleri olarak görmektedir) eğitmekle birlikte finansal destek vermeyi
sürdürdü.


Askerlerini
Suriye’den çekme sözü vererek iktidara gelen ABD Başkanı Trump,  bu durumu
görüp kararsızlığa düştü. Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile diyaloğa girerek ABD
ve NATO’nun ortağı olduğu için Türkiye’ye önem verdiklerine vurgu yaptı. Fakat
Türkiye’ye verdiği sözleri asla tutmadı ve bahane üretmeyi sürdürdü.  


Erdoğan’ın
Suriye’nin kuzeyinde başlattığı askeri harekâtı durdurması için zaman zaman
bakanlarını Türkiye’ye gönderdi. Fakat Erdoğan’ın sağlam iradesi karşısında bir
şey yapamadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin kuzeyinde artık hiçbir şekilde
teröristleri görmeye tahammülü yoktu. Bunun için Erdoğan, Birleşmiş Milletler
(BM) Genel Kurulu’nda ABD askerlerinin Suriye’nin kuzeyinden çekilmesi
sürecinde terör örgütü PKK/YPG/SDG’nin de bölgeyi boşaltmasını istedi. Aksi
takdirde askeri operasyon başlatarak bütün bu teröristleri bölgeden çıkartacağı
uyarısında bulundu. Türkiye’nin bu uyarısı üzerine her ne kadar Trump
başlangıçta Türk ekonomisini mahvetme tehdidinde bulunsa da durumun
hassasiyetini anlayarak Suriye’nin kuzeyinden askerlerini çekmeye başladı. Bu
şekilde de Türkiye için Suriye’de askeri operasyon başlatmanın yolu açılmış
oldu.


Bundan önce
Trump selefi Obama hakkında yaptığı açıklamada, DEAŞ’a karşı mücadelede terör
örgütleriyle anlaşmasını büyük bir hata olarak nitelendirmişti. Bu
açıklamasıyla Türkiye’yi destekleyen bir görüntü veriyordu. Fakat “Kuşlar
kesildikten sonra pişmanlık fayda vermez” diye bir deyim vardır. Erdoğan,
ABD askerlerinin bölgeden çekileceği açıklamasından hemen sonra Suriye’nin
kuzeyine operasyon başlatma konusunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin rızasını almıştı. İşte bu süreçte Erdoğan,
en büyük müttefiki ABD’yi ve Avrupa’nın önde gelen ülkelerin liderlerini de
telefonla arayarak operasyon hakkında bilgilendirdi.


Erdoğan, 9
Ekim çarşamba günü sosyal medya hesabı Twitter’dan yaptığı paylaşımda
 Suriye’nin kuzeyine yönelik Barış Pınarı adıyla askeri operasyon
başlattığını duyurdu. Erdoğan, harekâtın amacıyla ilgili yaptığı paylaşımda
Suriyeli sığınmacılar için güvenli bölge oluşturmak ve böylece Türkiye’de bulunan
3,6 milyon sığınmacıyı bu bölgeye yerleştirmek olduğunu belirtti. Türkiye’nin
bu askeri harekâtını başlatmasından sonra ABD kamuoyunun şiddetli baskısına
maruz kalan ABD dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Türkiye’nin Suriye’de askeri
harekât başlatmasına yönelik izin verildiği haberlerini reddetti. 


Avrupa Birliği
(AB) de Türkiye’nin bu harekâtını kınayarak konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik
Konseyi’ne (BMGK) götürdü. Fakat Rusya’nın engel çıkartması nedeniyle ortak bir
kınama kararı alma konusunda muvaffak olamadılar. Erdoğan AB’ye sert tepki
göstererek, Güvenlik Konseyinde Türkiye’ye ders vermeye kalkan ülkelerin,
Türkiye’ye karşı nasıl bir komplo kurulduğundan haberleri olmadığını vurguladı.
Erdoğan, batı ülkelerinin silah satışını durdurmaları konusuna ilişkin Türk
atasözüyle karşılık vererek “Kötü komşu ev sahibi yapar.” dedi. AB’nin yaptığı
da işte budur. Onlar Türkiye’yi kendi silahını yapmaya sevk ettiler. Türkiye,
kendi silah ihtiyacının yüzde 70’ini karşılamakta, tümünü kendi imkânlarıyla
karşılayacağı dönem de uzak değildir. Erdoğan, AB’yi uyararak “Kendinize gelin,
operasyonumuzu işgal hareketi olarak nitelerseniz işimiz kolay, kapıları açar
3,6 milyon mülteciyi sizlere göndeririz” demişti. Erdoğan, AB’nin bu
mesajdan gereken dersi de çıkarttığına vurgu yapmıştı.


BMGK’nın
yanında Arap Birliği de Türkiye’nin bu askeri harekâtından rahatsız olup
Türkiye’ye karşı diplomatik, ekonomik, yatırım ve turizm konularında atılacak
adımların gözden geçirilmesi kararı aldı.  Erdoğan Arap Birliği’nin bu
kararını sert dille kınayarak Arap ülkeleri bir araya gelse bile Türkiye’ye
hiçbir zarar veremeyeceklerini, Suudi Arabistan’ın önce kendine bakmasını zira
ellerinin masum Yemen halkının kanıyla boyandığını, Mısır’ın ise sesini bile
çıkartmamasının kendisi için daha iyi olacağını çünkü bu ülkeyle ilgili olan
bitenlerin herkesçe malum olduğunu vurguladı. Erdoğan, bölücü terör örgütü
YPG/PKK’nın Arapları Suriye’nin kuzeyindeki yurtlarından çıkartıp bölgeyi işgal
ettiğinde, o Arapları misafir olarak kabul eden ülkenin Türkiye olduğunu
hatırlattı. Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğüne inanmakta ve Suriyeli
mültecileri Suriye topraklarında güvenli bir bölgeye nakletmeyi arzu
etmektedir.


Pakistan,
Suriye’nin kuzeyinde başlattığı Barış Pınarı harekâtı konusunda Türkiye’yi
açıkça destekleyen tek ülkedir. Önce Pakistan Dışişleri Bakanlığı bu harekâtı
desteklediklerini açıkladı. Hemen sonra da Pakistan Başbakanı İmran Han,
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı telefonla arayarak Barış Pınarı Harekâtı’nı tamamen
desteklediklerini bildirdi. Erdoğan da Başbakan İmran Han’a teşekkür ederek
Suriye’nin kuzeyinde başlatılan Barış Pınarı Harekâtı hakkında bilgilendirdi.
İmran Han, terör konusunda Türkiye’nin güvenlik endişelerini anladıklarını,
Türkiye’yi her zaman olduğu gibi her yönden desteklemeyi sürdüreceklerini
belirtti. İmran Han, bu harekâtın bir an önce başarıya ulaşmasını temenni
ettiklerini ifade etti ve Pakistan halkının Erdoğan’ın ziyaretini
beklediklerini vurguladı.


Burada
okuyucularımızla şu haberi de paylaşmak isterim ki batı ülkelerinin Türkiye’ye
silah satışını durduracakları yönünde açıklamaları üzerine Pakistan’ın,
teçhizat yanında Türkiye’ye askeri destek de vermeyi teklif ettiği yönünde
haberler gelmektedir. Bu haberlerin ne kadar doğru olduğu konusunda bir şey
söylememiz mümkün değildir. Fakat şu kadarını söyleyebiliriz ki Pakistan,
Türkiye’ye PKK ile mücadelesinde ihtiyaç hissettiği anda silah yardımında
bulunmuştur. Pakistan’ın, Kıbrıs barış harekâtı sırasında da savaş uçaklarını
ve teçhizat göndermekle birlikte askerlerinin varlığı Türklerin ve Kıbrıslı
Türklerin gönlünü kazanmıştır. Çünkü o dönemde de batılı ülkeler Türkiye’yi
yalnız bırakmışlardı. Türkiye’ye tam olarak destek veren tek ülke yine Pakistan
olmuştu. İşte bunun için Türkiye de daima Pakistan’a her konuda ve özellikle Keşmir
konusunda açıkça destek vermektedir. 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış