Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Ali MASKAN : Kuzey Makedonya’nın Yeni
Politik Açılımları




20 Nisan 2019


Makedonya iktidar partisi SDSM ve Koalisyon
ortaklarının 1 Nisan’da Kruşevo’da halkla buluşma toplantısında konuşma yapan
Başbakan Zoran Zaev; “Osmanlı esaretine karşı hepimiz beraberdik” mesajı verdi.


Makedon komitacılar Bulgaristan’ın silah ve insan
desteğini alarak, 1903 yılında Kruşevo’da Osmanlı’ya karşı İlinden isyanını
başlattılar. Çağdaş Makedonya’nın devlet ve millet olma iddiasının temeli
olarak kabul edilen bu isyan, her yıl 2 Ağustos’ta büyük katılımlarla kutlanır.


Osmanlıya karşı mücadelenin veya Türklere karşı
düşmanlığın bir sembolü olan İlinden ayaklanması kutlamaları, Makedon
Milliyetçiliğinin en temel besin kaynağı iken Zoran Zaev’in; “hepimiz, Ulahlar
da Arnavutlar da Türkler de Osmanlı esaretine karşıydılar, hepsi birlikteydi.
Asırlardır ülkemiz çok etnikli yapıdadır, kimden kaçıyoruz? Saklanacak mıyız?
Kurşevo’da, farklılıklarda eşit olmanın ne demek olduğunu açıklamama gerek yok.
Bu bizim zenginliğimizdir. Farklı kültürler, farklı etnisiteler, farklı dinler.
Birbirimizi Ramazan Bayramı’nda da Noel’de de ziyaret edelim, tebrik edelim.
Birbirimize karşı saygılı olalım” ifadeleri ne anlama geliyordu.


Makedonya iç ve dış politikasının yoğun bir değişim
gösterdiği bu dönemde, Zaev’in açıklamalarına ziyadesiyle önem verilmesi
gerekiyor. Zira bu ifadeler “Makedon milliyetçiliği” düşüncesinin “Makedonya
vatanseverliği”ne dönüştüğünün bir göstergesidir. Makedonya kendi bölgesinde ve
ülkesinde barış ve istikrarı sağlamak istiyorsa öncelikli olarak yapması
gereken şey, ülkedeki her etnik yapının kendi milli duygularını ortaya koymadan
“Herkesin Makedonyası” üzerinde ortak bir uzlaşı sağlamasıdır. Zaev’in bu
açıklamaları yapmasını gerektiren tarihsel altyapıya da kısaca değinirsek bunun
Makedonya siyasi tarihinde ne denli önemli bir kırılma noktası olduğunu daha
iyi anlayabiliriz.


Kendi doğal sınırları ve homojen bir sosyal yapısı
olmayan Makedonya, gereklilikten ziyade zorunluluktan ortaya çıkmış bir
ülkedir. Bu itibarla Makedonya, bugün birçok farklı din, mezhep, etnik yapı,
dil ve kültür gibi farklı unsurları bir arada yaşatabilme zorunluluğunda olan
bir ülkedir.  Lakin bağımsız bir ülke olarak Makedonya’nın kendine bir
kimlik bulması gerekiyordu. Bu kimlik arayışının doğal sonucu olarak bir
Makedon Milletti ve Milliyetçiliği kaçınılmaz olarak ülke gündemine gelmişti.


Milliyetçilik teorileri kapsamında bir yere oturtmakta
zorluk çektiğimiz Makedon milliyetçiliği dün olduğu gibi bugün de çelişkilerini
sürdürmeye devam etmektedir. Bir devletin milleti mi, bir milletin devleti mi,
bir din veya dilin milleti mi veya bir kültürün milleti mi? Bu soruların
hiçbirisine net bir cevap veremezsiniz. Bu silik ortamda var olmaya veya
kendine bir zemin oluşturmaya çalışan Makedon milliyetçileri İlinden
ayaklanması gibi süreçlerde yer almış ulusal kahramanlarını devasa heykellerle
şehir merkezlerinde yaşatmaya çalışması bu gayretin bir sonucudur.


Herhangi bir etnik, dini ve kültürel olarak
farklılaştırılmış altyapısı olmayan Makedon milliyetçiliğinin tarihsel
kökeninde Bulgar komitacıların kışkırtmasıyla ortaya çıkmış Osmanlı düşmanlığı,
günümüzde ise kendisini yok edecek Yunan, Bulgar, Arnavut korkusu üzerine inşa
edilmiştir.  Bu şekliyle bakıldığında ülkenin ne içinde ne de dışında
güvenlikli bir ortamdan bahsedilebilir. Her an ülkede bir sorun çıkacağı
korkusu Makedon milliyetçiliğinin tek varlık kaynağıdır.


Dame Gruev’den başlayan süreç henüz çok yeni olmakla
birlikte, Üsküp meydanındaki kahramanların heykelleri Makedonlara tarihlerini
ve kahramanlarını hatırlatmaya başlamıştır. Şehrin meydanındaki Büyük İskender
ve farklı yerlere dağıtılmış Yunan heykelleri ve mimarisi, diğer tarafta Bulgar
komitacılarının yetiştirdiği kahramanların heykelleri. Yunan’dan esinlenmiş
duygu, Slav kökenli etnik yapı, Bulgar’dan etkilenmiş milliyetçi hareket:
Makedon milliyetçiliği. Şu andaki Makedon milliyetçiliğinin çıkmazı bu
bileşendir. İşin kötü tarafı bu üç duyguya esin kaynağı olan ülkelerin hiç
birisi son 120 yıllık dönemde Makedonlara hiçbir zaman muhabbetle bakmadılar.
Yani Makedon milliyetçiliğine esin kaynağı olan unsurların hepsi aslında
Makedon milliyetçiliği için bir “öteki” konumunda.  Hem “esin kaynağı” hem
de “öteki”ni bir araya getirmek suretiyle milliyetçilik oluşturmak gerçekten
çok zor.


Millet illaki bir etnik, din, dil veya kültür üzerine
mi inşa edilmelidir? Elbette ki hayır. Ortak bir tarih, ortak bir toprak
parçası üzerindeki yaşanmışlıklar da milleti oluşturabilir. Ancak bu uzun ve
meşakkatli bir sürecin sonucu olacaktır. Bu şartlar altında Makedonlar belki de
“milliyetçilik” yerine “vatanseverlik” mi? Sorusunu tartışmalıdır. Makedonya’da
zaten gerçekleştirilmesi mümkün olmayan bir Makedon Milliyetçiliği yerine, daha
halkçı bir unsuru bünyesinde barındıran ve farklı dil, din ve kültürleri aynı
vatan toprakları içerisinde yaşatabilme duygusu veren Makedonya
Vatanseverliğini önemsemeliyiz. Bu nedenle Makedon düşünür ve siyasetçiler,
Arnavut, Türk, Boşnak, Sırp, Ulah, Romen, Müslüman, Ortodoks, Katolik unsurları
bir arada yaşatabilecek bir vatanseverlik duygusu oluşturmalıdır.  


Slav dili konuşan ve etnik kökenini Büyük İskender’e
dayandıran Makedonya halkı kendi içinde millet olma tanımını yapmakta
zorlanırken, bu tanımı çok kolay yapabilen ve kendine tarihsel bir geçmiş
oluşturabilen Arnavut ve Türklere karşı milliyetçi duygular üzerinden bir
politika üretmesi gerçekten mümkün görünmemektedir. Bu paradoksun farkında olan
Zoran Zaev’in ülkede her etnik yapının kendi milli değerleri üzerine bir
politika geliştirmeleri yerine, ortak bir Makedonya ruhu oluşturma girişimleri
önemli bir politik söylem olarak algılanmalıdır.


Zira Makedonya etnik yapı itibariyle gelecek 25 yılda
çoğunluğunun Makedon veya Hristiyan olmadığı bir ülke olacak. Hal böyle iken
toplumsal bir uzlaşı sağlayarak Makedonya’nın bütünlüğünü korumanın tek yolu
her etnik yapının sahiplendiği bir Makedonya kurmaktır.


Ancak, Osmanlıya karşı Türklerle birlikte mücadele
ettik ifadesinin burada reel bir karşılığının olmadığını elbette ki herkes
bilmektedir. Zaev’in bu ifadelerinde, “Türklere olan düşmanlığın sembolik
ortamında bile, bizler birlikte yaşıyorduk, bizim birlikte yaşadığımız
Türklerle bir sorunuz yoktu, sadece bağımsız olmak için Osmanlı ile mücadele
ettik” söylemini görmek mümkündür. Siyasetçi elbette ki, geçmişte yaşanmış ve
etkisinin günümüze kadar geldiği olayları, elindeki sihirli sopayla bir anda
düzeltemez. Bu yüzden bazen böylesi ironik söylemler kimi zaman siyasetçiyi geçmişin
karanlıklarından kurtarıp günümüzün aydınlığına çıkartabilir. Burada aslında
her üç temel etnik yapıya verilmek istenen bir mesaj var; “geçmişte yaşanan
bütün olumsuzluklara rağmen biz bugün bir arada yaşamayı başarabiliriz.”


Tabi burada Arnavut ve Türklerin bu mesajı nasıl
algılayacakları çok önemli. Türklerin Balkanlardan göçünün çok hazin hikayeleri
vardır. İlinden nasıl ki Makedonlar için bir kırılma noktasıysa aynı şekilde
Müslüman topluluklar için de bir kırılma noktası oldu. Bulgar komitacıların katliamları,
tecavüzleri insanların zihinlerinde hala canlıdır. Bugün Makedonya’da resmi
rakamlara göre yaklaşık yüzde dört, ama gerçekte yüzde sekiz civarında olan
Türk varlığı Zaev hükümeti tarafından nasıl değerlendirilecek buna bakmak
lazım. Türklerin siyasi temsili başta olmak üzere, kamu kurumlarında görev
almaları, Türkçe eğitim ve Türk köylerinde yapılacak icraatlar, toplumsal
uzlaşı açısından önemli girişimler olacaktır. Ancak ülkedeki Türklerin
toplumsal, siyasi ve ekonomik uyum ortamında, hali hazırda Türkiye ile
ilişkileri ve beklentileri hususunda bir zayıflamayı da beraberinde
getireceğini unutmamak lazım.


Makedon ve diğer etnik unsurların milliyetçi
duygularla 100-130 yıl önce ortaya çıkardığı siyasi gelişmeler nasıl ki
Osmanlı’nın vatanseverlik çabalarını sonuçsuz çıkardıysa, bugün Makedonya’daki
milliyetçi duygular da Kuzey Makedonya Cumhuriyeti için aynı sonucu ortaya
çıkaracaktır.


Makedonya’nın geleceğini muhtemelen bu gözle gören
Zoran Zaev, hem ülke içi hem de dışında barış ve istikrarı koruyacak girişimler
içindedir. Bu itibarla bu konuşmasını yapmasından bir gün sonra Yunanistan
Başbakanı Aleksis Çipras’ın ülkeyi ziyaretini de aynı kapsamda değerlendirmekte
fayda vardır. Makedonya isim sorununu çözdüğü Yunanistan ile sıkı siyasi ve ekonomik
ilişkilere girmiş ve hatta hava sahasının güvenliğinin Yunanistan tarafından
sağlanması gibi stratejik konularda işbirliği anlaşmaları imzalanmıştır.


Makedonya ve Yunanistan tarafından baktığımızda
Balkanlarda geleceğe yönelik önemli siyasi hamlelerin yapıldığını görmekteyiz.
Ancak bunların Türkiye’ye etkisinin ne olacağını da unutmamak lazım. Bu
girişimler Türkiye’nin alandaki etkinliğini Yunanistan lehine zayıflatır mı?
Sorusuna cevap aramak lazım. Sayın Çipras’ın yakın bir geçmişte Türkiye ziyaretini
de bu kapsamda değerlendirmeli miyiz?


Kuzeyinde az da olsa Makedonların, batısında
Arnavutların, doğusunda Türklerin yaşadığı bir Yunanistan’ın bölge ülkeleri ile
kendi içindeki etnik yapıları da içerecek şekilde görüşmeler yapması
Yunanistan’ın siyasi açıdan bir açılım yaptığını göstermektedir. Batı desteği
ile Makedonya ile arasındaki isim sorununu çözmüş olması, Yunanistan’ın
Balkanlarda daha aktif bir siyaset yapacağının göstergesidir. Bu da doğal
olarak Türkiye’nin bölgedeki ilişkilerini yeniden gözden geçirmesini
gerektirecektir.


Sonuç olarak; Kuzey Makedonya Cumhuriyeti ülkesindeki
etnik yapılara kucak açması hasebiyle AB ve Uluslararası örgütlerden takdir
toplayacak, Yunanistan ile isim sorununu halletmesi vesilesiyle uluslararası
fonlardan daha fazla pay alacak ve AB kapıları açılacaktır.


Balkanlarda istikrar ve uzlaşı girişimleri çok
yakından izlenmelidir, zira her uzlaşı aynı zamanda bir çatışmanın da temelini
atmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış