İŞTE DİN
ADAMI BUDUR.!!! Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu ve
söyledikleri


1. İslam dini dünyada yaşansın diye gönderildi, ahirette
değil. Yani dünyayı terk et, hiçbir şey yapma, ahirette kazanırsın mesajını
vermiyor. Müslümanlar dünya-ahiret dengesini yitirdiler.


2. Biz Müslümanlığı sadece inanma ve namaz, oruç, hac
gibi belli ritüelleri yerine getirme olarak algıladığımız sürece bu mahçup
edici durum devam edecektir.


3. Ortadoğu toplumları barut fıçısı gibi. Birbirlerine
duydukları öfkeyi mezhep, din duyarlılığı veya öteki üzerinden dile getiriyor,
onlar üzerinden kimlikler şekilleniyor. Toplum olarak ayrıştığımız, artık
birbirimize öfke duyduğumuz doğrudur. Bunlar sosyal birlik beraberliğimiz
açısından alarm noktalarıdır.


4. Serbest pazar mantığıyla fetva arayan, müşteri
memnuniyetine göre fetva verenler kapladı ortalığı. İslam âlimlerinin içinde
yaşadığı hayatla ve gerçekliklerle bağı koptu. Üçüncü, beşinci asırda yazılan
kitaplardaki bilgileri tekrar ederek insanlara dini anlattığımızı düşünemeyiz.
50 küsur İslam ülkesi var, paramparçayız.


5. İslam barış dinidir diyoruz ama kimseyi
inandıramıyoruz, çünkü birçok yerde Müslümanlar birbirinin boğazını sıkıyor.
Birbirinin Müslümanlığını beğenmez oldular, birbirini itham ve tekfir ederek
sürekli camdan aşağı atmakla meşguller.


6. Her şeyin altüst olduğu, fırsat eşitliğinin
olmadığı, işgaller altında umutların tükendiği, siyasal katılımın olmadığı
toplumda sadece din anlatarak insanları mutlu edemeyiz.


İslam dünyası acilen bilgi, çalışma, üretme, temizlik,
sosyal barış, sosyal adalet, insan hakları, kadın hakları, çevre, özgürlükler,
ötekinin hakkı gibi temel konularda zihnini durultmak ve bu konularda mesafe
almak zorunda. İslamiyette ibadet sadece kıldığımız namaz değildir. İnsanlığa,
dünyanın imarına, sulha, barışa hizmet eden her davranış ibadettir.


7. Gönlüm isterdi ki, evrensel ilâhî din olan İslam’ın
günümüz uleması dünyada kanıksadığımız bunca eşitsizlik, sömürü, adaletsizlik,
güçlü ve egemenin oldu bittileri karşısında hakkın sesi olsun, her türlü
ayırımcılığa karşı çıksın, bizlere hepimizin Âdem’in çocukları kardeşler
olduğumuzu, insan olarak eşit ve değerli olduğumuzu, insanca bir hayatın
hepimizin temel hakkı olduğunu hatırlatsın.


Ama öyle olmadı ve olmuyor. Olup bitene eleştirel
baktığımızda bunu açıkça görüyoruz.


8.Bugün birçok dini cemaat birer ekonomik sektöre
dönüştü. Unutmamalı, Türkiye’de dini gruplar kamusal alana sirayet etmeye
başladığı, kapalı ve kayıt dışı olup kendilerine göre dini eğitim vermeye
başlarsa sorun büyür, FETÖ’deki gibi. Ülke benzeri oluşumlara gebe demektir.


9. Dini cemaat ve tarikatlar siyaset, kamusal alan,
yaygın din eğitimi ve ticaretten elini çekip kendi asli ve sivil hizmet
alanlarına çekilmezse, kayıt dışılıktan çıkıp şeffaf ve denetlenebilir olmazsa
yeni maceralar yaşamamız kaçınılmaz görünüyor.


10. Din artık melankoli ve gözyaşı olarak sunuluyor ve
algılanıyor. Böyle bir din anlayışı sizi dünya sahnesinde yukarı çeker mi?
Hazreti Muhammed’in hayatını öyle bir anlatıyorlar ki, öyle bir hayatın örnek
alınması ve yaşanması mümkün değil. Bugün İslam dinini gizemli, esrarengiz bir
din olarak sunanlar, asılsız kutsallıklar üretenler aslında kendi din ticaretleri
için müşteri artırımı peşindeler.


11. “Din, acı, gözyaşı, melankoli ve menkıbedir”
dedik. Ya geçmişe özlemle ya da bir kurtarıcı bekleyerek vakit geçiriyoruz.
Bireyi ve birey bilincini, birey sorumluluğunu yok ettik.


Başımıza geleni de hep “ya Allah’ın gazabı ya da
ötekinin kötülüğü” diye anlattık. “Sen sadece dua et, hatta en etkili ve
gizemli duayı ve zamanı bul yeter, bunlardan kurtulursun” diyerek piyangocu bir
anlayışı besledik. Halkı böyle besleyince onlar da buna uygun hoca tipi istemeye
başladı.


12. Böyle bir dini anlayışın, çocuklarımız,
torunlarımız tarafından nasıl karşılanacağından emin değilim. Artık yavaş yavaş
yol ayrımına geliyoruz. Çocuklarımız, torunlarımız sorguluyor, görüyor,
biliyor.


Bireyin olmadığı, kadın hakkı, insan hakkı, çevre
bilinci, bilgi üretimi, sosyal adalet, hukuk, özgürlük, düşünce gibi temel
değerlerin yeterince gelişmediği, sadece melankoli, sadece menkıbe, gözyaşı,
ötekileştirme ve öfkenin yer aldığı bir din anlatımı İslamofobi’yi mahallemize
indirecektir. Bizim çocuklarımız, torunlarımız da büyük sorular soracaktır.


13. Bizim din anlayışımız sığlaştı. Dindarlığı dar bir
alana hapsettik. Müslümanlar şeklen dindarlaştıkça, dünyevileşmesi de artıyor.
İslam, seccadeni ser ibadetle ömrünü geçir demiyor. Düşünce, bilgi, yararlı iş,
temizlik, haklının ve mağdurun yanında olma, iyiliği destekleyip kötülüğü
önleme, insanı insan olduğu için sevme hepsi ibadettir. Sadaka ve iane
kültürüyle ya da retorikle bunları sağlayamayız.


14. Kuran’ı Kerim ile aramız açıldı. Kuran’ı Kerim’in
bize verdiği öğütlere kulak tıkadık ve kendi yanlışlarımıza kendimiz fetva
vermeye başladık.


Eski Diyanet İşleri Başkanı

Prof. Dr. Ali Bardakoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet