KAYNAK : http://elmavaryenmi.com/2016/12/02/dinler-insanlari-pasifize-etmek-icin-uydurulmus-olabilir-mi/


DİNLER
İNSANLARI PASİFİZE ETMEK İÇİN UYDURULMUŞ OLABİLİR Mİ ?


Sözlerime yazının
devamında göreceğiniz bir kelimenin açıklamasını yaparak başlayayım;


Kleptokrasi“: Bir ülkede iktidarı ele geçiren bir ailenin ya da siyasal veya
dini grubun, o ülkenin kaynaklarını sistemli olarak soyması demektir ve kısaca
hırsızlar rejimi anlamına gelir… 


Mevcut antropolojik çalışmalar,
avcı-toplayıcı kültüre sahip insanların on binlerce yıl boyunca herhangi bir
dine sahip olmadıklarını; din adı altında kabul edilen disiplinlerin ancak
insanların yerleşik yaşama geçmesinin ardından ortaya çıktığını göstermektedir.
Diğer bir deyişle din, insanlık tarihiyle birlikte başlamamış, tıpkı devlet,
bürokrasi ve hatta ahlaksal normlar gibi sonradan insanlığa entegre olmuş bir
çeşit toplumsal örgütlenme örneğidir. Peki neden avcı-toplayıcı kültüre sahip
topluluklarda dinin olduğunu gösteren hiçbir bulgu yokken -ki bu durum,
dolayısıyla o toplumların herhangi bir dininin olmadığının da göstergesidir-
yerleşik yaşama geçtikten sonra “din” kavramı ortaya çıkmış ve insanlar
arasında yayılmıştır?


Dinler Tanrı inancı nedeniyle
ortaya çıkmışlardır. Afrika’da yağmur ormanlarında yaşayan ve günümüzde ilkel
yaşamına devam eden ilkel kabilelere baktığımızda Tanrı ve dinlerle pek bir
ilgilerinin olmadığını görmekteyiz. Bu kabilelerde diğer kabile üyelerini
kullanacak, onların üzerinden fayda sağlayacak bir oluşum görülmemektedir. Bir
insanı sömürme ortamı yoksa o ortama din girmediğini görmekteyiz. Din Adamları
ve ruhban sınıfları Tanrı diye bir yaratıcı uydurduklarında diğer insanları
kolaylıkla yönetebileceklerini görmüşlerdir. Sanayi devrimi sonrasında oluşan
sermaye sınıfları insanları kolayca sömürmenin yolunu din ve Tanrı yoluyla
insanları düşünemez hale getirmek olduğunu keşfetmişledir. Dinlerin yapılarını
korumak için fonlar ayırmışlardır. Din adamları sınıfıyla sermaye sınıfı işbirliği yaparak kendi
güçlerini koruyabileceklerini görmüşler ve kol kola hareket etmeye devam
etmişlerdir.
Amerika kıtası keşfedildikten sonra yerli halkları
kolayca yönetebilmek için Hristiyanlaştırmışlardır. Dinler
kapitalisttir. Kutsal sanılan kitaplar okunduğunda
eşitlikten pek hoşlanmadıklarını ve sürekli
ganimet ve savaş empoze eden söylemlerle dolu olduğunu görebiliriz.

İlkel dönemler de insanların tanrılara kurban edildiklerini biliyoruz. Bu
kurbanların büyük çoğunluğunun çocuklardan ve kadınlardan oluştuğunu biliyoruz.
Bir çok yerde bebeklerde kurban edilmiştir. Peki bu bebekler ne için ve kimin
için kurban edilmiştir ? Tabi ki tanrılar kurban istiyor masalı
ve dini totemlerin toplum üzerinde baskısını arttırabilmek ve gerçek söz sahibi
olabilmek için edilmişler. Yeryüzünde Tanrı ve din inancıyla korkutulan
canlılar sadece insanlardır. Siz bir hayvanın kendi cinsinden bir hayvanı
kurban ettiğini gördünüz mü? Ya da duydunuz mu? Mümkün değil çünkü hayvanlarda
Tanrı ve din inançları yoktur. O nedenle kurban etmezler. Bir başka hayvanın
rızkını ve ekmeğini çalar ama bunu yaparken din yoluyla aldatmaz. Bu nedenle
dünyadaki tüm kötülüklerin sebepleri dinler ve din adamlarıdır. Savaşı
yasaklayan bir din gördünüz mü? Yoktur böyle bir din. Dinler savaşların
nedenleri olmuşlardır. Dinler savaş ganimetlerinin ve çapulun helal olduğunu
söylemişlerdir….


Tanrı
sözü olduğu iddia edilen Tevrat’tan okuyalım:


O günde Rab, Abraham’la ahdedip
dedi: Mısır ırmağından büyük ırmağa, Fırat ırmağına kadar bu diyarı, Kenileri
ve Kenizzileri ve Kadmonileri ve Hittileri ve Perizzileri ve Refaları ve
Amorileri ve Kenanlıları ve Girgaşileri ve Yebusileri senin zürriyetine
(soyuna) verdim. Bu tanıma göre ise Fırat Nehri’nden Nil Nehri’ne kadar olan
geniş bölge İsrailoğulları’na vadedilmiştir. ( Tekvin 15. Bab )


Bununla birlikte sınırlarının tam
olarak belirtilmemiş olması nedeniyle bu tanım da oldukça tartışmalıdır.


“İşte Rab’bin acımasız günü
geliyor.” (İşaya: 13/9) “Yakalananın bedeni delik deşik edilecek. Ele geçen kılıçtan
geçirilecek. YAVRULARI GÖZLERİNİN ÖNÜNDE PARÇALANACAK. Evleri yağmalanacak,
KADINLARIN IRZINA GEÇİLECEK.” (İşaya: 15-16) “Hem yiğidi, hem kızı, emzikteki
çocukla ak saçlı adamı, dışarıdan kılıç ve içeriden dehşet telef edecek.
Hasımlarından öç alacağım, Ve benden nefret edenlere ödeyeceğim.” (Tesniye,
32/25) “Onları tamamen yok edeceksin, onlarla ahdetmeyeceksin, onlara
acımayacaksın.” (Tesniye: 7/1-3) “Ve yayları gençleri yere çalacak ve rahmin
semeresine acımayacaklar, gözleri çocukları esirgemeyecek.” (İşaya: 13/15-1
“Mülklerini alacağımız milletlerin yüksek dağlar üzerinde, ve tepeler üzerinde,
ve her yeşil ağaç altında ilahlarına ibadet ettikleri bütün yerleri mutlaka
harap edeceksiniz.” (Tesniye: 11/23-25) Şimdi bütün erkek çocukları ve erkekle yatmış
kadınları öldürün. Yalnız erkekle yatmamış genç kızları kendiniz için sağ
bırakın. (Çölde Sayım: 31 /17-18)


Bir
diğer Tanrı sözü olan Kur’ana Bakalım: 


ENFAL -1. Ganimetlerin
bölüştürülmesini soruyorlar. De ki, ganimetlerin taksimi Allah’a ve Resulüne
aittir.


ENFAL-41. Ganimet
aldığınız her hangi bir şeyden beşte biri mutlaka Allah içindir. O da
peygambere aittir.


ENFAL-69. Artık elde
ettiğiniz ganimetten helâl ve hoş olarak yiyin ve Allah’a karşı gelmekten
sakının. Dinler köle ve cariyeyi yasaklamışlar mıdır? Hayır tam tersi köle ve
cariye almak teşvik edilmiştir.


NAHL – 75. Allah şunu
misal getirdi: Bir yanda hiçbir işe yaramayan bir köle, diğer yanda
tarafımızdan güzel bir rızık verdiğimiz, ondan gizli, açık olarak harcayan hür
bir insan, bunlar hiç eşit olur mu?


RUM Suresi-28: Size
kendinizden bir misal verdi: Hiç size kısmet ettiğimiz şeyde elleriniz
altındaki köleleriniz den ortaklarınız bulunur da onlarla siz eşit olur,
aranızda birbirinizi saydığınız gibi, onları da sayar mısınız? Dinler köleliği
yasak etse binlerce yıl dünyada köleler olur muydu? Hatta İslam köle cariye
evliyse bile çok kişinin sadece cariyeyle evlenebileceğini söyler.


NİSA Suresi – 24. Bir de
harp esiri olarak sahibi bulunduğunuz cariyeler hariç, evli kadınlarla
evlenmeniz de size haram kılındı. (Evli cariyeler hariç)


NİSA-25. Câriye ile
evlenme ruhsatı, içinizden günah işlemekten, zinadan korkanlar içindir. Sonuç
olarak dinler, zenginlerin insanları kullanmak yönetmek için bulduğu uydurduğu
yöntemlerdir. Çalışmadan para alan din adamları yoluyla insanları pasifleştirip
etkisiz hale getirerek kullanmaktadırlar.
Dinler burjuvazinin iktidarını koruma araçlarıdır.
Günümüzde ABD’de sömürü için islamı kullanmaktadır. Kendine karşı koyamayacak
pasif ve güçsüz ülkeler oluşturmaktadır…


Jared Diamond’un Tüfek, Mikrop ve
Çelik adlı kitabından: “İster bir şeflik olsun, ister bir devlet, herhangi bir
sınıflı toplum için insan şunu sormalıdır; halk kendi çileli emeğinin
ürünlerinin kleptokratlara aktarılmasına niçin göz yumuyor? Halktan çok daha
rahat bir hayat sürdürürken halkın desteğini kazanmak için bir seçkinin ne
yapması gerekir? Kleptokratların tarih boyunca başvurdukları bir kaç çözüm yolu
vardır. Bunlardan biri; halkı silahsızlandırıp, seçkinleri silahlandırmaktır.
Ama kleptokratların halkın desteğini kazanmalarının son çaresi kleptokrasiyi
haklı çıkaracak bir ideoloji ya da din inşa etmeleridir. Kurumsallaşmış din,
zenginliğin kleptokratlara aktarılmasını haklı gösterirken insanların başka
insanlar adına hayatlarını feda etmeleri için kendi genetik öz çıkarları
dışında gerekli güdüyü sağlar.”


Kusursuz ve kudretli bir Tanrının
yapabileceği bu kadarsa emin olun ben hiç etkilenmedim…


Belki de Tanrıları İnsanlar
Yaratmıştır …