DERİN DEVLET & İSTİHBARAT SERVİSLERİ & İSTİHBARAT KONULARI & MİT VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

Amerikan derin devleti, Donald
Trump ve Siyonist Plan

Prof. Dr. Sait Yılmaz yazdı… 

ABD’deki
derin devleti açıklamak için kullanılacak doğru terim “derin devlet ve onun da
arkasındaki derin devlet” olmalıdır. Derin devletin ana parçaları atanmış ya da
daimi bürokratik tabaka ve istihbarat toplumu’dur. Bunlarla daha derin arasında
büyük iş dünyası ve Wall Street vardır. Daha derin devleti CFR, Üçlü Komisyon
ve Bildelberg temsil eder. Bununla beraber, derin devletin deliği daha da
derinlere uzanır. Bu deliğin arkasında daha gizli olan ‘Skull and Bones’ ve
‘Bohemian Grove’ gibi örgütler vardır. Wall Street ve Washington D.C.’deki
beyinler derin devletin en önemli düğüm noktalarıdır. Arka plandaki derin
devletin amacı finansal kapitalizm yolu ile elit bir tabakanın yöneteceği bir
(yeni) dünya düzeni diğer adı ile “tek dünya hükümeti” kurmaktır. Ancak, daha
derin devletin iki ana aktörü olan Rockefeller ve Rothschild arasında uzun
zamandır süren çekişme 2012 yılında çatışmaya dönüştü. Küresel hedef değişmese
de planlar konusunda anlaşmazlık çıktı. Bunlar olurken derin devlet iki kutba
ayrıldı ve ABD’deki derin devletin Rothschild tarafı yeni başkan Trump’ı öne
sürdü. Ruslarla kirli işleri olan Trump’ı yönlendirme işinde Siyonist
küreselciler ve emekli şahin generaller öne çıktı. Orta Doğu’da neler olduğunu
anlamak için önce ABD’de olup-bitenleri analiz etmek zorundayız.

DONALD TRUMP
KİMİN ADAMI?


Trump, 2016 yılındaki ABD başkanlık seçimlerinde ekonomik ve sosyal durumu iyi
olmayan özellikle eğitimsiz çalışan sınıfın oylarını aldı. ABD’de artan gelir
eşitsizliği Trump’ın popülizmi için uygun bir ortam sağlamıştı. Kendini
beğenmiş ve otoriter bir kişiliğe sahip Donald Trump’ın sıkı prensipleri yok,
ego merkezli ve her olaydan kişisel olarak yararlanmaya çalışır. Eğer birisi
ona zevk, prestij veya para verirse o da ona istediği herhangi bir şeyi
verebilir. Ondan önce hiçbir ABD başkanı başkalarını açıkça aşağılamadı, devlet
politikalarını twitter üzerinden açıklamadı. Bu yüzden “bebe-başkan” lakabı ile
anılıyor ve normal biri olarak görülmüyor. Otelleri, gazinoları ve diğer
gayrimenkulleri ile emlak oligarkı olan Trump, Beyaz Saray’a otoriter ve plutokratik
yönetim ve acımasız bir ahlak anlayışı getirdi. Beyaz Saray’da cahil beyaz
çiftçilerin temsilcisi oldu. Hâlbuki Wall Street’in başkanlık adayı
gündemlerini kesintiye uğramadan sürdürecek olan Hillary Clinton idi. Clinton
Ailesi’nin Rothschild ailesi ile eskiye dayanan yakınlığı var. Ancak, herkes
Hillary Clinton’ın kazanacağını düşünürken son anda ortaya saçılan iddialar,
seçim sürecinin Trump’ın lehinde işlemesine neden oldu.

Trump
iktidarı Wall Street tarafından değil ama petrol, gaz ve kömür endüstrileri
tarafından satın alınmıştı. Dış İşleri Bakanı Rex Tillerson, Exxon Mobil’in
eski başkanı ve CEO’su idi. Enerji, savunma ve beyaz milliyetçi alternatif
sağın medyası Trump kanadını oluştururken; finans, istihbarat ve teknoloji
satan ‘büyük para’ karşı tarafta kaldı. Özetle, Trump derin devlet ile mücadele
etmiyor, Amerikan derin devleti içindeki yapısal çekişmenin bir ürünüdür.
Aralık 2016’da Trump’a ABD derin devletinden Henry Kissinger takviye oldu.
Rockefeller’in adamının nasıl takviye olduğunu başka bir makaleye bırakalım.
Kissinger ile birlikte Trump’ın Çin ve Rusya dış politikası şekillenmeye
başladı. Trump’ın Yahudi damadı Jared Kushner Ortadoğu konusunda baş danışmanı.
Kushner, ABD’nin İsrail büyükelçisi David Friedman ve Jason Greenblatt ile
birlikte Ortadoğu politikalarına İsrail ayarı veriyorlar. Trump, önceki
yönetimlerin “terörle savaş” vizyonunu İran’ı hedef almakla değiştirerek Orta
Doğu’da dengeleri yeniden kurguluyor. Şimdi İran savaşının sahnesi
geliştiriliyor. Siyonist Plan, Ortadoğu’nun daha da küçük devletlere
bölünmesini ve İsrail’in bölgesel bir emperyal güç haline gelmesini öngörüyor.
Yeni politika temelde Körfez ülkeleri kadar İran petrolünü de hedefliyor olsa
da Büyük İsrail ve Armageddon (Kıyamet Savaşı) için en doğru zamanın geldiği
düşünülüyor.

ROCKEFELLER VE ROTHSCHİLD’İN
YOLU NEDEN AYRILDI?


30 Mayıs 2012’de Rosthchild’in yatırım şirketi (Rothschild Investment Trust
“Capital Partners”) Rockefeller’in finansal hizmetler şirketinin büyük
hissesini satın aldı. Bu medyada küresel krizde iki büyük arasındaki savaşın
yeni bir dönemeci olarak kabul edildi. Peki, iki kesim arasındaki gerçek sorun
neydi? Rothschild’in ana yatırımı hep “altın” olmuştu. Dünyada ne olursa olsun
Rothschild’in altını hiç bitmeyecekti. Bu dikkatten kaçan ve gürültüsüz bir
servet birikimi idi. Rockefeller’in tek dünya hükümetine giden yoldaki savaş
planlarında Orta Doğu’nun parçalanması sürecine girilmiş ancak, plan
istenildiği gibi yürümemişti. Sırada İran olacaktı ama Obama, buna hazır
olmadıkları için İran ile nükleer anlaşma yaparak zaman kazanmak istemişti. Ama
asıl sorun gene de bu değildi çünkü ana plan, İran ile birlikte Rusya’yı
parçalamayı da öngörüyordu. ABD’deki hâkim elitin planına göre; önce Beyaz
Rusya ve Kazakistan koparılacak, Katar-Türkmenistan doğal gaz hattının inşası
ile Moskova’nın Avrupa üzerindeki etkisi asgariye inecekti. Rusya’da ekonomik
krize yol açılacak, çoklu terörist saldırılar (Kafkas Emirliği üzerinden)
yapılacaktı. Sonunda Rusya sokaklarını dolduracak protestocular, ülkeyi 1990’lardaki
ortama geri getireceklerdi.

Rosthchild
Rusya bölümüne takılmış ve nükleer savaş istemiyordu. Rosthchild’e karşı
küreselci gruptan önce organize olmamış bir tepki başladı; ailesini korkutmaya
çalıştılar, helikopterini düşürdüler, çocuklarını kaçırdılar. Rosthchild düşman
haline gelirken, o da Trump’ın önünü açtı. Trump’ın yanına emekli generaller
ile ittifak halindeki Siyonist-küreselciler geldi. Trump, Bannon’un ekonomik
milliyetçi stratejisini Obama’nın çoklu savaş askeri yaklaşımı ile değiştirdi
ve artık ABD gücünü emekli general elit yönetiyor. Dünyada ki gerçek mücadele
ne sağ-sol ne de jeopolitik kapsamlı devlet savaşlarıdır; asıl savaş ile
derin-devlet ile ulus-devletler arasında diğer adı ile Fransız sağcı Marine Le
pen’in ifade ettiği gibi küreselciler ve milliyetçilik arasındadır. Yani
Rothschild tarafı da tek dünya hükümetine ulus-devletleri yok ederek ulaşacak
hatta Çin ile Üçüncü Dünya Savaşı’na girecektir. Şimdi gelelim Rothschild’in
Trump planına; ABD Federal Rezerv Sistemi ‘dolar’ yerine ‘altın’ esasına
dönecektir. ABD, Rothschild’ten uzun dönemli altın borcu alacak ve Wall Street,
borsalar ve ticari bankalar büyük ölçüde çökecektir. Özetle küresel dizginler
en büyük altın rezervine sahip olan Rothschild’in eline geçecektir.


















SONUÇ

Küresel derin devletin merkezi İkinci Dünya Savaşı sonunda Londra’dan
Washington’a taşınmıştı ve o zamandan beri Amerikan ve İngiliz askerlerini
kullanarak kendi planlarını uyguluyorlardı. Ancak, iki ana aktörün yolları
Rusya konusunda ayrılınca derin devlet kendi içinde ayrıştı. Rothschild
tarafına göre Rusya ile barış mümkündür ve nükleer savaştan kaçınılabilir.
Ancak, Trump’ın arkasında küreselciler bu sefer İran senaryosunu öne çekmek
istediler. Gelinen aşama Rockefeller tarafının ve onun ölümü ile yerini alan ve
başını şimdilik Tony Blair’in çektiği Batılı yönetici elitin yenilgisi
değildir. Sadece geri çekiliyorlar ve yerlerini değiştiriyorlar. Irak ve
Türkiye, Avrupa’dan parayı kontrol eden Rothschild ailesinin payına düşmüştü.
Amerikan atına binen Rockefeller ailesi ise CIA ve benzeri istihbarat ve askeri
kurumları üzerindeki etkisi ile Türkiye içindeki oyunların arkasındaki baş
aktör oldu. Buraya kadar anlattıklarımız içinde bahsetmediğimiz çok önemli bir
konu var; Rusya’nın Rothschild, Trump ve İsrail ile derin ilişkileri.
Rothschild’in Rusya sevgisi (!) ve Rusya’nın İsrail sessizliği. Onları da başka
bir makaleye bırakalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir