İSTİHBARAT SERVİSLERİ & DERİN DEVLET & İSTİHBARAT KONULARI & MİT VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

İşte
Almanya’nın inkar ettiği “Derin Devlet”

Atilla Coşkun yazdı

Almanya’nın iç güvenlik ve istihbarat kurumu olan Anayasayı Koruma
Teşkilatı’nın (BfV) başkanı Hans-Georg Maassen‘in faşist parti AfD’ye
danışmanlık yaptığı öne sürülüyor.

Die Welt’in ve Süddeutsche
Zeitung’un haberlerine göre, Maassen AFD’nin iç istihbaratın takibatına
alınmasını engellemek için partinin üst düzey yöneticilerine tüyo vermiş. Medya
kuruluşları, AfD’nin gençlik kollarının eski başkan yardımcısı Franziska Schreiber’in
“AfD’nin içinden” (“Inside AfD”) başlıklı yeni yazdığı
kitabı kaynak olarak gösteriyor.

 

Haber kaynaklarına göre; Maassen, tüm suçlamaları reddetse de
Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın zaman zaman tüm parti temsilcileriyle
görüşmelerde bulunduğunun gayet normal olduğunu savunuyor.

Alman Federal Meclisi’ne mensup bazı siyasetçiler, olayın derhal
araştırılması için devreye girdi. İstihbarat servislerinin denetiminden sorumlu
Parlamento Kontrol Komisyonu’nun Parlamento Kontrol Komitesi’nin suçlamaları
araştırması bekleniyor.

AfD ve iç istihbarattan sorumlu
Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın başkanı Maassen’in ilişkilerinin ortaya
çıkmasında önemli rol oynayan Schreiber, Eylül 2017’de tamamen Neonazi’lerin
etkisi altında geçtiği uyarısında bulunarak partisini terk etmişti. O dönemin
parti başkanı Frauke Petry’nin Neonazi tezlerini savunan aşırı sağ kanadın
öncüsü Björn Höcke’yi partiden dışlama çabaları başarısızlıkla sonuçlanmış ve
Petry gerekli desteği alamayıp partisinden ayrılmıştı.


Odatv, sekizi Türk on ırkçı cinayet işleyen Nazi terör örgütü
NSU’nun ucunun Alman istihbaratını gösteren şüpheleri gündeme getirirken, Alman
derin devletine işaret etmiş ve CIA, BND ve MİT bağlantılarına da geniş yer
vermişti.

Alman Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın en üst yöneticisinin faşist
bir partinin en üst yöneticisi ile ortaya çıkan somut bağlantısı ışığında
konunun çelişki içeren noktalarına yeniden değinmekte yarar var.

Maassen’in başkanlığı döneminde bakalım neler oldu?

NSU TERÖR ÖRGÜTÜNÜ VE İÇ
İSTİHBARATIN PARMAK İZLERİ

 

Alman iç istihbaratı Anayasayı Koruma Teşkilatı ajanları
cinayetlere finansal imkanlar sağlayarak şiddete hazır Nasyonal Sosyalist
Yeraltı (NSU) Neo-Nazi grubunun oluşmasını destekledi. Olaylarla ilgili
dosyaları tahrip etti ve tahrip edilemeyen kanıtları bilinçli olarak
kamuoyundan sakladı. Bu da ortaya çıkınca sorumlular bu hassas dosyaları 120
yıl olmak üzere kilit altına aldı.

Son olarak Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi, NSU terör hücresi üyesi
Beate Zschäpe’yi günah keçisi olarak harcayarak ömür boyu hapis cezasına
çarptırdı. Devletin içindeki bağlantılar, yani “derin devlet” konu
bile edinilmedi.

MAASSEN’DEN PKK VE FETÖ’YE DE
DESTEK

 

Maassen’n çizgisi ve tavrı hep
ortadaydı. O, Türkiye ve Türklere karşı olan herkese ve her şeye destek
vermekte kararlıydı. PKK ve FETÖ’yü savunan ifadeleri hiç şaşırtmadı. Geçen yıl
bir sohbet toplantısında Fethullah Gülen yapılanmasının, Anayasayı Koruma
Teşkilatı tarafından izlenmesi talebini değerlendiren Maassen, “Gülen
hareketi Almanya’da gözlem altında değil çünkü gözlem altına alınması için
yeterli dayanak noktalarına sahip değiliz”
 ifadelerini
kullanmıştı.

 

Türk istihbarat birimlerinin, Almanya’daki Türkler üzerinde etki
kurmaya çalıştığı, buna dönük “istihbarat faaliyetlerinde” bulunduğu
yönündeki iddiaları Maassen şöyle yorumlamıştı:

“Almanya’da, Alman çıkarlarına
karşı istihbarat faaliyeti niteliğinde operasyonların yürütülmesi gibi bir
durumu kabul edemeyiz. Bu nedenle Türkiye gibi NATO müttefikimiz söz konusu
olsa da buna karşı dururuz.”


Odatv, PKK’nın Almanya tarafından terör örgütü olarak kabul edilmesine
rağmen hiçbir yaptırım yapılmadan terör örgütü üyelerinin faaliyetlerine devam
ettiğini defalarca gündeme getirmişti.

Atilla Coşkun
















































Odatv.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir