TÜRKİYE’DE
İKİNCİ DARBEYİ KİMLER NASIL TASARLADILAR ? DARBECİLER HANGİ AÇILIMLARI
BAŞLATACAKLAR ?


KAYNAK
: http://dikmecionur.blogspot.com.tr/2017/02/turkiyede-ikinci-darbeyi-kimler-nasil.html?m=1


Darbe; genel olarak askeri kurumlarla
ilişkilendirilen gayrı yasal bir faaliyetle ülke yönetimine katılmaktır.
Türkiye gibi ordu faktörünün belirgin rol oynadığı bir ülkede de darbe
özellikle askeri bürokrasi ile ilişkilendirilir. Fakat  siyasetin ve
toplumsal düzenin 20. yüzyıldan beri çeşitlenmesiyle darbelerde farklı
yöntemlerin neticeleri olarak husule gelebilmekte Türkiye’de de bu farklılık
görülebilmektedir. 




A) Sanayi teşvikiyle
ilgili önemli bir kararname 1970’de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş
ve ekonomi çok daha ağır biçimde yara almıştı. 2007 Cumhurbaşkanlığı
seçimlerine yüksek mahkemenin müdahili, Aralık 2013 olaylarında bazı yargıç ve
savcıların tutumu gibi başlıklar Yargısal Darbe adı altında izah
edilebilir. 

B) Yine Aralık 2013
olayları ve Gezi Parkı Olaylarında bazı polislerin faaliyetleri ile
soruşturmaların yürümesi veya ortamın ısıtılması Polis Darbesi olarak izah
edilebilir. 



C) Gezi Parkı olaylarında
kitlelerin arasına serpiştirilen profesyonel sivil itaatsizlikçilerin
yönlendirmeleriyle iktidarın neredeyse düşürülme noktasına gelmesi Sivil Darbe
olarak açıklanabilir. 




D) Bazı maksatlarla
koalisyonların kasti bozulması, 2002 senesi gibi ciddi gerekçelerden yoksun
olarak erken seçim hamleleri, 2011 yılı gibi milletvekili pazarlıkları ( Fetö,
iktidar partisinden 80 milletvekili istemişti)  Siyasi Darbe olarak
tanımlanabilir. 

E) Çarpıtma, algısal
yönlendirme, etki ajanlarına kaleme aldırılan ısmarlama köşe yazıları Medya
Darbesi olarak belirtilebilir. 



F) 1959, 1979 ve 1994 gibi
borç alımları, 2001 krizi olarak adlandırılan süreçte sadece iki günde
piyasalardan 5,5 milyar dolar para çekimi ve gecelik yüzde 7500 faiz oranları
ile görülmemiş büyüklükte vurgunlar ise Ekonomik Darbe olarak
tanımlanabilir. 

G) Türkiye’de bir süre
evvel meydana gelen kitlesel elektirik kesintisi, bazı kamu kurumlarının
yazışmalarının sızdırılması veya internet adreslerinin kullanım dışı
bırakılmaları Siber Darbe olarak tanımlanabilirken



H) 17 Ağustos 1999 depremi
ile ilişkili olduğu iddia edilen suni yer kabuğu hareketleri gibi ki doğal
afetlerin suni olarak tetiklenmeleri ileride daha sık görülecektir; Teknolojik/
Haarp Darbeleri olarak açıklanabilir. 

Görüldüğü gibi darbeler artık çok çeşitlidir
ve her darbeyi Türkiye siyasi tarihi boyunca çoğu kez tatmıştır. Pekiyi
Türkiye’de darbe olur mu? Buna kimler ne için ve hangi yöntemlerle ulaşmak
isteyebilirler? 



Abd’nin meşhur gazetesi Washington Post
yayımladığı haberde Türkiye’de askeri darbe ihtimalinin yüksek olduğunu ve 30
ülke arasında 5. sırada bulunduğunu belirtti. Bu oran Suriye, Bloivya, Nepal,
Nijer gibi demokratik kültürleri oldukça zayıf olan ülkelerden bile yüksek
olarak gösterilmişti. Günümüz istihbarat temininin büyük miktarı açık
kaynaklardan sağlanmaktadır. Bu sebeple eski ve neredeyse her kıtada irtibat
ofisleri bulunan bu yayım organının uzun hesaplamalara dayanarak bulduğu sonuç
önem arz etmektedir. Bu gazete ile ilgili belirtilecek bir hususta Pulitzer
Ödüllü olmasıdır. Pulitzer Abd’de bulunan Colombia Üniversitesi tarafından
verilir ve üniversitenin tarihi Abd’nin tarihinden bile daha eskidir.!




İngiltere Kralı koyu protestan George
tarafından “Kings Collge” olarak açılan okulun sloganı ise bir Tevrat
alıntısı olan Nurun ile Nurlanacağız idi.  Yani Washington Post’taki haber
bu bilgisel aritmetiklere göre çok daha ciddiye alınması gereken bir durum
olarak görülüyor. Kings College yani Colombia Üniversitesi binası ile Anıtkabir
ise dış görünüş olarak oldukça benzerdir. Anıtkabir’i tasarlayan yabancı
mimarlar sütun sayısını bile bu üniversite ile aynı olarak hayata
geçirmişlerdir. Meselenin bir ucuda gerçekten Anıtkabir’e dayanmaktadır. Bir
müddet evvel Türkiye’ye bir ziyarette bulunan İngiltere Başbakanı Therasa May
Anıtkabir defterine “Yurtta Sulh Dünyada Sulh ” yazmıştı.
 Yurtta Sulh Konseyi ve bildirisi, Washington Post, Anıtkabir Defteri, İngiltere
ve Colombia Üniversitesinden oluşan denklem kanımızca ciddiye alınması gereken
izahlara mecburdur. Tabi bu durum yalnız asker seçeneği için geçerlidir.
Darbelerin artık çok farklı yöntemlerle gerçekleştirildiğini önceki satırlarda
açıklamıştık. Türkiye’de bir darbe tasarlandıysa bu durumun amaçları nelerdir?
Herşeyden evvel dini kehanetlerden feyiz alan milyonlarca insan dünyada
bulunmaktadır.




Türkiye çözülmeden Ortadoğu çözülemeyeceği
için Türkiye’de bir takım değişikliklerin hızlı ve radikal hayata geçirilmesi
istenmektedir. Bir diğer husus Türkiye şu anda lobilerin en önemli
projelerinden biri olan dinler arası diyaloğa kesin olarak kapılarını
kapatmıştır. Yeni Dünya Düzeni olarak adlandırılan yapının besin kaynağı şehir
devletleri modelini desteklememesi, döviz yerine yerli para kullanma ısrarı
küresel karar vericiler nezdinde Türk siyasi yapısının nosyonunu tamamladığının
göstergeleri olarak sunulmaktadır.  Bu gibi kendilerince geçerli olan
gerekçelerle bazı odakların yeni bir darbe hazırlığında oldukları açıktır.
Ordu’da alt kademe subaylar hakkında pek bir bilgi sahibi olunamaması, 15 Temmuz sonrasında
Genelkurmay özel kalemine atanan Kurmay Yarbayın tutuklanması askeri darbe
hususunu yeniden yeşillendirse de yeni darbe ekonomik, toplumsal veya siyasi
olabileceği gibi hepsinin birleşimi veya apayrı bir denemeylede uygulamaya
koyulabilir.




Darbe ve darbeciler genel af, orduya iade
itibar, maaşlara zam gibi uygulamalarla toplumsal destek arayacaklar ve
muhtemelen Suriye kürt yönetimiyle yeniden temas kuracaklardır. Bunu
Türkiye’nin sınırsal büyümesi olarak izah etmek suretiyle İmparatorluğun gerçek
temsilcileri ve uyguluyacılarının kendileri olduklarını vurgulayarak toplumsal
meşruiyet talep edeceklerdir.  Bunlar tabiki birer senaryodur fakat siyasi
tarih ve güncel gelişmelerin harmanı olan bu tip senaryolar yakın gelecekte
farklı cenahlardan da farklı biçimlerde sık olarak gündeme getirilecektir.