Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


MUSTAFA ÖNSEL : 15 TEMMUZ’DA TELEVİZYONDA KONUŞULANLARI
GÜLÜMSEYEREK İZLEYECEĞİM’
 

’15 Temmuz yaklaşıyor. Televizyonlarda olay
öncesinde hiç topa girmemiş birçok uzman (!) da ahkâm kesecek. Gazetelerde söz
konusu Fethullahçı çete ile kol kola girmiş girmese de sessiz kalmış isimler bu
çeteye ne kadar karşı olduğunu yazacak. O kanlı gecede evinde çekirdek çitleyen
15 Temmuz öncesi TSK’daki yapılanma ile ilgili tek kelamı bulunmayan hatta o
gece “Dur bakalım ne olacak” diyen bir kısım eski asker de mangalda kül
bırakmayacak


Ben de onları gülümseyerek izleyeceğim.


Bu arada birileri de sağda solda sosyal medyada
sahte hesaplardan hükümetin anlaşılmaz yaklaşımlarından da aldığı pasla “Bu
kalkışmayı Fethullahçılar yapmamıştır” diye utanmadan vik vik ötecek…


Kim ne yaparsa yapsın kim ne derse desin eğer
küçücük bir samimiyetleri varsa o gecenin gri alanlarına vurgu yapsın ama 110
bin sahte hesapla sosyal medyada algı yönetimi yürüten Fethullahçı çete
üyelerinin algısına gelmesin! Hele bu çeteden olmayıp sırf muhalif duygularla
söz konusu melanet örgütün kameralar önünde açıktan yaptığı bu kanlı kalkışmayı
örtecek bir söylemde bulunmasın! Onların mevziisine düşmesin!


Onun için çok özet biçimde 15 Temmuz öncesi
birileri ne yazdı ne söyledi birkaç örnek vereyim de kim neyi tartışacaksa
tartışsın yazacaksa yazsın ama bunları unutmadan yazsın ve tartışsın! Çünkü bu
melanet örgüt o gece yaşattığı kanlı tabloyu başkalarının üzerine yıkıp kendini
temize çıkarmaya çalışıyor. Biliyor ki başka türlü ne yaparsa yapsın gerçek
kimliğiyle asla Türk Halkından teveccüh görmeyecek öfkeyle karşılaşacak bu
topraklarda bir daha asla kök salamayacak!


Önce dışardan özellikle ABD’lilerin gazete ve
dergilerinde söyledikleri yazdıkları şeylerden başlayalım;


The Economist “Türk Ordusu Anayasayı askıya
alabilir!” 10 Eylül 2015


Foreign Affers isimli dergi “Yakın tarihte
Türkiye ve birkaç bölge ülkesinde iç savaş çıkabilir. ABD buralara müdahale
edebilir. ” 2016 Mart-Nisan sayısı…


Bush’un danışmanı; Neocon; Pentagon bağlantılı;
ABD’nin resmi olarak seslendirmediği konuları seslendiren bu anlamda ABD’nin
gayrı resmi sözcüsü; 15 Temmuz sonrası Fethullahçı çetenin de sözcülüğüne
soyunan Michael Rubin darbeden sadece birkaç ay önce Mart 2016’da şöyle diyor;
“Türkiye’de bir darbe gerçekleşirse ABD darbe yönetimiyle çalışmaya devam
edecektir!”


Ya Dick Cheny’nin danışmanı John Hannan da 15
Temmuz’da sadece bir ay önce şunları söylüyor; “Yoldan çıkan bir NATO
müttefikiyle nasıl başa çıkılır? (…) Türkiye’de ordunun darbe olasılığı var.
ABD hazırlıklı olmalı!”


Uzatmayalım…


Şimdi içerde Fethullahçı çetenin elemanlarına
veya onlarla kol kola yürüyenlere bakalım ve bir takım ama açık ama örtük
mesajdan bahsedelim;


Önce o zamanki bir reklamdan bahsedeyim. Çok
kişi görmüştür. Fethullahçı çetenin amiral gemisi Zaman’ın reklamıydı sözünü
ettiğim. Siren ve top sesleri bombalanmış yıkılmış bir şehir derken birden yeni
doğan ve kıkır kıkır “GÜLEN” bir bebek! Reklamın başlama zamanı 15 Temmuz’dan
tam 9 ay önce…


Fethullahçı çete üyesi olmadığını düşündüğüm ama
Zaman’da yazan; muhtemelen akçenin dayanılmaz sıcaklığı ile oraya bağlı ayrıca
Atatürk’e “Cumhuriyeti kurarken kaç promil alkollüydü acaba” diyecek kadar
düşman; “Genelkurmay’ın kapısına kilit vurulsun” diyecek kadar askere karşı
hınç duyan; “Darbecilerden şiddetli intikam istiyorum darbecileri kazığa
oturtmalı” diyecek kadar güya şiddetli darbe karşıtı bir kişilik gözüken
Mümtazer Türköne 20 Mart 2015’te Zaman’daki köşesinde bakın neler yazıyor;
“Sivil-ASKER devlet bürokrasisi sağduyuya uygun olarak işbirliği içine girip
otokrasiyi tasfiye edip yeni bir süreç başlatacak!”


Devam edelim…


Zaman’ın genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı bir
televizyon programında; “Bu adam gitmek zorunda. Ya adam gibi gider ya da
gitmek zorunda kalır diyor. Bahsi geçen “adam” Fethullahçı çetenin 17/25 Aralık
2013’e kadar birlikte yürüdüğü yerlere göklere sığdıramadığı o zamana kadar ne
istedilerse veren R. T. Erdoğan!


Yine 15 Temmuz sonrası tutuklanan Ergenekon ve
Balyoz gibi kumpas operasyonlarını destekleyen İktidar-FETÖ kavgası başlayınca
o zamana kadar yazdığı Yeni Şafak’tan ayrılıp FETÖ’nün yayın organlarından
Millet’e geçen maalesef bir dönem Kılıçdaroğlu’na da danışmanlık yapan Murat
Aksoy Eylül 2015’te Halk TV’de şöyle diyor; “Devlet geleneği bir çıkış arıyor.
Şu anda Ankara’da darbe seçeneği konuşuluyor!”


15 Kasım 2007’de operasyonel amaçlı kurulan o
zaman için hükümetin de yoğun maddi desteğini alan Fethullahçı çetenin pek çok
kaleminin yazıp çizdiği kumpas davalar süresince yaptığı manipülatif haberlerle
hafızalarımıza kazınan ihanet cephesinin sesi Taraf’ın genel yayın yönetmeni
Ahmet Altan 15 Temmuz’dan çok kısa bir süre önce bir televizyon kanalında;
“Türkiye’de gerçekleşmiş askeri darbelerin önünü açan gelişmeler her ne ise
hükümet aynı kararları vererek o yolları teker teker açıyor!” diyor.


“PROFESÖR OLACAĞIMA…”


Hız kesmeden devam edelim…


Fethullahçı çetenin akademisyeni Prof. Osman
Özsoy darbeden 2 ay önce yani Mayıs 2016’da yine malum çetenin internet
üzerinden yayın yapan bir televizyonunda büyük bir heyecanla şunları
söylemekten kendini alamıyor; “Bu böyle gitmeyecek! Bu süreç Allah’ın izniyle sona
erecek! Bu süreçte profesör olacağıma bir albay olsaydım çok daha faydalı
olurdum. (…) İnsanlar rahat olsunlar! Her şeyi söyleyemem ama çok güzel günler
geliyor! Hizmet hareketinde arkadaşları çok yoğun günler bekliyor…”;;


Pentagon bağlantıları ile bilinen ve Fethullahçı
çetenin yayın organlarından Zaman Todays’in Genel Yayın Yönetmeni olan Bülent
Keneş 15 Temmuz’dan sadece 9 gün önce 6 Temmuz 2016’da Twitter hesabındaki kısa
paylaşımında aslında çok şey söylüyor; “İyi bir çıkış yolu yok artık! Kötü daha
kötü en kötü çıkış var! Kötü olan darbe diyelim gerisini siz tahmin edin!”


“2016 TEMMUZ’DA TÜRKİYE’DEYİM”


Başkomiser iken 2 yıllığına devlet tarafından
ABD’ye gönderilen; görev süresi dolduğunda “uzun süre deniz üstünde uçamaz”
raporu alarak 8 yıl daha devletin parasıyla orada kalan; bu arada tetikçi Taraf
isimli istihbarat bülteni manipülasyon aygıtında köşe yazarlığı yapan; çok
yazılıp çizilince Türkiye’ye dönmek zorunda kalan ve Bingöl Terörle Mücadele
Şubesine atanan bunun üzerine de istifa eden; 17/25 Aralık sonrası Fethullahçı
örgüt üyeliğinden hakkında açılan soruşturma nedeniyle yurtdışına kaçan; hemen
akabinde daha sonra kendi gibi yurtdışına kaçacak olan Can Dündar’ın sunduğu
bir programda kaçmadığını ifade ederek bir proje çalışması için yurtdışına
çıktığını ama “Bir sabah ansızın gelebileceğini ve birilerinin gözlerinden
öpeceğini” söyleyen; asıl ismi Emrullah olan Emre Uslu; 14 Eylül 2015’te
Twitter’dan “Ne zaman geliyorsun” diyen birine “2016 Temmuz’unda Türkiye’deyim”
demiştir.


14 Mart 2016’da “Bilet paramı ödemek isteyen
twitçiler lütfen 22 Temmuz-12 Ağustos arası DC-İstanbul uçağı için bir bilet
alın!” şeklinde bir twit atmıştır. 15 Temmuz gecesi de sosyal medya üzerinden
algı için yoğun bir gayret göstermiş Ankara semalarında uçakların uçtuğunu
sevinç içinde bildirmiş sonraki saatlerde de “Erdoğan ülkeden ayrıldı” “Uyardık
anlamadınız darbe getirdiniz!” “Sokakları boşaltın iç savaş çıkmasın!” “Halkı
sokağa çıkmaya çağıranların gözaltına alınmaya başlandığı belirtildi” gibi
twitlerle ABD’den yapılan kalkışmaya destek vermeye çalışmıştır!


Zaman’ın kıdemli köşe yazarlarından Mustafa Ünal
da 13 Temmuz’da kalkışmadan sadece iki gün önce Twitter hesabından birine cevap
olarak “Gör bak neler olacak” diye yazmıştır!


15 Temmuz’dan sadece bir gün önce İsrail İmamı
Abdülkerim Balcı ise bir sitede bakın neler ifade etmiş; “Beden kafesinde
tutsak olmayanlar için bütün gelecekler yakındır. İnsanlar azığını Erdoğan
sonrası döneme hazırlamalıdırlar. ”


Şimdi biraz geriye giderek devam edelim…


Zaman’ın kıdemli kalemlerinden Ali Bulaç 6 Şubat
2016 tarihinde yazdığı bir yazıda “Kılıç her zaman gayrı meşru bir siyaset
aracı mıdır? Zorbalar kılıç kullanır da mazlumların kılıç kullanma hakkı yok
mu?”


Aynı gün Fethullahçı çete mensubu olan ve bütün
kumpas davaların organizasyonunda en etkili isimlerden olduğu bilinen ve o
tarihte tutuklu bulunan Yurt Atayün adına açılan bir FETÖ sosyal medya
hesabında da Fethullah Gülen’den bahisle “Sizin en büyük hatanız hocaefendiyi
sıradan bir hoca cemaatini de cami cemaati sanmanız! Geçmiş olsun!” diye
yazılmıştır.


Ya elebaşı Fethullah Gülen? Bakın o da 5 Şubat
2016 tarihinde işlettikleri Hergül.org isimli sitede yayınlanan videoda şöyle
demektedir; “Cennet kılıçların gölgesindedir. Savaş halinde kılıcın hakkını
vermek gerekir!”


Her şey o kadar açık ki!


Tabi o tarihte bunları söyleyen Gülen kanlı
kalkışma başarısız olunca bu kirli ve kanlı geceden kurtulmak için düğmeye
bastı ve en iyi yaptığı şeyi yaparak yalana ve iftiraya başvurdu. İlk
açıklamasında bu eylemle kendilerinin ilgisinin olmadığını daha sonra bir Mısır
gazetesine verdiği demeçte bu eylemin “milliyetçi ulusalcı laik kesimce
yapılmış olabileceğini” ifade etti.


Bu söylemlerden sonra başta yazdıkları ve
söyledikleriyle kalkışma mesajları veren bir kısmını yukarıda belirttiğim
Fethullahçı örgüt mensubu “Bu kontrollü darbedir” söylemini geliştirdiler.


Ve Türkiye’de elbette hükümetin operasyonlardaki
yanlışları gecenin gri alanlarının üzerine yeterince gitmemesi veya gidememesi
ve daha pek çok nedenle “kontrollü darbe” söylemini zaman zaman muhalefet de
seslendirmiş istemeden de olsa Fethullahçı çetenin algı yönetiminin tesirinde
kalmıştır!


“BU ÖRGÜTÜN ESAS DERDİ ERDOĞAN DEĞİL”


Sonuç itibarıyla ifade edeceğim şudur; Sadece
Türk tarihinin değil aynı zamanda dünya tarihinin en melun örgütüdür
Fethullahçı örgüt.


Bu melun örgütün esas derdi Erdoğan değildir.
Onların esas derdi devleti ele geçirmektir. Erdoğan onlar için ilk hedeftir.
Bahaneleridir. Bunu kimse unutmasın!


Erdoğan’ın yerinde başkası olsaydı o da bu
çetenin saldırısına uğrayacaktı. Onun için bu ve benzeri örgütlerle mücadele
partiler üstü olmalıdır. Fethullahçı örgüt ülkenin gerçek bir beka sorunudur.
Devlet içinde önemli mevziilerinin bir kısmını hala koruduğunu da ifade edeyim.


Neyse…


Bugünlerde konuyu yoğun biçimde tartışacaklar bu
yazıyı bir hatırlatıcı olarak yanlarında bulundursun! Ayrıca TSK’nın ve
kuvvetlerin imamları olarak bilinen 5 sivilin (Adil Öksüz Kemal Batmaz Nurettin
Oruç Hakan Çiçek ve Harun Biniş) 15 Temmuz gecesi Akıncılar üssünde ne
aradığının cevabının açık olduğunu da unutmasın!


Evet yazanlar çizenler konuşanlar; o gece bu
melanet örgüt başarılı olsaydı neler yapacaktı diye düşünüp tartışırken;
2003’te 1. Ordu’daki malum seminerin koordinatör subayı olmasına rağmen sanık
yapılmayan 15 Temmuz’da karşımıza TRT’yi basan grubun başında bulunan örgüt
üyesi olarak çıkan ve oradaki çatışmada yaralanan Muhammed Tanju Poshor ile
telefon görüşme trafiği bulunduğu basına yansıyan; 2010 yılında TSK imamı
olduğu ifade edilen; Balyoz kumpasındaki “malum bavulu” Mehmet Baransu’nun
eline tutuşturduğu iddia edilen Tuncay Opçin’in yıllar önce kaçtığı ABD’den 15
Temmuz’dan sadece bir gün önce attığı “Yatakta basıp şafakta asacaklar” twitini
de aklının bir köşesinde tutsun!


Ha bu emperyalizmin aparatı olan söz konusu
örgütün “asacaklarının” birkaç kişiden ya da birkaç bin kişiden veya sadece bir
kesimden olmayacağı da bilinsin!


Şimdi televizyonlarda tartışmaları keyifle
izleyebilirim. Hep başkaları çekirdek çitleyecek değil ya FETÖ tartışmalarını
izlerken bu sefer de ağız tadıyla ben çekirdek çitleyeyim…
 

SİYASETCAFE. COM




LİNK : https://www.siyasetcafe.com/balyoz-magduru-komutan-anlatti-15-temmuza-tiyatro-diyenlere-tokat-gibi-yazi-53115h.htm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış