Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Bu bir
darbe değildir, iç hesaplaşmadır !

Bu bir darbe
değildir. Darbe; 22.00’de değil, herkes uyurken sabaha karşı yapılır. Darbe
olsa önce CB, B.bakan ve Bakanlar alınır. Darbe halka rağmen değil, halk
desteği ile olur. Darbe yapacak olan köprüleri, yolları kapatıp halka çile
çektirip karşına almaz. Darbe, 15-16 yaşlarındaki Askeri Lise öğrencileriyle
olmaz (1980’de Kuleli Askeri Lisesi öğrencisiydim, iyi bilirim). Darbe,
emir-komutayla ve yürekle yapılır.

Nedir o zaman,
dün gece olanlar?

Bu bir; iç
hesaplaşma, rant ve makam paylaşımında çıkan kavgadır. Niye mi? Şu sorulara
yanıt verin o zaman:

Şu an
itibarıyla tutuklanan bu kişileri kim general-amiral yaptı? Bu ve benzerlerinin
Kurmay Subay olabilmeleri için Akademi sınav sorularını kim sızdırdı?

Bunların
Ordu’dan ilişik kesilmesi kararlarına kim şerh koydu? İlişiği kesilenleri
kamuda tatlı maaşlarla üst düzey makamlara kim atadı?

Bugün açığa
alınan 3000’e yakın Hakim ve Savcının, HSYK üyeliği de dahil olmak üzere, bu
mevkilere gelmesini kim sağladı?

Bütün
vatansever ve Atatürkçü subaylar, Ergenekon ve Balyoz denilerek tasfiye
edilirken kim savcılık yapıyordu?

Gezi’de hak ve
özgürlük uğruna sokağa çıkmış gerçek halkın üzerine kim ateş açtırdı? Kim,
insanların gözlerine gaz sıkarken, üstlerine Toma’ları sürdürttü? Masum
gençleri öldüren polislere, ‘destan yazdınız’ diyen kimdi?

Darbeymiş,
geçin bunları kardeşim. 30 sene askerlik yapmış biri olarak, darbe falan
görmüyorum. Olanlar pastadaki dilimlerin paylaşım, makamların bölüşüm
gürültüsüdür.

Daha iki gün
önce elin oğlu, bir tane kamyon ve birkaç silahla yaklaşık 100 kişiyi öldürdü.
Tanklarla, zırhlı araçlarla, uçakla, helikopterlerle darbe yapılacak da, sen
onu Osmanlı Ocaklarıyla durduracaksın.

Dün gece
tarihimize ve yüreklerimize düşen çok acı olaylar oldu maalesef. Eminim ki, bu
ülkede artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Halkı galeyana getiren
Başkomutan! Sayesinde ne olduğunun farkında bile olmayan Mehmetçikler linç
edildi. Kafaları kesildi!

Biz kafa
kesilmesini Menemen’den, Kubilay’dan biliriz. Şehit Kubilay, Hasan ve Şevki
yaradır içimizde. 1930’dan tam 86 yıl sonra yine bir kafa kesilmesi olayı.
Yaramız kanadı. Tiplere bakın; aynı cübbe, aynı sakal, aynı kin, aynı tekbir ve
aynı barbarlık. Olayın faillerinin yakalandığını veya kınandığını duydunuz mu?
Duyamaz, göremezsiniz, niye? Çünkü onlar, onlardandır!

Başta CB olmak
üzere tüm kifayetsiz yetkililer halkı bu gece de (16 Temmuz 2016 Cumartesi)
sokakları tutmaya çağırıyorlar. O kadar tutuklamaya, meslekten atmaya rağmen,
demek hala polise ve askere güvenmiyorlar.

Gezi’de “Balkonda
tencere, tava çalanları ihbar edin”
 diyen kişi, şimdi
kalkmış “sokakları tutun”diyor. Camileri ilçe binası,
imamları devrim muhafızı gibi kullanıyor. Nedir, gece yarısı sala okutmak?
Kafana göre imamlara emir verme yetkisini nereden buluyorsun? Yarın seçimleri
kazanan bir başkası da, başka anonslar yaptırırsa iyi mi olur? Bu gece de can
kayıpları olursa, hesabını kim verecek? Kimse. Bu güne kadar neyin hesabını
verdiler ki.

Sokaktaki
vatandaşım sana sesleniyorum, bir kerecik düşün:

– Biz, “Feto bu ülke
için büyük düşmandır” derken; Sen bize küfredip çocuğunu onun
okuluna gönderip, “hocam gel
artık, bitsin bu vuslat” diye ağlıyordun.

– Biz, “bunlar
vatansever, kumpas kurulmuş, kıymayın onlara” derken;
Sen, “Ordumuz bağırsaklarını
temizliyor” diye dalga geçiyordun.

– Biz, “laik,
parlamenter demokratik düzen” derken; Sen “ortaya karışık Başkanlık” diyenlere
oy veriyordun.

– Biz, “lanet olsun PKK,
PYD, IŞİD” derken; Sen “çözüm süreci, akiller, birkaç sinirli genç”diyordun.

– Biz, “Yurtta sulh,
cihanda sulh” derken; Sen, “Emevi Camiinde namaz” deyip, Rabia işareti
yapıyordun.

Ve şimdi de
Sen mağdursun ve demokrasi kahramanısın öyle mi? İnsaf!

Peki,
yaşadığımız dün gecenin sorumlusu kimdi öyleyse? Bilirsiniz, genellikle “kim
yaptı?”
sorusunun yanıtı, “bu işten kim çıkar sağladı?” sorusuna
bulunan yanıtla aynıdır. Sahi, sizce dün geceden kim çıkar sağladı? Kim bugün
düne göre, kim daha güçlü? Hah, yanıtı bulduysanız sorumlu da odur.

Sonuç olarak;
ettikleri ‘Askerlik’ ve ‘Anayasal Görev’ yeminlerini
unutup bu ülkeye zarar veren, vermeye çalışan ve Allah’ın evi Camilerimizi
kendi siyasi ikballeri için kullanan herkesi lanetliyorum.
















































Umuyorum ki,
gece yarısı duyduğumuz salalar ülkemizin ve Cumhuriyetimizin cenaze salaları
değildir!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış