MİLLİ SORUNLAR DOSYASI (Ege Adaları, Kıbrıs, Darbeler, Avrupa ve ABD’de PKK Faaliyetleri, vs ..)

Kaynak : http://aktifhaber.com/15-temmuz/15-temmuzda-erdogani-ruslar-mi-korudu-h120186.html

15 Temmuz’da Erdoğan’ı
Ruslar mı korudu!..

Gazeteci-Yazar Ahmet Nesin, 15 Temmuz gecesi Rus istihbaratı
ile Tayyip Erdoğan’ın Marmaris-İstanbul seyahati arasında yaşananlarla; Atatürk
Havalimanı’ndaki iniş muammasını ve F-16 uçaklarının nasıl durdurulduğunu
yazdı. Rusların askeri tarihçisi Aleksandr Şirokorad’ın bir Rus gazetesinde 15
Temmuz’a dair yazdıklarını alıntılayarak şunları kaleme aldı: “Sivastopol’dan
12 Temmuz’da yola çıkan ‘Ekvator’ adlı Rus istihbarat gemisi darbe öncesinde
boğazlar bölgesinden geçerek o gece Ege açıklarında Erdoğan’ın tatil yaptığı
Marmaris yakınlarındaydı. Erdoğan Marmaris’ten özel bir jetle havalanıp iki
saat boyunca Ege üzerinde dolaştı.

Ekvator’un özel aparatıyla Erdoğan’ın peşinde olan iki
F-16’nın sistemlerini kör ettiği düşünülebilir. Aynı anlarda Rusya’nın
Karadeniz filosundaki ‘Novorossiysk’ ve ‘Rostov-na-Donu’ denizaltılarının
Boğaz’a yaklaşması da tesadüf görülebilir”

Nesin, Rus yazarın anlattıklarıyla Atatürk Havalimanı’nda
yaşananları anlatan kule görevlisi  hava
trafik memuru Enver Yavuz’un ifadelerinde anlattıklarının çakıştığına dikkat
çekti. Nesin, Erdoğan’ın iddia edildiği gibi tarifeli bir THY uçağı değil, özel
jetle uçtuğuna dair ipuçları olduğuna dikkat çekerek 15 Temmuz gecesinin
bilinmezlerine dair önemli sorular sordu.

Ahmet Nesin’in Artı Gerçek’te yayınlanan yazısının tamamı
şöyle:

15 TEMMUZ’DA ERDOĞAN’I RUSLAR MI KORUDU!..

15 Temmuz darbe girişimine karşı yapılan darbe öyle bir
darbe ki, yaz yaz bitmiyor. Sadece yazmakla bitse iyi, her yeni bişey, ayrı bir
soru işaretini getiriyor ve şüpheleri çoğaltıyor. Hemen hemen her yazıma
hakaret ve küfür alıyorum ama darbe yazınca daha çoğalıyor bunlar. Hakaret ve
küfür diyorum, çünkü normal eleştiri yazan olmuyor, bunun nedeni haklı sorular
sormam, kafalardaki bulanıklıkları yazıya dökmem. Darbeyi tek başıma çözmek
gibi bir iddiam yok ama bugüne değin yazdıklarımı toparlayıp kitaplaştıracağım.

15 Temmuz 2016’da İstanbul Atatürk Havalimanı’nda
yaşananlar da bu darbenin en büyük çelişkilerinden biri. Geçen haftaki yazımda
yaklaşma kontrol memuru Özer Özerman’ın dediklerini yazmıştım. Bu yazıda da o
gece şef olan hava trafik memuru Enver Yavuz’un anlattıklarına değineceğim. Bir
albayın gelerek “Sizin burada göreviniz bitti” dediğini söyleyen Yavuz
açıklamasına “Albay kalkışların bir kısmını durdurmamızı istedi zaten olay
duyulmuş, giriş kapısında tanklar olduğu için şirketler de kalkışmadan
haberleri olduğu için seferler kendiliğinden durma noktasına gelmişti. Albay
yarım saat burada kaldıktan sonra burayı terk etti. Bir binbaşı, bir astsubay,
bir uzman çavuş ve 3 erden oluşan başka bir grup geldi. Diğer grup tüm
kalkışları durdurmamızı söyledi. Bu sırada sürekli telefonla görüşüyorlardı.
Ben de yaşananları telefonla yöneticilerime bildirdim. Askerler polislerin
kuleye girmesini engellemek için ateş açtılar. Üç el silah sesi geldi. Biz üst
tarafta olduğumuz için olayları göremiyorduk. Fakat konuşmalardan sesler net
bir şekilde duyuluyordu. Daha sonra bir uzman çavuş teslim oldu ve polisler
içeri girip askerlerin silahlarını aldılar. Apronda çok insan vardı. Ben de
follow me araçlarını gönderdim. Önce Başmüdürümüz ile ‘uçak 05 pistine mi insin
yoksa 35 pistine mi insin?’ diye fikir alışverişinde bulunduk. Daha sonra
halkın orada olup olmadığı konusunda follow me araçlarını pistleri kontrol
etmesi için gönderdim. Sonra kavşak noktaların araçları kondurdum. Uçak,
yaklaşma ile gerekli koordineleri yaptı ve Cumhurbaşkanımızın uçağı saat
03.18’de güvenli bir şekilde 35 sol pistine inişini gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanımızın uçağı indikten sonra jetler gelmeye başladı. Düşük irtifadan
yüksek hızlara çıktığı için patlamalar yarattı. Bu halk arasında olsun gerek
kule de olsun büyük bir paniğe neden oldu. O sırada askerler halen kuledeydi
dışarı çıkarılamamıştı ve polisler buradaydı. Milletvekillerimiz vardı, sayın
bakanımız vardı, pek çok kişi vardı. Yaklaşık bir saat kadar jetler İstanbul ve
meydan çevresinde uçuşlarını sürdürdüler. Saat 06.00 gibi iki tane helikopter
askeri alandan havalandı. Birisi askeri meydan üzerinde dönerken, diğeri kuleye
doğru geldi. Yanında silahları vardı sanki filmlerdeki gibi yan uçuşla kulenin
etrafında döndükten sonra devlet konukevine gitti. Bu sırada ben frekanstan
onlara çağrı yaptım bölgeyi terk etmeleri için fakat hiçbir şekilde cevap
alamadım. 45 dakika bu şekilde uçtuktan sonra bölgeyi terk ettiler. Tam o
sırada da Eskişehir’den kalkmış olan tanımlı dost diye nitelendirdiğimiz jetler
geldi ve her şey normale döndü.” diye devam ediyor.

Ne yalan söyleyeyim ben böyle cesur ne siyasetçi gördüm ne
de devlet memurları. Ata uçağı havada ve etrafında düşman uçakları yani
F-16’lar var ama onlar Ata uçağını vurmuyor yada rahatsız etmiyor. Kule
Özerman’ın demesine göre uçakları belirleyemiyor ama sanırım Enver Yavuz daha
zeki ve ne olduğunu daha çabuk kavramış. Ama olsun, onlar çok cesur, her şeye
karşın Erdoğan’ın bulunduğu uçağı indirecekler ve başarıyorlar da. Öyle
uzmanlar ki albay ve diğer subaylar yanındayken Özerman Ata uçağıyla şifreli
konuşuyor. Komutanlar anlamıyor, belki F-16 pilotları da anlamamıştır, benim
uçağım sanıp bırakmıştır. Hadi onlar Erdoğan’ı havada fark etmediler, peki
havaalanındaki tanklar da mı fark etmedi. Dedim ya soru işareti çok diye.

Gelelim işin Rusya tarafına. Söylentiye göre Erdoğan’ın
kurtulmasında Rusya’nın parmağı var. Rusların askeri tarihçisi Aleksandr
Şirokorad Rus gazetesinde Erdoğan’ın uçağını takip eden 2 F-16 uçağının Ruslar
tarafından köreltildiğini yazıyor, bunu yapan da Rus istihbarat gemisi. Nerede
olduğunu da yazmışlar, Ege kıyılarında ve Rus Karadeniz filosundan 2 denizaltı
da 15 Temmuz gecesi boğaza yaklaşmış. Nedenini bilmiyorum, sanırım tesadüftür.
Şirokorad yazısında “…Türkiye’de darbeye karışan askerler bunu ABD ve AB
ülkelerinin desteği olmadan yapamazlar. İncirlik’i iyi bilen ve Türkiye’nin
çevresinde dinleme üsleri bulunan Rus istihbaratının ise darbeden haberdar
olmamasını düşünmek çok zor… Sivastopol’dan 12 Temmuz’da yola çıkan ‘Ekvator’
adlı Rus istihbarat gemisi darbe öncesinde boğazlar bölgesinden geçerek o gece
Ege açıklarında Erdoğan’ın tatil yaptığı Marmaris yakınlarındaydı. Erdoğan
Marmaris’ten özel bir jetle havalanıp iki saat boyunca Ege üzerinde dolaştı.
Ekvator’un özel aparatıyla Erdoğan’ın peşinde olan iki F-16’nın sistemlerini
kör ettiği düşünülebilir. Aynı anlarda Rusya’nın Karadeniz filosundaki
‘Novorossiysk’ ve ‘Rostov-na-Donu’ denizaltılarının Boğaz’a yaklaşması da
tesadüf görülebilir” diyor.

Enver Yavuz’un dedikleriyle bu yazıyı iyi karşılaştırmak
gerekiyor, önce Ata uçağıyla, özel jet’in aynı olup olmadığını bilmek
zorundayız, ben bir tarihçinin böyle bir yazıda kaleminin sürçü lisan
eyleyeceğini sanmıyorum, özel jet derken bunu bilerek söylemiştir. İkincisi de
Erdoğan’ın tanınan bir uçakla uçacağına akıl sır erdiremiyorum.

Ama benim kafama takılan soru NATO şifreli uçaklarımızı
nasıl oluyor da Rus istihbaratı kilitleyebiliyor. Eğer bu iki düşman kuvvet
birbirini bu kadar kolay kilitleyebiliyorsa neden bütün dünyaya savaş
tehditinde bulunuyorlar. Diyelim ki kilitlediler ve diyorlar ki bu bir ABD
darbesidir ve ben diyorum ki bu bir NATO darbesidir, NATO o kilitleri neden
hemen açmıyor yada açamıyor.


























Of ya, yine kafam karıştı, ben ne yapayım kardeşim, darbe
karışık olunca benim de kafam karışıyor. Sonraki 2 yazıda kulelerin teknik
becerilerini ve Rusya’nın silahları kilitleyip kilitleyemeyeceği konularını
yazacağım. Güya tatildeyim, darbeli tatil, bana müstehak…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir