15 Temmuz
gecesi bugün bile gerçekten darbe miydi? Uydurma bir senaryo muydu?  Diye
tartışılan tarihe kara bir leke olarak geçecek bir gece yaşadık… Asker ve polis
karşı karşıya geldi. Halk sokağa çıktı. Kurtuluş savaşında bile bombalanmayan
Meclis bombalandı. Üstünde Türk ordusunun üniforması olan emir kulu 20
yaşındaki askerler linç edildi.


Tarihte eşi
benzeri az görülen kara gecenin bilançosu: 208 şehit, 1491 yaralı


Dile kolay…
208 insanımızı kaybettik. 1491 insanımız yaralandı. Böyle bir kayıp ancak
savaşlarda verilir. Bir savaş için bile 1 günde 208 şehit vermek büyük
kayıptır. Nasıl bir gece yaşadığımızı bu rakamlar ortaya koyuyor.


Peki, neden
böyle bir gece yaşadık? Efendim Fettullah Cemaati hükümeti devirmeye çalışmak
için darbe girişimi yapmış. Bu mevzunun görünen yüzü… Asıl gerçek her zaman
olduğu gibi derinlerde. Şeytan ayrıntılarda gizli…


Neden böyle
bir gece yaşadığımız için meselenin köküne inmemiz gerekiyor. Yani Fettullah
Gülen cemaatinin ideolojik altyapısına ve amacına…


Fettullah
Gülen cemaati, 1980 darbesi sonrası ABD nin ılımlı İslam projesi için
kullandığı bir örgüttür. 1950 de Menderes ile başlayan karşı devrim hareketinin
en tehlikeli ve sinsi parçalarından biridir. Çünkü Cumhuriyet’in ilk
yıllarındaki isyancılar gibi silahlı bir örgüt değildir. Silah gücüyle
Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti yıkamayacağını anlayan emperyalizm, ılımlı İslam
projesiyle Laik Cumhuriyeti, İslamcı Cumhuriyete dönüştürme yolunu seçmiştir.
Fettullah Gülen cemaati de bu amaç için kullanılan bir piyondur. Görünürde
hayırsever dini bir cemaat olan Fettullah Gülen hareketi karşı devrimci bir
harekettir.


Bugün, Gülen
cemaatine terör örgütü diyen iktidarın ideolojik altyapısına baktığımızda da
farklı bir şey yok.  Onlar da cemaat gibi 1980 sonrası ılımlı İslam
projesini hayata geçirmek için yetiştirilen Milli Görüşçüler… Amaçları aynı…
Atatürk Cumhuriyetini, İslamcı Cumhuriyetine dönüştürme… Laikliği yıkıp şeriat
düzenine dayalı bir devlet kurmak…


Cemaatin ve
İktidarın sahiplendiği tarihi şahsiyetlere ve fikir önderlerine baktığımızda da
farklılık yok…


Lozan hem
AKP ye hem Fettullah cemaatine göre bir hezimettir.


Atatürk, 
hem AKP ye hem de Fettullah cemaatine göre Osmanlı’yı yıkan İslam düşmanı bir
dinsizdir.


Şeyh Said,
hem AKP ye hem Fettullah cemaatine göre bir İslam şehididir.


Vahdettin,
hem AKP ye hem Fettullah Cemaatine göre büyük vatanseverdir.


İskilipli
Atıf, hem AKP ye hem Fettullah Gülen cemaatine göre şapka devrimi yüzünden idam
edilen bir âlimdir


Laiklik hem
AKP ye hem Fettullah cemaatine göre dinsizliktir.


Türk
Milliyetçiliği hem AKP ye hem Fettullah cemaatine göre ırkçılıktır.


Said-i Nursi
hem AKP ye hem Fettullah cemaatine göre büyük İslam âlimidir.


Günümüz
açısından baktığımızda da bir fark yok… 17- 25 Aralık davasından sonra bile
Atatürk’e ve Cumhuriyet’e iftiralar atan Mustafa Armağan’ın hem AKP yandaşı
olup hem Zaman gazetesi kapatılana kadar yazılarına devam etmesi AKP ve Cemaat
arasındaki ideolojik kardeşliğin hala devam ettiğinin açık kanıtıdır.


15 Temmuz
gecesi yaşanılan olay görünürde bir darbe girişimi olsa da gerçekte aynı amaç
için çalışan iki kardeşin kavgasından başka bir şey değildir. Ortada kesinlikle
devlete yapılmış bir darbe yok. Devleti ele geçirme kavgası var. Mevzu devleti
ben yöneteceğim mevzusudur


Türk milleti
15 Temmuz gecesi iki dinci grubun kavgasına tanık olmuştur. Her şerde bir hayır
derler. Bu olay sayesinde dincilerin kavgasının nasıl pis ve kanlı olduğunu da
gördük. Kurtuluş savaşında bile bombalanmayan meclis bombalandı… Askerler
Allahu Ekber diye bağırılarak linç edildi… Sokaklar kan gölüne döndü.


Bizim
yıllardır anlatmaya çalıştığımız buydu. Atatürk Laik bir Cumhuriyet kurarken
bugünleri düşünerek kurdu. Çünkü dinciliğin Türk milletini nasıl felakete
sürüklediğini yaşayarak öğrendi. 90 yıl boyunca Ortadoğu ülkeleri gibi
yaşamadıysak bunun nedeni laikliktir. 15 Temmuz gecesi yaşananların Suriye’den,
Irak’tan ne farkı vardı söyler misiniz?


İşte iki
dincinin kavgası böyle olur… Meclis bombalanır. Sarıklı sakallı şeriatçı
gruplar sokaklarda Allahu ekber diyerek askerler linç edilir. 15 Temmuz’a kadar
en son kafası kesilerek şehit edilen Asteğmen Kubilaydı. 86 yıl önce Kubilayı şehit
edenler ile bugün askerleri linç ederek öldürenlerin şeriatçı olması kesinlikle
tesadüf değildir. Günümüzün derviş Mehmetleri sokaklarda tıpkı Derviş Mehmet
gibi tekbir getirerek bir Türk askerinin kafasını kestiler.


İster darbe
girişimi olsun, İster senaryo… 15 Temmuz Türk milleti için bir uyarıdır. Eğer
Atatürk’e, Laikliğe, Cumhuriyet’e sahip çıkmazsak gelecekte çok daha kötü
olayların yaşanacağından kimsenin şüphesi olmasın.



TIBBIYELİ HİKMET

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet