Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Arslan TEKİN : 27 Mayıs Darbesi atmosferi


E-POSTA : arslantekin53@yahoo.com


12
Eylül Cuntası, kendilerini gölgelememesi için olacak, 27 Mayıs 1960 Darbesi’nin “Hürriyet ve Anayasa Bayramı”
olarak kutlanmasını resmen kaldırdı.


Darbe
yapıyorsun… Üstelik kendi içinde bölünüyorsun, Millî Birlik Komitesi üyesinin
14’ünü, kurşuna dizmediğimize şükredin, dercesine sürgüne gönderiyorsun,
vaziyete hâkim olan MBK üyelerini de ömür boyu tabiî senatör yapıyorsun. Sonra “Demokrasiyi
getirdik, hadi kutlayalım bunu…”
diyorsun.


27
Mayıs 1960’a gelene kadar öyle sert politika yürütüldü ki, -Ak Partili Ali İhsan Yavuz‘ın anlamsız sözünü
hatırlatacak ama burada yerinde kullandığımı söyleyebilirim-
bir şeyler
olacağı belliydi ama ne olacağı belirsizdi!


Partiler
linç kampanyaları yürütüyorlardı. (Eskiden ders alınmadı, şimdi yine düşmanlık
ekiliyor.)


Adnan Menderes‘in, 27 Ekim
1957 seçimlerden hemen sonra söylediği şu sözlerine dikkat ediniz:


“Muhterem arkadaşlar, size esefle haber vermek isterim ki,
iktidara gelişimiz henüz bir ayı bulmadığı halde, bazı zaruri değişiklikleri
mesele ittihaz ederek Cumhuriyet Halk Partisi, orduyu aleyhimize tahrik etmek
yoluna sapmıştır. Bizim bütün çabalarımız memleketimizde demokrasiyi perçinlemeye
matuftur. Cumhuriyet Halk Partisi, eğer başarılı bir çalışmaya girmek
istiyorsa, başlarındaki iktidar hastalarını atmalıdır. Bu iktidar hastaları
havayı karıştırmak istemektedirler. Memlekette siyasi iktidarı muhtel (bozuk)
göstererek, bir polemiğe, bir hücum ve taarruza geçmişlerdir.”

(Şevket Süreyya Aydemir, Menderes’in
Dramı
, s. 194
)


Adnan Menderes, ya
sezgiyle, ya müşahhas örneklerle böyle bir konuşma yapmıştır.


Darbeyi
tahlil edecek değilim. Çok yazıldı. Çok söylendi. 27 Mayıs Darbesi’nin 59.
yılındayız. Yine darbe diyecekler, yine demokrasinin gaspı diyecekler… Ne
derlerse haklılar; ancak, darbeye giden yola döşenen taşları da bilmeliyiz.


Ak
Parti, 28 Şubat Örtülü Darbesi’nin gölgesinde iktidara geldi. 27 Nisan 2007
Muhtırası’nı savuşturdu. Ve 15 Temmuz 2016’da kendi içinde büyüttüğü ‘cemaat’in
dış destekli darbe teşebbüsüne maruz kaldı.


O
dönemde, özellikle, İsmet İnönü
ve Menderes arasında
atışma-sataşma aklın sınırlarını zorluyordu.


DP,
CHP’yi isyan hazırlamakla suçluyor, 15 kişilik bir Tahkikat Komisyonu kuruyor.


Tahkikat
Komisyonu’nu öyle kararlar alıyor ki, partilerin toplantıları, kongreleri,
hemen bütün siyasî faaliyetleriyle alakalı yayınlar yasaklanıyor. Basın baskı
altına alınıyor. İnönü o ünlü “Ben de sizi kurtaramam” sözünü bu şiddetli tartışmalar
arasında söylüyor:


 “Bu önerge kabul edildiği andan itibaren siyasi
hayatımız tamir ve devam kabul etmez bir uçuruma atılacaktır. (…) Eğer insan
hakları yürütülmez, vatandaş hakları zorlanırsa, baskı rejimi kurulursa ihtilâl
behemehâl olur. Biz böyle bir ihtilâl içinde bulunmayız. Böyle bir ihtilal
(bizim) dışımızda, bizimle münasebeti olmayanlar tarafından yapılacaktır. Biz
demokratik rejim dedik, demokratik rejim kurulmuştur. Bu demokratik rejim
istikametinden ayrılıp baskı rejimi haline dönüştürmek tehlikeli bir şeydir. Bu
yolda devam ederseniz, ben de sizi kurtaramam.”
(Yarın devam)


Yine
gazeteciye saldırı. Bu defa Sabahattin
Önkibar
‘ı hedefe koydular. Şu bilinmeli: Dünyada, “kalem”i kıracak bir güç
yoktur.


Kaynak
Yeniçağ: 27 Mayıs Darbesi atmosferi – Arslan TEKİN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış