15. Temmuz 2016 tarihinin akşam
saatlerinde, Amerika Birleşik Devletleri, Türkiyede Askeri bir darbe yapmak
istedi. ABD bu Askeri darbeyi yapmak için ise kamuoyunda, geçmişte bu siyasi
iktidarında, TSK ve Milli kesimlere karşı güç birliği yaptığı, bu siyasi
iktidarın işbirliklerinden dolayı devlet içerisindeki örgütlenmelerine göz
yumduğu, Fetullahçı Cemaat Örgütlenmesi diye bilinen örgütlenmenin 40 yıldır
TSK içerisinde örgütlenen, Üst, Orta, ve alt düzey subaylardan oluşan
mensuplarını kullandı. Askeri darbe girişimi an itibarı ile başarısızlığa
uğrarken, darbe girişimini yapanlar hakkında ve Fetullah Gülene bağlı hareket
eden;Yargı da, Mülki Amirliklerde, Polis teşkilatında ve bürokrasinin çeşitli
dallarında, medyada, iş çevrelerindekilerde dahil olmak üzere gözaltına almalar
ve tutuklamalar başladı ve bu süreç hala devam etmektedir.


Türkiye’de bir aydan beri süregelen
iç ve dış siyasette zorunlu eksen kaymalara giden süreçte, PKK ve İŞİD terör
örgütleriyle mücadeledeki başarılar ve başta Rusya olmak üzere tüm ilişkilerin
iyileştirilmesi süreçleri yaşanırken geliştirilen, bu Amerikancı darbe
girişimi, TSK üst komuta kademesi, Siyasi Partiler, Millet, Polis, Diğer
güvenlik teşkilatlarının, işbirliği ile durdurulmuştur ve ağır yenilgiye
uğratılmıştır.Yani ABD bölgedeki en önemli tehdit kozu olan Türkiyedeki
adamlarının önemli bir bölümü olan kesminin yenilmesi ile birlikte, kendiside
büyük bir nüfuz alanından önemli ölçüde mahrum kalmıştır. Önümüzdeki süreçte
bunun etkilerini dahada iyi göreceğiz.


Amerikancı darbe girişiminin, erken
doğum yaptırılamasındaki en önemli etken ise, yüzlerce Fetullahçı subayın
önümüzdeki 30. Ağustosta ordudan tasfiyesi konusudur. ABD bu durumu görerek,
elini çabuk tutmak için düğmeye basmıştır. HTK olarak bu konudaki gözlemimiz
şudur: ABD darbeyi yaptırabilseydi, şimdiki komuta kademesi, siyasi iktidar ve
tüm milli güçler ağır bir yenilgiye uğratılacak, tutuklamalar, işkenceler ve
yoğun ölümler ve çatışmalar yaşanacaktı. Ve ABD bölge ülkelerinden, başta
Türkiyenin Rusya ile ilişkilerini bozmak olmak üzere, tüm Ortadoğu
coğrafyasında, BOP çerçevesindeki amaçlarını gerçekleştirmek için, NATO nun
ikinci büyük gücü olan TSK yı, ABD nin ihtiyaçlarını gideren bir ihraç gücü
olarak kullanacaktı. Avrupa ile de arasını açarak, Türkiyeyi yalnızlaştırıp
istediği eksene çekebilecekti. Eğer darbe tamamen yenilgiye uğratılmaz ama
çeşitli yerlerde başarı sağlasalardı, Türkiyede bir iç savaş ortamı sağlıyarak,
mezhep, etnik ve inanç farklılıkları olan insanlarımız arasında kanlı
boğazlaşmalarla Türkiye Cumhuriyeti, Sevrdeki haritadan bile daha kötü şekilde
parçalanacak ve Ortadoğuda ABD nin kullanacağı; istikrarsızlık yayan bir bölge
haline getirilecekti. Amerikancı darbe girişimin tamamen önlenmesi işte bu
nedenlerle; hem Türkiye, hem bölge ve hemde Dünya için çok önemli olarak
görülmelidir.


Amerikancı darbenin önleme sürecinde,
çeşitli istenmiyen olaylarında olduğunu gözlemekteyiz ve bunları kınamaktayız.
Teslim olan askerlerin, liyakatsız ve ne idüğü belirsiz İŞİD zihniyetli adamlar
tarafından linç edilmeye kalkılması ve boğazının kesilmesi, tutuklamaları
yapanların eksiği ve vebalidir. Hiç kimse şahsi yargılama ve ceza verme hakkına
sahip değildir. Hukuk çerçevesinde her türlü gözaltı, tutuklama ve yargılama
yapılmalıdır. Türkiye bu konuda uygar olduğunu göstermelidir. Tutuklanan yada
teslim olan asker, sivil tüm darbeye bilerek yada bilmeyerek (normal askerler
gibi) karışan herkese adil davranılması, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
gereğidir. Bu konuda da suç işleyenler, derhal tespit edilerek gerekli işlemler
yapılmalı ve tutuklanarak yargıya sevk edilmelidir. Bu çirkin ve ahlaksız
görüntüden de ve nereye gidiyoruz kuşkularından da Türkiye kurtarılmalıdır.
Türkiye’de hiç bir güç, resmi devlet gücü dışında yarı askeri; milis yada
paramiliter güç kuramaz ve canının istediği gibi hareket edemez. Bu darbe
girişimi sürecinde ve sonrasında bunun resmi görüşlerde de açıklanıp icraata da
geçmesi lazımdır. Kimse iktidarı koruyorum veya darbeye karşıyım ondan bunları
yaparım tezgahını kuramaz. Kurduğu zamanda darbecilerden ve amaçlarından bir
farkı kalmaz. Bu konuda HTK olarak Yüce Türk Milleti ve Devletinin duyarlı
olmasının önemini beyan etmeyi bir görev olarak görüyoruz.


Ayrıca Amerikancı darbe girişiminin
önlenmesi ile, siyasi iktidarın, güç zehirlenmesine düşüp ve ben mutlak
iktidarım deyip, ben bundan sonra herşeyi yaparım şeklindende yaklaşım ve
icraatlardan uzak durmasını çok önemli görüyoruz. Çünkü, Fetullah Gülen
Örgütlenmesinden boşalan devlet içindeki kadroların, siyasi iktidar tarafından,
siyasi iktidara yakın veya destekçisi tarikat, cemaat ve milis güçleri ile
doldurulmak istenirse, bugün önlenen darbenin yarın taraftar bulmasına yol
açabilir. Çünkü hiç bir süreç mutlak bitmez. Hiç bir iktidarda mutlak değildir.
Bunu bugünkü Cumhurbaşkanı, Hükümet, TSK , siyasi partiler ve sivil toplum
kuruluşları tarafından iyi bilinmesi gerekmektedir.


Türkiye Cumhuriyetinin , demokratik,
laik, sosyal hukuk devleti ilkesinin zihniyetlere yerleştirilmesi
gerekmektedir. Siyasi iktidarların kendi zihniyetindeki yaşam şeklini, aynen
dün tüm Türkiye deki camilerde Sela verdirtme gibi halka günlük olarak
dayatması, Türkiyede istenmeyen olaylara davetiye çıkarabilir. Bu konuda,
siyasi iktidar Diyenet İşleri Başkanından başlayarak, görevinin dışına çıkan ve
görevini kötüye kullanan, Diyanet İşleri Başkanlığının görev dışına çıkması ve
Camilerden Sela adı altında icraatlar yapmasından dolayı ve Türkiyede din
devleti görüntüsü verilmesinden dolayı, soruşturma açtırmalı ve görevden derhal
el çektirmelidir. Bu Sela verdirtme durumundan dolayı, Tüm Türkiye’de ve diğer
ülkelerde, Türkiye’deki mevcut siyasi iktidar vasıtasıyla Türkiye din devletine
mi dönüşüyor diye kuşkunun artmasına yol açmıştır. Türkiyenin laik milletine ve
devletine, siyasi iktidar bu konuda güven verici adımlar atmalıdır. Bunun
Türkiyeyi yöneten veya muhalefette olan herkes tarafından göz önünde
bulundurulması en önemli önerimiz olarak ele alınmalıdır.


Yüce Türk Milletinin, tüm bu olumsuz
süreçleri arkada bırakabilmesi zorunludur. Bunun için Türkiye Cumhuriyetinin
kuruluş felsefesi, Atatürk İlkeleri en önemli referans olarak görülmelidir ve
uygulanmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti Fabrika ayarlarına geri dönmelidir.
Amerikancı darbenin en küçük kırıntılarının bile yok edilmesi ve hayat
bulmaması için, Atatürk ün Milli Pusulasının kullanılmasını öneriyoruz.


Yüce Milletimize ve Devletimize Amerikancı
Darbecilerin verdiği zarardan dolayı geçmiş olsun diyouz.


Yüce Milletimizin Milli Birliğin ve
Dirliğin olması için, Cumhuriyetin laik lik rotasında ilerlemesinin
elzemliliğini görüyor ve ayrılmaz bir parçası olduğumuz. Milletimize ve
Devletimize bu konuda başarılar diliyoruz..


Hollanda Türkleri Konseyi Adına,


Sefa Yürükel, Mustafa Cingöz


Link : http://www.ilk-kursun.com/haber/267247/amerikanci-darbe-girisimi-ve-sonuclari/


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet