Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

ALİ ERALP : Atatürk’ün Türkiye’sini Araplaştırmak
İstiyorlar…


Sevgili vatanımızda bir savaş veriliyor bugün…


Bu, aydınlıkla karanlığın, iyilikle kötülüğün, şeriatçılıkla
milliyetçiliğin, yalanla gerçeğin, Ortaçağla uygar dünyanın savaşı…


Adam tutturmuş, “Ben İlla da
şeriata, hilafete, saltanata geri döneceğim… Osmanlıyı yeniden kuracağım…”







Atatürk’ü, Cumhuriyeti, laikliği, demokrasiyi uygarlığı hedef tahtasına
yatırmış…


Düşman ilan etmiş… “Atış serbest…” diyor.


Gelen vuruyor, giden vuruyor. Çarşaflı kadınlar Atatürk
heykellerine baltayla saldırmaya başladılar bile. Ülkesini, vatanını kurtaran
adama saldırmak nasıl bir şeyse… Ama vatan satanlara onların bir diyeceği yok…


Hutbelerde Cumhuriyeti ve Atatürk adını anma geleneği yok edildi.


Cuma hutbesinde Atatürk’ü tek sözcükle anmayan Diyanet İşleri
Başkanı aynı gün, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı fesli Kadir’i ziyarete gitti.


Neler demişti o meczup: “10 Kasımda
kenefe gidin… Çanakkale savaşı önemli bir savaş değildir. Mehmet Akif
serserinin tekidir… Mustafa Kemal’in verdiği zararı Yunan vermezdi, keşke Yunan
galip gelseydi…”


Bu konuşmaların tümü de içlerinde suç unsurları taşımaktadır. Eğer
ülkemizde bağımsız bir yargı olsaydı şimdiye dek kırk kez bu adam sorguya
çekilir, yargılanırdı. Diyanet işleri Başkanı da yargılanırdı.


Ama dönüp bakan yok. Muhalefet liderleri ateş püskürdü.
Bağırdılar, çağırdılar. “İstifa etsin” dediler. Kendileri söyledi, kendileri
dinledi…


Ve hükümet sözcüsü çıkıp, Reis adına şu açıklamayı yaptı:


“Hasta
ziyaretinin ideolojisi ve siyaseti olmaz. Tartışmaları doğru bulmuyoruz.
Diyanet İşleri Başkanımız Cumhurbaşkanımız, hükümetimiz tarafından takdir
edilen gayretli, başarılı bir ilim adamıdır. Bu tartışmalar neticesinde de
Cumhurbaşkanımız bu düşüncesinin kamuoyuyla paylaşılmasını istemiştir.”


Bir zamanlar, bu fesli meczupların ataları, dedeleri de İstiklal
Savaşında Yunanlılardan “Batı Anadolu’da özerk, bağımsız bir devlet kurmalarını”
istemişlerdi de Yunan başbakanı Gunaris teklifi incelemiş, “Kendi milletini
satan bu tür hainlere ihtiyacımız yok”
demişti.


Zamanın Şeyhülislamı Mustafa Sabri savaşın en yoğun bir anında
Atatürk için idam fermanı çıkarmış, İstiklal Savaşı zaferle sonuçlanınca da
Yunanistan’a kaçmıştı.


Onların en büyük özelliği emperyalizmin finosu olmalarıdır.
Efendilerine hizmet onlar için en kutsal görevdir. Bu görevi yerine getirmek
için ellerinden geleni artlarına koymazlar.


Gerekirse vatandan da vazgeçerler, vatandaştan da… Vatanı da
satarlar.


Türk, Türklük, millet, milliyetçilik duygusu ve sevgisi onların
kitaplarında yazmaz.


İşte bunun için, Osmanlının Milli Eğitim bakanları ve milli eğitim
müdürleri bir zamanlar genelge yayınlayarak okullarda ve toplum içinde “Türk”
kelimesi yerine “Osmanlı” adının kullanılmasını emretmişlerdi.


Bu gelenek AKP iktidarı zamanında da sürdürüldü. Devlet
tabelalarından TC yazıları kaldırıldı, ANT yasaklandı… “Türküm, doğruyum” demek
suç oldu.


Siyasal İslamcılar, dünyaya sadece dincilik ve şeriatçılık
yasaları ile “nizam” vermek
isterler. Onlar kendi çıkarlarını düşünürler. Vatandaşlarının bataklıkta aç,
sefil, perişan bir hayat sürmeleri umurlarında bile değildir…


Şeyhler,
şıhlar, krallar bu zavallıları refaha, uygarlığa, rahatlığa kavuşturacakları
yerde, onlara sadece “cennet vadederler” ama kendileri bu dünyada cenneti
yaşarlar.


Tek dayanakları, tek geçim kaynakları okumamış, yazmamış, eğitim
görmemiş cahil halktır. Yandaşları ise emperyalist devletlerdir. Onların
sözünden asla dışarı çıkmazlar.


İşte bunun için İslam ülkelerinden bilim adamı ve buluş çıkmaz.
Hele hele uygarlık hiç çıkmaz. Ama halkı yöneten devlet adamları uygarlığın,
ihtişamın en güzelini, en gelişmişini kullanırlar…


İşte bunun için İslam ülkeleri dünyanın en yoksul, en cahil, en
perişan insanlarının yaşadığı ülkelerdir. Din uğruna, tarikatçılık, cemaatçilik
uğruna birbirlerini kırarlar. Kan, sular, seller gibi akar.


Bu geri bıraktırılmış ülkelerin insanlarına Türkiye kapılarını
ardına kadar açtı şimdi. Akın akın insan geliyor… Bu göç dalgası 2011 yılından
bu yana devam ediyor. Başta Güneydoğu olmak üzere tüm bölgelerde hızla
çoğalıyorlar. Çekirgeler gibi dört bir yanımızı istila ediyorlar…


Bu durumdan AKP iktidarı çok memnun… Türkiye’nin Araplaşması onun
ulaşmak istediği bir hedef…


Onun için bu
gelişimi o keyifle, karnını kaşıyarak seyrediyor. Elinden gelen, gelmeyen tüm
yardımları, tüm fedakârlıkları yapıyor… Emeklilerine, işsizlerine, açlarına,
yoksullarına vermediği parayı, iş imkânını onlara veriyor.


Hedef
Atatürk Türkiye’sinin Araplaşması; Türk’ün ve Türklüğün erimesi, Türk’ün ve
Türk adının önemini yitirmesi… Azınlığa düşmesi…


Milliyetçiliğin,
tam bağımsızlığın ortadan kalkması, ülkemizin millet toplumundan ümmet
toplumuna dönüşmesi…


Geriye gidiştir bu. Ortaçağa dönüştür bu…


Ey muhalefet! 16 yıldır seyrettin… Konuştun… Konuştun… Durmadan
konuştun… Estin, yağdın… Ama hiçbir şey değişmedi. Çünkü lafla peynir gemisi
yürümüyor.


Hiç olmazsa bundan sonra bişeyler yap. Bana dokunmayan yılan bin
yaşasın deme. Zaman gelecek, sana da dokunacaklar.


“Ben iyi
yaşıyorum, makamım iyi… Keyfim, neşem, rahatım yerinde, arada bir eser yağar,
işi götürürüm”
diyorsan büyük yanılgı
içindesin… Zaman gelecek bu günleri çok arayacaksın…


Bizden söylemesi…


(alieralp37@gmail.com)


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış