ÇOCUKLARIMIZ & KADINLARIMIZ (İSTİSMAR – ŞİDDET) & GÖRME – BEDENSEL VE ZİHİNSEL ENGELLİLER VE YAŞLILARIMIZ


DEPREMİ KÜÇÜK YAŞTA EVLİLİĞİN YASAKLANMASINA BAĞLAYANA
KIZIYORUZ DA DERS KİTAPLARINA NEDEN SUSKUNUZ ??




Yıldız Teknik Üniversitesi profesörü Bedri
Gencer Elazığ’da meydana gelen ve birçok vatandaşımızın öldüğü depremin
nedenini çocuk yaşta evliliğin yasaklanmasına bağladı. [1] Sonra sildi.




Bedri Gencer gibileri söyleyince veya bir
gazeteci ortaya tepki koyuyoruz. Oysa ortada olan, çocuklarımıza okutulan ders
kitapları var. Çağdışı kalmış zihniyetler, gazeteciler dile getirmeden tepki
göstermek ve meseleye esastan yaklaşmak lazım. Tepkilerin geçici olması, çözüm
için bu şart.




Kitaplarda kadınlarla ilgili bazı hususları
gösterelim.




 Kölelik ve cariyelik,


 Cariyenin kendi sahibesini
doğurması kıyamet alameti sayılıyor,


 Kadın evlenmesinde denklik ölçütü
aranıyor,


 Erkek, kadınlar akraba değilse
birden fazla kadınla evlenebilir,


 Boşama yetkisi kocaya ait,


 Boşama için kocanın mahkemeye
gitmesine gerek yok, “boş ol” demesi yeterli,


 Anneleri ile zifafa girilmeyen üvey
kızlarla evlenilebilir,


 Miras payı Medeni Yasa’ya değil
ayete göre düzenlendi,


 Kadının “açmasına izin verilen
avreti; yüzü, bilekleriyle birlikte elleridir”,


 Elbise, karşı cinsin dikkatini
çekmemeliymiş,


 Nafaka varken mehir düzenlendi,


 Kadına bakmak haram,


 Mezheplere göre avret yeri
farklılığı,


 Kürtaj “cinayettir” yaklaşımı,


 Estetik yasak,


 Tekfir eden (dinden çıkan) erkekse
Müslüman bir kadınla evlenemez,


 Dinini ve ahlakını beğendiğiniz
dünürün oğluna kızınızı vermezseniz yeryüzünde fitne ve bozgunculuk olurmuş,


 Tarih yazıcılığında kadının rolü
çıkarıldı,


 Kadın, eşinin sevmediği kimseleri
evinize sokmamalı ve hoşlanmadığı kimselerle konuşmamalı imiş.


 Tekfir eden (dinden çıkan) erkekse
Müslüman bir kadınla evlenemez.




Bu ifadelerin geçtiği kitapları da gösterelim.


10. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
kitabında “Din ve Aile” başlığında evliliğin önemi, içinde köle ve cariyenin de
geçtiği Nur Suresi 32. ayetle anlatılıyor. Kitapta diyor ki:


“Kura’nda ‘Aranızdaki bekarları, kölelerinizden
ve cariyelerinizden elverişli olanlarla evlendirin. Eğer bunlar fakir
iseler,  Allah kendi lütfu ile onları
zenginleştirir. Allah (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir.’ ayetiyle
evlilik teşvik edilir.”[2]
 

Kadın evlenmeye kendi karar verebilecek mi?




Bu ders kitabında evlilik engelinin
bulunmamasına dair Nisa Suresi 23. Ayet’e atıf yapıldığı şu cümle geçmektedir:


“İslam’da kişinin kendi üst ve alt soyuyla;
yani annesi, kızı, kız torunu, halası, teyzesi, erkek kardeşlerinin kızları,
kız kardeşleri gibi yakın akrabalık bulunan kişilerle evlenmesi
engellenmiştir.”[3]
 

Erkek, kadınlar akraba değilse birden fazla
kadınla evlenebilir




“Fıkıh” ders kitabında geçici evlenme engelleri
de şöyle sıralanmıştır:


“• Müslüman erkek müşrik kadınla,
Müslüman kadın da Müslüman olmayanlarla evlenemez.


• Koca üç talakla boşadığı kadınla
evlenemez.


• Bir kadın bir erkekten fazla
kişiyle, aynı anda evlenemez.


• Bir adam aynı anda kadının teyze,
hala ve kız kardeşi ile evli olamaz.”[4]


“Fıkıh Okumaları” ders kitabında erkeğin
kadının iki akrabasıyla birden evlenmesi evlenme engellerinden biri olarak
sayılmış ve şöyle denmiştir:


“Bu durum, erkeğin birden fazla kadınla aynı
anda evli olması hâlinde geçerli olan bir evlenme engelidir. Örneğin iki kız
kardeşin veya hala ve yeğeninin ya da teyze ve yeğeninin aynı anda bir erkeğin
nikâh altında olmaları yasaklanmıştır. Ancak bu şekilde olan iki kadından evli
olduğu kadın ölür ya da onu boşarsa diğeri ile evlenebilir.”[5]
 

Boşama
yetkisi kocaya ait




Talak yani boşanma bu kitapta şöyle düzenlendi:


“Bir erkek, üç kere boşadığı hanımı ile artık
evlenemez. Buna göre bir erkeğin üç talak ile boşadığı kadın, başka bir erkek
ile normal bir şekilde evlenip bu ikinci kocasından normal bir şekilde
boşanması veya bu ikinci kocasının ölmesi hâlinde eski kocası ile tekrar
evlenebilir.”[6]


Anlaşılacağı üzere boşama hakkı kocanındır ve
mahkemeye başvurulmadan boşanmanın önü açılıyor.[7]
 

Anneleri ile zifafa girilmeyen üvey kızlarla
evlenilebilir




Evlenilmesi “haram” kılınanlar arasında üvey
kızlar ile de evlenilemeyeceğine dair verilen ayet, Fıkıh kitabında şu şekilde
yer almıştır:


 “Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz,
halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi
emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri,
kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey
kızlarınız –eğer anneleri ile zifafa girmediyseniz onlarla evlenmenizde size
bir günah yoktur-, öz oğullarınız karıları, iki kız kardeşi (nikah altında) bir
araya getirmeniz ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka.
Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır ve çok merhamet edicidir.”[8]


Bir yandan üvey kızla evlenmek, sürekli evlenme
engellerinden sayılmakta diğer yandan ayetteki “kendileriyle zifafa girdiğiniz
karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız –eğer anneleri ile
zifafa girmediyseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur-” ifadesiyle
üvey kızla evlenilebileceğinden bahsetmektedir.


Yani anneleri ile zifafa girmediyseniz üvey kızlarınızla
evlenmenizde günah yoktur. Peki zifaf olmadan kadın nasıl erkeğin “karı”sı
oluyor?  Cinsel birliktelik bile olmasa
aynı evde yaşadığınız karınızın kızıyla evlenmeyi içinize sindirmek nasıl bir
duygudur?
 

Miras payı medeni yasa’ya değil ayete göre




“Mirastan kimin ne kadar pay alacağı bizzat
Kur’an-ı Kerim tarafından belirlenmiştir. Hak sahiplerine belirlenen paylar
Kur’an-ı Kerim’in gösterdiği doğrultuda verilmelidir.”[9]


Hüküm çok açık. 

Kadın, eşinin sevmediği kimseleri evinize
sokmamalı ve hoşlanmadığı kimselerle konuşmamalı




Aile içi haklar ile ilgili olarak da kocanın
istemediği kişilerle kadının konuşmamasının kocanın hakkı olduğu Fıkıh
Okumaları kitabında  Tirmizî’den rivayet
edilen peygamberin hadisine şu şekilde dayandırılıyor:


“Sizin kadınlarınız üzerindeki hakkınız,
sevmediğiniz kimseleri evinize sokmamaları ve hoşlanmadığınız kimselerle
konuşmamalarıdır. Dikkat edin! Onların sizin üzerinizdeki hakları ise yedirmek
ve giydirmek hususlarında ihsanda bulunmanızdır.”[10]


Kadın konuşmasını istemediği halde erkek
istediğiyle konuşabilecek ama tersi olamayacak. Bu, erkeğe boyun eğme değil de
nedir!


Kadının isteği yedirilmek ve giydirilmekle
sınırlanıyor. Kadının çalışmasına gerek yok, koca giydirsin ve yedirsin.
 

Kadının “açmasına izin verilen avreti; yüzü,
bilekleriyle birlikte elleridir”




Bu vurguyu pekiştirmek üzere de peygamberin
baldızı Esma’nın ince bir elbise giymiş olması karşısında peygamberin sözüne
dayandırılan “Ey Esma! Bulûğa erdikten sonra kadının –yüz ve ellerine işaret
ederek- şu ve şundan başka yerlerinin (başkaları tarafından) görülmesi doğru
olmaz” ifadesi örnek verilmiştir. Kadının yabancı erkekler karşısında avret
yeri “yüzü, elleri ve –Hanefi mezhebine göre ayakları hariç- bütün vücududur.
Şâfiîler dahil diğer mezhep fakihlerine göre kadının ayakları da avrettir.”[11]
Kadının avret yeri Hanefilik’e ve diğer mezheplere göre değişmektedir.


 “İmam
Hatip Ortaokulu Temel Dini Bilgiler 8. Sınıf” kitabında da benzer ifade var.
Avret yerlerine dair şöyle bir hüküm verilmiştir:


“Kadının, mahrem olmayan erkekler yanında
açmasına izin verilen avreti; yüzü, bilekleriyle birlikte elleridir. Erkeğin
açabileceği yerleri ise göbeği ile dizkapağı arası dışında kalan
vücûdudur.”[12]
 

Elbise, karşı cinsin dikkatini çekmemeli




Yine bu kitapta elbisenin “karşı cinsin
dikkatini çekmek amacı taşımadan” giyilmesi belirtilmektedir.[13]


Peki birbirlerine benzediklerine, elbisenin
karşı cinsin dikkatini çekmek amacı taşıdığına kim hüküm verecek? Şeriat komisyonu
mu? Dini adap komisyonu mu?
 

Kürtaj “cinayettir” yaklaşımı




Fıkıh Okumaları kitabında kürtajın dince
yasaklandığına dair şu ifadeler geçiyor:


“İslam, annenin hayatını doğrudan etkileyecek
tıbbi bir zaruret bulunmadıkça anne karnındaki çocuğun düşürülmesini veya
aldırılmasını kabul etmemektedir.”[14]


Tecavüze uğrayıp hamile kalan kadının konumu
açık kalmakta, açıkça yöneticilerin tecavüz edenin çocuğunun doğmasına yönelik
sözleri onaylanmaktadır. Kitapta cenini herhangi bir döneminde öldürmek, düşürmek,
aldırmak “cinayet” olarak görülmüş, bunu kasten yapanların cezası üzerinde
farklı fıkıhçıların görüşlerine yer verilmiştir. Kimine göre cezası, “cinayet
işlemiş birine verilen ceza gibidir.” Bazılarına göre “tam diyettir.” Ceninin
müdahale ile öldürülmesi ve çıkarılması, bazı fıkıhçılara göre, yalnızca
annenin hayatını kurtarmak için dahi uygun görülmemiştir.[15]Böyle bir durumda
anne veya çocuktan birinin sağlığı tehlikeye girdiğinde hangisi tercih
edilecektir?


Sorunun yanıtı yoktur. Açıkça kimi siyasetçinin
dile getirdiği “cenin değil anne ölsün” anlayışına karşı çıkılmamaktadır.  Dahası farklı fıkıhçıların görüşlerine yer
verip de tartışmayı ortada bırakması öğrencinin kendine doğru geleni
inanabileceği yönünde ucu açık görüş ortaya atmaktır. Bu durumda cenini aldıran
cinayet suçuyla yargılanabilecek, diyet ödeyebilecek veya başka bir ceza
uygulayabilecektir.


Taşıyıcı annelik dini açıdan “caiz
görülmemiştir.”[16]
 

Estetik yasak




Estetik konusunda da şunlar belirtilmiştir:


“İslam’da, insanın doğuştan getirdiği özellik
ve şeklinin değiştirilmesi ve bu amaçla yapılacak her türlü estetik ve tıbbi
müdahale fıtratı bozma olarak kabul edilmiş ve yasaklanmıştır.”


Dahası estetik ameliyatlar “güzel görünmek ve
dikkat çekmek” için yapıldığında “haram” sayılmıştır.”[17]
 

Tekfir
eden (dinden çıkan) erkekse Müslüman bir kadınla evlenemez




Akaid ders kitabında mümine tanınan haklara
dair şunlar yazılıdır:


“Müslüman muamelesi görür. Müslüman bir kadınla
evlenebilir. Kestiği hayvanın eti yenir, zekât ve öşür gibi dinî vergilerle
yükümlü tutulur. Ölünce de cenaze namazı kılınır, Müslüman mezarlığına
defnedilir. Eğer bir kimse inancını diliyle ikrar etmezse ona, Müslüman’a özgü
bu tür hükümler uygulanmaz.”[18]


Peygamber “cariyenin kendi sahibesini doğurması
ve yalın ayak, çıplak, yoksul koyun çobanlarının bina yapmakta birbirleriyle
yarış ettiklerini görmendir”[19] diye yanıtlar.


MEB, bu diyaloğu imanı anlatmak için mi
sunmuştur? Yoksa cariyeliği, hadise dayanarak meşru mu görmektedir?


MEB, bu sorulara yanıt vermelidir. 

Dinini ve ahlakını beğendiğiniz dünürün oğluna
kızınızı vermezseniz yeryüzünde fitne ve bozgunculuk olurmuş




“İmam Hatip Ortaokulu Temel Dini Bilgiler İslam
8” ders kitabında Evlilik konusunda en önemli hususlardan biri olarak “eşler
arasında denklik olma” dile getirilmiştir. Denklikte en önemli ölçüt “iman
yönünden denkliktir.” Peygamberden hadis sunulmuştur:


“Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: ‘Dinini
ve ahlakını beğendiğiniz bir kimse size dünür olarak gelirse kızınızı ona
nikahlayın. Böyle yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve bozgunculuk olacaktır.’ Ey
Allah’ın Resûlü! Dediler: ‘Eğer o kimsede mal ve denklik olarak bir eksiklik
olursa ne olacak? Buyurdular ki: Üç kere ‘Dinini ve ahlakını beğendiğiniz size
gelirse kızınızı onunla mutlaka nikahlayın.’ ”[20]


Dikkat edilirse mal da denkliğin bir ölçütüdür.


Sonuç olarak; köleliğin her sınıfta
zikredilmesi köleliğin meşru olduğuna dair algıya neden olunmaktadır. Bugün
yaşamadığı ve doğru olmadığı belirtilmelidir.




Ne yapılabilir?




Bu “Prof” gibi bir başkası da
“çok eşlilik yasaklandığı, ahlakını beğendiğiniz dünüre kızınızı
vermediğiniz, boşama yetkisi sadece kocaya ait olmadığı için başımıza bunlar
geliyor” der mi? Der. Bunlar ders kitaplarında çocuğunuza, yeğeninize,
torununuza okutuluyorsa dernek, sendika, parti, baroların mücadele etmesi
gerekir. Bu kurumların üyeleri, kurumlarını harekete geçirmelidir. Nasıl?


1) Ders kitaplarındaki, yazıda değinmedim ama
Diyanet fetvalarındaki kadın onuruna, eşitliğe aykırı hususlara ilişkin tek tek
ders kitapları ve fetvalar incelenip rapor hazırlanmalıdır


2) Bu rapor kitle örgütleri ve partilerle
paylaşılmalıdır.


3) Konu üzerine paneller, konferanslar
düzenlenip halkın dikkati çekilerek kamuoyu baskısı oluşturulmalıdır.




NOT: Raporu hazırlamak için “Gayrimilli Eğitim”
ve “Diyanet’in Fetvaları” kitaplarımdan yararlanabilirsiniz. Ayrıca nasıl
yardımcı olabileceğime dair yazabilirsiniz. Epostam: solak81@outlook.com




Tarihçi


Mustafa Solak


Kaynak: Veryansintv.com




[1]“Profesörden skandal deprem yorumu: Çocuk
yaşta evliliğin yasaklanması deprem getirdi”, Veryansıntv, 28.01.2020, erişim
tarihi 28.01.2020,
https://veryansintv.com/profesorden-skandal-deprem-yorumu-cocuk-yasta-evliligin-yasaklanmasi-deprem-getirdi/


[2] Recai Doğan, Ortaöğretim Din Kültürü ve
Ahlak Bilgisi 10, Nev Kitap, Ankara, 2018, s.75. Ders kitabını şu bağlantıdan
indirebilirsiniz: http://www.eba.gov.tr/ekitap?icerik-id=6328.


[3] Doğan, age, s.76.


[4] Orhan Çeker, Saffet Köse, Abdullah
Kahraman, Servet Bayındır, İbrahim Yılmaz, Recep Özdirek, Adnan Memduhoğlu,
Hasan Serhat Yeter, Editör: Recep Özdirek, Fıkıh, MEB Yayınları, Ankara, 2018,
s.157.


[5] Abdullah Kahraman, Servet Bayındır, Recep
Özdirek, Adnan Memduhoğlu, İbrahim Yılmaz, Ahmet Özdemir, Fıkıh Okumaları, 5.
Basım, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2018, s.105. Ders kitabını şu
bağlantıdan indirebilirsiniz: httpwww.eba.gov.trekitapicerik-id=6546.


[6] Age, s.105.


[7] Fıkıh kitabı, s.158.


[8] Age, s.187.


[9] Age, s.159.


[10] Age, s.17.


[11] Fıkıh Okumaları, s.124-125.


[12] Fatimetuzzehra Kurt, Sevde Hızlı, Nihal
Soydaş, Mustafa Yıldız, Zeliha Karaağaç, İmam Hatip Ortaokulu Temel Dini
Bilgiler İslam 8, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2018, s.14.


[13] Aynı yer.


[14] Fıkıh Okumaları, s.162.


[15] Age, s.163.


[16] Age, s.161.


[17] Age, s.159.


[18] Kılavuz-Morgül-Karataş-Yaşaroğlu, age,
s.27.


[19] Age, s.39.                                         


[20] Fatimetuzzehra Kurt, Sevde Hızlı, Nihal
Soydaş, Mustafa Yıldız, Zeliha Karaağaç, İmam Hatip Ortaokulu Temel Dini
Bilgiler İslam 8, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2018, s.29.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir