FİGEN ATALAY : FUHUŞA İTİLEN
ÇOCUKLAR

İstanbul’da seks işçisi olarak çalıştırılan çocuklar 14-
18 yaş arasında değişiyor ama aralarında 11 yaşında çocuklar da bulunuyor.
Fuhuşa itilen çocukların normal yaşama dönmelerini sağlamak için İstanbul’da 7
merkez var. Çocukların en çok fuhuşa zorlandığı iller İstanbul ve Diyarbakır.

Çocuklara en ağır hasarı cinsel ve fiziksel istismar
veriyor. “Bizim evde”, “bizim şehirde”, “bizim ülkede
olmaz” anlayışı, ihmal ve istismarın önlenmesine, işlevsel müdahale
edilmesine engel oluyor. Zaman zaman anlamsız, çocuk gelişimine ve haklarına
aykırı şekilde ortaya çıkan “şu yaşta çocukla evlenilebilir” türü
haberler, bilimsel ve insani hiçbir yanı olmayan beyanlar da çocuk ihmal ve
istismarını pekiştirebiliyor.

ÇOCUK HAKLARI

Klinik Psikolog Serkan Kahyaoğlu, çocuğun başta anne
babalar olmak üzere yetişkinlerin çoğu tarafından hakları ve sorumlulukları
olan bir birey olarak değil “kendilerine benzetilmesi gereken, sürekli
yönetilmesi gereken, bazı ailelerde sürekli ona bir şeyler sunulması
gereken/yaşamlarının merkezine konulan bir varlık” olarak algılandığına
dikkat çekti. Kahyaoğlu, “Bu algının ve tutumun sonucu olarak çocuklar en
hafifinden kendilerini ifade etmeyi, yaşam becerileri edinip sorumluluk almayı
öğrenemiyor. Ama bu edilgenliğin diğer ucunda hayır diyemeyen, kendisine zarar
verildiğinde (ihmal-istismar edildiğinde) bunu fark edip karşı çıkamayan
bireyler olabiliyorlar’’ dedi.

BİRER BİREYLER

Birinci adımın, çocuğu hakları, sorumlulukları,
düşünceleri, duyguları olan bir birey olarak kabul edilmesi gereği olduğunu
vurgulayan Kahyaoğlu şöyle devam etti:

“Çocuğun gelişimi için aile, yakın çevre, okul, tüm
yetişkinler ve devlet, çocuğu koruyan, gelişimini en uygun şekilde sağlayan bir
ortam sağlamakla yükümlüdür. Bu nedenle Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları
Bildirgesi, öncelikle 18 yaşına kadar her bireyi çocuk olarak kabul etmiş ve
çocuklara özel olarak geliştirilmiştir. Bu haklar çocukların yaşama, gelişme,
eğitim alma, sağlık ve katılım başlıkları altında toplanmış ve vazgeçilemez,
devredilemez haklar olarak tanımlamıştır. Bu hakların sağlanmaması çocuğun
ihmal ya da istismar edilmesi anlamına gelir.”

ÇOCUĞA EN AĞIR HASAR

Klinik psikolog Serkan Kahyaoğlu: “En ağır hasar
yaratan fiziksel ve cinsel istismardır. Her ihmal ve istismar ama özellikle
cinsel istismar çocuğun fiziksel, duygusal, zihinsel bütünlüğünün ihlal
edilmesi anlamına gelir. Yani çocuğun düşünmesi, bedenini koruması,
duygularını, ilişkilerini düzenlemesine engel olunmasıdır. Kısaca en temel
hakkı olan yaşama ve güvende olma hakkına müdahaledir. Bunun sonucunda
çocukların depresyon, kaygı, kendisine ve çevresine güvensizlik, ileride ilişki
ve cinsel ilişki sorunları yaşama, okul başarısızlığı, bulunduğu yaşın
gerektirdiği becerileri kullanamama gibi bir dolu ruhsal sıkıntıyı yaşama
ihtimalleri artmaktadır.”

ATAERKIL DEĞERLER DEĞIŞMELI

Okullarda çocuklara mutlaka yaşa uygun cinsel eğitim
verilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Esin Küntay’ın diğer önerileri de şöyle:

“Anne babalara da
eğitim verilmesi lazım. Hayatın hiçbir alanında cinsiyet ayrımı yapmamak lazım.

Kadını ikincil konumda
görmemek lazım. Çocuğa karşı şiddet uygulanması çok yanlış. Yanlış davrandığı
zaman 2 tokat atılıyor, çocuk iyice bileniyor.

Ensest nedeniyle evden
kaçan çocuk çok. Amerika’da da burada da, anneler çocukları ensestten
korumuyor. Ataerkil yapıda ‘çocuk benim malım’ bakış açısı var.

Ataerkil kültür
değerlerinin değişmesi lazım. Çözmek için ilk adım ‘böyle bir sorun var’
diyeceksin. İkinci adım, sosyal projelere para ayıracaksın.”

SESINI YÜKSELT BAĞIR, HAYIR DE

KISA VADEDE: Aileler ve öğretmenler çocuklara kendilerini
korumayı öğretebilirler. Örneğin anne babalar çocuklara “Bu beden senin ve
sen istemediğin halde ve ne olursa olsun sağlık muayenesi dışında kimsenin
senin özel bölgelerine bakma, dokunma, kendi özel bölgelerine dokunmaya,
izletmeye hakkı yok. Böyle bir şey olduğunda oradan uzaklaş, güvenebileceğin
bir yetişkinin yanına git, sesini yükselterek bağır, hayır de ve en kısa
zamanda bana anlat” diyebilir. Çocukların kendilerini korumaları için
fiziksel ve sözel becerileri kazandırabilirler.

ORTA VADEDE: Ailede her şeyin anne-babalarla
konuşulabiliyor olması son derece önemli. Aileler sıklıkla cinsel gelişim,
cinsellik gibi konuları çocuklarıyla konuşmaktan çekinebiliyor, bu durum da
çocukların bu bilgileri güvenilmez, tehlikeli kaynaklardan öğrenmelerine neden
olabiliyor. Okullarda bilimsel bir cinsel eğitim, çocuk hakları dersleri
verilmeli, çocukların soruları açık şekilde yanıtlanmalı.

Üniversitelerde yüksek lisans ve doktora düzeyinde, çocuk
ihmal ve istismarı hakkında çok daha fazla araştırma, yayın yapılması teşvik
edilmeli. Türkiye’de ne yazık ki bu konuda yapılan araştırma sayısı çok az
hatta bazı araştırmaların yayımlanması geciktiriliyor, engellenebiliyor.

UZUN VADEDE: Toplumun bu konuda bilinçlenmesi için
sorumluluk almak, kampanyalara, bu konuda çalışan kurumlara destek olmak
gerekir. Ama hemen başlamakla birlikte her zaman gelişmelere göre yenilenecek
devletin bir “çocuk koruma hatta çocuk politikası” geliştirmesi çok
önemli. Bu politikanın sadece ihmal ve istismarı önlemeye yönelik değil çocuğun
üstün yararını sağlayacak gelişim fırsatlarını sağlayacak şekilde düzenlenmesi
gerekli. Bu konuda İngiltere ve Almanya’nın başarılı çocuk koruma politikaları
örnek alınabilir.

BABAM BENI SEVIYOR AMA ANNENE ANLATMA DIYOR

Sokaklarda seks işçisi olarak çalışan çocukların normal
yaşama dönmelerini sağlamak için İstanbul’un farklı ilçelerinde 7 merkez
bulunuyor.

Çocukların fuhuşa zorlandığı iller sıralamasında İstanbul
ve Diyarbakır başta geliyor. İstanbul’da seks işçisi olarak çalıştırılan
çocukların yaş ortalaması 14-18 arasında değişiyor ama aralarında 11 yaşında
çocuklar da bulunuyor. Bu çocuklar, yaz aylarında turizmin yoğun olduğu illere
gönderiliyor.

Sokaklarda ikna edilerek, cinsel sömürü mağduru kız
çocukları için kurulan merkezlere getirilen, eğitime devam etmeleri sağlanan
çocuklar arasında ileride üniversiteyi bitirenler de var.

Bu konuda araştırmalar yapan sosyolog, hukukçu, Mimar
Sinan Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Esin Küntay, “Çözüm için önce
böyle bir sorunun varlığının kabul edilmesi lazım ve dünyanın her yerinde
olduğu gibi bizde de kesinlikle var. Sadece İstanbul’da, cinsel sömürü mağduru
çocuklar için değişik ilçelerde 6-7 merkez var. Demek ki bu kadar merkeze
ihtiyaç var. Daha iyiye doğru yönlendirme var buralarda. Liseyi, üniversiteyi
bitirenler, bir işte çalışanlar var” dedi.

Kız ve erkek çocukların sokakta 1-2 gün kalmalarının bile
cinsel yönden büyük risk olduğuna dikkat çeken Prof. Küntay, şöyle devam etti:

“Sokaktaki çocuklar, başlarına gelenin ne olduğunu
ancak başlarına geldikten sonra anlıyor. Baskı gören, istismar edilen çocuk
evden kaçıyor. Evde istismar edilen çocuk o istismarı da anlamıyor. ‘Babam beni
çok seviyor ama bunları annene anlatmayacaksın diyor’ diyen çocuklar var.
Cinsel sömürüye uğramanın yeme bozukluğundan kendi kendine şiddet uygulamaya
kadar giden çok kötü sonuçları oluyor. Bu çocukları sokaktan alıp bir yere
toplamak da olmuyor. Uzmanların çocukları ikna etmesi lazım.”

























































LİNK : http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/861613/Fuhusa_itilen_cocuklar.html#

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet