115 hamile çocuktan
biri : Zorla evlendirildim, korkuyorum

Gazete
Habertürk’ten İrem Koca’nın haberine göre, İstanbul Küçükçekmece’deki Kanuni
Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne doğum için gelen 115 çocuktan
biri de Suriyeli E.E.A.’ydı.

Annesi ve babasını 10 yaşındayken savaşta kaybeden 15 yaşındaki
kız çocuğu, 13 yaşındayken akrabalarının kendisinden 10 yaş büyük oğullarıyla
Suriye’de dini nikâhla evlendirildi. E.E.A., Suriye’den önce Kilis’e, sonra
akrabalarıyla İstanbul’a geldi. 14 yaşında ilk kez hamile kaldı. İlk hamileliğinin
ikinci ayında bebeğini düşürdü. Bu acı tecrübeden sonra ikinci kez hamile
kaldı. Geçen yıl 8 Mayıs tarihinde ise dünyaya getirdiği kızı, şimdi 8 aylık.

‘ÇOCUKLARA
YARDIM EDİN’

Habertürk, E.E.A ile birlikte yaşadığı ailesinin evinde buluştu.
Küçükçekmece’nin ücra bir mahallesinde, yıkık dökük bir binanın 2’nci katındaki
3 odalı küçük dairede 7 kişi yaşıyor. Türkçe konuşan bir iki komşu, “Kanuni’den
mi buldunuz burayı. Yazık bu çocuklara yardım edin” derken, kendini E.E.A.’nın
kayınpederi olarak tanıtan M.H. konuşmaları duyup yanımıza geliyor. “Gelinimin
adını kimden aldınız?” diye bir süre sorgulasa da sonunda içeri alıyor. Soğuk
ve rutubetli bir ev. Köşede yanan bir soba, salonda elden düşme koltuklar.
Herkes orada. Bir tek E.E.A.’nın dini nikâhlı eşi yok. Sorunca “İş için gitti”
diyorlar.

Akademi
araştırdı: Çocuk istismarını evlilikle örtüyorlar

Üniversitelerin yaptığı araştırmalar erken yaşta evliliğin toplum
tarafından normalleştirildiğini ve “sofradan bir tabak eksilmesi, başlık parası
uğruna kız çocuklarının evliliğe itildiğini” gösterdi. 300’ü gebe 600 kız
çocuğu arasında yapılan araştırmaya göre, evliliğe itilen kız çocuklarının
yüzde 10’u ‘isteyerek’ düşük yapsa da çıkış yolu olarak gördükleri
evliliklerden şikâyet etmek yerine memnun olduklarını dile getirip, statü
kazandıklarını düşünüyor. Evlilik dışı çocuk doğurmak yaygın olmadığı için
erken yaşta evliliğe baskıyla teşvik edilen kız çocuklarının, arkadaşlarıyla
görüşmek gibi temel sosyal hakları da ellerinden alınıyor. Uluslararası Kadın
Araştırmaları Merkezi’nin tespitine göre; “istismarı kapatan erken
evliliklerin” engellenmesi için yapılması gereken müdahalelerin başında
kaliteli ve erişilebilir örgün eğitim ile yasal çerçevenin etkinleşmesi
geliyor. Kızların 10 yıl eğitim almaları evlilik yaşını 6 yıl geciktiriyor.
Doç. Dr. Selda Sivaslıoğlu’nun Gazi Üniversitesi’nde yaptığı araştırmalara
göre, düşük ve orta gelirli ülkelerde her yıl 15 milyon kız çocuğu ‘anneliğe’
itiliyor. Hastanelere gebe olarak getirilen çocuklarla görüşerek doktora tezi
hazırlayan Sivaslıoğlu’nun araştırması çocuk istismarının boyutunu gözler önüne
serdi. Araştırmanın dikkat çeken noktaları şöyle:

Yaşamları
tehlikede
















İstismara uğrayan kız çocuklarının yüzde 10’u ‘isteyerek’ düşük
yapıyor. Ciddi sağlık sıkıntıları çeken kız çocukları, doğan bebeklerle de sorunlu
bir ilişki kuruyor. Evlendirilen kız çocukları; cinsel ilişki, gebelikten
korunma yolları, gebelik, düşük yapma, anne olma, bebek beslenmesi ve bakımı
gibi konularda doğal olarak yetersiz olduğu için hem kendileri, hem bebek, hem
de toplum için sorunlar oluşuyor. Uluslararası sözleşmeler ve birçok ulusal
yasaya göre hak ihlali olan çocuk yaşta evlilik, kız çocuklarını eğitimden
yoksun bırakıyor ve iş yaşamına katılmalarını kısıtlıyor. Gebelik ve doğumdaki
komplikasyonlar, kız çocuklarının ölümünde önemli bir yer tutuyor. Gebe kız
çocukları, ancak zorunlu olan eğitimi tamamlayabiliyor. Evlenmeden önce; yüzde
25’inin hiç arkadaşı yok, arkadaşı olan yüzde 20’sinin arkadaşıyla görüşme
hakkı yok, yüzde 18’inin telefonu yok, yüzde 50’si sinema veya tiyatroya gitmemiş,
yüzde 60’ının internete erişimi yok ve yüzde 11’i sıkıntılarını ailesiyle
paylaşamıyor. Evlendikten sonra durum daha da vahim hale geliyor ve yüzde
66’sının arkadaşı kalmıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet