Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


MUSTAFA SOLAK : PEDOFİLİNİN EĞİTİM VE FETVALARLA BAĞI




Zümrüt Apartmanı romanındaki iğrenç ifadeler
pedofili konusunu yeniden toplumun gündemine getirdi. Pedofilinin temelin
ekonomik ve toplumsaldır. 1980lerden beri gelen toplumsal dayanışmacı, üretime
odaklanan birey yerine tüketime, bireyciliğe (bireysel hazza, çıkara) odaklanan
bireyin yaşadığı kültür ve ahlak karmaşasının sonucudur. Her koyunun kendi
bacağından asılacağı, gemisini kurtaranın kaptan olduğu bireyci anlayış her
türlü toplumsal değeri, iyiliği dışladı.


 Pedofili
ve enseste yol veren anlayışın müfredat ve Diyanet fetvalarında izlerine
rastlıyoruz. Bu iki anlayış kadının üzerinde kurulan egemenlikten
kaynaklanıyor. Kadını hizmetçi konumuna indiren anlayış çocukları da
teslimiyetçiliğe ikna ediyor.


İmam hatip liselerinde okutulan “Fıkıh” ders
kitabına göre talak kocanın tek taraflı irade beyanıyla eşini boşamasıdır.
Kocaya mahkeme önüne çıkmadan boşama hakkı getiriliyor. Geçici evlenme
engelleri şöyle sıralanmıştır:


“• Müslüman erkek müşrik kadınla,
Müslüman kadın da Müslüman olmayanlarla evlenemez.


• Koca üç talakla boşadığı kadınla
evlenemez.


• Bir kadın bir erkekten fazla
kişiyle, aynı anda evlenemez.


• Bir adam aynı anda kadının
teyze, hala ve kız kardeşi ile evli olamaz.”


 Boşama
hakkı kocanın


“Koca üç talakla boşadığı kadınla evlenemez”
diyen MEB yazarlarına göre Talak, “belirli sözler kullanılarak tek taraflı
irade beyanı ile evliliği sona erdirmek” olarak tanımlanıp “öncelikle kocanın
hakkı” sayılmıştır.


Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) da “İslam’da
boşama yetkisi prensip olarak kocaya verilmiştir.”  fetvasıyla boşama hakkını öncelikle kocaya
vermiştir.


Koca boşama hakkını nasıl kullanacak?


 “Fıkıh
Okumaları” ders kitabında kocanın boşama hakkını nasıl kullanacağı şöyle ifade
edilmiştir:


“Koca talak hakkını bizzat kendisi
kullanabileceği gibi bunu vekil veya elçi vasıtasıyla da kullanabilir. Kocanın
bu hakkı, evlilik akdi sırasında veya daha sonra eşine vermesi de mümkündür.
Buna, tefvîz-i talak denir. Bu durumda kadın, bu hakkı o anda veya daha sonra
dilediği bir zamanda kullanabilir. Kocanın, boşama hakkını hanımına vermesi
kendi boşama hakkını ortadan kaldırmaz.”


Ders kitabındaki “Kocanın bu hakkı, evlilik akdi
sırasında veya daha sonra eşine vermesi de mümkündür” ifadesinin benzeri DİB’e
yöneltilen “Boşama yetkisinin eşe veya başkasına devredilmesi mümkün müdür?”
sorusuna verilen fetvada görülebilir. Fetvayı okuyalım:


“Boşama yetkisini elinde bulunduran kocanın, bu
yetkisini, nikâh akdi sırasında veya evlilik süresi içinde karısına veya bir
başkasına devretmesi mümkündür…Erkek, eşine, ‘Sen muhayyersin. Beni veya
boşanmayı tercih edebilirsin. İstersen kendini boşayabilirsin, evliliğe devam
konusunda karar senin.’ gibi sözler ile boşama hakkını verebilir. Kadın bu tür
sözlerle kendisine verilen boşama yetkisini aynı mecliste kullanmazsa hakkını
kaybeder.” 


Kadının eski eşine geriş dönüş yolu


Kadının eski eşine geriş dönüş yolu ise “Fıkıh
Okumaları” ders kitabında Bakara suresinin 228-229. ayetlerine dayanılarak işin
içine zifaf da katılarak şöyle açıklanmaktadır:


“Kocanın sahip olduğu boşama hakkı üçle sınırlı
olup birinci ve ikinci boşamadan sonra koca belirli şartlarla karısı ile
evliliği devam ettirme hakkına sahiptir. Ancak üçüncü boşamadan sonra
[beynûnet-i kübrâ (büyük ayrılık)] koca, boşadığı karısının bir başka erkekle
sahih bir şekilde yapacağı ikinci evliliğin, boşanma ve ikinci kocanın ölümü
ile normal bir şekilde sona ermeden ve kadın iddetini bitirmeden onunla tekrar
evlenemez.


Kadının ilk kocası ile tekrar evlenmesini helal
hâle getiren ikinci koca ile evlenip boşanmasına fıkhî bir terim olarak ‘şer’î
tahlil’ denilmektedir. Halk arasında ‘hülle’ olarak bilinen bu uygulama kocanın
boşama yetkisini sorumsuz yere kullanmasını önlemek için alınmış bir
müeyyidedir. Bir başka ifade ile üç talakla boşanan eşlerin tekrar
evlenebilmeleri için boşanan kadının başka biriyle evlenmesi ve bu evliliğin
hilesiz, sahih bir şekilde ve evlilik amacına uygun olarak yapılması ve zifafın
gerçekleşmesi gerekir. Hz. Peygamber, ikinci eşiyle zifaf olmadan birinci
eşiyle evlenmesinin helal olmadığını belirtmiştir.” 


DİB, üçüncü kez boşamadan sonra ise kesin
ayrılık gerçekleşeceğini, bu durumda, kadın başka bir şahıs ile hileli olmayan
bir evlilik yapmadıkça ve bu evlilik boşama ya da ölüm ile sona ermedikçe ilk
eşi ile tekrar bir araya gelmeleri mümkün olacağını Bakara Suresi, 2/230’e
dayanarak hükme bağlamıştır.  DİB’in
hilesiz evlilikten anladığı zifaftır.


“Dinen boşama üç kere ile sınırlandırılmıştır.
Birinci ve ikinci boşama sonrasında eşlerin yeniden bir araya gelme imkânı
vardır (Bakara, 2/229). Kişi ric’î (dönüşü olan) talak ile boşadığı eşine,
iddet süresi içinde nikâha gerek kalmadan, iddet süresi bitmiş ise yeni bir
nikâh akdi ile dönebilir. Bâin talakta ise iddet içinde bile olsa ancak yeni
bir akitle dönebilir. Üçüncü kez boşamadan sonra ise kesin ayrılık gerçekleşir.
Bu durumda, kadın başka bir şahıs ile hileli olmayan bir evlilik yapmadıkça ve
bu evlilik boşama ya da ölüm ile sona ermedikçe ilk eşi ile tekrar bir araya
gelmeleri mümkün değildir (Bakara, 2/230).”


Görüldüğü gibi ders kitapları ve fetvalarda boşamanın
mahkeme yerine sözlü ifade olabileceği, boşamanın kocanın hakkı olduğu ve
boşanma sonrası kadının önceki eşine geri dönebilmesi için ikinci eşle zifaf
yaşaması gerektiği belirtilmiştir.


Boşanma şartları Medeni Kanunun 161-166.
maddelerinde; zina, hayata kast pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme
ve haysiyetsiz hayat sürme, eşlerden birinin ortak hayatı terk etmiş olması,
akıl hastalığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması gibi sebeplerle
sınırlandırılmıştır.


Mahkemeye çıkmadan “boş ol” sözüyle boşama


 “Fıkıh”
ders kitabında “boşama” anlamına gelen talak şöyle düzenlendi:


“Boşanma (talak), evliliğin son bulmasıdır.
Talak, taraflar arasındaki evlilik bağını sona erdirir. Evliliği bitirecek
boşama işlemi, ‘Aramızdaki evlilik bitti, seninle boşandım.’ gibi açık (sarih)
bir sözle veya ‘Artık senin eşin değilim. Ben senden ayrıldım.’ gibi içinde
boşama ve talak kelimesi geçmeyen fakat boşanma kastıyla üstü kapalı (kinayeli)
söylenen cümlelerle de gerçekleşebilir.”


DİB’e yöneltilen “ ‘Boşarım’ demekle boşanma
meydana gelir mi?” sorusuna verilen şu fetvada (yanıtta) görülebilir:


“Boşama, yetkili kişi veya kurumun kesin kararı
ve bu kararın yoruma yer bırakmayacak şekilde açık sözlerle ifade edilmesiyle
olur…


Boşama, kişinin eşine söylediği ‘Boşsun’, ‘Boş
ol’, ‘Boşadım’ veya ‘Karım boştur’ gibi boşama iradesini ortaya koyan ‘şimdiki
veya geçmiş zamanlı’ ifadelerle ya da mahkemenin kararıyla gerçekleşir
(Mergınânî, el-Hidâye, III, 165 vd.; İbn Kudâme, el-Muğnî,, X, 355).”


Kadınlar Müslüman olmayanlarla evlenemezken
erkekler evlenebilir


“Fıkıh” ders kitabına göre “Müslüman erkek
müşrik kadınla, Müslüman kadın da Müslüman olmayanlarla evlenemez.” Diyanet de
benzer şekilde kadınların müşrikler dahil Müslüman olmayanlarla, erkeklerin de
sadece müşriklerle evlenemeyeceğine dair fetva vermiştir. DİB “Ehl-i kitaptan
biri ile evlenilebilir mi?” sorusuna şu fetvayı veriyor:


“…kadın olsun erkek olsun müşriklerle evlenmek
yasaklanmış (Mümtehine, 60/10) ancak müslüman erkeklerin, Ehl-i Kitap’tan
iffetli kadınlarla evlenmelerine izin verilmiştir (Mâide, 5/5).”


 “Fıkıh
Okumaları” ders kitabına göre koca, annesi ile zifafa girmediyse, kadının
kızıyla yani, adamın üvey kızıyla evlenmesinde günah olmadığı belirtilmektedir.
Erkek için evlenilmesi “haram” kılınan kadınlar Nisa Suresi’nin 23. Ayeti
gösterilerek şu şekilde belirtilmiştir:


“Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz,
halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi
emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri,
kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey
kızlarınız –eğer anneleri ile zifafa girmediyseniz onlarla evlenmenizde size
bir günah yoktur-, öz oğullarınız karıları, iki kız kardeşi (nikah altında) bir
araya getirmeniz ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka.
Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır ve çok merhamet edicidir.”


DİB “Kendileriyle evlenilmesi haram olan
kadınlar kimlerdir?” sorusuna şu fetvayı vermiştir:


 “Size
şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz,
halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi
emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, eşlerinizin anneleri,
kendileriyle zifafa girdiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey
kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size
bir günah yoktur-, öz oğullarınızın eşleri, iki kız kardeşi (nikâh altında) bir
araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka.
Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.’ (Nisâ, 4/23) Daha
sonra evli kadınlarla evlenmenin de haram olduğu ifade edilmiştir: ‘…Evli
kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah’ın emri olarak
yazılmıştır.’ ”


MEB ders kitabı “kendileriyle zifafa girdiğiniz
karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız –eğer anneleri ile
zifafa girmediyseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur-” diye yazıyor.
Fetva ise; “kendileriyle zifafa girdiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan
üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde
size bir günah yoktur-”


İfadelerdeki tek farklılık ders kitabında
“karılarınızdan” olan kelimenin fetvada “eşlerinizden” olması.


Erkek, kadınlar aralarında akraba değilse çok
eşli olabilir


 “Fıkıh”
ders kitabında “Bir adam aynı anda kadının teyze, hala ve kız kardeşi ile evli
olamaz.” ifadesinin benzerine “Kendileriyle evlenilmesi haram olan kadınlar
kimlerdir?” sorusuna verilen şu fetvada rastlıyoruz:


“…iki kız kardeşi (nikâh altında) bir araya
getirmeniz…tek kadınla evlilik esas olmakla birlikte şartlarına uyarak birden
fazla kadınla evlenmek isteyen erkek için bu sayının dörtle sınırlı olduğu ve
aynı anda dörtten fazla kadınla evli olunamayacağı (Nisâ, 4/3) bildirilmiştir.”


DİB, “iki kız kardeşi (nikâh altında) bir araya
getirmeniz” ifadesini şöyle açıklamaktadır:


“Nisâ suresi, 23. âyette geçen ‘İki kız kardeşi
(nikâh altında) bir araya getirmeniz de size haram kılındı.’ ifadesi, ‘Kadın,
halası, teyzesi, erkek veya kız kardeşinin kızı üzerine (onlarla aynı anda
nikâh altında olacak şekilde) nikâhlanamaz.”


Dahası elbise, karşı cinsin dikkatini
çekmemeliymiş. Nafaka varken mehir düzenlendi. Kadına bakmak haramdır.
Mezheplere göre avret yeri farklılığı gözetildi. Kürtaj “cinayettir” yaklaşımı
var. Estetik yasak. Tekfir eden (dinden çıkan) erkekse Müslüman bir kadınla
evlenemez.
 

NOT: Bu hususta “Gayrimilli Eğitim” ve “Diyanet’in
Fetvaları” kitaplarımdan okuyabilirsiniz.




Tarihçi


Mustafa Solak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış