KAYNAK : http://www.cinhh.com/ipek-yolu-ekonomik-kusagi-ve-21-yuzyil-deniz-ipek-yolu-girisimi/


“İpek
Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu” Girişimi


Umut
Ergunsü


Çin
Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Xi Jinping, 7 Eylül 2013’te Kazakistan
Nazarbayev Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşmada “İpek Yolu Ekonomik
Kuşağı”nı, aynı yıl 3 Ekim’de Endonezya parlamentosunda yaptığı bir konuşmada
“21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu” vizyonunu açıklamıştır. “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı
ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu (buradan itibaren “Kuşak ve Yol” olarak
anılacaktır) girişimi ile planlanan hem karadan hem de denizden Doğu Asya—Orta
Asya—Afrika—Batı Asya ve Avrupa’nın birbirine bağlanmasıdır.


“Kuşak
ve Yol” girişimi, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının ve bunların komşu
kıyılarının birbirine bağlanabilirliğini arttırmayı, “Kuşak ve Yol” üzerindeki
ülkeler arasında ortaklıklar kurmayı ve bu ortaklıkları güçlendirmeyi, çok
boyutlu, çok sıralı ve karma bağlanabilirlik ağları oluşturmayı ve bu ülkelerde
çeşitli, bağımsız, dengeli ve sürdürülebilir kalkınmalar gerçekleştirmeyi
amaçlamaktadır.[1]


“İpek
Yolu Ekonomi Kuşağı” Çin, Orta Asya, Rusya, (Baltık ülkeleri) ve Batı Avrupa’yı
bir araya getirmeye; Çin’i Orta Asya ve Batı Asya boyunca Basra Körfezi ve
Akdeniz’e;  Güneydoğu Asya, Güney Asya ve Hint Okyanusu ile bağlamaya
odaklanmaktadır. “21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu”nun bir güzergâhı Güney Çin Denizi
ile Hint Okyanusu yoluyla Çin kıyısından Avrupa’ya, diğer bir güzergâhı ise
Güney Çin Denizi yoluyla Çin kıyısından Güney Pasifik ülkelerine doğrudur.[2]
“Kuşak ve Yol”, Çin-Pakistan Ekonomi Koridoru ve Bangladeş-Çin-Hindistan-Myanmar
Ekonomi Koridorunun “Kuşak ve Yol” Projesi ile yakın ilgisi bulunmaktadır.[3]


Ayrıca,
Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Yu Hongyang, projenin Türkiye’yi
yakından ilgilendirdiğini, üçü deniz, ikisi kara yolu olmak üzere toplam beş
güzergâhla inşa edilmesi tasarlanan projede her iki karayolunun da mutlaka
Türkiye’den geçeceğini vurgulamıştır.[4]


“Kuşak
ve Yol” girişiminin, Xi Jinping tarafından açıklanan beş ana hedefi
bulunmaktadır. Bu hedefler; politika koordinasyonunun sağlanması, olanakların
birbirine bağlanabilirliğinin arttırılması, engelsiz ticaretin sağlanması,
finansal bütünlüğün gerçekleştirilmesi ve halklar arasında birebir bağların
kurulması olarak sıralanabilir.


1- Politika Koordinasyonunun Sağlanması


Politika
koordinasyonunu geliştirmek “Kuşak ve Yol” girişimi için yüksek seviyede önem
arz eden konuların başında gelmektedir. Hükümetler arası işbirliğinin iletişim
mekanizmalarını geliştirmek; ülkelerin ortak çıkarlarını arttırmak, karşılıklı
siyasi güveni tazelemek ve yeni işbirlikleri için konsesusa varmak bu amacın
belli başlı ana hatları olarak sıralanabilir.


2- Olanakların Birbirine Bağlanabilirliğinin Arttırılması


Olanakların
(altyapı, teknik standartlar…) birbirine bağlanabilirliğini arttırmak, girişimi
hayata geçirmek için kilit öneme sahiptir. “Kuşak ve Yol” güzergâhında bulunan
ülkeler, altyapılarının birbirine bağlanabilirliğini geliştirmek, teknik
standart sistemlerini uyumlulaştırmak ve uluslararası ulaşım kanallarını inşa
etmek üzere birlikte çalışmalıdır. Bunun yanında, Asya’nın tüm alt-bölgeleri,
Asya, Avrupa ve Afrika arasındaki bölgeleri birleştirecek altyapı ağının
ilerletilmesi için fikir birliği öngörülmektedir.


3- Engelsiz Ticaretin Sağlanması


Yatırım
ve ticaretin önündeki engelllerin kaldırılması, böylece sağlam bir iş yapma
ortamı oluşturulması yoluyla yatırım ve ticaretin kolaylaştırması girişimin
önceliklerindendir. “Kuşak ve Yol” güzergâhında bulunan ülkeler arasında
serbest ticaret bölgeleri kurularak gümrük prosedürlerinin ortaklaştırılması
hedeflenmektedir.


4- Finansal Bütünlüğün Gerçekleştirilmesi


Para
birimi için istikrarı sağlamada kullanılacak bir sistem, yatırım, finansal
sistem ve kredi bilgi sistemi kurularak Asya’da finansal işbirliğinin
arttırılması öngörülmektedir. “Kuşak ve Yol” ülkeleri arasında döviz takasının
ölçeği ve kapsamının genişletilmesi, Asya’da bir tahvil piyasası oluşturulması,
Asya Altyapı Yatırım Bankası, BRICS Yeni Kalkınma Bankası, Şanghay İşbirliği
Organizasyonu finans kurumu gibi kurumların kurulması için ilgili taraflar
arasında görüşmeler yapılması ve İpek Yolu Fonu’nun olabildiğince çabuk bir
şekilde kullanılmaya hazır hale getirilmesi amaçlanmaktadır.


5- Halklar Arasında Birebir Bağların Kurulması


Halklar
arasında birebir bağların kurulmasının, girişimin hayata geçirilmesi için
popüler desteğin sağlanması açısından çok önemli olduğu düşünülmekteidir. Halk
desteğini arttırmak için kültürel ve akademik bilgi paylaşımının, personel
işbirliğinin; medya işbirliğinin; gençler ve kadınların rahat seyahat
edebilmesinin ve gönüllü hizmetlerin önlerindeki engellerin kaldırılması
hedeflenmektedir. Çin her yıl “Kuşak ve Yol” ülkelerinden gelen 10.000
öğrenciye devlet bursu vermektedir. Bu sayının arttırılması planlanmaktadır.
“Kuşak ve Yol” ülkelerinin kendi aralarında daha çok kültür yılı, sanat festivalleri,
film festivali, televizyon haftaları, kitap fuarları düzenlemeleri
hedeflenmektedir. Film yapımı ve çevirilerinde ortaklık yapılması, radyo ve
televizyon programları; Birleşmiş Milletler (UNESCO) dünya kültür mirası
listesine girme ihtimali olan yerler için beraber başvuruda bulunulması ve bu
yerlerin korunmaları için ortak çalışma yürütülmesi öncelikler arasındadır. [5]


 “Kuşak ve Yol”un Formüle Edilmesinin Etkenleri ve Amaçları


Çin’in
İpek Yolu Ekonomi Kuşağı ile 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu Girişimini formüle
etmesinin iç ve dış olmak üzere iki temel etkeni var.


1-    İç Etkenler


İç
etkenler, ekonomik ve bölgeler arası gelişmişlik farkı olarak ikiye
ayrılabilir.


a- Ekonomi


Deng
Xiaoping ile başlayan dışa açılım politikası sonucunda Çin ekonomisi, 80’lerin
başından itibaren yıllık ortalama yüzde 10 gibi muazzam bir hızla büyüdü. Ama
son senelerde Çin ekonomisinin büyüme hızı yavaşladı, 2014’te son 24 senenin en
düşük büyüme oranı olan yüzde 7,4 büyüme kaydedildi. 2015’te Çin ekonomisinin
yüzde 7 civarında büyüyeceği öngörülüyor. Eskiye göre yüzde 3’lük azalma söz
konusu. Yani, Çin ekonomisi yavaşlıyor ve buna bir önlem almak gerekiyor.


Diğer
bir ekonomik faktör ise uzunca bir süredir var olan üretim fazlası sorunu. Çin,
ürettiği ürünlerin bazılarını tüketemiyor veya ihraç edemiyor, bu ürünler
depolarda atıl olarak kalıyor. Demir çelik, otomobil, gemi inşası, düz cam…
üretim fazlası olan büyük sektörlerin başında geliyor. Üretim fazlası olan bu
tür ürünlerin bir şekilde kullanılması gerekiyor.


b- Bölgeler Arası Gelişmişlik Farkı


Bir
diğer iç neden, Çin’in doğusu ile batısı arasındaki gelişmişlik farkı. Pekin,
Şanghay, Guangzou gibi kentlerde hayat standardı çok yüksekken, ülkenin
batısındaki bazı şehirlerde gelişmişlik düzeyi ülkenin doğusu kadar yüksek
değil. Hu Jintao hükümeti zamanında ülkenin batısına yatırım yapılmaya
başlanmıştı. Yatırımların belli bir strateji çerçevesinde artarak devam etmesi
bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltmada etkili olacaktır.


2-    Dış Etkenler


Dış
etkenler, Amerika’nın “Asya’ya Dönüş”ü ve yeni kurulacak çoklu serbest ticaret
bölgelerinin Çin ekonomisini derinden etkileme olasılığı olarak sıralanabilir.


a-Amerika’nın “Asya’ya Dönüş”**ü


Son
yıllarda Doğu Asya’daki gelişmelere baktığımızda, ABD’nin bu bölgedeki diplomatik
ve askeri manevralarının arttığını görüyoruz. Bazı Çinli ve Batılı yetkililere
göre, Amerika’nın bu tavrının nedenlerinden bir tanesi, Çin’in yükselişini
kontrol atına almaktır (yavaşlatmaktır).


ABD
dış politikasında Asya-Pasifik bölgesi artık çok önemli bir yere sahip bir
duruma gelmiştir. Johns Hopkins Üniversitesi’nin uluslararası ilişkiler bölümü
dekanı Vali Nasr’a göre, ABD’nin Ortadoğu’ya yaklaşımı sadece kriz yönetimi
doğrultusuna kaymış durumdadır. Bir başka deyişle; ABD, Ortadoğu için orta ve uzun
vadeli planlara enerji ve kaynak harcamak yerine, çıkan krizleri kısa vadeli
çözümlerle yönetme eğilimindedir. Türkiye gibi orta çaplı bölgesel güçlerin
inisiyatif almasına da pozitif yaklaşılmaktadır. Kısaca söylemek gerekirse,
ABD, Ortadoğu gibi eskiden daha çok kaynak ve enerji harcadığı bölgelerden Doğu
Asya’ya yönelmiş durumda. Başkan Obama bu yönelimi 2012 yılında “Asya’ya Dönüş”
stratejisi şeklinde açıklamıştır.


b- Yeni Kurulacak Çoklu Serbest Ticaret Bölgeleri


ABD’nin,
Türkiye olarak bizim de Avrupa ayağını yakından takip ettiğimiz, Doğu Asya ve
Avrupa’da çoklu serbest ticaret bölgeleri kurma çalışmaları var. Bunlar,
geçmiştekilere göre farklı ticaret bölgeleri olacaklar. Eskiden iki ülke
arasında serbest ticaret bölgeleri kurulurken, Amerika liderliğinde şimdi ülke
gruplarıyla serbest ticaret bölgeleri kurulmaya çalışılıyor. Birçok ülkenin
katılımı ile kurulacak bu serbest ticaret bölgelerinin Çin ekonomisini olumsuz
etkileyeceği düşünülüyor.


Çin,
Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) girdikten sonra etkili bir güç oldu ve doğal
olarak kendi ekonomisiyle ilgili alınan ticari kararlarda söz söyleme yetkisine
sahip oldu. Ancak ABD’nin bu serbest ticaret anlaşmalarıyla, DTÖ’yü devreden
çıkarıp, kararların Serbest Ticaret Bölgesi katılımcı ülkeleri ile alınacağı,
kararlar alındıktan sonra da geri kalan ülkelerin bu kararlara uyacağı bir
düzen kurmaya çalıştığı düşünülüyor. Bu durumun Çin ekonomisini çok
etkileyeceği öngörülüyor. Çin, dünyanın en büyük ihracat ülkesi olarak, bu
ülkelere mal alıp satarken kendinden bağımsız olarak alınan kurallara uymak
zorunda kalacak.


3-    İç ve Dış Etkenler Işığında Formüle Edilen
“Kuşak ve Yol” Girişimi


Böylesi
iç ve dış etkenler varken Çin, bir yandan “Kuşak ve Yol” girişimi ile dış
politikasını dengeleyip, bir yandan da dünya sahnesindeki gücünü artırmak
istiyor. Ekonomik olarak; bu girişim sayesinde yapılacak çok büyük altyapı
yatırımları ile ülke içindeki dengesizliği azaltmaya çalışıyor. Çin’in çok
güçlü olduğu konulardan biri olan altyapı sektöründe, yapacağı yatırımlar ile
bu alandaki üretim fazlasını da eritmeyi ve ekonomisini rahatlatmayı
hedefliyor. Ayrıca, Çin bu stratejiyle kültürel olarak kendini tanıtmak,
yumuşak gücünü artırmak istiyor.


Başka
bir deyişle, Çin, “Kuşak ve Yol” girişimiyle, iç sorunlarını çözmeyi amaçlarken
dış politikasını daha dengeli hale getirmeyi, dünya sahnesindeki gücünü
artırmayı ve kendini barışçıl bir güç olarak konumlandırıp yumuşak gücünü
arttırmayı hedefliyor.


Dipnot


*Resim
Wall Street Journal’dan alınarak üzerinde değişiklik yapılmıştır.


**
Orjinal İngilizcesi “Pivot to Asia”dır. Burada Asya ile kastedilen Doğu
Asya’dır.

Kaynakça


[1]
Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, “İpek Yolu Ekonomi Kuşağı ile 21.
Yüzyıl Deniz İpek Yolunun Ortaklaşa İnşa Edilmesini Teşvik Üzerine Vizyon ve
Faaliyetler”,
28 Nisan 2015, http://istanbul.china-consulate.org/tur/xwdt/t1258666.htm.


[2]
Ibid.


[3]
China Radio International, “İpek Yolu Ekonomi Kuşağı ile 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolunun
Ortaklaşa İnşa Edilmesini Teşvik Üzerine Vizyon ve Faaliyetler”
, 29
Nisan 2015, http://turkish.cri.cn/862/2015/04/29/1s168036.htm


[4]
Gökçer Tahincioğlu, “Yeni İpek Yolu için Türkiye kilit olacak”, Milliyet,
27 Nisan 2015, http://www.milliyet.com.tr/yeni-ipek-yolu-icin-turkiye-kilit/ekonomi/detay/2050114/default.htm


[5]
Xinhua,
动共建丝绸之路经济带和21纪海上丝绸之路的愿景与行动(İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21.
Yüzyıl Deniz İpek Yolu’nu Beraber İnşa Etmek için Vizyon ve Faaliyetler), 28
Mart 2015, http://news.xinhuanet.com/world/2015-03/28/c_1114793986.htm


“İpek
Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu” Girişimi’ni
Gerçekleştirmenin Zorlukları – 1


Umut
Ergunsü


1978’de
Deng Xiaoping liderliğinde hayata geçirilen Çin’in “dünyaya açılım”’ının
başlamasından itibaren 38 yıl geçti. 2016 yılında Çin, kişi başına düşen gelire
göre orta-üst gelire sahip bir ülke olmayı başardı. Dünyanın en büyük ticaret
ülkesi ve en büyük ikinci ekonomisi (satın alma gücü paritesine göre dünyanın
en büyük ekonomisi) ve dışarı doğrudan yatırımlarda (ODI) dünya üçüncüsü oldu.
2015 yılında Çinli şirketlerin yurt dışında yaptığı yartırım miktarı, Çin’in
yurt dışından çektiği yatırım (FDI) miktarını geçti. Hedeflediği şekilde
üst-orta gelirli[1]
bir topluma sahip olabilmek için Çin’in, ülke içi ve dışında kaynakları ve
pazarları daha etkili bir şekilde kullanması, Çinli şirketlerin “dışarıya çıkma
(
走出去)” politikası ile yurt dışındaki yatırımlarını daha da arttırması
lazım. Buna paralel olarak, uluslararası sahnede daha çok sorumluluk
üstlenmesi, “iyi niyetli ve barışçıl” büyük ülke olarak dünyanın farklı
bölgelerindeki etkisini arttırması gerekiyor.


Ana
kara Çin’in geleneksel ticaret ortakları Avrupa, A.B.D., Japonya, Güney Doğu
Asya ülkeleri, Hong Kong, Tayvan’dır. 2008’de gerçekleşen küresel finans krizi
sonrasında bu ülke ve bölgelerin ekonomilerinde sorunlar baş göstermeye
başladı, birçok ülkenin ekonomisi daralırken bazılarının da büyüme hızları
azaldı. Diğer yandan, gelişmekte olan birçok ülke gelişmiş ülkelerden daha
hızlı büyümeye devam ediyor, gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinin büyüme
potansiyeli gelişmiş ülkelere kıyasla çok daha yüksek. Doğu Asya’dan Avrupa’ya
kadar olan coğrafyada yer alan ülkelerin yeraltı kaynakları çok zenginken ekonomik
gelişmişlikleri Çin’in yukarıda bahsi geçen geleneksel ticaret ortakları
seviyesinde değil. Avrasya’daki bu ülkelerin ekonomik potansiyellerini açığa
çıkaramamalarının en önemli nedenlerinden bir tanesi altyapı eksikli olarak
görülüyor.


Öte
yandan, Çin ekonomisinin daha da gelişebilmesi için, ülkenin batı bölgelerinin
özellikle de Orta Asya ile sınırı bulunan veya Orta Asya’ya yakın olan, doğu
eyaletlerine göre geri kalmış, batı eyaletlerinin önemi çok büyük. Bu nedenle,
Çin’in batısından Asya’nın batısına doğru ilerleyecek dev bir proje hayata
geçirmek Çinli yetkili ve araştırmacılar tarafından, ülke ekonomisini
sürdürülebilir bir şekilde büyümeye devam etmesi için önemli bulunuyor.


Yeni
İpek Yolu girişiminin formüle edilmesinin nedenlerini incelediğim bir önceki yazımda da belirttiğim gibi, Tarihi İpek
Yolu fikrinden yola çıkılarak geliştirilen “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21.
Yüzyıl Deniz İpek Yolu” (kısaca “Kuşak ve Yol”) girişimi Çin’i, Asya’daki diğer
ülkeler, Afrika’ya ve Avrupa’ya kara ve deniz yolları ile bağlayacak.


Çin
altyapı inşası konusunda çok deneyimli ve Çin’de altyapı inşasında
kullanılabilecek ürünlerde ciddi üretim fazlası mevcut. Ayrıca, 3,5 trilyon
dolarlık döviz rezervi olduğu göz önünde bulundurulunca, altyapı projelerinin
gerçekleştirilebilmesi için gerekli yatırımları yapabilecek güce sahip olduğu
görülüyor.


Bu
altyapı projelerinin gerçekleştirilebilmesi için, İpek Yolu Fonu, Asya Altyapı
Yatırım Bankası ve Yeni Kalkınma Bankası (BRICS Bankası) eş güdümlü faaliyet
gösterecek. Türkiye, Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkeler dahil 57 üyesi
bulunan Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın açılışı, geçtiğimiz günlerde Pekin’de
gerçekleştirildi.


Bunlara
ek olarak göz önünde bulundurulması gereken bir diğer etken ise Çin’de artan
işçilik maliyetleri. İpek Yolu üzerinde bulunan kişi başı geliri Çin’dekinin
yarısı bile olmayan ülkelerin emek yoğun imalattaki önemleri gittikçe artıyor.
Bu ülkeler, Çin’den ayrılma eğilimde olan emek yoğun imalat sektörlerine
yapılan yatırımları çekme potansiyeline sahipler. Bu tür yatırımların
azımsanmayacak seviyede olacağı düşünülüyor. 60’larda Japonya’da, 80’lerde
Güney Kore’de olduğu gibi üretim biçiminin emek yoğundan teknoloji yoğuna doğru
evrilmesi beklenen Çin’de, bu büyük değişim sırasında
ülkeden ayrılacak yatırımların İpek Yolu rotasında bulunan ülkelere
geçişinde Çin’in destekleyici bir tavır takınacağı konuşuluyor. Böylece,
düşük gelirli ülkeler yatırım çekerken, Çin düşük katma değerli imalat yapan
sektörleri ülkeden çıkaracak, çevresel sorunların çözümünde faydalı olacak.
Altyapı projelerinin hayata geçmesi ve emek yoğun imalat yatırımlarını
yapılması ile düşük gelirli İpek Yolu ülkelerinin gelirlerinin artacağı, bu
nedenle de Çin’in “Kuşak ve Yol” girişimine destek verecekleri düşünülüyor.


Diğer
ülkelere fayda sağlaması dışında, “Kuşak ve Yol”un Çin’in iç ve dış kaynakları
ve pazarları daha verimli kullanmasına yarayacağına kesin gözüyle bakılıyor.


Fakat
bu amaçlara ulaşmak kısa sürede olmayacağı gibi, girişimin başarıya ulaşması
için ciddi zorlukların aşılması gerekiyor. Bu zorlukları; bölge ülkelerinin
endişeleri, “Kuşak ve Yol” güzergâhı ülkelerin kendi aralarındaki sorunlar,
büyük ülkelerin olumsuz yaklaşımları, Çin içindeki bölgesel farklılıklar, Çinli
şirketlerin girişime katılımda çekeceği zorluklar ve olası yüksek işletim
maliyetleri olmak üzere 6 ana başlıkta inceleyebiliriz.


1-Bölge Ülkelerinin Endişeleri


Bölge
ülkelerinin Çin’in “Kuşak ve Yol”’u uygularken gizli bir ajandası olması ve iç
pazarlarının ucuz Çin mallarının istilasına uğrayacağı endişesi taşıması,
girişmin gerçekleşmesi açısından en büyük sorunların başında geliyor.


Ayrıca,
işbirliği başlıklarını ve içeriğini genişletmek, ticaret ve yatırımı
kolaylaştırmak “Kuşak ve Yol”’un başarısı için önem arz ediyor. Kırgızistan
örneğinde[2]
olduğu gibi bazı ülkelerin kazançların adil olmayacağı korkusu, kolay
çözülmeyecek bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür endişelerin aşılması,
siyasi iletişim arttırılması, ekonomik ve ticari işbirliğinin
geliştirilmesinden çok daha zor olacaktır.


Orta
Asya ülkeleri, Çin’in etki alanını genişletme ihtimalinden rahatsızlık duyma
ihtimalleri azımsanmayacak kadar büyük. Bu ülkelerin yöneticileri,
akademisyenleri ve halkları, “Kuşak ve Yol” hakkında yeterince bilgiye sahip
olmadıkları gibi girişime kuşkuyla yaklaşmaktadırlar. Örneğin, Kazak ve Kırgız
akademisyenlerin bir bölümü, ülkelerinin “Kuşak ve Yol” girişiminin “aktif”
katılımcıları olmaları durumunda Rusya ile aralarının açılmasından, A.B.D. ile
ilişkilerinin yara almasından endişe ediyorlar.[3]


Orta
Asya ülkeleri, Çin’in bu ülkelerdeki ekonomik varlığı arttıkça, Çinli işçilerin
ülkelerine daha fazla sayılarda geleceğini, bu nedenle yerel halk ve
işletmelerin kazançlarının olumsuz yönde etkileyeceğini düşünüyorlar.


Ayrıca,
Japon medyası, girişimin Çin’i “Batıya, Güney Batıya doğru etkisini artırmasına
yol açacağını[4][5]
yazdı. Bölge ülkelerinin medyalarında çıkan bu tür yazılardan ülkelerin “Kuşak
ve Yol” girişimi ile ilgili bazı endişeleri olduğu ve bazı ülkelerin girişime
sıcak bakmayabileceği çıkarımını yapmamıza neden oluyor.


2-“Kuşak ve Yol” Ülkelerinin İç Sorunları ve Kendi Aralarındaki
Anlaşmazlıklar


İstikrarsızlık
yaşayan ve terör tehdidini barındıran Afganistan, Irak, Suriye gibi ülkelerde
yatırım yapmanın zorlukları olacaktır. Bazı komşu ülkelerin tarihten gelen
sorunları, sınır anlaşmazlıkları, dini farklılıkları nedeniyle bu ülkelerin
birbirleriyle koordinasyon içinde olmalarını sağlamak bu konuda tecrübesi çok
fazla olmayan Çin diplomasisi için çok zor bir görev olacaktır.


Ayrıca,
Siri Lanka’da[6]
olduğu gibi hükümetin veya devlet başkanının değişmesi durumunda altyapı
projelerinin askıya alınması gibi sorunlarla karşılaşılma riski her zaman
mevcuttur.


Yazının ikinci bölümünü buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.


Dipnotlar ve Kaynakça


[1]
Çince orijinali
小康社会 (xiaokang shehui)’dir.
Çin Komünist Partisi’nin kuruluşunun 100. yıl dönümünde, yani 2021’de, ülkenin
yüksek-orta gelirli bir topluma sahip olması hedefleniyor.

[2]
Kırgızistan’da muhalifler, tren yolu inşası bahanesi ile Çin’in, Kırgızistan’ın
gümüş, alüminyum, bakır, kömür gibi doğal kaynaklarını elde etme hakkı elde
etmeyi düşünüyor olmasından endişe ediyorlar.

[3]
Lin Yueqin (
跃勤),
“Kuşak ve Yol” Girişimi: Zorluklar ve Çözümleri (“
带一路构想 :挑战与应对), Hunan
Finans ve Ekonomi Dergisi
, Nisan 2015, s.11.

[4] İbid.

[5]
He Maochun (
何茂春), Zhang Jibing (张冀兵), Zhang Yapeng (张雅芃), Tian Bin (田斌),
”Kuşak ve Yol” Stratejisi’nin Karşılaştığı Zorluklar ve Tedbirler (“
带一路战略面临的障碍与对策), (Xinjiang Normal Üniversitesi
Dergisi (Felsefe Sosyal Bilimler Baskısı)), Mart 2015.

[6]
Siri Lanka’da eski Cumhurbaşkanı zamanında liman inşası için anlaşılmışken,
yeni Cumhurbaşkanı seçiminden sonra liman inşaatını tehlikeye atacak bir
yaklaşım sergiledi.


“İpek
Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu” Girişimi’ni
Gerçekleştirmenin Zorlukları – 2


Umut
Ergunsü


Yazının ilk bölümünü buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.


3-Büyük Ülkelerin Olumsuz Yaklaşımları


Amerikan
medyası “Çin’in ‘Kuşak ve Yol’ girişimi Washington’a darbe” diyerek, Çin’in tek
amacının Doğu ve Batıyı altyapı projeleriyle birleştirmek olmadığını
yazdı. [1] Ayrıca, “Kuşak ve Yol” girişimine finansman
sağlayacak kuruluşlardan birisi olan Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın
kuruluşuna katılmadığı gibi Avrupa ülkelerinin de katılmamasını istedi.


Rusya,
Orta Asya’da Çin ile nüfuz yarışına girmekten; Hindistan, Hint Okyanusu’nda
etkisine gelecek tehditten; A.B.D., ticari gücünün azalmasından endişe ediyor.
Bu nedenlerle, bahsi geçen ülkeler açıkça dile getirmeseler de, girişime aktif
olarak katılmayabilirler hatta girişimin gerçekleştirilmesinin önüne engel
çıkarabilirler.


Burada
not etmemiz gereken önemli bir nokta, Avrupa ülkelerinin bu girişime A.B.D.
kadar olumsuz bakmamalarıdır. Avrupa ülkelerinin şu ana kadarki söylemlerinden
girişimi destekledikleri, en azından gerçekleşmesi önünde zorluk
çıkarmayacakları sonucuna varabiliriz.


4-Çin İçindeki Bölgesel Farklılıklar


“Kuşak
ve Yol”, Çin içinde büyük ilgi gördü, gazetelerde akademik dergilerde birçok
yazı yayımlandı, üzerine birçok araştırmalar yapıldı ve yapılmaya devam
ediliyor. Neredeyse her eyalet “Kuşak ve Yol”’un getireceği fırsatlardan
faydalanmak için birbiriyle yarışmaya başladı. Çin içinde 30’a yakın şehir yeni
İpek Yolu’nun “başlangıç şehri”, “merkez şehri”, “köprü şehri”, “altın bölümü”,
“serbest ticaret bölgesi” olduklarını/olacaklarını iddia ettiler. Ne var ki;
girişimi hayata geçirmek için hayati bir öneme sahip olan bölgeler arası ve
bakanlıklar arası koordinasyon mekanizması hâlen kurulmuş değil. Çin içindeki
bölgesel farklılıklar ve koordinasyon sorunlarını ana başlıklar halinde üçe
ayırabiliriz.


Öncelikle,
devlet kurumları arasındaki koordinasyonun seviyesi yeterli değil. İlgili
devlet kurumları arası koordinasyon, girişimin hayata geçirilebilmesi için
büyük önem arz ediyor. Alt kadroların, girişimin ruhunu, içeriğini,
politikalarını iyi kavramaları; “Kuşak ve Yol”’un gerçekçi bir şekilde
uygulanması için etkili bir koordinasyon gerekiyor.


İkinci
olarak, yurt dışı ekonomi ve ticaret işbirlikleri açısından baktığımızda, Çinli
şirketlerin “dışarıya çıkış” ve “içeriye çekme (
进来)” politikalarındaki bürokrasi çok fazla ve hantal, ayrıca
projelerin onaylanma süreçleri çok uzun, projelerin onay alabilmeleri için
farklı kurumlar ve bakanlıklardan onay alınması gerekiyor. Bu durum, girişime
iştirak edecek şirketler için ciddi problemler yaratabilir.


Üçüncü
olarak, bölgesel koordinasyon sorunlarının sadece devlet kurumları arasında
değil, aynı zamanda devlet ve özel kurumlar arasında da mevcut olduğunu not
edelim.


5- Çinli Şirketlerin Girişim’e Katılmada Karşılaşacağı Zorluklar


“Kuşak
ve Yol”, öncelikle ekonomik olarak dışarıya açılım politikasıdır. Siyasi ve
güvenlik perspektifi olmasına rağmen, ekonomik yanı ağır basmaktadır ve
şirketler için önemli bir itici güç olacaktır. Devlet, katılımcı ülkelerle
siyasi altyapıyı hazırlayıp, Çin’i karadan Orta Asya ve Türkiye üzerinden
Avrupa’ya bağlayacak altyapı yatırımlarını gerçekleştirecektir. Bunları
yapmasının ana amacı Çinli şirketlerin önünü açarak “dışarıya çıkma” seviyesini
yükseltmektir.


Fakat,
Çinli şirketlerin çoğu henüz uluslararasılaşamamış durumdalar, uluslararası
serbest ticaret kurallarını derinlemesine bilmiyorlar. Uluslararası yönetim
standartları hakkında eksikleri olduğu kadar uluslararası değerleri tam
anlamıyla kavrayamamışlardır.


Çinli
birçok şirket yurt dışında faaliyet gösteriyor olsa da, bazı Çinli şirketler
çalıştıkları ülkelerin kültürü, gelenekleri, dinleri hakkında yeterince bilgiye
sahip değil. Hâl böyle olunca, bazı Çinli şirketler, bulundukları ülkelerde
endişeye neden oluyorlar. Hele hele, bu şirketler yerel halkı çalıştırmak
yerine kendi işçilerini Çin’den götürüyorlarsa, faaliyet gösterdikleri
ülkelerde halk ve devlet yöneticileri tarafından istenmeyen şirketler konumuna
gelebiliyorlar.


Çinli
şirketlerin bazı alanlarda rekabet gücü sorunları var. Şirket kültürü, işletme
prensipleri, yumuşak güç konularında dünya ile yeterince entegre olmuş değil.
Bu nedenle, Çinli şirketler, faaliyet gösterdikleri bazı ülkelerde, zaman zaman
ülkede istenmemeye kadar ulaşan çeşitli kaygılara sebep olmuşlardır.


Bunlara
ek olarak, Çinli şirketlerin proje onaylama, şeffaflık, finansal altyapı gibi
konularda eksikleri olduğu gibi işletme noktasında esnek olamama gibi sorunları
da vardır. Bu ve benzeri sorunların aşılması zaman alacaktır.


Ayrıca,
Çinli şirketlerin “Kuşak ve Yol”dan çıkarımları ve beklentileri farklılıklar
gösterebiliyor. Şirketlerin beklentileri daha ziyade mal ihracatı ve doğal
kaynak ithalatı üzerinedir. “Dışarıya çıkma”mantığı içinde yurt dışında fabrika
kurma, marka yaratma, satış sonrası hizmet ağları kurma gibi konularda
isteksizler.


Diğer
bir yandan, “Kuşak ve Yol” güzergâhı üzerindeki ülkelerden bir bölümünün
ekonomilerindeki dışa açıklık oranı yeterli seviyede değil. Çin’in
karşılaşacağı başlıca zorluklardan diğerleri; Güneydoğu Asya’daki işçilik
maliyetlerdeki artış, Afrika’daki altyapı eksiklikleri, Orta Doğu’da yapılacak
yatırımlardaki yatırım güvencesi ve ülkelerdeki şeffaflık oranı eksikliği
olarak sıralanabilir.


6-Olası Yüksek İşletim Maliyetleri


Altyapı
inşası “Kuşak ve Yol”un hayata geçirilmesinde ön şarttır. Dr. Zhu Zhiqun’e
göre, “Kuşak ve Yol” girişmini ile Çin, 65 ülkeyi kapsayan 81.000 kilometrelik
hızlı tren altyapısı inşa edecek. Dünyanın şu andaki toplam hızlı tren yolu
uzunluğundan fazla olan bu tren yolu projesi dahil tüm projelerin toplam
maliyeti 1,4 trilyon dolar olacaktır. [2] Bu maliyetlerin iyi hesaplanması, “Kuşak ve
Yol”’un geçeceği güzergâhın iyi etüt edilmesi, aralarında sorun bulunan
ülkelerin veya Orta Doğu’daki istikrarsızlığın girişimin başarısında
oluşturacağı risklerin bertaraf edilmesi büyük önem arz etmektedir.


Yukarıda
sıralanan zorlukların etkisiyle altyapı yatırımlarının inşa ve işletim
maliyetleri hesaplanandan çok daha yüksek olabilme potansiyeline sahiptir. Bu
sorunları aşmak ve böylece “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı ve 21. Yüzyıl Deniz İpek
Yolu” girişimini hayata geçirmek hem on yıllar alacak hem de çok kolay
olmayacaktır.


Sonuç


Çin’in
büyüme hızı düşen ekonomisini rahatlatması, ülke içindeki bölgesel
dengesizlikleri azaltması, dış politikada gücünü arttırması için tasarlanan
“Kuşak ve Yol” kapsadığı coğrafi alan ve hedefleri açısından çok etkileci bir
girişimdir. Bu girişimin başarıya ulaşması için Çin’in devlet, şirket,
araştırmacı, halk seviyesinde hummalı bir çalışmayı onlarca yıl yürütmesi
gerecektir. Katılımcı ülkelerin endişelerini giderici adımlar atması, ülkelerin
iç sorunları ve birbirleri arasındaki sorunlarından kaynaklanan riskleri en aza
indirmeye önem vermesi, dünyanın büyük ülkelerinin olumsuz yaklaşımlarından
doğacak sorunları çözmeyi bilmesi, ülke içi bölgesel farklılıklardan dolayı
doğacak zorlukları aşması, şirketlerini uluslararasılaştırması, girişimin
hesaplanandan çok daha maliyetli olmamasına gayret etmesi de gerekecek.


Bütün
bunları başarmak, Mars’a insanlı uzay aracı indirmekten daha zor gibi
görünebilir ama hepimiz çok iyi biliyoruz ki 50 sene önce Ay’a insan göndermek
için de “zor” hatta “imkânsıza yakın” deniyordu.


Kaynakça


[1] Simon Denyer, China bypasses American ‘New Silk Road’ with two if its own,
Washington Post, 14 Kasım 2013, https://www.washingtonpost.com/world/asia_pacific/china-bypasses-american-new-silk-road-with-two-if-its-own/2013/10/14/49f9f60c-3284-11e3-ad00-ec4c6b31cbed_story.html


[2]Zhu Zhiqun, China’s AIIB and ‘One Belt One Road’: ambitions and challenges,
China Dialogue, 9 Eylül 2015, https://www.chinadialogue.net/article/show/single/en/8231-China-s-AIIB-and-One-Belt-One-Road-ambitions-and-challenges


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet